Covid oldum, ne yapmalıyım?

Bir gün herkes 5 dakikalığına meşhur olacak demiş Andy Warhol, ben de bir gün herkes covid olacak diyorum.

Covid olursam bu süreci blogumda paylaşacağım ki dileyen faydalansın diye düşünmüştüm, düşündüğüne dikkat et demişler, düşünce gücü hafife alınmaz. Vakit geldi.

Şahsi iddiam, maske dışında bizi bu virüsten koruyabilecek birşey yok. Maske benim son 1 sene içinde merdiven çıkarken nefessiz kalmama ve yeterli oksijen almamı engellemesine ve bunu günlük hayatımda çok net hissettirmesine rağmen şimdilik başka bir alternatifi olmadığı için sürekli kullanılması gereken bir sağlık aksesuarı.

Araba hızlı bulaşmanın ana yerlerinden birisi, yanyanasınız, mesafeniz yok, eş-dost-akraba diyerek maske takmadan seyahat ederseniz, birisinde var ise garantili geçer. Aracınıza birlikte yaşadığınız aileniz dışında birisi binerse maskesiz seyahat etmeyiniz. Araba derken tabii minibüs,otobüs, tramvay gibi tüm toplu ulaşım vasıtaları bu kategoriye girmektedir.

Covid testini hastalıkla temas ettiğinizi bildiğiniz tarihten “minimum” 5-7 gün sonra olmalısınız. Ben temas bilgisi geldikten sonra 5 gün bekledim, test oldum, negatif çıktı. Ya temas tarihini yanlış hesaplamıştım ya da daha sonra bulaşmıştı. İlk belirtiler temasın üzerinden 7 gün içinde çıktı, birden beden ağrıları başladı, dizler, bacak eklemleri,kaslar,omuzlarda ağırlık kaldırmış gibi kas ağrısı…ağrının bedende dolaştığını gözlemliyorsunuz. Sonra üşüme ve hafif ateş. Direkt hastane aciline 2.testi olmaya gittim. Ertesi öğlen telefon geldi, pozitifsiniz,çıkmayın,ilaçları getiriyoruz diye. 1,5 saat sonra ilaçlar eve geldi.

“Favicovir” ilaç yanında kullanma talimatı ile geliyor. 5 günlük bir kür. ilk 2 gün 12 saatte 1 kez 8 adet yutuyorsunuz, sonraki 3 gün 12 saatte bir 3 adet.

Bunun yanında başka bir ilaç vermiyorlar. Sonrası top sizde.

Doktorunuzla iletişimde olun,covid geçirenlerle konuşun. Özellikle covid geçirenlerin tavsiyeleri bence öncelikle dinlenmeli.

COVID olmadan önce ne gibi hazırlıklar yapmalısınız? Evde bulunması gereken ilaçlar:

  1. Coaspirin, (kan incelmesi için kullanılıyor)
  2. Vitamin C,
  3. vitamin D,
  4. parol (ateş düşürücü)

En önemli tavsiyem: Covid bulaşmadan önce elinizin altında danışabileceğiniz ve süreci yönetebileceğiniz doktorunuz olsun. Neden mi? Çünkü covide yakalanınca ani korku panikleriniz olacak ve bu arada her şeyi göze alarak sağı solu arayacak, saçma sapan kazıklara maruz kalabileceksiniz. Dersinizi önden çalışın. Pişman olmayın.

Acil durumlar için size yemek ve ilaç getirebilecek komşu ve arkadaşlarınızı bilin. Yalnız yaşıyorsanız ve çevrenizde böyle kişiler yoksa yaşadığınız alandaki marketlerden yardım isteyebilirsiniz.

Sağlık sigortanız olsun, hangi hastanelere acil bir durum olursa ulaşabileceğinizin bilgileri olsun.

Özel sağlık sigortanız yoksa ve özel hastanelerde tedavi olma düşünceniz varsa vay halinize…Prof. doktora muayene olmanın kapısı 910 TL’den açılıyor (online veya yüzyüze fark etmiyor bu arada) akciğer tomografisi 300 TL ile 1.200 TL arası değişiyor…Hele bir de yatarsanız hayat birikimlerinizi bırakıp çıkarsınız muhtemelen…

Covid özel bir virüs, henüz ne olduğu, yan etkileri, vücut hasarları tam olarak belirlenebilmiş değil, dünya genelinde veriler bolca toplanıyor. Bu sebeple hafif bir gripmiş gibi rahat davranırsanız ayvayı yersiniz. Hafif filan değil, gayet ciddi bir hastalık. Çevrenizde konuyu hafife alan birçok gerzocan ile karşılaşacaksınız, usulca uzaklaşın. Anca başınıza gelince konunu vehametini anlayacaksınız.

Covid iken dikkat etmeniz gerekenler:

  1. Bol bol su içilecek

2. Ilaçlar asla aksatmadan alınacak

3. 10 günlük karantina süreniz sona erdi diye kendinizi sokaklara atmayın, tekrar bir covid testi olun, çünkü benimki gibi yine pozitif çıkabilirsiniz. Bu da çevrenize ve ailenize yaymaya devam ediyorsunuz anlamına gelecektir. Amannnn dikkat!

10 günlük covid süreci, her kişiye göre değişken bir süreç olup ortak yönler taşıyabilir, tamamen farklı bir seyir de gösterebilir, doktorla yürütün.

1.gün

hafif ateş, titreme, eklem hissi, omuz ağrısı, bedensel ağrılar, yorgunluk hissi

sabah ve akşam 8 adet favicovir

2.gün

hafif yorgunluk, akşama doğru artan yorgunluk, erken yatma ihtiyacı

sabah ve akşam 3 adet favicovir

3.gün

hafif yorgunluk, akşama doğru artan yorgunluk, erken yatma ihtiyacı

sabah ve akşam 3 adet favicovir

4.gün

hafif yorgunluk, akşama doğru artan yorgunluk, hafif üşüme

tüm gün 3 paket sıgara içmiş gibi ciğerlerimi hissettim

akşam ateşi 37,5 , gece terlemesi

sabah ve akşam 3 adet favicovir

5.gün

hafif yorgunluk, akşama doğru artan yorgunluk, erken yatma ihtiyacı

sabah ve akşam 3 adet favicovir

ilaçlar bitti.

6.gün

Normal enerjide bir gün. 1 saat yemek yaptım, aniden çok yoruldum. Akşam saat 20:00 gibi başlayan 37,8 ateş. Gece terlemesi.

7.gün

Normal enerjide bir gün. Akşam saat 20:30 gibi başlayan 37,7 ateş.

8.gün

Feciii yorgun uyanış. Ama nasıl bir yorgunluk…sanki bir önceki gece 10 saat ben uyumadım gibi. Hiç böyle bir halsizlik hatırlamıyorum. Sonra kesik kesik başlayan bir öksürük, nefes alınca gıcık yapıyor, öksürme hissi geliyor. Boğazın orada sanki ufacık hava kabarcıkları dans ediyor, öksürüp çıkarasın geliyor.

akşam yine 20:30 cıvarı çıkan 37,5 ateş.

9.gün

Orta halli bir enerji ile güne başlayış.

8.gün boyu aralıklı süren kesik ve gıcık etkisi veren öksürük çok rahatsız ettiği ve korkuttuğu için doktor araştırıp buldum, dokotorum da ağır bir covid geçirmiş ve içinden bizzat yürümüş birisi idi. Dolayısı ile uzaktan bilgi verecek değil kendi de bilerek konuşacak birisi olması bana daha güven verdi. (çok geç oldu bu hareketim, o yüzden ana önerim doktoru baştan bulup tüm süreci geçirmeden görüşmek olmalı) Online mülakat yaptık, akciğer tomografisi ve kan testleri istedi. Bu durumda belirtiler devam ediyor, dinlenme sürecini mutlaka uzat dedi.

akşam ateş çıkmadı.

10.gün

covid testi yaptırdım, yine pozitif çıktı. Bu sefer bakanlıktan cep telefonuma covidsiniz, evde kalın, ilaç getiriyoruz mesajı gelmedi. HES kodum “risksizsiniz” olarak kaldı. Konuyu doktorumla görüştüm, 14 günü tamamlayınca testler pozitif çıksa bile bulaştırıcılık yok kabul ediliyor dedi. İçim rahatladı.

akciğer tomografisi çekildi, hafif tutulma gözlemlendi

kan testi yapıldı, hafif enfeksiyon devamı gözlemlendi

doktorumla görüştüm, 3 farklı ilaç verdi, kan inceltici, kortizon ihtiva eden bir ilaç ve belirtileri hafifletecek bir ilaç daha. 5 gün daha dinlenilecek kızım dedi.

akşam ateş çıkmadı

11.gün

ilaçların etkisi görüldü, daha normal hissettim.

12.gün

hafif yorgunluk, normal gün.

13.gün

hafif yorgunluk, normal gün.

14.gün

tüm belirtiler geçmiş gibi, ilaçlara devam, yarın 5 günlük kür bitiyor.

Sağlık-Health içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Ben Böhmer live above Cappadocia

Müthiş bir set ile “Ben Böhmer live above Cappadocia in Turkey for Cercle

Harika manzaralar, nefis bir müzik…

Ben Böhmer ……….. DJ…Takibe alınsın.

TC Kültür ve turizm bakanlığı

goTurkey

TGA işbirliği ile….

Video credits:

Artists: Ben Böhmer

Venue: Cappadocia, Turkey

Produced by Cercle Executive producers: Philippe Tuchmann & Derek Barbolla

Film directed by: Pol Souchier & Derek Barbolla

Directors of photography: Mathieu Glissant & Mickaël Fidjili

Drone pilot: Pedrag Vojinovic

FPV drone pilot: Filip Petronijevic

Mix & Mastering : Ben Böhmer

Technical Manager: Aurélien Moisan

Post-production: Mathieu Glissant (Saison Unique Production)

— Special thanks to: Tom Pounsford from Involved Management – Anjunadeep.

Murat Yavuz from Turquoiz Balloon.

Also thanks to Jonathan Kubben Quinonez (MomImfine).

And also thanks to Sinem Özyalçın, Tuğçe Özgen, Seçil Kaplan, Hande Tekin Puttanna, Mrs Aybala and Aslı Çay from the tourism board of Turkey.

ast but not least, thanks to Embassy of Sound, Anjunadeep, Hungry Music and Dancecode. ______ This artistic performance has been recorded live. ______

Follow us on http://www.cercle.live​SHOW LESS

Müzik-Music içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sanat Dünyası II

Thomas Lerooy, Not enough brain to survive, 2009, Bronze, 138 x 120 x 120 cm © Bertrand Huet – Tutti Images, Courtesy Galerie Nathalie Obadia, Paris/Bruxelles

John Stezaker, Pair IV, 2007, Collage

Daniel Arsham, Moving Basketball, 2019

Selva Aparicio , Childhood memories, (ahşaba oyulmuş halı deseni, örtmek ve teşhir etmek, travma ve şahit olamk üzerine bir teşhir biçimi)

Lorenzo Quinn, Support, Venice Bienale 2017, (insanlığın dünyayı mahvetme ve kurtarabilme kapasitesine gönderme yapan eseri)

Rack and Pinion Creative / sosyal medya kısıtlamalarına karşı farkındalık yaratmayı amaçlayan reklam kampanyası

Julia Agnes Barnett / Grannie

Nicolas V.Sanchez / My big boy , 2017 / ballpoint pen on paper

Matthias Verniger / Fat and Furious, 2020

Isaac Cordal / Follow the leaders, 2011

Sanat-Tiyatro / Art-Theatre içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Günlük Hatırlatmalar

Ben, başıma gelen şey değil, olmayı seçtiğim şeyim.

Carl Gustav Jung / İsviçreli psikolog ve psikanalist

İnsan, eğitilmesi zorunlu olan tek yaratıktır.

Immanuel Kant / Alman Filozof

Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır.

Platon / Yunan Filozof /  (M.Ö 428-348)

Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru ölçüde, doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak, işte bu kolay değildir.

Aristo / Yunan filozof / (M.Ö 384–322)

Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız cehaletin bedelini hesaplayın.

Sokrates / Yunan Filozof / (M.Ö 469-399)

Akıllı olmak, bir beyne sahip olmakla bitmiyor, önemli olan onu kullanabilmek.

Rene Decartes / Fransız filozof, matematikçi ve bilim insanı / 1596-1650)

Bir kişiye haksızlık eden, birçok kişi için tehdit oluşturur.

Francis Bacon / İngiliz filozof ve devlet adamı / (1561-1626)

…kalp kulağıyla dinle, akıl gözüyle görmeye çalış. Belki bunlarda seni doğru yola götürecek bir kılavuzluk bulursun.

İbn-i Sina / İranlı filozof, fizikçi, astrolog / (980-1037)

Erdemli insаnlаrın dokuz düşüncesi vаrdır:

1. Bаktıklаrındа berrаk görmeyi düşünürler,
2. Dinlediklerinde iyi duymаyı düşünürler,
3. Görünüşleri bаkımındаn cаnа yаkın olmаyı düşünürler,
4. Dаvrаnışlаrındа sаygılı olmаyı düşünürler,
5. Konuşmаlаrındа doğru sözlü olmаyı düşünürler,
6. İşlerinde ciddi olmаyı düşünürler,
7. Kuşkuyа düştüklerinde sorulаrı nаsıl sorаcаklаrını düşünürler,
8. Öfkelendiklerinde sorunlаrı düşünürler,
9. Kаzаncı gördüklerinde аdаleti düşünürler…

Confucius / Çinli filozof ve politikacı / (M.Ö 551-479)

Yaşadıklarımdan öğrendim ki, günlük yaşantımızda biteviye olan olaylar aslında boş ve anlamsız şeyler. Anladım ki zihnimi ele geçirmelerine izin vermediğim sürece, korkularıma neden olan durumların hiçbiri kendi başına ne iyi ne de kötü. Bu yüzden ben de en sonunda kararımı verdim ve… salt zihne hitap edebilecek nitelikte bir şey varsa, yani, keşfettiğimde ve kendisine vakıf olduğumda gerçekten de bana sürekli, üstün ve sonsuz mutluluğu yaşatabilecek nitelikte hakiki iyi diyebileceğim bir şey varsa, işte bu şeyi araştırmaya koyuldum. (Ethika eserinden)

Baruch Spinoza / Hollandalı filozof / (1632-1677)

Tarihten öğrendiğimiz şey, insanın tarihten hiçbir ders alamıyor olduğudur.

 Georg Wilhelm Friedrich Hegel / Alman Filozof / (1770-1831)

Felsefenin dediği doğru. Hayat geriye doğru anlaşılır. Ama burada bu cümleyi unutuyoruz: İleri doğru yaşanmalı!

Søren Kierkegaard / Danimarkalı filozof, din bilimci ve yazar / 1813-1855

Esin Kaynağı- Inspirations içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

We will dance together again…

Nisso Türkiye’deki en favori DJ’yimdir.

Muhteşem setler ile çok fena gönderir…

Yasaklı bir hafta sonu mod yükseltmek isteyenlere Soundcloud’da!

we will dance together again

Müzik-Music içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sanat Dünyası

Bu garip zamanları daha faydalı ve hafif geçirmek için insanların yarattığı sanat eserlerini incelemek ve ilham almak çok iyi geliyor. Çevredeki herhangi bir olumsuzluğu unutturan keyifli bir faaliyet. Beyni yaratıcılığa odaklamak en güzeli.

Minik bir sanat seçkisi:

Graziano Locatelli

James Jean Art

Shan Hur art

Diva sculpture by Juliana Notari

Bags by Luiz Philippe

Chair by Mike Womack

Brooke diDonato

Pascale Archambault

Berndnaut Smilde

Gabriel Dawe / Spectrums of light

Sanat-Tiyatro / Art-Theatre, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tasarım Dünyası V

Backbone Branding

The giver desktop vase / by haveitmodern.com

Enkel hanger by plidesign

Puzzle Cutlery by Rudolph Schelling Webermann

Tea Party chairs by Lrnce

Big One by Brokis

The Verre Particulier coffee table, designed by Studiopepe for Baxter

Ozz lamps by Paolo Cappello and Simone Sabatti for Miniforms

Tidal Table by John Pomp

 Virgil Abloh  for Evian

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tasarımdaki Sorun

Geriye çekilip düşünelim…

Tasarımlardaki sorun, işlediği zaman neredeyse görünmez oluşu ve çoğunlukla fark edilmeyişi…Sadece işlemektedir.

Eleştirilecek bir yönü kalmadığı zaman tasarımın iyi veya tamamlanmış olduğu söylenir. Kültürümüz işlemeyen şeylerin arayışına eğilim göstermektedir.

Tasarım işlemediği zaman herkes bunu görür.Bu sizin istediğiniz ilgi değildir. Bu genel olarak tüm meslekler için geçerlidir.

Networkünüz çalışmayıp e-maillerinizi alamadığınız zamana kadar bilgi-işlem departmanını taktir etmezsiniz.

Öğretmenlerinizin katkısını siz de bir öğretmen oluncaya kadar fark etmezsiniz.

Sarsıcı bir düzeltme çıkıncaya kadar film izlediğinizi unutursunuz.

Bir tasarımcı, editör, tesisatçı, boyacı, elektrikçi, öğretmen, koç, sanatçı, sağlık görevlisi, avukat,yönetmen, marangoz veya müzisyen ile çalışmaya başlayınca bunları bir düşünün…

Chris Do (Emmy ödüllü yönetmen, tasarımcı, eğitimci, stratejist)

http://www.thefutur.com (1 milyar insana sevdiği işi yaparak kendini idame ettirme platformu)

Eğitim-Education içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mavi Balina Kalbi

Sosyal medyanın en güzel tarafı takip ettiğim muhteşem sitelerden öğrendiğim bilgiler…Her gün dünya hakkında ne kadar az şey bildiğimi görmek moralimi bozar, öte yandan ise tüm bu yenilikleri özellikle doğa ve hayvanlar hakkında yeni şeyler öğrenmek bana çok iyi gelir. Balina, yunus, köpek balıkları ve örümcekler özel ilgi alanıma girer, dolayısı ile yakından takip ederim. Ayrıca da balinaların sesine hayranım, inanılmaz duygulanırım. Çok özel canlılar olduklarına inanırım. Zaten hangisi değil ki…

Hap bilgi:

Bugünkü sosyal medya turunda önüme dünyanın en büyük canlısı olan “mavi balinanın kalbi” çıktı. Mavi balina yaklaşık 220 ton ağırlık ile 32 metre uzunluğa ulaşan bir deniz memelisi. 10 katlı apartman dersek ölçüsünü hayal edebilirsiniz belki…Boyuna bakmayın son derece zararsız bir memelidir, planktonlar ile beslenirler.

8 km/saat hız ile yüzerler. Heyecanlanırlarsa 32 km/saat hızda yüzebilirler.

80-90 yıl yaşarlar

1600 km mesafeye kadar birbirlerini duyabilirler. Hilti veya jet sesini bastırabilirler.

Nefes alıp vermek için deniz yüzeyine çıktıklarında verdikleri nefes/su basıncı 9 metre yüksekliğe ulaşır

National Geographic kanalındaki nefis videolar ile deha geniş bilgi alınabilir.

Mavi balinanın kalbi yaklaşık 180 kg ağırlığında, 1,2 metre genişliğinde ve 1,5 metre yüksekliğindedir. Aort damarı 23 cm genişliğinde olup kalp çarpıntısı 3,2 km öteden duyulabilmektedir. 5.300 litre kan pompalamaktalar.

Amerika’da yer alan “new bedford balina müzesi” sahip olduğu bilgi ve koleksiyon açısından dünyanın en büyük balina müzesi.

Müzenin youtube sayfasında balinalar ile ilgili online sempozyumlar izlenebilir.

Balina mokap kalbini üreten Human Dynamo Workshop ekibinin resminden ölçek algılanabilir…

Bilgi- Information içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Sürrealist Dünyalar

Monica Carvalho art

Daniel Serva – get out of yourself

Pawel Kuczynski / Sailing around the world

Marco Autuori / Jailers of adolescence

Simon Scheuerle / Old school

Ertan Atay / Fashion week

Semih İğci / Dead Building

Mehmet Geren / Delete permanently

saeed Afkhamzadeh

{“origin”:”gallery”,”uid”:”320177E7-B4E8-4A31-8D31-A61CFCB4B296_1599180173726″,”source”:”other”}

Oak + Arrow

Lily Daumen

Laurent Chehere / Flying Houses

Rafa Angulo

Enry photo FX

Welder Wings

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Lokal Üreticiler

Instagramda “local makers” isimli çok beğenerek takip ettiğim oluşum yerli tasarımcıları tanıtıyor ve destek veriyor. Bu vesile ile farklı alanlardaki yerli tasarımcıları tanımaya başlayalım, web sitelerine girelim, ürünlerini inceleyelim.Her birinin hikayesini local makers web sitesinden okuyabilirsiniz.

Maitonen , el yapımı seramikler ile Zehra Balcı

1K1M, 1 kitap bir Mekan ile Duygu Özdemir

Online siteden satın alınan her ürün için sizin adınıza Herkese Kitap Vakfı’na kitap bağışında bulunuluyor.

Abtira Garden ile Anna Batyra Uçer

Feeka Design ile Merve Fakı : El yapımı seramik sofra ürünleri ve dekorasyon ürünleri.

Hey!Maki, ile Ceran Köroğlu: hayvanlarımız için tasarımlar

Elele Atölye, ruhlar için seramik

Lykke, el yapımı seramikler

Space for Mana, mitoloji, masal çözümlemeleri, ilkel yaşam,ve tinsellikten  ilhamla üretim yapan küçük bir atölye/dükkandır.

Kentte ekolojik hayat ile Utku Yılmaz, İstanbul’da çöp kovasız bir ev

Bold and Goodly ile Müge Aydın : Cilt bakımı ürünleri, el yapımı sabunlar, banyo bombaları ve el emeği aksesuarlar

Homemade Aromaterapi,

Naz Saner draws, kişiye özel suluboya ilüstrasyon tasarımları

Boho Walls, ile Bengisu Esen : el yapımı dekoratif duvar panoları

Kokopelli Şehirde! ile Yasemin Kırkağaçlıoğlu ve Elif Çatıkkaş : ekoloji ve sürdürülebilir yaşam üzerine çocuk ve yetişkinlere yönelik öğrenme ve deneyimleme alanı.

La Fabrika İstanbul ile : seramik sofra ürünleri

Nook Design Store, hayvanlarımız için tasarımlar

POJ Woman ile Pelin Özerson: takı tasarımı

Lindy Ceramics ile Pınar Aslanbay : el yapımı seramikler

SOM design studio ile Begüm Durukan : Ev aksesuarları

Upcycle design ile Ali Semiz : Eskiyi yenileyen tasarımlar

El Quinto Studio ile Hazal Kızıltoprak : Takı ve aksesuar

Marsel Delight : Rafine şekersiz lokum

Shamans Secret Kombucha ile Beril Turhan : Kambucha

Sakuda ile Berin Ertürk : Sakarya çevresinde üretim yapan bir grup küçük üreticinin oluşturduğu dayanışma ağı.

Benyeşil ile Işık Güner: Bitki ressamı

Maji Botanicals ile : Aromaterapi ürünleri

Blue Fox Jewellery ile Derya Hayırlı : kayıp mum tekniği ile el üretimi takılar

Gui Jewellery ile Petek ve Gülipke : cam boncuk örme tekniği ile takı tasarımları

Alive Tea Room : Bitki çayları

Gourmet Ladies : Lokal lezzetler , çay, kahve, yer fıstığı ezmesi, matara, pipet

Chado Tea: Çay çeşitleri

10dita: geleneksel, çağdaş, etnik takı tasarımı

Brod ile Erman Girgin ve Zeynep Dayıoğlu: Ekmek üretimi

Otuz Kağıt İşleri ile Tanla Atun Atlı ve Andaç Çilingir : Davetiyeler, kartlar

Makiela Design ile Ayşe Şüküroğlu : Ayakkabı

Handan Loomworks: El dokuması dekoratif ürünler

The North Fox : El yapımı deri atölyesi

Noisso Home : Mum ve oda kokuları

Dezirt ile Doğa Çelik : Çocuk ve hayvan dostu çöl bitkileri tasarımı

The Elite Home ile insan, hayvan, çevre dostu temizlik ürünleri

Kimma Coffe : Kahve tutkunları için…

Wohha seramik atölyesi ve cafe ile Aslı Şarman Toğulga

Atölye Sakin: seramik atölyesi

Mahroc : Sürdürülebilir giyinme

One Square meter ile Zeynep ve Çağrı : sürdürülebilir moda

Kazoo Designs: Dekoratif ürünler

108 niyet taşı ile Merve Uçar Filiz :

Mano ceramic works : Kalıp kullanmadan el üretimi üretilen seramik tasarımlar

Koan Ceramics ile Burcu Yürek Uğur : seramik tasarımlar

For your soul : mum, tütsü, sabun

Alışveriş - Shopping içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tasarım Dünyası IV

Tasarım dünyası beklemiyor, her alanda nefis yenilikler sosyal medya sayesinde önümüze düşüyor. İnsanlık geliştikçe tasarımlar gelişiyor veya tam tersi…Bu dönemde karşıma çıkan ve çok sevdiğim tasarımları paylaşmak isterim:

Ünlü tasarımcı Yves Behar tarafından tasarlanan spor ayna, tam spor severler için, beraberinde birçok aksesuar ile geliyor, muhteşem!

Yves Behar for Fuse Projects

Kingston Custom tarafından BMW için tasarlanan özel imalat motorsiklet

Danni Koldal tarafından tasarlanan 1965 Volkswagen Beetle

Moon kahve makinesi

Maya aydınlatma serisi / Luiza Guidi, aydınlatmalar açılınca ışık veriyor, kapatılıp duvara dayanınca sönüyor, pencereden ışık girmesi gibi…

String Maestro Violin

Yuhang Cao tarafından tasarlanan boyunda kolye gibi taşınabilen kulaklıklar

Spor yapanlar için son derece fonksiyonel su şişesi tasarımı, hem ağırlık görevi görüyor, hem de su içebiliyorsunuz. Amazon’da farklı renk ve tasarımlarla satışta!

Sanatçı Amancay Murales tarafından resmedilen Van Gogh havuz

Yaprak Çanta, her eve lazım 🙂 Leaf bag by Gab Bois

Seyahat tipi satranç seti

Luft Travel Chest

Takı tasarım grubu AnGostura‘dan el takıları

Adrien Miller tarafından yaratılan seramik tabakların imalat videosunu buradan izleyebilirsiniz:

Studio Kooi tarafından tasarlanan seramik çaydanlık

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Evde keyifli müzikler

Yasaklı hafta sonlarında en güzel şey enerjiyi yüksek tutan, keyif veren, hayal kurmaya vesile olan, evde süzülerek gezinmenize , kendi kendinize dans etmenize sebep olan güzel müzikler…Müzik insanın tüm modunu değiştirebilen muhteşem bir etkiye sahip…

Mini mini bir liste yapalım, eskiler yeniler, hayatımızda iz bırakanlar

Barry White – Let The Music Play

Earth, Wind & Fire – September

Kool & The Gang – Celebration

Donna Summer – She Works Hard For The Money

Indeep – Last Night A DJ Saved My Life

Kool & The Gang – Fresh 

Elton John – Nikita

Womack & Womack – Teardrops

Gloria Gaynor – Can’t take my eyes off you

Julio Iglesias – Crazy

Commodores – Nightshift 

Marvin Gaye – Sexual Healing

Tears For Fears – Woman In Chains ft. Oleta Adams

Bill Medley, Jennifer Warnes – (I’ve Had) The Time Of My Life

Tina Turner – What’s Love Got to Do with It

The Verve – Bitter Sweet Symphony

Romantizmin diplerine inelim 🙂

George Michael – Careless Whisper

Roxette – It Must Have Been Love

Bee Gees – How Deep Is Your Love

Cock Robin – The Promise You Made

Zucchero & Paul Young – Senza una donna (Without a woman)

Jim Diamond – I Should Have Known Better

Pink Martini – Amado mio

Dalida & Alain Delon – Paroles, paroles

Joe Dassin – Et si tu N’existais pas

Michael Buble – Quando, Quando, Quando (with Nelly Furtado)

Leonard Cohen- Dance Me To The End Of Love

Nouvelle Vague – In A Manner Of Speaking

Sarah Mclachlan – I Love You

Céline Dion – Think Twice

Amy Winehouse – Love Is A Losing Game

Vaya Con Dios – What’s a Woman

IZA – I Put a Spell On You

B.B. King – The Thrill Is Gone

Sade – Love Is Stronger Than Pride

Fugees – Killing Me Softly With His Song

Mono – Life in mono

Hooverphonic – Mad About You

Heart – Alone

Let’s chillllllllllllllllllllllllll & Blueeeeeeeeeeessssssssssssssssss

When You’re Smiling (The Whole World Smiles With You) – Louis Armstrong

More Than Ever People (feat. Cathy Battistessa)

Bebel Gilberto ~ Samba Da Bencao

Norah Jones – I’ve got to see you again

Diana Krall – The Look Of Love

Tony Bennett – The Way You Look Tonight

Etta James – Summertime

Nina Simone – I put a spell on you

Müzik-Music içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Paramı nereye yatırayım?

Prof.Dr. Özgür Demirtaş’ın 2021’deki ilk videosu ağlara düştü. Çok severek takip ettiğim, anlatım üslubunu, hitap şeklini, açıklamalarını severek ve eğlenerek dinlediğim Özgür hoca bakalım ne gibi önerilerde bulunmuş…

Hocam paramı nereye yatırayım?

İnsanları tanımadan yatırım önerileri verilmemeli, neden:

Önce yatırım araçlarına bakalım, son derece zengin araçlar mevcut:

Bankada mevduat tutmak

Devlet tahvilleri yatırımı

Özel sektör tahvilleri

Emtialar (değerli madenler, altın/gümüş, platin)

*Sanayii madenler (demir, aluminyum)

*Tarım ürünleri

Hisse senetli (yurtiçi ve yurtdışı)

Fonlar

Borsada işlem gören fonlar

Türev ürünleri (hisse senetlerinin türevleri, furues, forwarsd)

kripto para birimleri

Sizi tanımadan birisi size “git paranı şuraya yatır” derse anında oradan uzaklaşın, ekonomi ve finansı bileni anlamak zordur ama bilmediğini anlamak kolaydır.

Diyelim ki 100 birim paranız var ve bunu bir yerlere yatırmak istiyorsunuz. Diyelim ki bu birimleri farklı mecralara yatırdınız. Haftaiçinde paranız az azaldı, az çoğaldı ve bir sabah kalktınız ve gördünüz ki varlığınızın %80’ini kaybettiniz…Burada durun. Tepkiniz ne olur? Size birkaç insan tipi sıralayayım.

  1. tip insan bakar, ya ne yapalım kaderde bu varmış, 100 liramın 80 lirası gitti, ben artık 100 liralık bir adam değilim, 20 liralık bir adamım deyip geçersiniz, umursamazsınız
  2. tip, bakar, son derece üzülürsünüz, bu üzüntü 1 gün 2 gün devam eder, naapalım bu da böyle oldu der geçersiniz.
  3. tip insan, tırnaklarınızı yemeye başlarsınız, kalbiniz hızlı atar, ciddi üzüntü duyarsınız, depresyona girer gibi olursunuz, aradan 1-2 geçer, sonra hayatınıza devam edersiniz
  4. tip, kalbiniz hızlı atar, hastaneye gidersiniz, hastaneden çıkasınız 1-2-3 yıl depresyona girersiniz hal ve hareketleriniz değişir.
  5. tip, ciddi bir sağlık sorunu ile karşılaşırsınız, hayatınızın geri kalanına kadar sizinle beraber olacak bir sağlık sorununuz olur, bu olayı hiç unutmazsınız ve 5-6 yıl depresyonda kalırsınız.
  6. son tipte pencereyi açar aşağıya atlarsınız.

Size 6-7 tip insan anlattım, siz bunun hangisisiniz? Bunu bilmeden nasıl yatırım tavsiyesi verilebilir??? Hukuki olarak zaten halka açık yerlerde yatırım tavsiyesi vermek yasaktır. Bunun altında yatan mantıksal neden de bu.

Sizin hangi tip insan olduğunuzu bilmem için sizin onu söylemeniz yetmez, hocam ben tip 1im, 1 bardak su içer geçerim diyor, doğru değil, çünkü o anda söylenen şey o bilgiyi almak için söylenen şeydir. Peki nasıl belirleyeceğiz bu tipleri? Buna dair testler var, “risk aversion” denilen testler var, sizin riski ne kadar sevip sevmediğinizi ölçen bir parametre. Bu parametreyi ölçmenin birçok yolu var, bu parametre ölçülmeden, sizin riski ne kadar sevdiğiniz bilinmeden bu tavsiye verilemez.

Örnekleme yapalım, neler yapmamanız gerektiğini söyleyeceğim:

  1. Paranı yatır 1 haftada 3 katına katlayacağız diye reklamlar çıkıyor web sitelerinde, böyle palavralara asla inanmayın! Bunlar yolsuzluk. Neden yolsuzluk olduğunu anlatayım. Dünyada birçok insan var, bunları siyasetçiler, saadet zincirleri kandırıyorlar. Bakın insanlara! Bazıları politikacıların uzaylı olduklarına inanıyorlar, bu kadar saftorik insanları kandırmak çok kolay. Bazı finans sitelerinin sağında solunda çıkan reklamlarda gözükmekteler, mutlu adam kadın resimleri, eve geldim hiç çalışmadan 100.000 dolar kazandım, sonra onu 2’ye üçe beşe katladım…Paranızı üçe beşe katlayalım diyen reklamlar bol, bu o kadar kolay değil, neden: 5e katlamak ne demek? 100.000 dolar ile işe başladınız, önce ikiye katladınız sonra beşe katladınız otomatikman iki milyon dolarınız oldu. 2 kez katlasanız milyonersiniz. 3.kez katlarsanız 12 milyon dolara çıkarsınız, 4.kez beşe katlarsanız 60 milyon dolarınız, 5.kez beşe katlarsanız 300 milyon dolarınız, 6 kez 5e katlarsanız 1,5 milyar dolar paranızın olması gerekiyor. Sağınıza ve solunuza bakın, var mı 1,5 milyar doları 5 kere trade ederek kazanan??? Yok, çünkü böyle bir şey yok.
  2. 3 kat 5 kat giden şeyler yok mu? var, ama bunlar uzun vadede giden şeyler, kısa vadede değil. Aynı zamanda sorun bakalım ne kadar para kaybedilmiş o dönemlere gelebilmek için.

Dolayısı ile bu para katlamalara şüphe ile yaklaşın. Saadet zincirlerine sakın inanmayın. Eğer adam kendi parasıyla zaten %50 kazanacaksa size ne ihtiyacı var? Zaten 5 kere beşe katlasa 1,5 milyar doları olacak. Yalan olduğu baştan belli.

Ne yapılması lazım peki?

Birincisi “sepet yapılması” gerekiyor. Yani paranızın tümünü tek bir araca asla yatırmamanız gerekiyor.

Toplumumuzda değişmesi gereken şöyle bir huy var: Bir yatırım eğer iyi yapmışsa iyi yapacağını devam edeceğini düşünmek. Bu her zaman doğru değildir. Bazen doğrudur, biz buna “momentum” diyoruz, ama her zaman doğru değildir.

Para biriktiren adam videosu yapmıştım, orada Bursa’da bir kişi para biriktirmiş, sonra

Türk lirası enflasyonu olan bir para birimidir, Türk lirasını illa biriktirmek istiyorsan onu mevduata yatırman lazım, onu kumbaraya attığın zaman %0 alıyorsun zaten. E ben kumbaramın içine Dolar mı atayım? Bu da değil, o dönemde Dolar kur yapmış ama bundan sonraki dönemde öyle yapacağı anlamına gelmez, yine yapabilir, ama kesin değildir. Merkez bankası doğru yapmaya devam ederse TL’yi değerli tutar, yapmazsa tekrar eder.

Geçmişteki getiriler her zaman devam ediyor olsaydı dünyadaki 8 milyar insanın trilyonlarca dolarının olması gerekiyordu. Niye, son 75 yılda en iyi yapana baksın, herkes ona yatırsın, olur mu?! Olmaz.

Sepet yapma gerçeği tipten tipe farklı değil, herkesin sepet yapması lazım. O sepetin içeriği nasıl değişiyor? Risk almayı seven insanlarsanız , 100 liranız 20 liraya düşünce canınız yanmayacak insanlarsanız, o zaman riskli şeylere daha fazla yatırım yapabiliyorsunuz. Riskten kasıt nedir? Sadece hisse senetleri tahvillere göre 1 tık daha risklidir ama onun dışında hisse senetlerine kaldıraçlı yatırım yapmak diye bir şey var. Yani 100 liralık paranız var ama 1000 liralık yatırım yapmak gibi bir şey. Kendi paranızın 10 katı kadar bir yatırım yapabilirsiniz ama bu çok risklidir, niye çünkü o yatırım %1 değerlenirse paranız %10 değerlenir ama %1 kaybederse sizin paranız %10 değer kaybeder. Bu riskli yatırımlar nelerdir? Hisse senetleridir, türev ürünleridir, kaldıraçlı işlemlerdir.

Peki daha risksiz yatırımlar? Mevduatlar, devlet tahvilleri, en risksiz yatırım devletin en kısa vadeli tahvilidir. Eğer sen kardeşim ben 1 lira bile kaybedersem üzülürüm diyorsan en kısa vadeli tahvilden başka bir yere gitmene gerek yok.

Benim ssrn sitesindeki akademik yayınlarıma bakacak olursanız mesela , Journal of monetary economics ‘teki makalemde özellikle insan hangi yaştaysa onun yaşına göre nasıl bir yatırım tavsiyesi verilmesi gerektiğini matematiksel olarak ıspatladığımız ve gösterdiğimiz bir yayın idi. Yaş ne kadar gençse hisse senetlerine yatırım o kadar fazla olmalı, yaş ne kadar ilerideyse tahvillere yatırım o kadar fazla olmalı. Bu zaten bilinen bir şeydir. Ama biz bunu matematiksel olarak kanıtlamıştık. O zaman ne yapmamız gerekiyor?

1.sepet yapacağız

2.parayı tek bir mecraya yatırmayacağız

3.sağda solda inanılması güç şeylere gitmeyeceğiz

Gelelim kripto para birimine…Yıllardır videolarımı izleyenler benim blockchain konusunda ne kadar pozitif olduğumu bilirler. Kripto para biriminde 2017 tarihinden beri pozitifim, yüzlerce kripto para birimi var. Hangisi? Eski programlarımdan birinde birçoğu batacak ama bir kısmı da gümbür gümbür gelecek demiştim.

Prof.Dr.Özgür Demirtaş kimdir?

Prof. Dr. Özgür Demirtaş Özgür Demirtaş Ankara’da dünyaya geldi. İzmir Atatürk Lisesi’ni birincilikle bitirdi. Üniversite yerleştirme sınavlarında Türkiye’de ilk 50 öğrenci arasında yer alarak, 1998’de Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nü tamamladı. Boston College’daki çalışmalarını 2003’te tamamlayarak 27 yaşında finans alanında doktorasını kazandı. Aynı sene, Baruch College City University of New York’ta Yardımcı Doçent pozisyonunda göreve başladı. “Öğretim alanında”, 2003 yılında Finans bölümü içerisinde, 2004 yılında ise İşletme Fakültesi’nde en iyi öğretim üyesi seçildi. 2005 yılında, tüm ana bilim dalları ve fakülteler arasında en iyi öğretim üyesi seçilerek “Üstün Öğretim Madalyası”na layık görüldü. Aynı zamanda New York University (NYU) Stern School of Business’ta en yüksek öğretim değerlendirmelerini aldı. 2007 yılında doçent unvanını kazanarak City University of New York’ta kalıcı bir akademik pozisyon elde etti. 2010 yılında, öğretim alanında, ABD, İngiltere, Kanada ve İskoçya’da 1 milyon profesör arasında yapılan 10 milyonu aşkın öğrencinin değerlendirmeleri sonucunda, ilk 20 içerisinde gösterildi. Çalışmaları dünyanın önde gelen akademik dergilerinde (Management Science, Journal of Financial Economics, Journal of Monetary Economics, Journal of Financial and Quantitative Analysis, Review of Finance ve Journal of Business & Economic Statistics) yayınlandı. 35’in üzerinde akademik yayın yaptı. Aynı zamanda özel yatırım fonları hakkındaki kitabı Academic Press tarafından basıldı. 2004 yılından başlamak üzere, araştırmaları City University of New York tarafından 6 sene boyunca ödüllendirildi. 2012 yılı Eylül ayında ABD’deki kalıcı pozisyonunu terk ederek Sabancı Üniversitesi’ne Finans Kürsü Başkanı olarak katıldı. Sabancı Üniversitesi bünyesinde yaptığı çalışmalar ile Marie-Curie Avrupa araştırma fonunu kazandı. Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Sabancı Üniversitesi altında kurulan Finans Mükemmeliyet Merkezi (Center of Excellence in Finance) Kurucu Başkanlığı, Türkiye’nin önde gelen bankalarından Akbank’ın Yönetim Kurulu üyeliği ve Türkiye’nin ilk finansal okuryazarlık derneği FODER’in kurucu Yönetim Kurulu üyeliklerini üstlenmiştir. Birçok büyük şirket ve holding için danışmanlık yapmaktadır. Türkiye, ABD ve Avrupa’da onursal konuşmacı olarak etkinliklere ve panelist olarak düşünce kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaktadır. Aynı zamanda, başta biyoteknoloji ve fintech sektörü olmak üzere birçok sektörde melek yatırımcıdır.

ekonomi -economy içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Fütüristler geleceği tartışıyor

4 önemli fütürist geleceği geleceği tartışıyor:

Gerd Leonard http://www.futuristgerd.com

Duygusal bir iniş-çıkış dönemindeyiz. Normale geri döneceğimiz düşüncesinden uzaklaşmamız lazım. Geri dönmeyeceğiz. Corona öncesi zihin yapısına geri dönmek yapabileceğimiz en kötü şey olur. Bir yol ayrımımdayız, gelecekle ilgili kararlar verme aşamasındayız. Daha aydınlık mı daha karanlık bir gelecek mi? Nasıl ve ne zaman çalışıyoruz? Değişmesi gerekecek. Değişmesi gereken 4 ana başlığımız var. 1.Eşitsizlik 2. Kapitalizm 3. İklim krizi 4.Covid, gelecek dönemde geçmiş 100 seneye göre daha fazla değişimler yaşayacağız. İnsanlar, dünyamız, amacımız, bereketimiz, sürdürülebilir bir kapitalizm için gerekli unsurlar. Sadece teknoloji değil ama holistik amaçlar, döngüsel ekonomi, insan gelecek dönemin mottoları olacak. Toplumu insanlaştırmamız lazım. Bir insanlık rönesansı yaşanacak.

Anton Musgrave (Capetown/Güney Afrika) : http://www.futureworld.org

Bildiğimiz, alıştığımız dünya düzeni ile yeni dünya düzeni her alanda çatışmalara gidiyor, tüm kurallar değişiyor. Bu çatışma sürtüşme yaratıyor ve bu da ortaya hararet çıkarıyor. Eski dünya düzeninin yeniye geçerken beraberinde getirdiği miraslar yeni-farklı düşünmemizi ve iş hayatımızı tekrar kurmamızı engelliyor. Son 20 senede çok güç kazanmış şirketlerin güçlerini, geçerliliklerini kaybetmeye başladıklarını görüyoruz. Peki soru şu: Neden bu kadar hata yaptılar? Google’a baktığınızda çok güzel ve basit bir cevap var: Bu şirketler geleceği kaçırdılar. Peki yeni geleceği kaçırmamak için ne yapmalıyız? Bize hakim olan düşünce yapısı: Kariyer tecrübemiz, dünden kalan iş modelleri ve bunların bizi Covid ertesi yeni dünyaya taşıyacağını düşünüyoruz…Çok ilginçtir ki iş modellerinde hazırlanan 3-5-10 senelik öngörülere göre hareket etmekteyiz, kendi iş modelinizin ilk 10 öngörüsünü alt alta yazın, zihninizi 2030’a gönderin ve bu iş modelinin nasıl göründüğüne bir bakın…Sonra hala geçerliliğini koruyan 2020 öngörülerinize bakın, şok edici bir şekilde göreceksiniz ki 2020 öngörülerinizin 2030’da hiçbir yeri olmayacak.

Bir fütürist olarak size gerçekten ne diyebilirim? Durdurulamaz bir tsunami gibi iş modellerini ve iş dünyasını kasıp kavuran bu durumu anlamak lazım. Bu değişimler nelerle bağlanıyor, neleri birleştiriyor ve müşteriler açısından nasıl para kazanabiliriz, nasıl değerli oluruz ve geçerliliğimizi sürdürebiliriz? Bir fütürist kesinlikle geleceği öngörebildiğini söyleyemez, ancak geleceğin kuralları üzerine düşünebilmek adına düşünce şeklimizi nasıl değiştirebiliriz, beynimizi nasıl baştan programlayabiliriz?

Covid çatışmalardan bir tanesi oldu, diğerleri karbon enerjisinden yenilenebilir enerjiye geçiş, teknolojinin otomasyona geçişi gibi tüm değişimler bize düşünce şeklimizi mutlaka değiştirmemiz gerektiğine dair imada bulunmaktadır. Bugünün gözlüklerinden geleceğe bakmayı bırakmamız lazım. Kendimizi geleceğin içine koyarak buranın içeriği nedir? İş yapış şekli neye benzemektedir? Toplum ve teknoloji neye benziyor? Bu yeni piyasada kıt olan nedir, bereketli olan nedir? Müşteriler nelere para harcayacaklar, bunları anlamaya başladıktan sonra ideal iş modelimizi hayal etmeye başlayabiliriz. Bugünkü iş modeli bakışımızı tamamen sıfırlamamız gerektiğini hatırlayınız. 2030’un ideal iş modelini tasarlamaya başlayabiliriz. Bu senaryoda var olma hakkımızı nereden alıyoruz? Bize rehberlik eden amacımız nedir? Toplum başarımızı bizimle birlikte neden kutlamalı? Bunu başarılı bir şekilde yaptıktan sonra zihnimizi şimdiye geri getirebiliriz. Bireyler ve aileler olarak gelecek 5-10 senemizi tekrar hayal etmeliyiz. Geleceği oluşturan güçleri anlayıp geleceği tasarlayın, seçimlerinizi yapın. Yeni dünyada nereye gitmek istediğimizi bildikten sonra işimizle ilgili herşeyi değiştirebilir, yeniden tasarlayabiliriz. Gerçek şu ki gelecek 5-10 senede gerçekten neler olacağını bilmiyoruz, farklı olacağını biliyoruz. Hedefimize ulaşıp şaşırmayalım. Sizi ve ailelerinizi bu yeni ve heyecanlı hedefe götürecek yeni kararları almaya başlayın.

Geleceğe mutlaka yüreğinizi de katmalısınız. Sadece geleceği beyninizle anlamak bir işe yaramaz, yüreğinizi de kattığınız zaman fırsatları görebilirsiniz.

John Eyles (Yeni Zellanda) http://www.johneyles.com

Size “Oyun” dan ve geleceğimiz için “oyun”un öneminden bahsetmek isterim. Çocuklarla oynadık, bizleri bugünlere getirdiler. Oyun hatırına oyun. Tasarlanmış oyun değil, çocukken sahip olduğumuz tasarlanmamış oyun, bu bizi bugün bulunduğumuz yere getirdi. Hepimiz oyun sonucunda mutlu kazalar geçirdik. 100 sene önce farklı kurumlar vardı, farklı şekilde şeyler yapılmaktaydı, şimdiye doğuyoruz, şimdi sabitlenmiş bir durum değil, flaxible bir durum gelecek te öyle, oyun deyince keşfetmek, bazı şeyleri deneyimleme isteği. Bir arkadaşım mikroskop altında spermlerin nasıl yüzdüğünü gösterdi, 150 sene önce bunların düz yüzdüklerini zannederdik, şimdi ise oyun oynadıklarını görüyoruz, avantaj sağlamak için oynuyorlar, simetrik hale dönüşmek için asimetrik oluyorlar. İlerlemek için geriliyorlar ve geleceği yaratmak için geleceğe nasıl hareket edeceklerini öğreniyorlar.

Bu mutlu kazalar her yerde gerçekleşiyor. Wilhelm Roentgen (1895) katot ışınlı tarama tüpleri ile oynarken duvarda hafif bir gölge görür ve ışığı örtmek adına elini gölge üzerine koyunca elinin kemiklerini görür. Bu x-ray döneminin başlangıcıdır. Oyun bir aksiyon değildir, bir zihin yapısıdır. Çocuklar oyun oynadıklarında bir hata yaptıklarında veya birşeyi tutturamadıklarında ağlamaz, tekrar denerler, yani oyuna neşeyle devam ederler. Yetişkin olarak oyun oynamayı durdurmamız gerektiği öğretilir. Oyun oynamadığımız için yaşlanırız. Oyun eksiliğinden dolayı bilinmeyenin alanındaki var olan tüm olasılıkları kaçırırız, bilinmeyenin alanı bilinenin alanından çok daha fazladır. Mutlu kazalar sonucunda gerçekleşebilecek buluşları kaçırmaktayız. Oyuncu hissedebilmek için güvenli hissetmemiz lazım. Temel ihtiyaçlarımızın karşılanmış olması lazım. Dar bir görüş alanından geniş bir oyun alanına güvenli geçebilmek için kurumların gerekli alanları yaratmaları gerekmekte. Atılacak diğer adım ne gibi sonuçlar elde etmek için neler yapmalıyız? “Altın döneminde para kazanma yolu kürek satmaktır”

Amazon’un kurucusu Jeff Bezos en iyi kararlarını amaçsız çıktığı yürüyüşlerinde verdiğini paylaşmıştır.

Müşterilerimle yaptığım en verimli toplantılardan birisinde çalışma arkadaşlarına çocuklarının hikayelerini anlattırdım. Kendi şirketlerinin, işlerinin gözünden çocuklarının ne yaptıklarını yorumlattığımda birden şoka giriyorlar, wow çocuklarıma asla fütürstler gözü ile bakmadım…Beni mesajım: Çocuklarınıza bakın, onları dinleyin, ne dediklerini ve istediklerini anlamaya çalışın ve bunları kendi işinize aktarın. Çünkü onlar kendi geleceklerini bizim gördüğümüz şeklide görmemekteler. Çocuklarla oyunlarınıza önem verin, ihtiyaçlarına iyi bakın, büyüleneceksiniz.

Kuantum fiziğinde bir şeyi izlemek o şeyi değiştirir. Derler ki bir konuya odaklanmak ve üzerinde konuşmak dahi konuya bakış açınızı değiştirecektir. Sizin dünyanızdaki gelecek ekip tartışması ertesi biraz farklılaşacaktır. Karalarınıza etki edecektir.

Liselotte Lygnso (Copenhagen/Denmark): http://www.futurenavigator.com

Covid insanları mevcut duruma tutunmak isteyenler ve geleceğe hazırlananalar olarak kutuplaştırması açısından çok faydalı oldu. Herkesi gelecekte görmek isteriz. Fırsatları görmek, fırsatların işimize etkisini anlamak lazım, bunun için de geleneksel yollara bakmak yerine yeni trendlerin işimizi nasıl etkileyeceğini analiz etmek, bizim dünyadaki rölümüzle nasıl trendin yakalanabileceğine bakmak lazım. 1.kural: Yerinizde donup kalmayın, geleceğin içine yürüyün ve heyecan duyun.

Fütürist olmanın en sevdiğim tarafı; olanlar iyi değil, olanlar kötü değil, olan her şey ne oluyorsa odur.

İlginç ve heyecanlı derseniz, fütüristler testini geçmiş olursunuz. Birçok haber dinliyoruz ve haberler genelde olumsuzluklara odaklanmakta, dolayısı ile kazanacağımız şeylere odaklanmaktansa kaybedeceğimiz şeylerden daha fazla korkmaktayız, dolayısı ile insanlar otomatik olarak korkutucu olana odaklanıyorlar. Bizim fütürist olarak rolümüz sizin gözlerinizi açmak, sizi geleceğe hazırlamak, mesela çok daha iyi bir kalite ile gelen DEEPFAKE’ler ile beni manipüle edebilir, sosyal medyada beni istediğiniz gibi konuşturabilirsiniz, markamı mahvedebilirsiniz, demokrasiyi mahvedebilir. Ancak bir fütürist olarak bunlara ilginç ve heyecanlı demelisiniz ve size buradan ne düşüyor ona bakmalısınız. Çin’den aplikasyonu indireyim, kullanmaya başlayayım ve geleceğimi nasıl etkilediğine bakayım. Mesela bu sabah Yeni Zellanda ile toplantım vardı, saat farkından dolayı çok erken kalkman gerekliydi, sonra fark ettim ki öğle vakti, saçım başım daha güzel olduğunda kendimi kaydedebilirim, bu yüzümü DEEPFAKE yüzüm olarak kullanabilirim. Tüm bu yeni teknolojiler birçok senaryoyu beraberinde getirmekte. Burada önemli olan donmuş moddan çıkıp aktif moda geçmek ve heyecan duymak. Bir süre önce bu tuzağa düştüm. 2025’e kadar birçok arama motoru “ses” ile çalışacak, artık google’u kullanmayacağız, dünyanın ses teknolojisine dönüşeceğini öngörüyoruz, size sürekli konuşan chatboxlar, Amazon dünyayı ele geçirebilir, batarya sorduğunda Amazon hemen sana ihtiyacını gönderecek çünkü ses sisteminden sorumlu olacaklar. Yine de kendinizi zorlayıp tüm bunlara ilginç ve heyecanlı diyebilmelisiniz. Okuma yazma bilmeyen birçok Hintli için bu chatbox olacak ve birden istedikleri her şeyi sorabilecekler ve güçlenecekler ve eğitime, üniversitelere ulaşabilecekler. Demokratikleşme açısından çok önemli. Gelecek birçok farklı geleceği ihtiva etmekte.

Herkes dışarıya, uçan arabalara teknolojik gelişmelere odaklanır oldu ama esas olan gelecek 10 senede ben nasıl güne başlayacağım, ailem ve işimle ilişkilerim nasıl olacak, bunların arasında insan gibi hissetmek nasıl olacak, odağımızı oraya çekmeliyiz. Bu sebeple beynimizin yanında kalbimizle ve midemizle de bunu test etmeliyiz.

İnsanlar aslında zaten geleceğin içinde bulunuyorlar, ancak daha ziyade korku geleceği içindeler. Bunu fırsat geleceğine çevirmemiz lazım.

Bu devirde bazı insanlar tamamen eve kapanırken bazı insanlar ise doğayı yeniden keşfetmekte, daha verimli olmakta. Geçenlerde yaptığımız bir work-shopta insanlardan daha fazlasını almayı değil en iyisini almayı çalıştık. Trendlere bakmanın haricinde aynı zamanda tabulara da bakıyoruz. Tabular genellikle bizi geri tutan şeyler.

Ayrı fikirler, hemfikir olmamak geleceğin anahtarıdır. Değişik senaryoların anahtarıdır. Sürekli perspektifinizi değiştirirsiniz. Çoğu iş kolunda hemfikir olmak çok önemli olabilir ancak belki de farklı fikirde olmamaya daha oyuncu bir hava ile yaklaşıp farklı bir perspektif olarak bakabiliriz.

Fütürizm _ Futurizm içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın