Gelibolu…

Türkiye’de yaşayan herkesin bir gün mutlaka ziyaret etmesi gereken en özel şehirlerinden birisi Çanakkale’dir.
Tarih derslerinde okuduklarımız ve televizyonlarda belgesel olarak izlediğimiz görüntüler burada yaşananları anlamak için yetersiz kalır.
Gelibolu yarımadasını ziyaret ettiğiniz zaman yürüdüğünüz her yerde gördüğünüz şehitliklerin haricinde tespit edilemeyen veya bulunamayan şehitlerin yattığını bilmek Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’ndaki “Bastığın yeri toprak diyerek geçme tanı, düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı” dizelerini akla getiriyor ve bunu içten hissettiriyor…
Gelibolu yarımadasını bir rehber eşliğinde gezmek, tarihi bilgilerinizi güncellemek ve nereye baktığınızı iyice anlamanız açısından şart.
Gelibolu yarımadasının doğası da gerçekten çok güzel, 1915’te kana bulanmış kıpkırmızı iken bugün her yer yemyeşil ve şehit kanına referans edercesine kırmızı gelincik çiçekleri ile kaplı. Oldukça bakımlı ve dinlendirici…Belki de bu dinlendirici etkisi bir tesadüf değil…

Şehitliği 360 derece görebileceğiniz web sitesi:
http://www.360tr.net/17_canakkale/gelibolu/mehmetcik_sehitler_abidesi/index.html


Çanakkale şehitler abidesine puslu bir günde uzak tepelerden bakış…

Anıtın kapladığı alan: 625 metre kare
Ayak sayısı (sutun sayısı): 4 adet
Ayaklar arasındaki mesafe:10 metre
Bir ayağın ebadı: 7.5×7.5 metre
Anıtın kadisinden itibaren yüksekliği: 41.70 metre
20.08.1960 tarihinde açılışı yapılmıştır.

4 sütundan oluşması uzaktan bakıldığında Mehmetçik’in M harfini sembolize etmesi ve yurdun dört bir yanından askerlerimizle mücadele edilmiş olmasını temsilen yapılmıştır.


Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm şehitler adına yaptığı bu konuşma dünya milletlerine ve şehitlerine olan saygısını olağanüstü dizelerle ifade etmektedir.


1.650 adet mezar taşında kimliği tespit edilmiş şehitlerimizin ismi yazmaktadır.
Her mezar taşında 36 adet şehit ismi yer alır.O zamanlar soyadı yoktu, şehit isimleri Mustafa oğlu Mehmet şeklinde verilmiştir…
En fazla şehidi Bursa ilinin verdiği görülmektedir…

Mehmet Akif Ersoy’dan Çanakkale şehitlerine…


Beldelere göre şehit adetleri

Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir!.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir!

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir!…

Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir!…

NECMETTİN HALİL ONAN


Askerler hep yaşlı gösterilmiştir. Halbuki hepsi genç askerler idi. Yaşlı gösterilmesinin ardında savaşın yorgunluğunun, mücadelenin zorluklarının, evden uzak kalmanın özleminin ifade edilmeye çalışıldığı düşünülmektedir.


Seddülbahir V Beach mezarlığı

Seddülbahir V Beach mezarlığına Yahyaçavuş şehitliği ve Ertuğrul Tabyalarından bakış


Helles Abidesi


Yahyaçavuş şehitliği ve Ertuğrul Tabyaları


Yahyaçavuş şehitliği ve Ertuğrul Tabyaları


Salim Mutlu müzesi
Türkiye’nin ilk özel savaş hatıraları müzesi…
Müze ile ilgili Habertürk kanalında çıkan haber:
http://tvarsivi.com/player.php?i=2012030611178


Saim Mutlu’nun hayat hikayesi


Savaş alanlarında bulunan Fransa piyade mermileri


Top mermilerinin içinden çıkan şarapnel misket çeşitleri


Çanakkale savaşından getirilen atlara ait nal çeşitleri ve Kerevizdere mevkiinde bulunan Fransızlara ait üç ayaklı kancalar


80 kilogramlık İngiliz top mermisi


Tarihçiler, “centilmenler savaşı” diye adlandırdığı kanlı Çanakkale savaşlarında esir düşmüş hasta düşman askerini sırtında taşıyan Türk erine rastladığı gibi, kendi suyunu resimdeki gibi yaralı Türk erine içiren Anzaklıları da görmek kabildir.


Müze avlusundan bir görünüm


Çanakkale savaşlarında şehit ve gazilere ait resimler
Burada resmi yer alan Müstecip Onbaşı Kılıçaslan’ın savaşın kahramanlarından olduğu söylenmektedir.
Çanakkale Savaşı’nda deniz topçu eriydi. Bu asker, 30 Ekim 1915 tarihinde [2][3] Kilitbahir’de nöbeti esnasında Çanakkale Boğazını geçmekte olan ve su üzerinde kulesi görünen Fransız denizaltısı Turquoise’ı 3. top atışında vurdu. Periskopundan vurulan ve karaya oturan Turquoise tekrar dalışa geçemedi. 28 mürettebatı, silah ve techizatıyla birlikte teslim oldu.


Çeşitli savaş sahalarında bulunan İngiliz ve Fransız askerlerine ait savaş düğmeleri


Anzak Anıt sitesi


Johnston’s Jolly mezarlığı


Türk askerleri tarafından kazılmış hendekler, yıllar içersinde yağmurlar ve toprak kaymaları ile değişime uğramaya başlamıştır…


Conk Bayırı, Mustafa Kemal’in saatinin parçalandığı yer

Çanakkale savaşı ile ilgili çekilmiş belgesellerden örnekler:

Seyahat- Travel içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Masumiyet Müzesi


Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un 2008 yılında yayımlanan romanı “Masumiyet Müzesi”ni okuyanlar kitapla birlikte müzenin oluşturulmakta olduğu bilgisini okumuşlardı. Hatta kitabın sonunda kitapla birlikte gelindiği taktirde müzenin ücretsiz gezilebileceğine de yer verilmişti.
Aradan geçen 4,5 sene sonra 28 Nisan 2012 tarihinde Çukurcuma’da yer alan müze kapılarını ziyaretçilerine açtı…
Müze, romandan esinlenerek kurulan ilk müze olma özelliği taşıyor.
Müzeyi kitabı okuyarak gezdiğiniz taktirde romandaki tüm bölümlerde geçen kurguları ve eşyaları görebiliyor, gerçeklik ile hayal dünyası arasında gidip geliyorsunuz. Romanı mutlaka okumanız gerekmiyor elbette ama bana kalırsa verilen emeği değerlendirebilmek ve yansıtılmaya çalışılan duyguları yaşayabilmek için romanın okunmuş olması ziyaretinizi çok daha keyifli hale getirecektir.
Romanın yazılmaya başlandığı 1990 senesinden itibaren Orhan Pamuk müzede yer alan tüm eşyaları çevresinden, ailesinden, eskicilerden toplamaya başlamış. Orhan Pamuk’un 3 sene mimarlık okumuş olması, genç yaşlarında ressam olmak istemesi ve resme olan kabiliyeti müzenin ince elenmiş sık dokunmuş detaylarında kendisini hissettiriyor. Detaylar gerçekten müthiş, öyle ki romanın içindesiniz, orada bir ziyaretçi olduğunuzu unutuyor, 2 kişinin aşkına sessizce şahit olan ve içten yorum yapan izleyicilere dönüşüveriyorsunuz. Müzeden hiç çıkmak istemiyorsunuz, hatta kimse orada olmasın, siz tek başınıza bu an’ı yaşayın istiyorsunuz. Gerçekten roman mı yoksa gerçek miydi yazılanlar diye şüpheye düşüyorsunuz.
Bina 4 kattan oluşuyor, ilk katta romanın ana karakterlerinden birisi Füsun’un içtiği 4213 adet sıgaranın sergilendiği duvar benim için obsesif bir tutkunun en çarpıcı örneği…Aşkın en tutukulu zamanlarında sevdiğimizin birşeyini saklamaz mıydık? Hepimizin sakladığı birşeyi vardır…

Her bir sıgaranın üstünde içildiği tarih ve o sırada yaşanan duygu, söylenen bir cümle veya içinde bulunulan durum minik notlar halinde yazılmış…

1.kata çıktığınızda romanın bölümlerini kutucuklar içinde görebiliyorsunuz, her bir kutucuk duygu yüklü, roman bana bir kasvet ve acı duygusu vermişti, müze de aynı şekilde o melankoliyi, özlemi yaşıyorsunuz…Geçmişi yaşatmakta eşyaların ne kadar büyük bir rol oynadığını görüyorsunuz…Eşya ile bağ kurmayan kimse var mı hep merak ederim…Eşyasız evler bana çok ruhsuz gelir. Minimalist dekorasyonlar her ne kadar alanları büyütüp bir ferahlık duygusu verse de bana içsel bir boşluğu da yansıtır.

Müzeden genel bir görünüm

Füsun’un elbisesi ve eşyalarından bir seçki

Aşk acısının anatomik yerleşimi, detaylar müthiş, daha güzel anlatılabilir mi bilmiyorum…

Bu lavabo nedense o melankoliyi, içsel acıyı en iyi gösteren sunumlardan birisi gibi hissettirdi. Lavabonun eskiliği, arka fondan verilen su sesi, traş aletleri (dedemi anımsattı) açık bir ruj…


4.katta yer alan romanın ana karakteri Kemal Basmacı’nın bu odasını görünce kalbinize bir ağrı giriveriyor. Yapayalnız ölen kır saçlı yaşlı bir adam hayal ediverdim, içim acıdı…

4.katta sol duvarda yer alan romanın taslakları, müzenin oluşum sürecinde kutucuklara yerleştirilecek objelerin sunum eskizleri

Romanın ilk anda vuran açılış cümlesi…Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum…


Giriş katından eski bahçeye çıkınca şimdi kütüphaneye çevrilmiş alana giriyorsunuz. Orhan Pamuk’un tüm eserlerini farklı dillerde almak mümkün…


Galatasaray Lisesi’nin yanından yürümeye başlayıp Tantom Kaptan Camii’sini karşınıza aldığınızda .Camiinin sağındaki Çukurcuma caddesinde ilerleyince az ilerde sol tarafta Masumiyet Müzesi karşınıza çıkıyor. Tüm mahalleli müzeyi size tarif ediyor. Masumiyet Müzesi o alanları tekrar bir ilgi odağı haline getirecek…Yakında restorasyon çalışmaları ve tavan yapan bina fiyatlarını duyar oluruz.


Müzeyi gezdikten sonra geçmişi ile ilgili bilgileri, tüm oluşum sürecini derlediği güzel resimlerle dolu bir el kitabı niteliğindeki “şeylerin masumiyeti” adlı kitabını almadan çıkmayın…

Masumiyet Müzesi ile ilgili Orhan Pamuk’la yapılmış yerli ve yabancı basında yer almış bazı videolar:
5N1K programında Masumiyet Müzesi tüm detayları ile Orhan Pamuk tarafından anlatılıyor.

Conversations with History
An evening with Orhan Pamuk
Orhan Pamuk 2006 senesinde Nobel ödülünü alırken
Masumiyet Müzesi’nin web sitesi:
www.masumiyetmuzesi.org

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Milano Tasarım Fuarı 2012 / Lambrate

Milano tasarım haftasının Zona Tortona’dan sonra yükselen yıldızı Lambrate.
Üniversite öğrencilerinin ve genç tasarımcıların tasarımlarını sundukları enerjisi yüksek, yaratıcı bölgeden bazı örnekler…


Metro istasyonundan tasarım mekanlarına giderken kaybolunmaması için sokaklarda renkli noktalar ile yönlendirme yapılmıştı.


Cacophony Bell by Tord Boontje
İlk bakışta ne olduğuna anlam verilmeyen bu ürün, bir zil sistemi…Zili çaldığınız zaman tüm asılı ürünler hareket ederek veya birbirine çarparak uyarı veriyor…Sıradışı bir zil tasarımı.


Royal College of Art, Pia Wüstenberg , http://www.piadesign.eu


After the world was round, Yana Naidenov


Lee Broom tasarımı seramik altlıklı aydınlatmalar


Lee Broom tasarımı halı kaplanmış büfe ve avize içleri…


Lee Broom tasarımı kristal ampul aydınlatmalar


Lee Broom tasarımı gazete tutacağı

http://www.leebroom.com


Lambrate’nin en renkli alanlarından biri Ikea idi…Sunumları ile alışverişi teşvik eden yapısı, renkli ve güzel kumaşları ile İkea evimizin vazgeçilmez markalarından biri.


Aldo Cibic tasarımı Happy Carpets serisi


Dominic Wilcox’tan ziyaretçiler için geliştirdiği interaktif bir proje. Tek bir sandalyeye yapıştırma bantı ile eklenebilen birbirinden farklı sopalarla bir eser ortaya çıkarılıyor.


Peter Johansen-All good things come in three
3lü tabure seti


Christina Liljenberg Halstrom


Jo Meesters, Materra
toprak kap seti


Lennart Van Uffelen, Spiegel.01
Aynaya çakılmış çivi konsepti…Artık çatlayan,kırılan aynaları atmaya gerek yok.


Alanı gezenler için tasarlanmış, içki kasaları üzerinde oturma üniteleri…2 fonksiyon 1 arada.


Fabien Dumas, Tools light
Katlanan metrelerden yaratılmış aydınlatmalar


Rosenthal sunumu


Andrea Mancuso ve Emilia Serra
Tavana ve yere bağlı iplerin arasında yün iplikler kullanılarak yaratılmış kompozisyonlar…tek kelime ile muhteşem.


Andrea Mancuso ve Emilia Serra

Andrea Mancuso ve Emilia Serra


Michel de Lucchi, Cavalcabo
varak çekmeceli dolap ünitesi


Maarten Baas, the empty chair


Katinka- Follow the white rabbit


Studio Thol


Galia Tammuz tasarımı bükülmüş seramik bardaklar


Denis Drouet


Jamie Wolfont, communicable seats


Tyson Atwell, Terra light


Brick Biotope
Doğal görünümlü duvarlar yaratmak, duvarlarda yeşillik yetiştirebilmek ve doğadaki canlılar için barınaklar yaratmak için tasarlanmış özel tuğlalar


Eski püskü bir imalat atölyesi teşhir alanına çevrilmiş…

http://www.venturaprojects.com/

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Milano Tasarım Fuarı 2012 / Brera

Milano Tasarım haftasının şehir ayağının birisi BRERA bölgesi. Buradaki sokaklarda, mağazalarda ve muhteşem binaların avlularında sergiler fuar kapsamında yürütülmekte.
Tarihi binaların içinde bu sergileri gezmek ayrı bir zevk, hem kültür turu yapıyorsunuz hem de yeni ürünleri görüyorsunuz.


& CO


Clan Cafe mağazasından bir görünüm


Pamar sergisi


Guzzini mağazası, bu renkleri görüp te eli boş çıkmak mümkün mü?


Moroso showroom


Moroso kanepe


Grafiti tasarımcıları işbaşında!


Academia di Brera


Academia di Brera


Swell, The looking glasshouse

The Secret Garden, Barovier Toso ile Paola Navone- Citco ile Zaha Hadid

Bahçe içersinde yerleştirilmiş aydınlatmalar ve büyük mavi kubbeler


Mavi kubbelerin içi aluminyum folyolar ile kaplanmış ve muhteşem Barovier Toso aydınlatmalar asılmıştı.


Renault marka Twizy Z.E modeli yeni elektrikli araba, sokaklarda ziyaretçilerin test sürüşüne sunuldu…

Muhteşem tarihi yapıların avluları içindeki bahçe mobilyaları firması RODA sergisi de harikaydı!


Manfredi kuyumcu mağazasından muhteşem bir parça…

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Science Museum / Milano

Milano Tasarım haftasının duraklarından bir tanesi de Leonardo Da Vinci Bilim ve teknoloji müzesi idi…
Tom Dixon’un nefis aydınlatma labirenti içersinden geçerek müzeye ulaştık.
Nefis bir bina içersinde hem sergi hem parti birarada idi.
http://www.museoscienza.org/english/


Boca De Lobo, Versailles Sofa

Boca De Lobo, Versailles Sofa


Stefano Sciullo


Sebastian Herkner


Tristan Cochrane


psk


http://www.ashleytemudo.com


Kağıt bölücü duvarlar, aşağıdaki gibi açılarak çeşitli mekanlar,koridorlar yaratılabiliyor…


17.yüzyıl İtalyasında manastıra ait bir eczanenin rekonstrüksiyonu

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Milano Tasarım Fuarı 2012 / Satellite



http://www.cosmit.it/tool/home.php?s=0,2,67,71,82
Milano mobilya fuarının önemli bir etkinliği Satellite bölümüdür. Bu bölümde gelecek vaad eden, en prestijli tasarım okullarından gelen 700 kadar genç tasarımcı fuarı ziyaret eden işverenler ve firmalarla buluşturularak bağlantılar sağlanmaktadır. Burada sergi gerçekleştiren gençlerin büyük bölümü geleceğin büyük tasarımcıları arasına girmektedir.
Sergiledikleri tasarımları genelde prototip olmaktadır. İşte 2012 senesinden bazı tasarımlar…


Vogelius Müller


Vogelius Müller


Thomas Schnur / Rubber Table


Pedro Paolo Franco


Studio Baag


Ciclus


Lukas Dahlen


My Concrete Garden


Anne Boenish&Steffen Schellenberger


Nicole Tomazi


Nicole Tomazi


Central Academy of Fine Arts


Central Academy of Fine Arts


Art Future Design School


Addictlab.com


Yoy


Nika Zupanc


Design Soil


Tomomi Naito, Bookend


Johan Lindsten


Doris Darling


Rooms-Georgia


Hanseo University


Veronica Posada, Clip for bread


Nobu Miake, vase for dried flower


Fresh from the mint


Rooms

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Milano Tasarım Fuarı 2012 / Zona Tortona

Milano Tasarım Fuarı etkinlikleri fuar alanı haricinde şehrin çeşitli bölgelerine de yayılmıştır. Bunlardan bir tanesi Zona Tortona bölgesidir.
Burada yer alan mağaza, cafe, hotel ve sergi alanlarının tümünde mutlaka bir ürün sergisi görebilirsiniz. Bilinen firmalarla birlikte gençlerin de ürünlerini sergiledikleri karma bir alandır. Gece geç saatlere kadar sergileri gezmek mümkündür.
Bu sene yeşil dünya konsepti ön plana çıktı. Gerek uyarılar, gerek öneriler ile dünyamıza daha duyarlı olma, çevreyi koruma, geri dönüşümlü malzemeler kullanma üzerine çok değinildiği gördük.
Elektrikli arabaların bolca reklamı yapıldı, yakında hepimiz kullanmaya başlarız artık.


Tortona’nın köprüden itibaren olan cadde girişindeki cafe-restorantlardan birisi…


Ayakkabı mağazalarından birisinde görüp şeker bulduğumuz plastik çocuk ayakkabıları


Üstüne süslü ve renkli plastik bayan ayakkabıları…süper!


Sergi alanlarından bir tanesinde yer alan, zamanında çok popüler olan tekrar gündeme gelmiş espadril sergi aracı…


Flos aydınlatma markasından Drop aydınlatma

Luca Gnizio’dan farklı çalışmalar…
Sanatçı, doğaya-insanoğlunun doğaya verdiği zararlara, hayvan ve bitki örtüsündeki değişimlere referans verir.
Chaise Longue for desert

Wildfor lamp

Book for bottles chaise lounge

For last drop
Toprak kullanılarak yapılmış sandalyede, kuraklığa rağmen yaşam savaşı veren bir tanecik bitki ve son su damlaları yansıtılmıştır.

Eleonora Weiss tasarımı el yapımı keçe çanta tasarımları.

Rustiklegno markasından “Panca Mollaro” isimli mandal sehpa

mybitedesign.com grubundan canavar desenli, keçe malzeme IPhone ve Ipad çantaları

Stand alanını eski kapı ve panjurlar ile belirlemiş, dönüşümlü malzeme kullanımı üzerine çalışmalar yapan Controprogetto grubu
http://www.controprogetto.it/menueng.html

Epoksi zemin, beyaz duvarları, ortada bırakılan tesisat sitemi ve ürün seçkisi ile endüstriyel havada, hoşuma giden “Merci” mağazasından bazı görüntüler…

Paola Navone’den sınırlı üretim aydınlatma tasarımı


Tahtırevalli masa…


Üstüste ince yastıklardan oluşmuş sandalye-puf takımı


Kutuların hepsinin altında ayakları bulunmakta, ister tek başına bir ünite olarak, ister üstüste bir çekmece grubu olarak kullanılabiliyor.


Studio RIK TEN VELDEN’den örgü sandalye ve aydınlatmalar


Knappe Buttons by Tjimkje de Boer (Düğmeden esinleniş…)


Zeytinyağı ayarlayıcısı


Örgü yünlerinin olduğu gibi atkı olarak kullanılma fikri çok iyi!

***NHow otelindeki sergilere geçiyoruz şimdi…

Haut Material firmasından özel tasarımlar…

kibrit çöpünden esinlenilmiş Luca Pegolo tasarımı Fiammifero masa

Belden sıkılmış kemer konseprinden esinlenilmiş ahşap kolon sculptor Holzknecht tasarımı Vitastretta


Otel lobisinin aydınlatmaları


Asansör alanı önü zemini alt katı gösteren cam, duvarlar ahşap parke kaplama, kromaj asansör çerçeveleri ile şık bir ambians yakalanmış.


Boutique Studio’dan Stork Collection dış mekan saksı grubu


Arken SPA firmasından farklı kumaşlardan rengarenk puf modelleri


Yarı bilardo masası, yarı yemek masası tasarımı…fanatik bilardocular için olsa gerek 🙂


Pleksiden yapılmış sandalye-kitaplık , HE Mu & ZHANG Qian tasarımı


Sun Yun tasarımı 3lü oturmalı bank, örgü oturma yeri ve ahşap konstrüksiyon


Wenzhou Opal furniture Co. tasarımı ahşap, deri bank


Song Tao tasarımı ahşap oturmalı ve metal bambu ayaklı bank


Wang Shanxiang tasarımı burulmuş ahşaptan bank


Naohiko Mitsui tasarımı Hanger Lamp

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Milano Tasarım Fuarı 2012 / Mağazalar

Milano fuarı sırasında tüm mağazalarda da atraksiyonlar oluyor.
Mağaza vitrinleri zaten birbirinden güzel.Aslında ilave bir harekete gerek kalmıyor.
Monte Napoleone ve Spiga sokakları görsel şölen gibi.Şıklık, ambians ve harika ürünler ardarda sıralanmış.
Vitrin ne kadar cazibeli olursa o kadar dikkat çekiyor. Ürün sergilenmesi çok önemli, hatta bazen ürün arka planda kalabiliyor.
Şehir turu sırasında beğendiğim bazı vitrinler ve fotoğraf çekilmesine izin verilen mağazaların iç dekorasyonlarından örnekler…Malum çoğu mağaza fotoğraf çekilmesine izin vermiyor…

Paul Smith
Mağaza fuara dahil olanlardan birisi idi.

Patrizia Pepe
Mağaza fuara dahil olanlardan birisi idi.

Fabiana Filippi
Dev kolye konsepti…

Pollini
Ünlü ayakkabı markası

Roberto Cavalli
Favori tasarımcım.

Hugo Boss
Vitranın mini ürünlerini sergiliyordu.

Louis Vuitton

Alan Journo

Hermes

Stuart Weiztman

Zara

Via Porta Ticinese caddesinden görüntüler…

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Milano Tasarım Fuarı 2012 / Banyolar

Banyo tasarımlarını da atlamamak lazım.
Birbirinden güzel dekorlar içinde hoş malzeme ve renkler ile banyolarımız da birer keyif alanı.

Rexa Design,tamamen butik çalışıyorlar, el emeği göz nuru ürünler.

Mastella Design küvet ve lavabolar nefis…

Novello

Freri e Brignoli firması mermer ve granit malzemelerinden banyo tasarımları gerçekleştiriyor.

Altamarea

Rifra…

Toscoquattro

Mutina firmasının seramik ve mozaik taşları yine harikaydı…

Zucchetti ve Kos firmalarının batarya ve jakuzi sistemleri her zamanki gibi son derece elegan idi

Antonio Lupi
Kare küver ve küvetin kenarında konumlanmış lavabo tasarımı nefis.
Lavabo bataryası ise tavandan inen model…

Arlex Italia
Yana yatmış mermer lavabolarla birlikte venge-uçuk mavi dolap kombinasyonu çok şık

Milldue
Mermer duvarlar ile krom lineer dekor şık bir hava veriyor.
Baxter’ın aluminyum sandalyesi dekora hava veriyor. Aydınlatmalar çok hoş.

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Milano Tasarım Fuarı 2012 / Mutfaklar

Mutfak deyince bir evi ön plana çıkaran etkenlerden birisi akla gelir.
Vaktin önemli bir bölümü burada geçer, hele ki misafir ağırlamayı, yemek yapmayı seviyorsanız, üstüne birde geniş bir aileye sahipseniz, düzenli beslenme trendine kapılmış olanlardansanız mutfağımızın güzel ve sıcak olmasını severiz, isteriz.
Mutfağımızı sevince daha bir güzel yemekler hazırlarız. Motivasyonumuz artar. İlham gelir 🙂

Milano fuarından modelleri, renkleri, tasarımları ile ön plana çıkan özel bazı markaları derledim.
Biraz klasik, biraz geleneksel, biraz da modern mutfaklara bakalım…Modern mutfaklardan şahsen sıkıldım, karakterli detaylar, huzur veren renkler, geleneksel özellikler daha çok ilgimi çekiyor.

Aster firmasından beyaz mutfak…

Kvanum, en beğendiğim mutfak markası. Aynı zamanda dolap sistemleri de yapıyorlar. Henüz Türkiye’ye gelmedi…ama ilgileniyorlar.

Marchi Group markasından harika sunumlar ile nefis mutfaklar…

Italyan Composit markasından yine klasikleşecek bir mutfak tasarımı…
Marka henüz Türkiye’ye gelmedi ama bağlantı halinde.

Italyan Maistri firmasından beton kapaklı mutfak. Çok şık ve jilet gibi. Moderni sevenler için.

Italyan Lottocento

Italyan Martini firmasından güzel bir sunum…

Italyan Arrex firmasından paslanmaz çelik tezgah ve ahşap kapakların kombinasyonu ile nefis bir mutfak

Italyan Ar-Tre markasından dolap kapaklarına tıklayarak açtığınız özel bir sistem. Kapaklara basarak değil, kapıyı çalar gibi tıklayarak açıyorsunuz.
Oturma alanı ile mutfak bütünleştirilerek o ayırım ortadan kaldırılmış.

Paganelli markasından country stili cici bir mutfak

İtalyan Scavolini markasından ceviz parke, krem lake ve ceviz kaplama kapaklar, corian tezgah, paslanmaz arkalık ile güzel bir model…

Alman Hacker firmasından dekorlu kapaklı beyaz bir mutfak tasarımı

Italyan Bamax firmasından doğal ahşap kapaklı, modern bir tasarım

Del Curto firmasından yine ahşap tasarım mutfaklar…

Ocak altında buzdolabı, eviye altında dolap ve bulaşık makinesi, köşede ise düğme ile yukarı çıkan çekmece ünitesi ile küçük alanlı mutfaklar için güzel çözümlere sahip bir marka.

Gicinque markasından son derece şık bir mutfak daha…

ve son olarak Febal markasından parlak lake rengarenk mutfak

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Pane e Aqua / Milano

Rossana Orlandi’ye varmadan önceki restorant Pane e Aqua, yine hoş dekoru ile dikkatimi çekti.
Karo mozaik zeminler, boyalı tuğla duvarları, silikon esaslı yaprak motifi ile kaplanmış renkli koca bir duvar, tavandan asılmış bezleri ile son derece karakterli bir yemek atmosferi sunuluyordu.
Koca pencerelerin denizliklerinde kesilen ekmekler, tarihi kitapların iç sayfasında sunulan menüsü ile yine güzel fikirlerle dolu bir restorant dekorasyonu örneği idi.

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Milano Tasarım Fuarı 2012 / Driade showroom

İç ve dış mekan mobilya markası Italyan “Driade” markası yüksek tavanlı, büyük pencereli, tarihi binasındaki muhteşem showroomunda yeni ürünleri ile eski dekorasyonu karıştırarak harika bir sunum hazırlamıştı…

http://www.driade.com

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Rossana Orlandi / Milano

Milano’daki en güzel mağazalardan birisi olsa gerek…Nereye bakacağınızı şaşırdığınız, ne oluyor yaaaa, nerden bulmuşlar bu kadar tasarım şeyi, nasıl seçilmiş hepsi ayrı ayrı dediğiniz bir yer.
Nereye elinizi atsanız, ne tarafa baksanız birşey var, hepsi birbirinden güzel, birbirinden ilginç, deli dolu bir yer.
Rossana Orlandi’nin kendisi tabiri caiz ise arızaya bağlamış. İnanılmaz yaratıcı bir kadın. Tasarımla yatarım tasarımla kalkarım diyenlerden.
Mağazayı design week kapsamında aynı zamanda sanatçıların da ürünlerini teşhir ettiği bir yere çevirmiş. Gerçi hiç ihtiyacı yokmuş ama olsun. Rossana bu, yapar. Tek kelime ile bayıldım!
Normal zamanda aynı zamanda az masalı butik bir restorant olarak ta servis veriyor, sadece 1 tur yemek veriliyor.
Eski bir kravat fabrikası olan mekanı 2002 yılında genç tasarımcıları keşfetmek ve destek vermek amaçlı bir galeriye çeviyor Rossana.
http://www.rossanaorlandi.com/en_US/home

Keyifli bir bahçenin içinden geçip teşhir alanına giriyorsunuz…


Battaniye koltuk…süper fikir!


Böcükler serisi…Öyle iğrenmek filan yok.


Beyaz kanepedeki detaylara dikkat çekmek isterim!

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Wait and See / Milano


Her yanı tasarım dolu, gerek ürünlerinin güzelliği gerekse ürünlerin prezentasyonu ile Milano’daki en cici mağazalardan birisi Wait and See.
Mağazanın sahibi de tasarımcı, dolayısı ile her bir noktasını en ince detayına kadar kendisi tasarlamış.
İnanılmaz zevkli ve güzel fikirlerle dolu bu mağazadan eliniz boş çıkmanız neredeyse imkansız. Her bir kıyafet ve aksesuar tek, hepsi özel olarak seçilmiş, hangisini alsam diye aklınız karışıyor, siniriniz bozuluyor.
yapım aşamasında mağazanın sahibine tüm arkadaşları ismi ne olacak diye soru sormuş, wait and see anlamına gelen bekleyin ve görün diye cevap vermiş, o sırada da bir sürü isim düşünmüş, sonunda neden wait and see olmasın diyerek bu ismi vermiş 🙂


Mandalla ipe asılmış Ti-Shirtler, kutu-çekmece ve sepetlerde sergilenmiş diğer ürünler…


Salıncakta teşhir edilmiş çanta…


Giyinme kabinleri giriş kapıları panjur ve eski bir kapıdan yapılmış…


Mutfak kapısı demeye bin şahit…ne kadar şirin 🙂


Mini sandalyeler üzerinde sergilenen yastık ve ayakkabılar…
Askıda basit şekilde ürün sergisine bayılıyorum.


Eski çocuk oyuncakları da sergileme standı olarak kullanılmış 🙂


Mağazadan genel görünüm, sol yandan rampa ile ufacık bir asma kata çıkılıyor. Orada yeterince alan olmadığı için çalışma masası yarıya kadar ileriye çıkılmış ve duvara sabitlenmiş. Yaratıcılık işte…


Evde eskimiş, pek te işe yaramayan sandalyeleriniz varsa sakın atmayın! Sandalyeleri askı ve raf olarakj kullanabilirsiniz, çok ta hareketli ve zevkli bir giyinme odanız olmaz mı?!
Sinek pufa dikkat çekerim!


Koltuğunuzdan sıkıldıysanız işte böyle bir kıyafet giydirip kumaş almanıza gerek kalmaz. Fanki finki evler için 😉

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Milano Tasarım Fuarı 2012 / Mobilyalar

Yaratıcı tasarımlar, yeni malzemeler, renkli kumaşlar, yenilikler ve güzellikler dolu bir tasarım fuarı daha 22 Nisan Pazar günü sona erdi.
Milano fuarı sadece Fiera denilen 480.000 m2lik fuar alanı değil, aynı zamanda şehrin tümü bir fuar alanı haline dönüşmekte. Mağazaların neredeyse hepsindede tasarıma yönelik ürünler sergilenmekte, fuar haricinde Zona Tortona gezilmesi gereken bir diğer alan. Brera ve Lambrate bölgelerini de sayarsak tüm şehri gezmiş oluyoruz.
Bu sene Tortona bölgesi hareketli olmasına rağmen sanki biraz daha sönüktü, Lambrate daha ön plana çıkmıştı.
Fuar alanındaki standların birçoğunda “hostes” adı altında hiçbir soruya cevap veremeyen sadece orada durmakla görevli insanlar vardı. Durmak için para alma olayına hiçbir anlam veremedim doğrusu. Bir tek dedikleri cümle “no photo please” Ne saçma, herkes artık fotoğraf çekiyor ve önüne geçilmesine imkan yok.
Tüm firmalar yine katalog ve el broşürleri dağıtıyordu, halbuki yeşilcilik, çevre duyarlılığı diye ortalık inlerken buna tamamen zıt bir konsept idi. Zaten çoğu akımlar genelde lafta kalır. İş uygulamaya gelince farklıdır.
Baharın da gelmiş olması kaynaklı mavi, sarı renkleri çok görülüyordu, deri kullanımı her zamanki gibi ön planda idi.
Standların birçoğunda ahşap parke kullanılmış olması dikkatimi çekti, parke bir süreden beri duvarlara da taşındı ve gayet güzel bir hava veriyor.
Sebze-meyve sandıkları ve ürün paletleri o kadar moda ki her yerde gördük. Yani manavınızda gördüğünüz atıl sandıklar varsa hemen yürütün, boyayın, sehpa yapın, raf yapın, altına tekerlek takıp fonksiyon katın, kitaplık yapın, kullanın yani, atılmasın.

Önce Fiera yani fuar alanındaki mobilya firmalarından bir seçki sunmak lazım…

Emmemobili firmasından yemek masası ve büfe tasarımı

Casamania firmasından özel bir stand…İmalat bandı üzerinde sergilenmiş ahşap sandalye üstüne preslenmiş kot kumaş tasarımı ve el örgüsü şapkaları olan birbirinden şirin aydınlatmalar

Opinion Ciatti firmasından kitaplık/ayna tasarımı ve kalın bir halat üstüne monte edilmiş askılar…

Parri firmasından yumuşacık, pufuduk, dış mekan koltuğu, kenarlarındaki kırmızı fermuarlar sayesinde kılıf değişebiliyor.

Fratelli Boffi firmasındaki klasik kanepedeki hoş özellik kanepenin 2 parçadan oluşması,parçaların deri ve kumaş olmak üzere farklı renklerdeki 2 farklı malzeme ile kaplanmış olması…

Ceccotti firmasından metal yemek masası ve deney tüplerinden düzenlenmiş muhteşem avize

Adele-C firmasından çok özel bir puf tasarımı…Klasikleşmiş bir Thonet sandalye modelinin küçültülerek puf ayağı olarak kullanılmış olması fikrine tek kelime ile bayıldım!

Missoni firması renkli kumaşları ile ünlüdür. Nakış kaplı farklı çaptaki lambalar harika!

Vitra…Tasarımlarını güzel kombinasyonlar yaparak böylece müşterilerine fikirler sunarak yaratan Vitra her zamanki gibi kusursuzdu.

Arketipo firmasının müşterileri ile görüşme masası olarak hazırladığı dikiş masası fikri nefisti…

Hugues Chevalier firmasından keman sandalye…

Cattelan Italia firmasından masif ahşap tablalı, metal ayaklı yemek ması üstüne şıkırtılı swarovski aydınlatma

Cantori firması klasik ve dömi,klasik severler için…Metal ayaklı, deri örgülü yatak başı ve klasik sandalyesi

Marchetti…Beyaz ahşap çalışmaları ve ahşapla seramiği karıştırdığı yemek masası

Baxter Italia deriyi en güzel kullanan firmalardan birisi, büyük ve geniş kanepeleri, deri dikişleri, kullandığı rafine renkler ile lüksün üst noktalarından birisi…

Rugiano firmasındaki hoş detay ise burulmuş masa ve sandalye ayakları ile deri kaplı dolaplar idi, güzel bir işçilik örneği…

Frigerio firmasının stand tasarımı çok hoş idi. Bu sene her yerde eski bavulları dekoratif obje olarak görmek mümkün.

Poliform firmasındaki teşhir ve yatakbaşı lambası özeldi

Colico firmasından pervane ayaklı cam sehpa ile cam konstrüksiyondan yapılmış kanepe…

Saint Babila…Klasik ve süslü mobilya sevenler için üst segment marka…

Longhi firması rafine bir zevk, ağırbaşlı şık mobilyaları ile yine üst segment çizgisini yansıtıyordu. Deri ve pirinç kullanımı dikkat çekiyor. Deri kaplı dolap ve duvarlar son derece şık.

Bosa firması seramik ürünleri ile ünlüdür…Basit ama şeker bir seramik saat..

Porada firmasından ahşap askı

Medea firmasının ahşap konstrüksiyon ile kadife kumaşın kullanıldığı yuvarlak oturma ünitesi ve genel dekoru dikkate değer.

Giorgetti klasik ve koleksiyoner mobilyacıların gözbebeğidir…Bu sene yeni SPA konsepti ile bu özel dinlenme alanlarına da girebileceğini gösterdi…

Donghia ve gül pembesi kadife kanepeler, pirinç ve bakır aydınlatma ve sehpalar ile iddialı ve şık ortamlar arayanlar için…

Reflex, yine klasik havayı sevenler için…Bolca kristal, cam, süs…

Emmebi firmasından metal ayaklı, işlenmemiş doğal ahşap tablalı masa

Ego firmasından cam masa meraklıları için klasik bir model…

Gervasoni firması rahat, keyifli, sade ve tasarım mobilyaları ile yine ön planda idi

Lema firması dolap sistemleri ile haklı bir ün sahibidir. Stand tasarımı da oldukça hoştu.

L’origine firmasından şık bir çalışma masası tasarımı

Klab firmasından kadife kaplı büfe ile kadife sandalyeler kitch tasarım severler için…

Ligne Roset firmasının renkli keçe kaplı sandalyeleri özellikle genç evlilere, renkli kişiliklere yönelik idi.

Walter Knoll firmasından koleksiyona katılacak bir parça

Nomon firması birbirinden şık ve farklı saat tasarımları ile…

Firmaların büyük bölümünün İstanbul’da distribütörleri mevcut.
Bilgi için firmalar ile direkt bağlantıya geçilebilir.

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın