Arter Sanat-Mona Hatoum

Arter Sanat yeni bir sergiye daha ev sahipliği yapmaya başladı.
Sanatçı Mona Hatoum’un “hala buradasın” isimli sergisi 17 Mart-27 Mayıs 2012 tarihleri arasında ücretsiz olarak gezilebilir.


Mona Hatoum, 1952 yılında Beirut’ta dünyaya gelir.
Beirut üniversitesi, Byam Shaw sanat okulu ve The Slade sanat okullarında eğitim görür.
Sanatçının erken dönem işleri güçlü politik öğeler içerir, Israillilerin politik alandaki mücadelelerini yansıtır.
1980li dönemlerde sanatçının işleri politik bakış açısından biraz uzaklaşmaya başlayarak daha derin manalar taşıyan çalışmalara dönüşür.
Hatoum Londra’da yaşmakta ama dünyanın birçok yerinde çalışmalar yapmaktadır. Yapıtlarında sürrealizme referanslar verir, minimalizmden de izlere rastlanır.
Tate Gallery-Londra, Museum of fine arts-Boston, Centre Georges Pompidou- Paris, San Francisco Museum of Modern Art, The Museum of Modern Art-New York eserlerinin bulunduğu müzelerden sadece birkaçıdır.

“Sanatın didaktik olunacak iyi bir alan olduğunu; görsel sanatların dilinin net tartışmalar yaratmaya, ikna etmeye veya öğrenmeye sevk etmek üzere uygun olduğunu düşünmüyorum.” der.
“Bir sanat eseri ile izleyiciye bir beyanda bulunursanız, bunu algıladıkları anda ya sizinle hem fikir olurlar, ya da sizi veya eserinizi azlederek bir sonraki konuya geçerler, bir daha geriye dönüp bakma ihtiyacı duymazlar.”
“İlk anda güçlü, resmi bir duruş sergileyen ve fiziksel varlığı ile psikolojik ve duygusal etkiler yaratan bir çalışma yaratmak istiyorum.”
“Kendisini ve mesajını bariz bir şekilde yansıtan işleri çok sıkıcı buluyorum. Konu, insanlara çalışmalardan ilham alacak zeki ve hayalgücü geniş olarak muamele etmek değil, kaşıkla beslemektir.”


Bunker,2011


Globe,2007


Greater Divide,2002


Undercurrent (red),2008


Hair Receiver,2012


Worry Beads,2009


A Bigger Splash,2009


Jardin Public,1993


Untitled (wrack),2011


Kapan,2012


Natura Morta,2012


Deep Throat,1996 (video yerleşkesi)


Silence,1994

Sergi ile ilgili bilgi için:
ARTER SANAT
http://www.arter.org.tr/W3/?sAction=CurrentExhibitions

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hayvan işkencesinin toplumsal tehlikeleri

Günümüzün en büyük sorunlarından birisi haline gelmiş hayvan işkencesi aldı başını gidiyor. Basında hergün okuduğumuz katliamlar, işkence ve tecavüz ile hayvan öldürmeler, kötü koşullarda yetişen kesimlik hayvanlar, her Kurban bayramında görmek zorunda kaldığımız Kur’an-ı Kerim’de tarif edilen usule ters düşen kesimler,tüfekle sokak hayvanlarının öldürülmesi, iş için kullanılan hayvanların zor ve uzun saatlerle çalıştırılmaları, pet-shoplarda kötü koşullarda sergilenen hastalıklı hayvanlar, soğukta aç bırakılan veya donmaya bırakılan hayvanlar, ormanlara terk edilen binlerce köpek, sorun yaratan,beslenemeyen, bakılamayan, sokağa atılmış hayvanların topluca belediyeler tarafından katledilerek sorunların çözülmeye çalışılması artık doğaya ve yaşam hakkına saygısızlığın had safhaları…
Hayvan hakları kanunundaki eksikler, kanunların yeterince uygulanmaması, caydırıcı maddeler konulmaması, işkence ve ölümlere verilen komik para cezaları insanların hala rahatlıkla başka bir canlıyı gözünü kırpmadan öldürmesine veya işkence edip sakat bırakmasına sebebiyet vermekte.

Hayvanları katledenlerin ve işkence edenlerin aslında topluma birer tehdit unsuru olan bireyler olduğu da bir gerçek.
Bu konudaki bir araştırmanın çevirisini (http://www.pet-abuse.com/pages/abuse_connection.php) burada paylaşmak istiyorum:

1997 senesinde Massachusetts Society for the Prevention of Cruelty to Animals (SPCA) ve Northeastern Universitesi tarafından gerçekleştirilen araştırma raporunda hayvanlara işkence etmiş kişilerin normal insanlara göre 5 kat daha fazla insana karşı ağır ve saldırgan şuçlar işleme kapasitesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Son 25 senede psikoloji, sosyoloji ve kriminoloji araştırmalarında saldırgan suçlar işlemiş kişilerin çocukluklarında veya yetişkinlik süreçlerinde aralıklarla veya sürekli hayvan işkencesi olaylarına karıştıkları gözlemlenmiştir.
FBI’ın 1970lerden itibaren izledikleri suç olaylarında seri katillerin çoğunun geçmişinde hayvan ve çocuk işkencesine rastlanmıştır.
Hayvana işkence eden kişi savunmasız bir varlığa karşı güç, çoşku ve bütünlük hisseder. Aynı psikolojik durum insan tecavüzlerinde de görülmektedir. Aynı psikoloji çocuklara işkence edenlerde de görülmektedir.Burada hayvan işkencesi ile insan işkencesi arasında çok ince bir çizgi vardır. Hayvana işkence eden bu işkenceyi sürdürmeyebilir ya da bir insana da işkence edebilir, tecavüz edebilir, ciddi fiziksel veya ruhsal zararlar verebilir.
Hayvana işkence hafife alınamayacak kadar önemli bir uyarıdır. Psikolojik sorunların işaretçisi ve daha ağır suçlara giden yolun başlangıcıdır.
American Society for the Prevention of Cruelty to Animals kurumunun yöneticisi Dr.Randall Lockwood, hayvana işkence eden bir çocuk evde gördüğü veya şahit olduğu zulmü direkt olarak dışa vuran bir bireydir yorumunu getirmiştir. Evinde gördüğü şiddeti ilk olarak kendi hayvanına yansıtır.
Hayvan işkencesi direkt olarak güç kontrolü ile ilgilidir. Kişi bir şekilde bir adaletsizlik ile karşılaşır, savunmasız kalır, sonrasında da çarpık bir kendine güven geliştirir. Zamanla savunmasız bir hayvana veya insana karşı hakimiyet kurarak ancak kendini güçlü hissedebilir.
Bazen çocuklar veya engelli bireyler hayvana işkence uyguladıklarında ne yaptıklarını anlamazlar. Hayvanları toplu halde bakımsız ve sağlıksız koşullar altında tutmak çoğunlukla daha büyük bir hastalığın “obsesif kompulsif bozukluğun” belirtisidir.
Tacize uğramış kişiler çoğunlukla birer suçlu haline gelirler. Özellikle hayvanlara işkence eden kadınların geçmişine bakılınca genellikle tacize uğramış oldukları görülmüştür.
Sebepsiz olarak hayvanlara işkence edenler “gelişmekte olan birer psikopat” olarak tanımlanmaktadır.

Yazıdan da anlaşılacağı gibi hayvana işkence eden çocuklar veya yetişkinler ciddi psikolojik rahatsızlıklara sahip potansiyel suçlulardır. Yapılana göz yummak çocuklarımız ve kendimiz için bir tehditi görmezden gelmektir. Hayvana işkence edenlerin geçmişi ve aile yapısı incelenmeli, mutlaka tedavi görmeli ve suç işlediği için bedel ödemelidir.
Özellikle hayvana işkence eden çocukların yaptıklarını görmezden gelmek ve ufak bir suç gibi görmek her an patlamaya hazır bir saatli bombayı görmezden gelmek demektir.
Hayvana işkence etmiş, hatta tecavüz etmiş birisinin yanında bulunmak veya çocuğunuzla aynı ortamda olduğunu bilmek kulağınıza nasıl geliyor? Çocuğunuza zarar verebileceğini düşünmez misiniz? Hatta siz veya çocuğunuz bu kişi ile iletişim kurmak ister mi? İçiniz rahat eder mi?

Hepimizin birey olarak doğaya ve canlılara karşı sorumluluklarımız bulunmakta.
Yaşananlara yüz çevirmek, hiçbir tepki göstermemek, hak aramamak sorunların çözümlenmeden kalmasına, aynen devam etmesine yarar. Üstelik suçluların daha sonra insanlara karşı suç işlemelerine göz yummak anlamına gelir.

Hayvan hakları ile ilgili güzel çalışmalara imza atmış çeşitli kuruluşlar bulunmaktadır.
HAYSEV bunlardan birisidir. Web sitelerinde “Eğer birisinin kendi hayvanına eziyet ettiğini görürsem ne yapabilirim?” sorusuna yönlendirici bir açıklama getirilmiştir.
http://www.haysev.com.tr/bunlari-biliyor-musunuz/kanunlar/kendi-hayvanina-eziyet

Hayvan işkencesine karşı bireyler olarak neler yapabiliriz?
Herşeyden önce “tek başıma ne yapabilirim?” mentalitesinden uzaklaşmak lazım. Hepimiz tek başımıza küçük veya büyük değişiklikler yapabiliriz. Yeter ki inanalım, yeter ki çalışalım ama yakınmayalım. Ufakcıkta olsa bir katkı sağlamak, değişimde rol almak, hiçbir şey yapmayıp herşeyi başkalarına bırakıp şikayet etmekten iyidir.

1. Çocuklarımızın okul çağından itibaren hayvanları tanıması ve onlarla doğru iletişimi kurması için okullarda hayvan dernekleri ile ortak programlar yapılabilir.
Bu tip çalışmalar bazı okullarda yapılmaya başlanmıştır.

http://www.haberler.com/okullarda-hayvan-sevgisi-3465048-haberi/
http://www.kultursanat.org/haber.php?id=359
2. Kanun tasarılarını hazırlayan makamların, devletin yetkili merciilerinin, hakimlerin ve basının hayvan işkencesi konusunu ciddiye almalarını sağlamak üzere bu kurum ve kişilerle şahsen iletişim kurma, doğru bilgi alışverişi sağlamak ve konunun ciddiyetini anlatmak.
3. Hayvan işkencesine şahit olursanız “İl ve çevre orman müdürlüğü”nü aramak.
4. Çocuklarımızı hayvan ve insan sevgisi ile bilinçlendirmek, aileler olarak başka bir canlıya zarar vermenin yanlışını anlatmak.

5. Çocuklarımızda bu tip semptomlara rastlarsak bunu kesinlikle görmezden gelmemek, çocuğumuzu uyarmak, yaptığı yanlışı anlatmak ve psikoloğa götürmek.
6. Pet-shoplardan hayvan almamak, hayvan almak istiyorsanız barınaklara gidip hayvan sahiplenmek
7. Çevremizde hayvanlara kötü davranan birilerini veya tanıdıklarımızı gördüğümüzde olabiliyorsa uyarmak, bilgi vermek ve bilinçlendirmeye çalışmak.
8. Hayvanlar için çalışan derneklere üye olmak veya çalışmalarını takip etmek, maddi veya manevi mesleki tecrübelerimizle desteklemek.

Bu dernekler içinde web sitesi en zengin olan HAYTAP’ı incelemenizi tavsiye ederim.
Konular ile aradığınız tüm soruların cevabını burada görebilirsiniz.
http://www.haytap.org/
http://www.yasamhakkinasaygi.com/default.asp
http://www.sokakhayvanlari.com/
http://www.evsizhayvanlar.org/general/index.html
http://www.hayvanhaklariaktivistleri.org/
http://www.haydost.org/

Anasayfa


http://www.haciko.org/
http://www.shkd.org/
http://www.yhdd.org.tr/

Hayvanlar- Animals içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mimarlık mesleği nedir?

mies.van.der.rohe

Tanrı, detaylarda gizlidir (Mies Van Der Rohe)

Kısa bir süre önce bir üniversitenin 1.sınıfında okuyan bir mimarlık öğrencisi bana “mimarlık nedir? Ben olayı tam olarak kavrayamadım, okurken nelere dikkat etmeliyim? mezun olunca neler yapabilirim?” diye sorunca bana sürekli güncelleyeceğim önemli bir blog konusu çıktı.
Yazımı mimarlık öğrencilerine bir rehber olması dileği ile hazırlamaya karar verdim.

Mimarlık nedir?
Mimarlık bina tasarlamak gibi bir tanımla sınırlandırılamayacak kadar geniş bir yelpazedir.
Mimarlık “insanın tüm yaşam alanını” tasarlamasıdır.
Yaşam alanı nedir? İnsanın içinde yaşadığı çevrenin tüm öğelerinin bütünüdür (sokağı, mahallesi,şehri, binası, dairesi, odası, mutfağı, banyosu, parkı, bahçesi, havaalanı, cafesi, restoranı, mağazası, marketi, oyun bahçesi, otobüs durağı, hergün yürüdüğü yolları, müzeleri, camiisi, işyeri, fabrikası vb.)
Bir yapı tasarladığınız zaman yapının ulaşımını, yollarını, çevre ile bağlantısını, çevresine uyumunu da düşünürsünüz.
Yapıyı mimari kurallara-imar yönetmeliklerine, insanın doğasına,ihtiyaçlarına ve emniyetine uygun olarak yaratıcılığınızı katarak tasarlarsınız.
Yaratacağınız yapıya getireceğiniz fark, katacağınız özellikler aldığınız eğitim, tasarımcılık yeteneğiniz, vizyonunuz, araştırmacı ruhunuz, yenilikleri uygulayabilme kapasiteniz, malzeme bilginiz ve sanatçı yönünüz ile direkt ilgilidir.
Mimar aslında yaşam alanlarının sanatçısıdır.

Mimarlık okurken ne gibi faaliyetlerde bulunabiliriz?
1. Verilen eğitimle yetinmemek, işlenen ders konularını mutlaka mimari kitaplar okuyarak, mimari yayınları takip ederek, önemli mimarların yapıtlarını inceleyerek pekiştirmek.
2. Yapı Fuarlarını, dekorasyon fuarlarını takip etmek.
3. Yaz aylarında mutlaka iyi bir mimari ofiste staj yapmak. Bu mimari eğitimin zorunlu bir öğesi, bunu ciddiye almak sadece staj defterini doldurmak değil geleceğinize yatırım yaptığınızı farkında olarak stajınızın hakkını güzel çalışarak vermek doğrusudur.
4. Mutlaka ama mutlaka şantiye mimarlığını öğrenmek, şantiyede şantiye mimarı ile birlikte asistanı gibi bulunmak, oradaki işleri anlamak, öğrenmek, herşeyi sormak. Sadece bakmak değil, anlayarak öğrenmek.
Mimari çizimler ile şantiye uygulamaları bazen birbirini tutmayabilir. Mimarın şantiye tecrübesi yoksa çizim aşamasında uygulanması zor, masraflı veya imkansız tasarımlar yapabilir. Mantıklı ve uygulanabilir tasarımlar yapmak için şantiye tozu yutmuş olmanın büyük faydaları görülecektir.
5. Sosyal olmak. Ekonomik olarak bütçenizin elverdiği oranda hayata karışmak, bolca gezmek, gezilen yerleri artısı ve eksisi ile incelemek. Sadece okul-ev arasında gidip gelmemek.
Sosyalleşmek aynı zamanda çevrenizi de genişletmek anlamıne gelir. Çevrenizi genişletmekle hem danışabileceğiniz kişi sayısını arttırır hem de potansiyel çalışma imkanları, potansiyel müşteriler yaratırsınız.
6. Seyahat etmek. Bulunduğunuz çevre dışına çıkarak bilmediğiniz yerleri keşfetmek, doğayı incelemek, doğadan ilham almak yaratıcılığınızı da tetikler.
Bulunduğunuz şehri tanımak, tarihi yapılarını ziyaret etmek ve incelemek, mimarlık tarihi okumak ve okuduğunuz binaları bizzat gezmek.
7. Bulunduğunuz şehrin “mimarlar odasının” faaliyetlerini takip etmek. Düzenlenen mimari konferansları takip edip, katılmak.
8. Türk Mimarlık dünyasındaki gelişmelerden çeşitli web sitelerini takip ederek haberdar olmak:
www.arkitera.com
www.yem.net
www.yapi.com.tr

www.projepedia.com (süregelen tüm projelerden haberdar olabilirsiniz)
9. Mimari malzeme bilginizi mümkün olduğunca genişletmek.
Bu konuda İstanbul Yapı Endüstri merkezi çok başarılı bir çalışmaya imza atmıştır.
6.000 farklı ve özel malzemeyi bünyesinde topladığı bir malzeme kütüphanesi projesinin Türkiye ofisini açmıştır.
www.materialconnexion.com
Malzeme bilginizi genişletmek için Yapı Fuarlarını gezmek te çok önemli bir adımdır.
www.yemfuar.com
10. Yabancı mimari dergilere üye olmak. Önereceğim 2 dergi:
Detail: www.detail.de
Japan Architecture: www.japan-architect.co.jp
11. Yabancı ve yerli mimari grupların çalışmalarını kendi web sitelerinden takip etmek.

12. Mimarlık ve dekorasyon konularında güzel örnekler paylaşan web sitelerinin ve blogların takip edilmesi:

www.pritzkerprize.com

www.archdaily.com

http://www.arch2o.com

www.architecturaldigest.com

www.archiproducts.com

www.dynamicarchitecture.net

www.houzz.com

www.elledecor.com

www.design-milk.com

http://www.yatzer.com

http://www.inspirationist.net

http://www.houseandgarden.co.uk

13. Kişisel gelişiminize çok önem verin. Bu konuda bol bol kitap okuyun. Bu tip kitaplar kendiniz, iş arkadaşlarınız, patronlarınız ve müşterileriniz ile ilişkilerinizde yardımcı olur. Kendinizi tanıyın, daima geliştirin. Bazı başucu kitabı önerilerim:
simdinin-gucu Şimdi’nin Gücü-Eckhart Tolle
9996a566-0cd8-43df-84ce-dda01a23cf43 Düşünce Gücü ile tedavi-Louise L.Hay
30352 Yaratıcı İmgeleme-Shakti Gawain

kendieverestinizetirmanin-kitap Kendi everestinize tırmanın-Nasuh Mahruki

14. İş hayatında başarılar sağlamış kişilerin, liderlerin hayatını inceleyin. Sadece başarıları değil, başarısızlıkları da inceleyin. Çünkü başarıya giden yolda hepimiz mutlaka hatalar yaparız. Bunların bizi yıldırmaması ve motivasyonumuzu yüksek tutmamız için bu hikayeleri okumamız vizyonumuzu genişletir.

steve-jobs Steve Jobs-Walter Isaacson

kivilcim.ani Kıvılcım Anı- Malcolm Gladwell

AnilarimlaPatronum Anılarımla Patronum-Vehbi Koç
sakip-sabanciBıraktığım yerden hayatım – Sakıp Sabancı

ustun.erguder  Yükseköğretimin fırtınalı sularında- Üstün Ergüder

suna-kirac Ömrümden uzun ideallerim var-Suna Kıraç

ishak-alaton Lüzumsuz Adam-Isak Alaton

sarik-tara  Sınırların Ötesinde-Şarık Tara
15.  İnstagram,Pinterest, Facebook, Tumblr ve Twitter gibi mecraları hiç hafife almayın. Buralar sadece eski arkadaşlarınızı bulmak, onların ne yaptığını takip etme platformları değildir. Her 5 mecrada bolca yer alan mimari grupları, tasarımcıları, sanatçıları, modacıları, grafikerleri takip listenize ekleyin. En son ne varsa zaten burada yayınlanmaktadır. Buralardan bağlantılar kurmaya başlayın.

16. Gençlik, liderlik ve eğitim programlarına katılın! Buralarda konuşmacılarla tanışın!

logo-imza www.renklikampus.org

startup-grind  www.startupgrind.com/istanbul

tedx   www.tedxistanbul.com

Young-guru-academy  http://www.yga.org.tr

17. Online mimarlık eğitimlerine katılabilir, konuşmaları dinleyebilirsiniz:

Architectural Association Institute of Architecture UK

Städelschule Architecture Class (SAC)

TED Talks

Yale University Podcasts

MITVideos (Massachusetts Institute of Technology)

Bartlett School of Architecture

Southern California Institute of Architecture

VideoLecture.net

Princeton School of Architecture

Harvard Graduate School of Design

Okulunuzdan talep edebileceğiniz ilave eğitim ve çalışmalar:
1. Bulunduğunuz şehrin imar müdürlüklerini ziyaret etmek, çalışmaları hakkında bilgi almak, imar yönetmeleklerini incelemek, çalışanları ile tanışmak, bilgi alışverişinde bulunmak. Bu kurumda mümkünse daha okurken çevre yapmanız iş hayatınız için size çok önemli faydalar sağlar.
2. Başarılı mimarların okulunuzda veya okulunuzca tespit edilen mekanlarda konferans vermesini sağlamak.
3. Başarılı mimarların okulunuzda çalışmalarını belli bir dönem sergileyeceği organizasyonlar yapmak.
4. Okulunuzun düzenleyeceği mimari seyahatler. Şehrinizin tarihi yapılarını bir rehber eşliğinde ziyaret etmeniz.
5. Başarılı mimarları yılsonu jürilerinize davet etmek, onların da yorumlarını dinlemek, beslenmek.
6. Eğitim programına “engelsiz mimarlık” konusunun alınması. Bu konuda uzman kişilerin tanıtım konferansı düzenlemesi.
7. Eğitiminize LEED ve BREEAM konularının alınması.Bu konuda uzman kişilerin tanıtım konferansı düzenlemesi.
8. Mimarlık eğitiminin en büyük eksiği ise insanlarla iletişim kurma konusunda eğitim vermemesi. Mezun olduktan sonra işe girdiğiniz zaman:
***patronunuz ile iletişim kuracaksınız.
***Çalışma arkadaşlarınız ile iletişim kuracaksınız.
***Müşterileriniz ile iletişim kuracaksınız

Özellikle mezun olacağınız sene okulunuzdan bu yönde seminerler talep etmeniz çok faydalı olur.
9. Pazarlama konusunda eğitim talep etmeniz sizi başka yerlere taşır. Mezun olduktan sonra kendinizi nasıl satacaksınız, nasıl müşteri bulacaksınız? Nelere dikkat etmeniz gerekiyor? Bunları kulaktan dolma öğreneceğinize “pazarlama ve satış” konusunda ya seminerler düzenletin ya da seçmeli ders olarak talep edin.

mimar

İyi bir mimar olmak için ne öğrenmeliyim?
1. Autocad ve 3D max (olmazsa olmaz)
2. Engelsiz mimarlık nedir? Şehrimizin ve yapılarımızın engelli bireylere göre tasarımı biz mimarların çevremize ve insana gösterdiğimiz duyarlılığın en önemli noktasıdır. Bu konuda alacağınız tüm eğitimler sizi ve ileride kurmayı düşüneceğiniz mimarlık ofisinizi bir adım öne taşır.
3. Leed konusunda sertifika eğitimi almak.
Leed nedir? Arkitera web sitesinde konu ile ilgili genel bilgileri görebilirsiniz:

4. Breeam konusunda sertifika eğitimi almak.

english

5. Dil öğrenin! Mutlaka İngilizce’yi dilbilginize ekleyin!!!. Derdinizi anlatacak, yayınları takip edebilecek, yurtdışına çıktığınızda iletişiminizi sağlayacak seviyede İngilizce öğrenin. Artık dil bilmeyenin yarım insandan sayıldığı bir devirde yaşıyoruz.
İleride yurtdışında çalışma durumunuz olabilir, yabancı mimarlar ile Türkiye’de projeler yapabilir veya yurtdışında inşaat yapan Türk firmalarında çalışabilirsiniz. Bu durumda İngilizce şart ama bir de yanına Arapça ve Rusça eklerseniz işsiz kalmazsınız.
Neden Arapça ve Rusça? Türk inşaat firmalarının büyük çoğunluğu Ortadoğu’da ve Rusya’da inşaatlar yapmaktadır. Buralarda çalışma imkanı yakalamak isterseniz bu 2 dil size her kapıyı açacaktır.

Morpholio_-Crit_rendering1

Telefonunuzda bulundurmanız gereken 10 önemli app:

1. Graphisoft’s BIMx app. (iOS and Android)

2. Autodesk Formit (iOS and Android)

3. Paper (iOS only)

4. Autocad 360

5. MagicPlan

6. iRhino 3D (iOS only)

7. SketchBook (iOS, Android)

8. Morpholio Trace (iOS)

9. CADTOUCH (iOS, Android)

10. Architect Envi Deluxe (iOS)

Mezun olunca hangi alanlarda çalışabilirim?
1. Mimari ofislerde mimar ve/veya şantiye mimarı olarak
2. İnşaat firmalarında tasarım mimarı olarak
3. İnşaat malzemeleri ithalat-ihracatı gerçekleştiren firmalarda tasarım, üretim, pazarlama süreçlerinde
4. Dekoratif ürünler satan mağazalarda satış danışmanı, ürün tasarımcısı veya tecrübe derecenize göre müdür olarak.
5. Kaleminiz de kuvvetli ise mimarlıkla ilgili dergicilikte, online yayınlarda
6. Bankaların da inşai yatırımlar yapmaları dolayısı ile bankaların imar bölümlerinde
7. Belediye imar müdürlüklerinde
8. Yurtdışında inşaat yapan Türk firmalarında mimar, tekniker, şantiye mimarı olarak

Mimarlık sektörünün tercih ettiği okullar:
1. ODTÜ
2. ITÜ
3. Mimar Sinan Üniversitesi
4. Yıldız Teknik üniversitesi
Bu okullardan mezun olan mimarlık öğrencilerinin birer adım önde oldukları söylenebilir, yalnız bu diğer okullardan mezun olanların iş bulamayacağı veya başarılı olamayacağı anlamına kesinlikle gelmemektedir.
Mimarlık eğitimi alan öğrenci eğitimi süresince okul dışında da kendini beslediği, geliştirdiği, ilave eğitimler aldığı ve girişken olduğu sürece her daim iş bulacaktır.

archicat

Mimarlık okurken çalışmak:  Vakit ayırabiliyorsanız, dersleriniz ve boş saatleriniz arasında denge kurabilen, disiplinli bir öğrenciyseniz mimarlık eğitiminizi alırken bir mimarlık ofisinde çalışmanız sizi kariyer hayatınıza hazırlayan önemli bir atılım olacaktır. Mimarlık ofisinde okulunuzda öğrendiklerinizi uygulayabilir, eksiklerinizi görüp tamamlayabilirsiniz. Kendinizi yavaş yavaş olgunlaşmaya başlayan bir meyve gibi düşünebilirsiniz. Bu çalışmalarınız mimarlıktan mezun olduğunuz zaman CV’nizi hazırlarken referans olacak, işe girmenizde son derece fayda sağlayacak, hiçbir tecrübesi olmayan mezunlara göre sizin tercih sebebi olmanıza önayak olacaktır.

Son iki tavsiye:
Mezun olur olmaz kendi ofisinizi açmayın.
Önce iyi bir mimarın yanında 3-5 sene çalışın. Mesleği öğrenin,bir ofisin nasıl yönetildiğini, ihtiyaçlarını, masraflarını, müşteri bulma sanatını öğrenin, çünkü mezun olduktan sonra okulda öğrendiklerinizin yetersiz geleceğini ve daha çok şey öğrenmek zorunda olduğunuzu göreceksiniz.

Mezun olduktan sonra ilk is basvurunuzda eğer okuduğunuz süre boyunca hiç çalışmadıysanız elinizde gösterebileceginiz sadece okul projeleriniz olacaktır.
Artık internet çağında yaşıyoruz. İlk sınıftan itibaren kendi isminizi taşıyan bir web sitesi veya blog açabilir, projelerinizi, stajlarınızı, okuldaki tüm faaliyetlerinizi burada paylaşabilirsiniz. Ayrıca sosyal etkinliklerinizi ve okul dışı faaliyetlerinizi de burada paylaşmanız sizin hakkınızda çok geçerli bir referans olacak, ileride kurmayı düşündüğünüz ofisiniz için bir zemin hazırlayacaktır.

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 13 Yorum

İkea bahar sezonu

İkea’yı sevmeyen yoktur diye tahmin ediyorum.
Pratik çözümler, kullanışlı mobilyalar, hoş teşhirleri ile kullanıcılara fikir vermesi, renkleri, alternatifleri ile hepimizin evine bir şekilde girmiştir.
Ay çok ucuz diyerek kasaya gelinceye kadar toplanan gerekli-gereksiz ürünler cebimizi zaman zaman yakar.
İkea’dan eli boş çıkmak neredeyse imkansız gibi birşeydir.
İllaki ufak ta olsa birşey alınır. Alınanın gereklilik derecesi ise tartışma konusu olabilir…

Bahar aylarına girince İkea’da bir renk cümbüşü başlar. Bu sezon teşhirleri de çok hoş düzenlemişler.
Bir mağazanın teşhiri ne kadar albenili olursa o kadar satışı pozitif etkiler.
Bu sezondan beğendiğim ve önerdiğim ürünleri toparladım, şimdilik elim boş çıkmayı başardım, ama şimdilik…

Çocuk odası teşhirleri rengarenk, müşterilerine ürünleri ile güzel fikirler sunmakta…

Duvara asılan renkli, plastik tutucular ve farklı boyutta kutuları sadece çocuk odasında değil kendi ofisimizde veya banyomuzda bile kullanabiliriz.

Kız çocukları için tasarlanmış mini evcilik takımlarını atlamadan geçmeyeyim. Benim gibi ufak objelere ilgili kişiler için süper.

Bahçeniz veya balkonunuz için mini dekorasyon kombinasyonu

Yaz aylarında yemek takımları da renklenmeli ama…Uçuk mavi-beyaz kombini en güzeli.

Misafire ikram için çok beğendiğim yaprak/damla arası formda seramik kasecikler- tealight mumlarınız için de kullanılabilir.

ve tabii vazgeçilmezimiz yastıklar…retro stilinde desende, güzel renk kombinlerinde…

terasa yeni yastık alma vakti geldi, ama çizgili olanları lütfen. Her renginden birarada kullanmak üzere.

bu siyah çevresi dekorlu aynayı almayan kaldı mı? her restorantta görür hale geldik…ama süslü ve ekonomik olsun denirse harika.
Mini lavabo da şahane! Açık lavaboların altına konulan raflara yerleştirilen sepet konseptine alıştık, ama hala seviyoruz.

Çiçek dikme mevsimi geldi artık…Terasımız, balkonumuz sıkıcı saksılarla dolacağına neden renkli kırmızı saksı kullanmayalım?
Her ne kadar çöp olarak önerilmekteyse de ben saksı olarak kullanılabilir derim.

Modası hiç geçmeyecek aydınlatma tasarımlarından birisi…Mutfağa veya yemek masasının üstüne.

Dantel efektli metal saksılar, çok seviyorum!

Mavi, pembe ve yeşil renkli cam saksılar, nefis!

Emaye son birkaç yıldır tekrar revaçta, beyaz emaye sürahiler su servisinde veya saksı olarak kullanılabilir.

Beyaz boyalı ahşap Çiçeklik çok şirin…

Renkli kovalara bayıldım! Temizlikte kullan, saksı yap, dergilik yap, havlu koy…
ben bunu plaj çantası bile yaparım, koyarım içine havlumu, güneş yağımı, gözlüğümü, takarım koluma trend yaratırım 🙂

renkli balkon saksıları

geldik güzel teras mobilyası kombinlerine…

Havuz yanına veya kumsala renkli plastik yarım şezlonglar da harika!

Restorant-cafe sahipleri için hazırlanmış bir teşhir alanı

http://www.ikea.com.tr

Alışveriş - Shopping içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çeşme şantiye evleri

Turizmin son 10 yılının yükselen yıldızı Çeşmemizin klasik “şantiye evleri”ni bir Mart ayında kimseler yokken, hava muhteşemken yürüyerek görüntüledim.
Henüz sezona hazırlıkların başlamadığı dönemde yabani ot kaplamış bahçeler, kapalı panjurlar, ortalığa hakim sessizlik melankolik bir hava veriyordu.
Artık milyon dolarla ile ifade edilmeye başlayan bu evlerin büyük bölümü şöyle bir elden geçmek istiyor.

Büyük plajın ilk sırasındaki evlerin yaz sezonuna girerken en büyük dezavantajı özellikle haftasonu plajı basan insan sürüsü…Dağlardan taşlardan inenler…
Kıçında don, belinde kamyon tekeri ile denize girenler. Ardında bıraktıkları pislik.
Arabasını önünüze park edenler, yakılan mangallar, acaip bir trafik derken bahçenizde keyifle oturmak imkansız hale geliyor.
Dolayısı ile bu evlerin en doğru kullanım sezonu yaz bitişi oluyor.
Bu kış yolu daraltarak park konusuna müdahale edilmeye çalışılmış…bu sefer gelenler arka sokaklara dolayısı ile yine evlerin önlerine park edecekler elbet.

Şantiye evlerinin geçmişi en az 50 senelik…Dolayısı ile büyük bahçeler, bahçe duvarından en az 10 metre geride evler harika bir dinlenme alanı yaratıyor.
Çocuklar için ise malum süper oyun alanları bahçeler.
Palmiye ağaçları ise bahçeye ayrı bir güzellik katıyor, hele bir de bahçenin bakımı yapılmış, çeşitli bitkiler de ekilmişse harika bir yazlık çıkıyor ortaya.
Bazı evler sezonluk mobilyalı olarak kiraya veriliyor, kiralar emlak sitelerine bakılınca 10.000 USD cıvarında.

Şantiye evlerinden bazıları…

Güzel Çeşmemizin tanıtımı için hazırlanmış videomuz:

Aslına bakılırsa kumrucularımıza çok az değinilmiş, kumru Çeşme için başlıbaşına bir beslenme kültürü, Şantiyedeki Veli usta dondurmacımız yok, Yıldızburnundan geçilmemiş, en önemlisi hepimizin Çeşme’ye tepeden araba ile girişimiz vardır, o anı içimize çekerek Çeşme’ye ayak basarız, işte o önemli manzara gösterilmemiş…

Ama olsun, Çeşme 1 tanedir.

Alaçatı - Çeşme içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Material Connextion Istanbul

Ekim ayında İstanbul Yapı Endüstri Merkezi bünyesinde mimarlık, mühendislik, tasarım, grafik, eğitim kurumları, giyim, dekorasyon ve aklımıza gelebilecek tüm sektörleri ilgilendiren çok önemli bir “malzeme merkezi” olan Material Connextion Istanbul açıldı.
İstanbul ile birlikte dünya çapında 8 farklı şubeye sahip Material Connextion ilk olarak 1997 senesinde George M.Beylerian tarafından New York’ta açıldı.

George Beylerian röportajı:
1997 senesinde birden dünyanın hiçbir yerinde malzemelere ait bir kütüphane olmadığını fark ettim. Sadece malzeme değil, benzersiz malzemelerden bahsediyorum. Araştırma ve inovasyon bugün çok önemlidir. Teknik anlamda kategorize edilmiş yaklaşık 110 malzeme varken aslen bizim görüş açımızdan bu 6.000 farklı malzeme, bunları kurulduğumuzdan beri toparlıyoruz.
Bu malzemeler bir juri tarafından seçiliyor ve kategorize ediliyor, sistematik bir şekilde veriler toplanıyor, bunu çok ciddiye alarak hazırlıyoruz çünkü bu bir inovasyondur ve inovasyon başarıya giden anahtar kelimedir.
Bu fikir, çalışma çok hızlı bir şekilde dünyada yayılıyor, sadece profesyoneller arasında değil aynı zamanda akademik alanda da hızla kabul gördü. Üniversiteler ve öğrenciler bizlerle bağlantı halinde hatta kendi kütüphanelerine bile malzemelerimizi dahil etmekteler. Artık birçok iyi okulun kütüphanesinde daha küçük ölçeklerde yer alıyoruz.
Material Connextion inovasyona karşı büyük bir sorumluluk taşır.
Malzemelerin güzel olması konumuz değildir, malzemede bir inovasyon göremezsek ilgilenmeyiz.
Her sene seçtiğimiz ilk 10 inovatif malzemeyi katıldığımız fuarlarda sergileriz.
Malzeme ile ilgili detaylı bilgileri paylaşırız. Malzeme seçimlerinde dünya çapında sağlam yere sahip teknik uzmanlar -mesela mimarlar, moda tasarımcıları, endüstriyel tasarımcılar gibi profesyoneller bazen de bilim adamlarını dahil etmeyi tercih ederiz. Düzenli olarak her ay toplanır ve bu 10 kişiye malzemeleri sunarız, kütüphaneye dahil olacaklar seçilir.
Mobilya endüstrisi için gelecek vaad eden malzeme olarak sizce nedir?
Bu milyon dolarlık bir soru. Ama şöyle diyebiliriz: Belli bir amaç için üretilmiş malzemelerin farklı bir fonksiyon olarak ta karşımıza çıkması ve tasarıma ilham vermesi diyebiliriz. Malzemeyi yeni alanlarda kullanmak.

Material Connextion’dan nasıl faydalanılabilir?
Firma olarak yeni bir ürün yaratacaksınız ve bu ürün için özel bir takım malzeme özellikleri arıyorsunuz. Burada mevcutta henüz 450 malzeme sergileniyor, bunlar arasından istediğiniz özellikleri taşıyan malzemeleri bulabilir, bilgi edinebilir, imalatçıları ile bağlantıya geçebilirsiniz. Toplamda 6.000 farklı çeşit malzeme hakkında sizin istediğiniz malzemeler sizin adınıza araştırılıyor, seçiliyor ve sunuluyor.
Araştırma-geliştirme yapma vaktiniz minimuma indiriliyor, çünkü herşey elinizin altında.
Aklınıza gelmeyecek ürün özellikleri de size sunuluyor, bu sebeple de artı bir değer kazanmış oluyorsunuz.

Material Connextion Istanbul açılış partisinde mimar Kerem Erginoğlu, tasarımcı Derin Sarıyer, Richard Lombard ve takı tasarımcısı Arman Suciyan ile yapılan röportajlarda yeni kuruluşa yaklaşımları soruldu:

Material Connextion Istanbul web sitesinde detaylı her türlü bilgiyi edinmek mümkün.

http://tr.materialconnexion.com/

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

ozzdsign by Özlem Özsaruhan

Özel tasarım, yaratıcı, esprili, her yerde bulunmayan, sıradışı ürünler arayanlar için yepyeni bir adres “ozzdsign” !
Markanın yaratıcısı, tasarımcısı ve uygulamacısı Özlem benim de çocukluk arkadaşım. O kadar keyifli ürünler tasarlıyor ki hakkında yazamadan edemedim.
Özlem, grafik tasarımcı ve iç mimar. İtalya ve Amerika’da eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul’a taşınarak burada öncelikle grafik tasarım alanında firmalarda çalıştı, sonrası da freelance çalışmalarına devam etti. Geçen senenin sonunda artık kendi markamı yaratma vakti geldi diyerek kendisini yansıttığı, her bir tasarımında kendisini ifade edebileceği OZZDSIGN markasını yarattı.
Kurumsal kimliğinden, içeriğine, ürün seçkisinden, web sitesine, en ince ayrıntısına kadar her bir tasarımı Özlem’e ait renkli ve ilham verici markasını hepimizin beğenisine sundu.

Özlem çocukluğunda t-shirt baskıları ve incik boncuk tasarımları yapan, sürekli takıp takıştıran, hiçbir zaman normal günlük bir kıyafette göremeyeceğiniz, illaki de kıyafetine enteresan bir aksasuar takan, her daim saç modelini ve rengini değiştiren şen şakrak neşeli bir kişiliktir. Evine geldiğinizde her yeri inceleme ihtiyacı duyarsınız, her bir noktada tasarım bir ürün, esprili objeler görebilirsiniz. Renkleri çok sevdiği için de herşeyi rengarenktir. Susuz yaşayamayan, evimize geleceğini duyunca evi damacanalarla donattığımız arkadaşımın yanından eksik etmediği her yere taşıdığı su şişesine bile kıyafet geçirilmiştir.

Özlem, yeni markasını yaratması ile birlikte evinin bir bölümünü showroom ve tasarım alanı haline çevirdi. Şapka takmayı çok sevdiği için tasarım çalışmalarına şapkalarla başladı. El emeği-göz nuru dediğimiz şapka tasarımlarının her birini tek tek atölyesinde kendisi yapıyor. Şapka tasarımları yanında t-shirt, takı, dekoratif ev eşyası,önlükler, çantalar, ayakkabılar da ürün yelpazesi içersinde.

İşlerine 2011’deki Bebek festivaline hazırlanarak başladı. Festival sırasında gelenlerin ilgisi ve talepleri doğrultusunda işlerini geliştirdi ve piyasada bulamadığı, görmediği ürünleri tespit ederek ise ürün yelpazesini şekillendirdi.

Ürünlerinin en önemli özelliği elde yapılıyor oluşu. Bu sebeple hiçbiri birbirine benzemiyor. İstek üzerine kişiye özel tasarımlar da yapıyor.

Özlem, özellikle giysilere aksesuar tasarlamayı seviyor çünkü kendisine göre aksesuar elbiseyi tamamlıyor. Genel anlamda da aksesuarlarda yaratıcılık görmediği için bu konuya odaklanıyor.

Ürünleri her zevke göre. Sıradışı tasarımlar yanında daha güncel giyilip takılabilecek ürünleri de görebiliyoruz.
T-shirt ve şapkalarında günlük dilde kullanılan kelime ve cümleleri kullanarak ürüne espri katıyor. Özellikle Türkçe dili kullanıyor çünkü Türkçe’deki birçok kelimeyi başka dile çevirince ortaya anlamsız şeyler çıkıyor.
mesela “yersen” kelimesini başka dile çevirince Türkçe’deki anlamını karşılaması imkansız.
“biraz göndermeli sloganlar” kullanıyorum diyor.


“başımı döndürüyorsun” şapkası

Çocuklar için tasarlanmış ama bence yetişkinlerin de takabileceği kışlık şapka modeli

Futbolseverler için esprili şapkalar tabii ki unutulmamış!!! İşte sizlere FANATIK bereler!
http://www.funkywardrobe.net/2012/02/24/fanatik-bereler-hazir/

Bebekler ve çocuklar için ürün yok mu derseniz tabii ki var hem de en şekerleri, en komiklerinden!
http://www.ozzdsign.com/collections/baby-hats-0-3-years

Tüm malzemelerini sezonlara göre seçiyor, kullanıyor. Gittiği her yerden birşeyler toparlıyor, çizmeden içinden geldiği gibi yapıyor.

Tasarımlar kendine güvenen, bir stil çizgisine sahip olan, esprili her yaştan kişiye uygun ürünler.

Web sitesini oluşturma aşaması ve ürünlerin fotoğraflanması süreci çok zevkli geçmiş. Özlem birçok yakın arkadaşından ürün fotoğraflanmasına modellik yapmasını istemiş. Hem çok eğlenmişler hem de çok yorulmuşlar.


Merve :)))

Çekimler Merve’nin Riva’daki evinin bahçesinde, önceden hiçbir plan yapılmadan tamamen spontane bir şekilde, yakın arkadaşı fotoğrafçı Soner Ataş tarafından gerçekleştirilmiş. Soner de videolarda görülen Kerem de “evde yoktur”. Ortaya işte bu görüntüler çıkmış 🙂

Web sitesi gerçekten de çok keyifli, resimler şahane, tiplemeler süper, dolayısı ile ürün prezentasyonu harika!
http://www.ozzdsign.com/

Ürünleri web sitesinden sipariş edebiliyorsunuz veya illaki de görmek isterim diyenlerdenseniz Özlem’i arayıp randevu ile showrooma gidebiliyorsunuz.

Ayrıca blog yazıları da mevcut. Burada gezdiği yerleri, beğendiklerini paylaşıyor, görsel ağırlıklı paylaşımlar yapıyor.
http://www.funkywardrobe.net/

Haydi hep birlikte alışverişe!!!

Alışveriş - Shopping içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Kelimelerin Gücü- Paolo Coelho

Ünlü yazar Paolo Coelho’nun kişisel blogunda 24 Şubat tarihinde alıntı olarak yayınladığı çok etkileyici bir hikayeyi burada paylaşmak istiyorum.

Ormanda oyun oynayan 2 genç kanguru çok derin bir çukura düşerler.
Dışarı çıkmak için zıplarlar ama çukurdan çıkabilecek kadar yükseklere zıplayamazlar.
Bu esnada büyük bir kanguru grubu çukur etrafında toplanmaya başlar.
Çukur çok derindir ve toplaşan kangurular çukurun içindeki 2 kanguruya buradan çıkmalarının imkansız olduğunu seslenirler.
Yaşlıca olan kanguru bu söylenen cesaret kırıcı sözleri duyar ve bir süre sonra mücadelesinden vazgeçerek uykuya çekilir. Genç olan ise daha da çaba sarf ederek zıplamaya devam eder.
Sonunda çukurdan çıkmayı başarır, izleyici kangurular şaşırır ve “sana çıkamayacağını bu kadar kez söylemişken neden çıkmak için daha da fazla mücadele verdin?”
Kısmen sağır olan kanguru şoka girer ve “hepinizi çukurun başında tezahürat yaparken görünce çıkmak için güç kazandım” der…

Kelimelerinizin başkaları üzerindeki etkilerini her zaman hatırlayınız.
PRIYA SHER

http://paulocoelhoblog.com/

Özellikle dost sıfatı altında veya aile bireyleri arasında herkese herşeyi söyleyebilmeyi doğal sayarız.
Ağzımızdan çıkanı kulağımız duymaz, düşünmeden dürüst olayım diyerek aklımıza geleni söyleriz.
İyi niyetle bile olsa herşeyin bir söylenme biçimi vardır.
Sarf ettiğimiz bazı cümleler bize gayet normal şekilde söylenmiş gibi gelebilir ama karşınızdaki kişinin gururunu, cesaretini, umudunu, heyecanını, mutluluğunu yerle bir edebilirsiniz.
Karşımızdaki kişinin içinde bulunduğu durumu da kendimize göre yorumlarız. Ama kendimizi o durum içine sokamayabiliriz.
Veya tam tersi kelimeleri öyle hoş bir biçimde ifade edersiniz ki karşınızdaki kişiye mutluluk, cesaret, özgüven, ümit verirsiniz…

Bu güzel hikayede de 2 türlü davranış anlatılmıştır.
Kangurunun birisi söylenenleri duymuş, olduğu gibi kabul etmiş, cesareti kırılmış ve mücadeleden vazgeçmiştir.
Diğeri ise kısmen sağır olmasından dolayı olayı farklı algılamış, güç bulmuş ve mücadele ederek hedefine ulaşmıştır.

Neden biz de destek olan, güç veren taraf olmayalım?

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sultanlar,Tüccarlar,Ressamlar

Pera Müzesin’de 21 Ocak’ta başlayan ve 1 Nisan tarihine kadar sürecek olan “Sultanlar,Tüccarlar,Ressamlar” sergisi Türk-Hollanda ilişkilerini aktarması ve resimler vasıtası ile bunları belgelendirmesi açısından oldukça hoş bir sergi.
Aynı zamanda eski İstanbul yalılarını ve dönemin yaşam tarzını anlatan fotoğraflar ise eski İstanbul ile günümüz İstanbul arasındaki büyük farkı gözler önüne sermekte. Dönemin muhteşem mimarilerinin nasıl yok olduğunu görmek aslında üzüntü verici…
Ahmet Hamdi Tanpınar bunu çok güzel bir şekilde kelimelere dökmüş…


Ölü Doğa, Gaspar Peeter Verbruggen


Müzede sergiye getirilmiş okul çocuklarını görmek çok keyifli idi. Okulların buna duyarlılık göstermeleri, çocuklara resmi, sanatı sevdirmeleri yaratıcılıklarını geliştirmek anlamında çok önemli.

“Kıyafet Resimleri Serisi”


Çavuşbaşı, Vanmour Okulu


Yeniçeri Ağası, Vanmour Okulu


Kapıcıbaşı, Vanmour Okulu


Valide Sultan, Vanmour Okulu


Sultan III.Ahmet, Vanmour Okulu


Sadrazam, Vanmour Okulu


Kapı Ağası, Vanmour Okulu


Arnavut Denizci, Vanmour Okulu


Kızlarağası, Vanmour Okulu


Çavuş, Vanmour Okulu


Silahtar Ağası, Vanmour Okulu


Bulgar Kadın, Vanmour Okulu


Kahveci, Vanmour Okulu


İstanbullu Rum Kadın, Vanmour Okulu


İstendil Adalı Kadın, Vanmour Okulu


Seçkin bir Türk kadınının loğusa odası, Jean Baptiste Vanmour


Türk Düğünü, Jean Baptiste Vanmour


Sadrazam’ın At Meydanından geçişi, Jean Baptiste Vanmour


Elçi Onuruna Sarayda verilen yemek, Jean Baptiste Vanmour


Sergiden genel görünüm


Yusuf Agah Efendi, Cal Fredrik von Breda


Vergennes kontesinin Türk giysileri içersinde portresi, Antoine de Favray, 1768


İngiliz elçisinin kızı tahtırevanda, Fausto Zonaro, 1896

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bir Ülke Değişirken / SSM

Sakıp Sabancı müzesinde yeni başlayan ve müzenin süresiz sergisi olacak “Bir Ülke Değişirken” sergisi Sakıp Sabancı’nın kendi koleksiyonundan derlenmiş.
Ülkenin resim sanatının başlangıç ve gelişme dönemine ait birbirinden güzel ve özel eserler ihtiva ediyor.
Osmanlı Döneminden Türkiye Cumhuriyetine uzanan modernleşme sürecini yansıtmakta.

Sergi alanında kullanılan renkler, eser seçkileri, prezentasyon şekli gayet hoş idi. Doğrusu sergiden pek te çıkasım gelmedi.
Günümüzün modern müzecilik anlayışında “audio” sistemi de çok yaygın olarak kullanılmakta.
Serginin yabancı kişiler tarafından da ziyaret edileceği düşünülürse audio sisteminin de getirilmesi iyi olabilirdi.
Ayrıca da genel kültür anlamında eserler hakkında biraz daha fazla bilgi sahibi olunması açısından da gerekli bir detay olduğunu düşünüyorum.
Sergi yeni başlamış olmasına rağmen müze dükkanında sergi ile ilgili ticari ürünlerin hazırlanmış olması da güzel tabii.
Sergi çıkışı o heves ile alışveriş yapmak, hediyelik almak keyifli oluyor.
Müzelerde pek te rastlanmamakla birlikte döneme ait fonda hafif bir müzik dinletilmesi de ortama hoşluk katabilirdi.
Tabloları aydınlatan aydınlatma elemanları çok başarılı değil…Tablolarda yansıma yapmakta…Daha profesyonel ürünler ile değiştirilmeleri doğru olabilir.


Şevket Dağ, II. Selim türbesi kapısı, 1909

Hachiko-Sadakatin Hikayesi


Şehzade Abdülmecit efendi, Camii kapısı, 1901


Osman Hamdi Bey, Arzuhalci, tarihsiz
Resimdeki ışık-gölge oyunları, süjelerdeki detaylar ressamın ne kadar detaycı ve iyi bir gözlemci olduğunu gösteriyor.


Osman Hamdi Bey, Kokona Despina, 1906
Yüzdeki detayların kusursuzluğu dikkate değer…adeta fotoğrafa bakar gibi bir hava vermekte.


Halil Paşa, Pembeli Kadın portresi, 1904


Feyhaman Duran, Celaleddin Arif bey portresi, 1907


Osman Hamdi Bey, Beyaz vazoda çiçekler, tarihsiz


Hüseyin Zekai Paşa, Yıldız parlı, 1897


Hoca Ali Rıza, Yeşil Mescit, tarihsiz


Ahmet Ziya Akbulut, İstanbul, 1918


İbrahim Çallı, hamakta uzanmış kadın, 1912


Feyhaman Duran, Beyaz Kotra, 1966


Namık İsmail, nude, tarihsiz


Halil Paşa, Nü


Fikret Mualla, Sokak-Beyaz, 1957


Ali Avni Çelebi, Topkapı sarayı, tarihsiz


Hikmet Onat, Oturan kadın, 1928


Cevat Dereli, Mevleviler, tarihsiz


Süleyman Seyyid bey, Portakallı natürmort, 1904

Sakıp Sabancı Müzesi
http://muze.sabanciuniv.edu/sayfa/bir-ulke-degisirken-2

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Karaköy

Tophane/Karaköy ve çevresi gittikçe gelişmekte ve güzelleşmekte olan bir yer haline geldi.
Önceleri İstanbul Modern müzesi ile başlayan hareketlilik teker teker açılan cafeler, küçük tasarım dükkanları, sanat galerileri ve şimdi yapımına yeni başlanan oteller
ile devam etmekte.
Burası tam bir yatırım alanı haline gelmiş. Bütçesi olan ve farklı projeler geliştirmek isteyen mimarlar ve inşaat firmaları, tasarımcılar ve marjinal yaşamları benimsemiş yaratıcı kesim için ideal bir tasarım ve yaşam alanı haline gelmek üzere…Bundan 2-3 sene sonra burada yer bulmak zorlaşacak, fiyatlar da ciddi anlamda yükselecek hissindeyim.
Arka sokakları gezince birbirinden güzel ve eski yapıların nasıl da bakımsız ve ilgisiz bırakıldıkları görülebilir.
Halbuki bunların sahipleri veya firmalar tarafından restore edilmeleri, butik otellerin açılması dokuya daha büyük bir zenginlik katar, İstanbul’un yatak ihtiyacını da kısmen karşılardı.
Pek yakında bunları göreceğiz…


Karaköy sokaklarında karşımıza çıkan “Julius Meinl” cafe
Kemankeş Karamustafa Paşa mahallesi
Kara Ali kaptan sokak No:7
34425 Karaköy Beyoğlu
T: 212 243 69 93

Cafeden ilerlediğimiz zaman Selda Okutan’ın takı mağazasına geliyoruz. Çok keyifli ve yaratıcı takı tasarımları ile dolu mağazanın üretim atölyesini de oracıkta görmek mümkün.

Selda Okutan
Kemankeş mahallesi, Ali Paşa değirmeni sokak No:10/A
Tophane
T: 212 514 11 64


Atölye 11
http://www.atolye11.com
Mobilya, ipek yastıklar, takılar ve aydınlatma ürünlerini görebileceğiniz güzel bir tasarım dükkanı daha…

Fransız Geçidinde ise “Kağıthane” ve Bej cafe’nin içiçe olduğu mekana geliyoruz. Kağıthane’nin sahibi grafik tasarımcısı, içerisi esprili ve yaratıcı tasarımlarla dolu.
Keyifli bir hediyelik eşya dükkanı.

Kağıthane
Kemankeş caddesi No:11

Şubat 2012’de açılan haftanın 7 günü 8:30-20:30 arası açık olan OPS cafe şimdiden herkesin uğrak noktası olmuş bile…

Dekorasyonu Arketipo Design ortaklarından Esin Sözer’e ait. Esin hanım aynı zamanda cafenin sahibi Yasin Kalender’in de eşi. Dolayısı ile ortaya çok keyifli, pozitif enerjiyle dolu, zevkli ve kendinizi evinizdeymişçesine hissedeceğiniz güzel bir dekorasyon çıkmış.

Nutellalı meyveli dürüm spesyalitelerinden…Dürüm ekmeği Italya’dan geliyor…
Arnavut kahvaltısı ve kuru etli OPS kahvaltı tabağı nefis. Kuru etler özel olarak Boşnakların yaşadığı Yıldırım mahallesinden getirtiliyor.
Peynir çeşitleri, zeytin, zeytinyağı ve yumurta çevre köylerimizden getirtiliyor.


Mumhane caddesi, Nimet Han, 45/B
Karaköy
T: 212 245 0288
http://www.opscafekarakoy.com

Oradan Galeri İlayda’yı ziyaret ediyoruz. Galerinin solundan 5 daireden oluşan apart dairelere çıkabiliyorsunuz. “Karaköy Harbour Flats” olarak geçen bu daireler özellikle turistlere yönelik ve fiyatları son derece makul…

Sokak aralarında gezmeye devam ediyoruz. Şimdiki durağımız Galeri MANA.

19. yüzyıldan kalma bir un değirmeni bugün güzel bir galeri haline dönüştürüldü.


Galeri Mana
Kemankeş mahallesi
Ali Paşa değirmeni sokak No:16-18 Beyoğlu
http://www.galerimana.com

Şimdi de arka sokaklarda restore edilmeyi bekleyen güzel yapılara geldi sıra…

Seyahat- Travel içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Osman Hamdi Bey & Amerikalılar

Pera Müzesinde süregelen Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar sergisi 8 Ocak 2012 tarihine kadar görülebilir…
http://www.osmanhamdibey.gov.tr


Pera Müzesindeki sergiden genel görünüm

Osman Hamdi Bey, Chamonard ve Carlier ile birlikte

Antiokhos’un başı, Mayıs 1883, Nemrut Dağı

Osman Hamdi Bey Antiokhos’u tasvir eden bir taş kabartmanın alçı kalıbını çıkarırken

Türbe Kapısı önünde iki kadın, 1883

Ab-ı Hayat çeşmesi, 1904

Camii kapısında, 1891

Camii kapısında eserinden detay görüntü

Nippur Tapınak sarayı kazısı, 1903


Agora’nın rekonstrüksiyonu, Francis H. Bacon,

Akropolisin planı, Francis H. Bacon

XVI no’lu mezarın perspektif görünümü, Francis H.Bacon 1882

Athena Tapınağının mevcut durum planı, Joseph T. Clarke

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Contemporary İstanbul 2011


Artapot, Happy hour

Jean Francois Rauzier, Babel II

Ali Alışır

Stefan Strumbel

Akın Yıldırım

Mauro Corda, Jeune

Mehmet Uygun

Sonat Çavuşoğlu, Ayrılamama 2

Tayfun Serttaş

Yaşam Şaşmazer

Ian Fabre, Kudu 2010

Esma Paçal Turam

Greta Frau

Richard Stipl

Devrim Erbil

http://www.contemporaryistanbul.com

Kültür- Sanat / Culture-Art, Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Masa ve Yaşam Sanatı sergisi

İstanbul Divan Oteli’nde KÜSAV tarafından 4.kez gerçekleştirilen “Masa ve Yaşam sanatı sergisi” farklı, özel ve yaratıcı sofralara meraklı herkesin ziyaret etmesi gereken hoş bir çalışma.
Cemiyet hayatında yer alan isimlerin ve markaların hazırladığı bu serginin ana sponsoru ASTAŞ Holding.
Ünlü isimlerin kendi evlerinde misafirler ağırladıkları zaman kullandıkları yemek takımları oldukça başarılı.
Beğendiğim bazı masalardan örnek çalışmalar…

Divan Oteli çalışması

BC Atelier çalışması

Merve Gürsel çalışması

Caroline Koç çalışması


Semahat Arsel çalışması

Serdar Gülgün çalışması

Rosenthal masası


Arzu Sabancı çalışması


Bektaşi Sofrası


Armani Casa

Luxuria

Divan İstanbul Elmadağ
Asker Ocağı Caddesi 34367 No:1 Şişli İstanbul
T: 0212 315 55 00
F: 0212 315 55 15
info.divanistanbul@divan.com.tr

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İzmir Doğal Yaşam Parkı

Doğal Yaşam Parkı, İzmir’e yapılan en güzel yatırımlardan birisi olarak algılanabilir. Oldukça büyük bir alana kurulu yaşam parkında çok keyifli bir gün geçirilebilir.
Her bütçeye uygun olarak düşünülmüş 50 kuruş ve 2,5 TL arası giriş ücreti ile park haftanın 7 günü ziyaretçilere açık. Şehirden uzaklaşmak, doğaya kaçmak, biraz yürüyüş yapmak, hayvanları izlemek, açıkhavada tazecik çay keyfi yapmak, kitabınızı alıp uzaklaşmak, dinleneceğiniz güzel bir gün geçirmek için gerçekten çok güzel bir kaçamak yeri. Açılış saatlerine denk gelirseniz kalabalıktan, çocuk gürültüsünden kurtulmuş olursunuz.


İzmirimizin merhum fili “Pak Bahadır” maalesef bu alanda keyif yapma imkanı bulamadı ama anısına mezarı parka taşınmış.
40 senesini vatandaş görecek diye minicik beton bir alanda geçiren filimize üzülmeden edemedim…
Neyse ki unutulmamıştı…

Engelli vatandaşlar için girişte temin edilebilen engelli arabaları ile parkı dolaşmak mümkün.
Engelli otoparkı da mevcut lakin daha ziyade duyarsız vatandaşlar tarafından girişe yakın olmak üzere istila edilmiş denebilir.
Nefis bir doğa, pırıl pırıl bir alan, bakımlı hayvan yaşam alanları ile eski Fuar hayvanat bahçesinden çok uzakta çok daha medeni bir park.
Hayvanların da uzaktan bakınca oldukça bakımlı olduğu, kemiklerinin sayılmadığı söylenebilir. Dolayısı ile hayvanseverler açısından da sevimli bir yer.

Begümcan ile Şubat 2011’de dünyaya gelen yavrusu “izmir”.

Siyah Makak

Benekli Sırtlan

Leylek

Ziyaretçilere en çok yaklaşabilen hayvan: Zürafa

Tek Hörgüçlü Deve

İzmir Doğal Yaşam parkı ile ilgili detaylı bilgi için:

http://www.izmirdogalyasamparki.org.tr/mainpage.aspx

Seyahat- Travel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın