İnsanların ardından bıraktıkları boşlukla baş edebilmek

Yeni dönem ruhani öğretmen ve yazarlardan Eckhart Tolle boşluklar ile başa çıkabilmek üzere güzel bir konuşma yapıyor.

Herhangi bir kaybın ardında bıraktığı boşluğun derin bir önemi mevcuttur. Örneğin arabanızı park ettiğiniz yere geldiğinizde arabanızı bulamamanız, park yerinde boş bir alan ile karşılaşmanız… Bu boş alanı kaçmadan veya küfretmeden sükunetle karşılamanız önemlidir.

Boşluk bir ilişkide de yaşanabilir. Eşiniz veya sevgiliniz sizi terk edebilir, bir gün eve geldiğinizde “ben gidiyorum” notu ile karşılaşabilirsiniz.

Şu andaki durumun aldığı form, az önce var olan formun yokluğunun yaratmış olduğu formdur. Yok olan form derinlerimizde yatan formsuz farkındalığa doğru büyük bir açıklık yaratır. Bununla yüzleşmek…Bu ölümle yüzleşmek…Çünkü herhangi bir şeyin kaybı  küçük bir ölümdür. Gerçek ölüm, burada her gün odanızda olan ve sandalyede oturan o kişi, bir gün ölür. O boş sandalyeye bakarsınız, o kişinin orada oturması o kadar olağanlaşmıştır ki, yokluğu anlaşılamaz olur. Sabun köpüğü gibi yok olmuştur. Hayatınızda ne zaman bir form yok olsa, gerçek bir ölüm veya bir şeyin kaybı, arkada kalan o boşlukla yüzleşebilirseniz, formsuz boyuta geçiştir.

Formsuz olan bir hayat, formsuz olan bilinç, hayatımızda ne zaman bir boşluk olsa aradan doğar. Formlardan oluşan zengin doku çok büyüktür. Evreni mega bir doku olarak düşünebilirsiniz. Sürekli olarak orada ve burada bir şeyler kaybolur ve dokuda boşluklar oluşur. Hiçbir form bu dokuda ilelebet yaşamaz. Yok olur ve yerine başka bir şey gelir. Boşlukları fark ederseniz arasından bir şey doğar, orada inanılmaz bir huzur ve yaşam/canlılık vardır. Bu herhangi bir ölüm içinde gözlemlenebilir.

Herhangi bir ölümden kaçmak, inkar etmek size yardımcı olmaz. Boşlukları tepkileriniz ile örtersiniz ki boşluk ile yüzleşmek zorunda kalmayasınız. Hayatınıza bir boşluk girdiğinde bu kendinizi bulabilmeniz için muhteşem bir potansiyel açıklıktır. Karşı gelmeyerek kendinizi bulun.

Ölüm geldiği zaman onu karşılayabilmek için

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bağımlılık

Aile dizimi sisteminin yaratıcısı psikoterapist Bert Hellinger’in madde bağımlılığı üzerine yaptığı bir konuşmanın çevirisini paylaşmak isterim:

BH: Bağımlılık hakkında birşey söylemek isterim. Uyuşturucu bağımlılığı, alkol bağımlılığı ve belki biraz daha spesifik olarak vodka hakkında. Vodka eksik olan bir şeyin yerini tutar. Uyuşturucu bağımlılığı eksik olan bir şeyin yerini tutar.

Eksik olan nedir? Babadır. Baba eksiktir. Baba nasıl kaybolur? Küçümsendiği zaman kaybolur. Kendini geri çeker. Peki onu kim geri getirebilir? Onu geri getirme gücüne kim sahiptir? Bir kadının sevgisi. Ancak herhangi bir sevgi değil, saygın bir sevgi. Bazı kadınlar çocuklarının babasının ilgisiz olduğuna dair şikayet ederler, genellikle ilgilenmek için isteklidirler, saygı gördükleri sürece. Çözümün anahtarı kadınlarda yatar. Saygı göstermeye hazırlıklı olmalıdırlar.

Takip ettiğim alkolikler annenin babayı hor gördüğü ailelerden gelmektedirler. Ve babanın annesinin kendi kocasını küçümsediği ailelerdir. Erkekleri kabul etmeyen kadınlar. Toplulumuzda çokça alkolik görülmektedir.

Mesela Rusya’da, erkeklerin çoğu kadınlar tarafından küçümsenmektedir. Bazı ilkel toplumlarda, Kanada ve Amerika’da yaşayan kızılderili ve eskimolarda alkolizm çokça görülmektedir. Bunun sebebi erkeklerin kendilerini erkek olarak ispatlayamadıklarından ileri gelmektedir. Bu toplumlar eskiden erkeklerin avcı oldukları toplumlar idi ve bugün yeni durumlarına geçememişlerdir.

Modern toplumlarda erkeklerin kendini ispatlayabildiği tek alan iştir. Avcı iken çalışan olmaya geçmişlerdir. Ancak bazı kadınlar erkeklerin işini taktir etmez. Bazı durumlarda anneler oğullarını babalarından uzak tutmak isterler. Bu durumlarda alkolizm ve uyuşturucu baş gösterir. Ancak bazı kadınlar da bu bağımlılara yardım etmek isterler, bu sırada bağımlılara yardım ederken kendi babalarını küçümserler ve tabii ki başarısız olurlar.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hizmet Etmek

Aile dizimi sisteminin yaratıcısı psikoterapist Bert Hellinger’in “hizmet etmek” üzerine yaptığı bir konuşmanın çevirisini paylaşmak isterim:

BH. Hizmet etmek ne demektir? Hizmet etmek vermektir. Yaşama sevgi ile vermektir. Birisine hizmet ettiğimiz zaman, hayata hizmet ederiz, onun hayatına hizmet ederiz ve hayatın tümüne hizmet ederiz.

Buna en güzel örneği ebeveynlerimizde görürüz. Onlar hayata, çocuklarına vererek hizmet ederler. Bu hizmet şeklinde kendimizden çıkar başka bir şeye doğru yol alırız ve başka bir şey ile bağlanırız.

Bahçıvanlık mesela, bir şey ektiğinizde, yağmur yağdığında, besin verdiğinizde ve ilaçladığınızda hayata hizmet edersiniz. Ekinler bize verilir, bizim doğaya hizmet etmemiz doğayı sevindirir.

Bazılarının odasında bitkiler vardır ve bazılarında bu bitkiler muhteşem çiçek verirler. Çünkü bitkiler size hizmet etmek isterler, sevgilerini güzelliklerini göstererek ifade ederler. Bizde hizmetimizden aldığımız karşılığa seviniriz. Yani hizmet etmek sevindirir.

Erkek ve kadın karşılıklı birbirlerine hizmet ederler, böylece sevgileri büyük, geniş  ve güzel olur. Hizmet etmek bizi mutlu eder, hizmet etmek bizi genişletir, hizmet etmek bizi büyütür. Hizmet etmekten güç kazanırız. Hizmet etmek sevinç getirir. Hizmet ederek büyürüz, hayattan daha fazla kazanırız.

Peki Tanrı’ya da hizmet etmekte miyiz? Tanrıya hizmet etmek hayal edilebilir mi? Bize ihtiyacı var mı? Ona bir şey verebilir miyiz? Tanrı’ya hayata hizmet ederek hizmet ederiz.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Korkularımız üzerine bir meditasyon

Bert_Hellinger

Aile dizimini dünyaya duyuran ve tanıtan Bert Hellinger‘in korkularımız üzerine yaptığı bir meditasyon çalışması videosunu paylaşmak isterim:

BH: Gözlüklerimizi çıkaralım. Gözlükler, bizim ve diğerleri arasında bir engel teşkil eder. Aslında kimsenin gözlüğe ihtiyacı yoktur. Uzun süre gözlük kullandım, şimdi ise artık ihtiyacım kalmadı. Bu durumun ruhumuzla ilgisi var: kendimi açacak mıyım yoksa kapatacak mıyım. Evet şimdi gözlerimizi kapatalım, herkes kendi korkularına bakacak. Korkularımızdan kaçmadan onları değerlendireceğiz. Onları gözlemleyeceğiz ve içsel olarak kendimizi tüm korkularımıza açacağız. Hepsine orada olma izni vereceğiz. Kıpırdamadan beklerken korkularımıza istedikleri gibi hareket etmeye izin vereceğiz. Sadece korkularımızdan bir şey istemeden orada bulunacağız. Her korku başka bir yerden gelmiş bir kişiliktir. Her korku eksik olan bir kişiliktir ve oraya gitmek ister. Korkuların hiçbiri bize gelmek istemez. Nereye çekilirlerse çekilsinler Korkularımıza meydanı boş bırakacağız. Arkalarından bakmadan çekilmelerine izin vereceğiz. Onların kendi hayatları var. Çekilmelerine dayanabilirsek bizim için onları korumak daha basit hale gelir. Onlara yollarını tamamlamaya izin verebiliriz. Onlar kendi yollarında giderken, biz kendi yolumuzda bir adım ilerleriz. Adım adım ilerlediğimiz bu yolda ailemizden önemli insanların yanından geçeriz, onlara bakar ve ilerlemeye devam ederiz. Her kim yanından geçtiysek de kendi yolumuzda ilerlemeye devam ederiz. Taa ki bir sınıra gelinceye kadar ve bu sınırı geçelim mi yoksa bu sınırda kalalım mı bilmeyerek. Sınırda kalırsak eski korkularımızda bir hareket olur. Geri gelirler.

Tüm gücümüzü ve kızgınlığımızı toplayıp bu sınırı geçeriz. O zaman nerdeyiz? “ben”liğimiz bizimle geldi mi yoksa geride mi kaldı? Birden ruhumuzun başka bir boyutuna mı ulaştık???…

Peki, şimdi sizi nereye götürdüm? Yeni aile dizimine. Farklı bir farkındalığa.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Nesin Matematik Köyü

Nerden başlasam, nasıl anlatsam…Uzuuuuuuuun süredir bir yerden bu kadar etkilenmemiştim. Yer de demeyeyim yer ile birlikte aktarılan vizyondan demek daha doğru olacak…Basında okudum, videolarını izledim de gidip te görmemiştim. Haydi bakalım puslu bir babalar günü sabahı nereye gitsek derken Şirince’ye rota çevirdik, hzır Şirince’ye gelmişken Nesin Matematik köyünü görmeden olmazzzz diyerek köye çıktık…Burası nasıl anlatılır bilemiyorum, ancak “iyi ki böyle düşünen, düşündüğünü de hayata geçiren insanlar var! Onlar sayesinde çok kişi eğitim kazanıyor, çok kişi ilerliyor” dedim. Babamın dediği gibi: “Böyle insanlar oldukça Türkiye’den ümidimi kesmem”

Muhteşem bir doğa parçasının içersinde konumlanmış matematik köyünde matematik yanında felsefe ve sanat eğitimleri de veriliyor.

Köyde gezerken burada nasıl bir eğitim alıyorsunuz soruma şöyle güzel bir cevap aldım: “Okullarda bize empoze edilen matematik bilgisinin burada nereden geldiğini, nasıl oluştuğunu ve herşeyin gerçek sebeplerini öğreniyoruz” Ezbere dayanan bir eğitim sistemi burada sorgulamaya ve ıspata dayanıyor.

matematik-koyu (1)Köyün kuruluşundan itibaren bağış yapanların bir kısmı…matematik-koyu (2)matematik-koyu (3)matematik-koyu (4)matematik-koyu (5)matematik-koyu (6)matematik-koyu (8)matematik-koyu (9)matematik-koyu (10)matematik-koyu (11)matematik-koyu (12)matematik-koyu (13)matematik-koyu (14)matematik-koyu (15)matematik-koyu (16)matematik-koyu (17)matematik-koyu (18)matematik-koyu (19)matematik-koyu (20)matematik-koyu (21)matematik-koyu (22)matematik-koyu (23)matematik-koyu (24)matematik-koyu (25)matematik-koyu (26)matematik-koyu (27)matematik-koyu (28)matematik-koyu (29)matematik-koyu (30)matematik-koyu (31)matematik-koyu (32)matematik-koyu (36)matematik-koyu (37)matematik-koyu (38)matematik-koyu (39)matematik-koyu (40)matematik-koyu (41)matematik-koyu (42)matematik-koyu (43)matematik-koyu (45)matematik-koyu (46)matematik-koyu (47)matematik-koyu (48)matematik-koyu (49)matematik-koyu (50)matematik-koyu (51)matematik-koyu (52)matematik-koyu (53)matematik-koyu (54)matematik-koyu (55)matematik-koyu (56)matematik-koyu (57)matematik-koyu (58)matematik-koyu (60)matematik-koyu (61)matematik-koyu (62)matematik-koyu (63)matematik-koyu (64)matematik-koyu (65)matematik-koyu (66)matematik-koyu (68)matematik-koyu (69)matematik-koyu (70)matematik-koyu (72)matematik-koyu (73)matematik-koyu (74)matematik-koyu (75)matematik-koyu (76)matematik-koyu (77)Ali Nesin ile yapılan bir söyleşinin 2016 yılında kitap haline getirilmesi ile “Matematik köyünün delisi” de ortaya çıktı. Gerek web sitesindeki geniş bilgilendirmeler, gerekse bu kitaptaki söyleşi ile köy hakkında güzel bilgilere ulaşmak mümkün hale geliyor.

Matematik öğrenilmez, matematik anlaşılır / Ali Nesin

Kuruluşlar - Foundations içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Şirince Köyü / Selçuk

İzmir’e araba ile 1 saat kadar mesafede bulunan Şirince köyü doğa sevenler, huzur arayanlar ve şehirden uzaklaşıp köy hayatını deneyimlemek isteyenler için adı üstünde şirin mi şirin bir köy. 1 tam gün içinde köyün her yerini gezmek, öğle yemeği yemek, 2 posta da kahve keyfi yapmak mümkün. Ama tabii 1 gece de konaklayıp sabahın erken saatlerini deneyimlemek ayrı bir keyif.

2012 senesinde Maya takvimine göre dünyanın sonunun geleceği, kıyametin kopacağı Aralık ayında Şirince köyü dünyaya ismini duyurdu. Sosyal medya çalkalandı, espriler havalarda uçuştu. Her konuya anında esprili cevaplar veren Zaytung kıyamet günü programını dahi yayınladı:

İşte “Kıyamet Turu”

9.00: Sabah 9’da kalkarak Şirince’nin meşhur Kıyamet Horozu’nu dinlemeye gidiyoruz. Asırlardır kıyamete karşı birebir geldiği bilinen horoz sesini duyduktan sonra, arzu eden konuklarımızla beraber 7000 USD karşılığında horoza dokunuyoruz. (Sadece horoz dinleme 2500 USD)

10:00: Köy içi “doomsday” turumuzda, muhtarlık binamızı, köy çeşmemizi ve şu an otel olarak kullanılmakta olan eski köy kahvemizi panoramik olarak görüyoruz. Köy çeşmesinden içilecek su ve kahve binasına giriş ücretlidir. (Kişi başı 3000 USD)

10:30 Kıyamet Kahvaltısı: Bir bardak çay, bir dilim beyaz peynir ve 3 adet zeytin’le yapılacak hafif bir kahvaltı. Kıyamet sonrasındaki kıt kaynaklar için hazırlık niteliğinde. Kişi başı fiks menü 800 USD…

12.00: Kıyamet tavlası. Köy meydanında bildiğin tavla oynuyoruz. Oyun başı 600 USD. 5 elin 3’ünü alan kazanır. Parayı kaybeden öder.

13.00: Köyümüzde ilk evi yaparak buraya yerleşimi başlatan Hamdi Şirinoğlu’nun evini ziyaret ederek, adeta kıyameti önceden sezmiş bu ermiş kişiye mumla adaklarımızı yapıyoruz. Kıyametin uğurlu rakamı olan 666 mumun hepsinin birden yakılması, yine bugüne özel olarak 666 USD…

14.00: Köyün çevresinde keyifli bir doğa yürüyüşü.(Yaklaşık 12 dakika, 1200 USD). Ardından köyün el yapımı ürünlerin satıldığı sosyete pazarında geçirilecek serbest zaman.

15.00: Tarla workshop’u. Bir elden girişerek öğlene dek mevcut mahsülü alıyor, ayıklıyor, paketleyerek akşam üstü gelecek toprak mahsülleri ofisi arabasına hazır ediyoruz. Toprakla yakınlaşarak üzerimizdeki negatif elektrikten arınacağımız bu tarla turu mecburi ve 5000 USD tutarında…

17.00: Kıyamet yürüyüşü. Tarladan köy merkezine kadar yarım saat geri yürüyerek günün yorgunluğunu ve stresini atıyoruz. Tracking programı olarak düşündüğümüz bu yürüyüşün sonunda köy çeşmesinden enfes gazap suyu içmeye hak kazanıyoruz. Bardağı 300 USD.

18.00: Kıyamet namazı. Cami tarifesi: Sahne önü 7000 USD, arka açık alan (ayakta) 5000 USD, hanımlar tribünü 4000 USD. Namaz sonrası imamla hatıra fotoğrafı 350 USD. Tüm katılımcılara bir adet tesbih hediye…

19.00-24.00: Serbest zaman. (Saat başı 100 USD)

sirince-koyu (1)sirince-koyu (3)sirince-koyu (4)El emeği göz nuru bebeklersirince-koyu (6)sirince-koyu (7)sirince-koyu (8)sirince-koyu (9)sirince-koyu (10)sirince-koyu (12)sirince-koyu (13)sirince-koyu (14)sirince-koyu (15)sirince-koyu (18)sirince-koyu (20)sirince-koyu (21)sirince-koyu (22)sirince-koyu (24) St.John Kilisesisirince-koyu (25)Kilisenin önünde bulunan Meryem Ana heykeli bir havuzun ortasında yer alıyor. Heykelin arkasında bulunan çukura para atabilmenin uğur getirdiğine ve dileklerin gerçekleştiğine inanılıyor, ancak çok kolay görünse de çukura para denk gelmesi oldukça zor. sirince-koyu (17) sirince-koyu (16)sirince-koyu (26)sirince-koyu (27)sirince-koyu (28)sirince-koyu (29)sirince-koyu (30)sirince-koyu (32)Şirince, şarapları ile meşhur. Birbirinden lezzetli meyveli şarapları mevcut. Almadan tadım yapıyorsunuz. Çok fazla çeşidi ardarda tatmamanızı tavsiye ederiz, çünkü tadı kaçıyor, esas tadını almamaya başlıyorsunuz. Karadut şarabı meşhur. 17 sene önce elde edilen karadutlardan üretiliyor. Açmadan 5 sene, açtıktan sonra 2 hafta içinde tüketilmesi öneriliyor. Diyabetik olan şarap severler için “yaban mersini şarabı” öneriliyor, ancak günde maksimum 2 bardak içmek kaydı ile. sirince-koyu (33)sirince-koyu (34)Aziz Dimitrios Kilisesi sirince-koyu (35)sirince-koyu (37)sirince-koyu (39)sirince-koyu (41)sirince-koyu (42)sirince-koyu (43)Kumda Kahvesirince-koyu (36)sirince-koyu (44)Fincanda hazırlanmış soğuk kahveler kumlu masanıza geliyor, kahveler sıcak kum içersine yerleştiriliyor ve yavaş yavaş kaynatılıyor.

sirince-koyu (46)sirince-koyu (47)Kumda kaynamaya başlayan kahvesirince-koyu (48)Şirince köylüsünden pazarlama taktikleri taktire değer.sirince-koyu (49)sirince-koyu (50)sirince-koyu (51)sirince-koyu (52)2 dev papağan ile selfie çekimi de var, koca gagaları omzunuzda taşıyınca gözümü oyar mı, kulağımı koparır mı diye düşünmeden edemiyorsunuz. sirince-koyu (53)sirince-koyu (54)sirince-koyu (55)Hayvansever esnaftan yüz bulan köpek.sirince-koyu (56)Şirince köylüsünden dekoratif ataklar. sirince-koyu (57)sirince-koyu (58)sirince-koyu (59)sirince-koyu (60)sirince-koyu (61)sirince-koyu (62)Restore edilmiş İlya Konak pansiyon. sirince-koyu (63)sirince-koyu (64)sirince-koyu (65)sirince-koyu (66)sirince-koyu (67)sirince-koyu (68)sirince-koyu (69)sirince-koyu (70)sirince-koyu (71)sirince-koyu (72)sirince-koyu (74)sirince-koyu (75)

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Geleceğe hazırlanıyor muyuz?

Geçtiğimiz Mayıs ayında Levent Workinton‘da fütürist Ufuk Tarhan‘ın çok keyifli ve ufuk açıcı konuşmasına katıldım. Hem heyecanlandım hem de yapacak çok şey var, haydi bir an önce faaliyete geçeyim hissine kapıldım. Kendisini tanımayan veya yaptıkları ile ilgilenenler için sunumundan aldığım notlarımı paylaşmak isterim:

Ufuk-Tarhan (6)

Birinci vazifemiz gelişmiş taraflarımızı tespit edip daha çok üstüne gitmektir.

Gelecek geldi, daha ne kadar gelecek ve bizi ne kadar etkileyecek?

En güçlüler değil, değişime en fazla uyum sağlayanlar ayakta kalır.

Değişim yetmiyor, ayrıca dönüşmek gerekiyor, çıta yükseliyor.

Sen insanların ne işine yarayacaksın?

Geleceğin Ulaşımını tasarlayan firmalar:

Uber

E-Volo  (www.e-volo.com) : Tek insanlı helikopter

Airbus-project Vahana  (www.vahana.aero): Hava taksisi

Terrafugia (www.terrafugia.com) : Uçan araba

Fütüristler, geleceğe kafayı takanlar.

TFF 2009 Portrait Studio At The DIRECTV Tribeca Press Center - Day 6

Ray Kurzweil– Google’ın baş mühendisi,yazar, bilgisayar mühendisi, mucit ve fütürist

  • 5 yaşında mucit olduğuna karar vermiş, 12 yaşında kodlama öğrendi, 15 yaşında ilk bilgisayar programını yazdı ve ödül aldı. Singularity akımının öncüsü ve üniversite kurucusu.
  • Organik insan ölmeyebilir. Ölüm hastalıktır, insanın arızaları giderilebilir.
  • Solucan ile insan arasında %3 fark bulunmaktadır.
  • Bu yüzyılın insanı son “saf insan” 30-40 sene içinde insanların içine “şeyler”, şeylerin içinde insanlar olacak ve biz hangisi “saf” karıştıracağız.

Singularity projesine karşılık 2045 projesi mevcut.

ray-kurzweil (2)

Dünyanın güç dengeleri ve yeni liderleri ATCG‘yi dizayn edenler olacak, yani istediği insanı yaratanlar olacak. Bu neredeyse Tanrısal güce yakın. 100 seneye yakın bir tarihte gerçekleşeceği öngörülüyor.

Gelecekte çok az insan çalışacak, gerisi çalışmayacak ve yaşama hakkını kullanacak.

1 numaralı sorunumuz halen istihdam. Var olan işler yok oluyor ve gelişmeye devam ediliyor. O az sayıda çalışan insanlar çok yüksek yetkiye sahip olacaklar.

Vatandaşlık maaşı çıkacak. İşi olmasa da gelir sağlayacak, ama ayıplanmayacak. İleride para karşılığı insan çalıştırmak, köle çalıştırmak gibi suç olacak.

Ayakta kalmak için her konunun teknoloji ile iç içe geçmesi lazım. Dünya silah, uyuşturucu, petrol üçgenindeki güç kavgalarında dönüyor. Kıtlık ekonomisi ve rekabete göre güdümlendik.

Sürekli su sıkıntısından bahsederken deniz suyundaki tuzu tutan elek yapıldı. O zaman su sıkıntısı kalmayacak! Aslında kıtlık yok, bol olan kaynakları paylaşmakla ilgili sorun var.

ElonMusk

Elon Musk, dünyada insan beynine ilk chip’i takan şirketi kurdu. Gelecekte dünyanın 4 ana sorunun olacağını ifade ediyor:

  1. Universal basic income (vatandaşlık maaşı)
  2. Beynin kapasitesi dijital zeka ile arttırılmalı. Bilgi yüklenebilmeli. Bunun için NEURALINK CORP firmasını kuruyor.
  3. İnsansız araba ve insansız herşey
  4. Yeraltı şehirleri kurulacak

Bunları anlamak ve çözmek, etik ve ahlak sınırlarını araştırmak lazım diyor.

Elon Musk, 12 yaşında kodlama öğrendi, 15 yaşından beri günde 2 kitap okuyor, haftada 85 saat çalışıyor, Heroic Etic çalışma disiplini var, farklı disiplinleri birbiri ile bağlıyor. Cesur, bozguncu, kodlamacı, multidisipliner,paylaşımcı.

1.kural odaklı ve çok çalışmak olacak.

Klasik öğrenme kanalları yetmeyecek.

“self learning/ self thinking” yani kendin öğrenecek, kendin düşüneceksin, başkalarından medet ummayacaksın.

Kodlama bildiği için algoritmik düşünüyor. Geleceğin okuma yazması “kodlama”!

*************************************************************************************

about

Easton Lachapelle, 3D baskı ile 300 USD’lık yapay kol geliştirdi. 2015’te yapay kolun kodlarını dünyaya açtı.

Kodların bulunduğu adres: http://theroboarm.com/

*************************************************************************************

Ufuk-Tarhan (5)

Sosyal medya: Dijit üretme merkezidir. Çok akıllıca, derinleşerek kullanırsak kendimizi duyururuz.

Blog yazın!

Sosyal medyayı sadece pazarlama açısından kullanmayın, bu bir sorumluluk! Öğrendiklerimize ihtiyacı olanlar var! Bu kadar da herşeyi koyma, paylaşma yaklaşımı hatalı. Sosyal medyayı ciddiye alın ve ilerleyin. Hiyerarşiye karşı holokrasi!

Sen kime yardım edebiliyorsun?

Sabredin, para akışını kesmeden işinizi yapın, ancak diğer sevdiğiniz işi de yapın. 1-2 saat yaratın. Birkaç sene içinde neler yapabileceğinize hayret edersiniz. Çalışıyorsanız, disiplinliyseniz kendinize güvenin. Yaratıcılık, acaip bir disiplin ister.

3Y: yetenekli, yetkin, yetkili

3T: teknoloji, tasarımcı, tedarikçi

Duygular da programlanacak. “sevgili yaptım” deniyor, gelecekte gerçekten de yapılacak. Örneğin kendi yaptığı robotla evlenen mühendis

Varlık sebebimizi çözmek için ölmemeye çalışıyoruz.

Sadece siz varsınız diye 1 insanın yüzü gülüyorsa, başarılısınız!

 

 

 

 

 

Bilim- Science içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın