Bağımlılık

Aile dizimi sisteminin yaratıcısı psikoterapist Bert Hellinger’in madde bağımlılığı üzerine yaptığı bir konuşmanın çevirisini paylaşmak isterim:

BH: Bağımlılık hakkında birşey söylemek isterim. Uyuşturucu bağımlılığı, alkol bağımlılığı ve belki biraz daha spesifik olarak vodka hakkında. Vodka eksik olan bir şeyin yerini tutar. Uyuşturucu bağımlılığı eksik olan bir şeyin yerini tutar.

Eksik olan nedir? Babadır. Baba eksiktir. Baba nasıl kaybolur? Küçümsendiği zaman kaybolur. Kendini geri çeker. Peki onu kim geri getirebilir? Onu geri getirme gücüne kim sahiptir? Bir kadının sevgisi. Ancak herhangi bir sevgi değil, saygın bir sevgi. Bazı kadınlar çocuklarının babasının ilgisiz olduğuna dair şikayet ederler, genellikle ilgilenmek için isteklidirler, saygı gördükleri sürece. Çözümün anahtarı kadınlarda yatar. Saygı göstermeye hazırlıklı olmalıdırlar.

Takip ettiğim alkolikler annenin babayı hor gördüğü ailelerden gelmektedirler. Ve babanın annesinin kendi kocasını küçümsediği ailelerdir. Erkekleri kabul etmeyen kadınlar. Toplulumuzda çokça alkolik görülmektedir.

Mesela Rusya’da, erkeklerin çoğu kadınlar tarafından küçümsenmektedir. Bazı ilkel toplumlarda, Kanada ve Amerika’da yaşayan kızılderili ve eskimolarda alkolizm çokça görülmektedir. Bunun sebebi erkeklerin kendilerini erkek olarak ispatlayamadıklarından ileri gelmektedir. Bu toplumlar eskiden erkeklerin avcı oldukları toplumlar idi ve bugün yeni durumlarına geçememişlerdir.

Modern toplumlarda erkeklerin kendini ispatlayabildiği tek alan iştir. Avcı iken çalışan olmaya geçmişlerdir. Ancak bazı kadınlar erkeklerin işini taktir etmez. Bazı durumlarda anneler oğullarını babalarından uzak tutmak isterler. Bu durumlarda alkolizm ve uyuşturucu baş gösterir. Ancak bazı kadınlar da bu bağımlılara yardım etmek isterler, bu sırada bağımlılara yardım ederken kendi babalarını küçümserler ve tabii ki başarısız olurlar.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hizmet Etmek

Aile dizimi sisteminin yaratıcısı psikoterapist Bert Hellinger’in “hizmet etmek” üzerine yaptığı bir konuşmanın çevirisini paylaşmak isterim:

BH. Hizmet etmek ne demektir? Hizmet etmek vermektir. Yaşama sevgi ile vermektir. Birisine hizmet ettiğimiz zaman, hayata hizmet ederiz, onun hayatına hizmet ederiz ve hayatın tümüne hizmet ederiz.

Buna en güzel örneği ebeveynlerimizde görürüz. Onlar hayata, çocuklarına vererek hizmet ederler. Bu hizmet şeklinde kendimizden çıkar başka bir şeye doğru yol alırız ve başka bir şey ile bağlanırız.

Bahçıvanlık mesela, bir şey ektiğinizde, yağmur yağdığında, besin verdiğinizde ve ilaçladığınızda hayata hizmet edersiniz. Ekinler bize verilir, bizim doğaya hizmet etmemiz doğayı sevindirir.

Bazılarının odasında bitkiler vardır ve bazılarında bu bitkiler muhteşem çiçek verirler. Çünkü bitkiler size hizmet etmek isterler, sevgilerini güzelliklerini göstererek ifade ederler. Bizde hizmetimizden aldığımız karşılığa seviniriz. Yani hizmet etmek sevindirir.

Erkek ve kadın karşılıklı birbirlerine hizmet ederler, böylece sevgileri büyük, geniş  ve güzel olur. Hizmet etmek bizi mutlu eder, hizmet etmek bizi genişletir, hizmet etmek bizi büyütür. Hizmet etmekten güç kazanırız. Hizmet etmek sevinç getirir. Hizmet ederek büyürüz, hayattan daha fazla kazanırız.

Peki Tanrı’ya da hizmet etmekte miyiz? Tanrıya hizmet etmek hayal edilebilir mi? Bize ihtiyacı var mı? Ona bir şey verebilir miyiz? Tanrı’ya hayata hizmet ederek hizmet ederiz.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Korkularımız üzerine bir meditasyon

Bert_Hellinger

Aile dizimini dünyaya duyuran ve tanıtan Bert Hellinger‘in korkularımız üzerine yaptığı bir meditasyon çalışması videosunu paylaşmak isterim:

BH: Gözlüklerimizi çıkaralım. Gözlükler, bizim ve diğerleri arasında bir engel teşkil eder. Aslında kimsenin gözlüğe ihtiyacı yoktur. Uzun süre gözlük kullandım, şimdi ise artık ihtiyacım kalmadı. Bu durumun ruhumuzla ilgisi var: kendimi açacak mıyım yoksa kapatacak mıyım. Evet şimdi gözlerimizi kapatalım, herkes kendi korkularına bakacak. Korkularımızdan kaçmadan onları değerlendireceğiz. Onları gözlemleyeceğiz ve içsel olarak kendimizi tüm korkularımıza açacağız. Hepsine orada olma izni vereceğiz. Kıpırdamadan beklerken korkularımıza istedikleri gibi hareket etmeye izin vereceğiz. Sadece korkularımızdan bir şey istemeden orada bulunacağız. Her korku başka bir yerden gelmiş bir kişiliktir. Her korku eksik olan bir kişiliktir ve oraya gitmek ister. Korkuların hiçbiri bize gelmek istemez. Nereye çekilirlerse çekilsinler Korkularımıza meydanı boş bırakacağız. Arkalarından bakmadan çekilmelerine izin vereceğiz. Onların kendi hayatları var. Çekilmelerine dayanabilirsek bizim için onları korumak daha basit hale gelir. Onlara yollarını tamamlamaya izin verebiliriz. Onlar kendi yollarında giderken, biz kendi yolumuzda bir adım ilerleriz. Adım adım ilerlediğimiz bu yolda ailemizden önemli insanların yanından geçeriz, onlara bakar ve ilerlemeye devam ederiz. Her kim yanından geçtiysek de kendi yolumuzda ilerlemeye devam ederiz. Taa ki bir sınıra gelinceye kadar ve bu sınırı geçelim mi yoksa bu sınırda kalalım mı bilmeyerek. Sınırda kalırsak eski korkularımızda bir hareket olur. Geri gelirler.

Tüm gücümüzü ve kızgınlığımızı toplayıp bu sınırı geçeriz. O zaman nerdeyiz? “ben”liğimiz bizimle geldi mi yoksa geride mi kaldı? Birden ruhumuzun başka bir boyutuna mı ulaştık???…

Peki, şimdi sizi nereye götürdüm? Yeni aile dizimine. Farklı bir farkındalığa.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Nesin Matematik Köyü

Nerden başlasam, nasıl anlatsam…Uzuuuuuuuun süredir bir yerden bu kadar etkilenmemiştim. Yer de demeyeyim yer ile birlikte aktarılan vizyondan demek daha doğru olacak…Basında okudum, videolarını izledim de gidip te görmemiştim. Haydi bakalım puslu bir babalar günü sabahı nereye gitsek derken Şirince’ye rota çevirdik, hzır Şirince’ye gelmişken Nesin Matematik köyünü görmeden olmazzzz diyerek köye çıktık…Burası nasıl anlatılır bilemiyorum, ancak “iyi ki böyle düşünen, düşündüğünü de hayata geçiren insanlar var! Onlar sayesinde çok kişi eğitim kazanıyor, çok kişi ilerliyor” dedim. Babamın dediği gibi: “Böyle insanlar oldukça Türkiye’den ümidimi kesmem”

Muhteşem bir doğa parçasının içersinde konumlanmış matematik köyünde matematik yanında felsefe ve sanat eğitimleri de veriliyor.

Köyde gezerken burada nasıl bir eğitim alıyorsunuz soruma şöyle güzel bir cevap aldım: “Okullarda bize empoze edilen matematik bilgisinin burada nereden geldiğini, nasıl oluştuğunu ve herşeyin gerçek sebeplerini öğreniyoruz” Ezbere dayanan bir eğitim sistemi burada sorgulamaya ve ıspata dayanıyor.

matematik-koyu (1)Köyün kuruluşundan itibaren bağış yapanların bir kısmı…matematik-koyu (2)matematik-koyu (3)matematik-koyu (4)matematik-koyu (5)matematik-koyu (6)matematik-koyu (8)matematik-koyu (9)matematik-koyu (10)matematik-koyu (11)matematik-koyu (12)matematik-koyu (13)matematik-koyu (14)matematik-koyu (15)matematik-koyu (16)matematik-koyu (17)matematik-koyu (18)matematik-koyu (19)matematik-koyu (20)matematik-koyu (21)matematik-koyu (22)matematik-koyu (23)matematik-koyu (24)matematik-koyu (25)matematik-koyu (26)matematik-koyu (27)matematik-koyu (28)matematik-koyu (29)matematik-koyu (30)matematik-koyu (31)matematik-koyu (32)matematik-koyu (36)matematik-koyu (37)matematik-koyu (38)matematik-koyu (39)matematik-koyu (40)matematik-koyu (41)matematik-koyu (42)matematik-koyu (43)matematik-koyu (45)matematik-koyu (46)matematik-koyu (47)matematik-koyu (48)matematik-koyu (49)matematik-koyu (50)matematik-koyu (51)matematik-koyu (52)matematik-koyu (53)matematik-koyu (54)matematik-koyu (55)matematik-koyu (56)matematik-koyu (57)matematik-koyu (58)matematik-koyu (60)matematik-koyu (61)matematik-koyu (62)matematik-koyu (63)matematik-koyu (64)matematik-koyu (65)matematik-koyu (66)matematik-koyu (68)matematik-koyu (69)matematik-koyu (70)matematik-koyu (72)matematik-koyu (73)matematik-koyu (74)matematik-koyu (75)matematik-koyu (76)matematik-koyu (77)Ali Nesin ile yapılan bir söyleşinin 2016 yılında kitap haline getirilmesi ile “Matematik köyünün delisi” de ortaya çıktı. Gerek web sitesindeki geniş bilgilendirmeler, gerekse bu kitaptaki söyleşi ile köy hakkında güzel bilgilere ulaşmak mümkün hale geliyor.

Matematik öğrenilmez, matematik anlaşılır / Ali Nesin

Kuruluşlar - Foundations içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Şirince Köyü / Selçuk

İzmir’e araba ile 1 saat kadar mesafede bulunan Şirince köyü doğa sevenler, huzur arayanlar ve şehirden uzaklaşıp köy hayatını deneyimlemek isteyenler için adı üstünde şirin mi şirin bir köy. 1 tam gün içinde köyün her yerini gezmek, öğle yemeği yemek, 2 posta da kahve keyfi yapmak mümkün. Ama tabii 1 gece de konaklayıp sabahın erken saatlerini deneyimlemek ayrı bir keyif.

2012 senesinde Maya takvimine göre dünyanın sonunun geleceği, kıyametin kopacağı Aralık ayında Şirince köyü dünyaya ismini duyurdu. Sosyal medya çalkalandı, espriler havalarda uçuştu. Her konuya anında esprili cevaplar veren Zaytung kıyamet günü programını dahi yayınladı:

İşte “Kıyamet Turu”

9.00: Sabah 9’da kalkarak Şirince’nin meşhur Kıyamet Horozu’nu dinlemeye gidiyoruz. Asırlardır kıyamete karşı birebir geldiği bilinen horoz sesini duyduktan sonra, arzu eden konuklarımızla beraber 7000 USD karşılığında horoza dokunuyoruz. (Sadece horoz dinleme 2500 USD)

10:00: Köy içi “doomsday” turumuzda, muhtarlık binamızı, köy çeşmemizi ve şu an otel olarak kullanılmakta olan eski köy kahvemizi panoramik olarak görüyoruz. Köy çeşmesinden içilecek su ve kahve binasına giriş ücretlidir. (Kişi başı 3000 USD)

10:30 Kıyamet Kahvaltısı: Bir bardak çay, bir dilim beyaz peynir ve 3 adet zeytin’le yapılacak hafif bir kahvaltı. Kıyamet sonrasındaki kıt kaynaklar için hazırlık niteliğinde. Kişi başı fiks menü 800 USD…

12.00: Kıyamet tavlası. Köy meydanında bildiğin tavla oynuyoruz. Oyun başı 600 USD. 5 elin 3’ünü alan kazanır. Parayı kaybeden öder.

13.00: Köyümüzde ilk evi yaparak buraya yerleşimi başlatan Hamdi Şirinoğlu’nun evini ziyaret ederek, adeta kıyameti önceden sezmiş bu ermiş kişiye mumla adaklarımızı yapıyoruz. Kıyametin uğurlu rakamı olan 666 mumun hepsinin birden yakılması, yine bugüne özel olarak 666 USD…

14.00: Köyün çevresinde keyifli bir doğa yürüyüşü.(Yaklaşık 12 dakika, 1200 USD). Ardından köyün el yapımı ürünlerin satıldığı sosyete pazarında geçirilecek serbest zaman.

15.00: Tarla workshop’u. Bir elden girişerek öğlene dek mevcut mahsülü alıyor, ayıklıyor, paketleyerek akşam üstü gelecek toprak mahsülleri ofisi arabasına hazır ediyoruz. Toprakla yakınlaşarak üzerimizdeki negatif elektrikten arınacağımız bu tarla turu mecburi ve 5000 USD tutarında…

17.00: Kıyamet yürüyüşü. Tarladan köy merkezine kadar yarım saat geri yürüyerek günün yorgunluğunu ve stresini atıyoruz. Tracking programı olarak düşündüğümüz bu yürüyüşün sonunda köy çeşmesinden enfes gazap suyu içmeye hak kazanıyoruz. Bardağı 300 USD.

18.00: Kıyamet namazı. Cami tarifesi: Sahne önü 7000 USD, arka açık alan (ayakta) 5000 USD, hanımlar tribünü 4000 USD. Namaz sonrası imamla hatıra fotoğrafı 350 USD. Tüm katılımcılara bir adet tesbih hediye…

19.00-24.00: Serbest zaman. (Saat başı 100 USD)

sirince-koyu (1)sirince-koyu (3)sirince-koyu (4)El emeği göz nuru bebeklersirince-koyu (6)sirince-koyu (7)sirince-koyu (8)sirince-koyu (9)sirince-koyu (10)sirince-koyu (12)sirince-koyu (13)sirince-koyu (14)sirince-koyu (15)sirince-koyu (18)sirince-koyu (20)sirince-koyu (21)sirince-koyu (22)sirince-koyu (24) St.John Kilisesisirince-koyu (25)Kilisenin önünde bulunan Meryem Ana heykeli bir havuzun ortasında yer alıyor. Heykelin arkasında bulunan çukura para atabilmenin uğur getirdiğine ve dileklerin gerçekleştiğine inanılıyor, ancak çok kolay görünse de çukura para denk gelmesi oldukça zor. sirince-koyu (17) sirince-koyu (16)sirince-koyu (26)sirince-koyu (27)sirince-koyu (28)sirince-koyu (29)sirince-koyu (30)sirince-koyu (32)Şirince, şarapları ile meşhur. Birbirinden lezzetli meyveli şarapları mevcut. Almadan tadım yapıyorsunuz. Çok fazla çeşidi ardarda tatmamanızı tavsiye ederiz, çünkü tadı kaçıyor, esas tadını almamaya başlıyorsunuz. Karadut şarabı meşhur. 17 sene önce elde edilen karadutlardan üretiliyor. Açmadan 5 sene, açtıktan sonra 2 hafta içinde tüketilmesi öneriliyor. Diyabetik olan şarap severler için “yaban mersini şarabı” öneriliyor, ancak günde maksimum 2 bardak içmek kaydı ile. sirince-koyu (33)sirince-koyu (34)Aziz Dimitrios Kilisesi sirince-koyu (35)sirince-koyu (37)sirince-koyu (39)sirince-koyu (41)sirince-koyu (42)sirince-koyu (43)Kumda Kahvesirince-koyu (36)sirince-koyu (44)Fincanda hazırlanmış soğuk kahveler kumlu masanıza geliyor, kahveler sıcak kum içersine yerleştiriliyor ve yavaş yavaş kaynatılıyor.

sirince-koyu (46)sirince-koyu (47)Kumda kaynamaya başlayan kahvesirince-koyu (48)Şirince köylüsünden pazarlama taktikleri taktire değer.sirince-koyu (49)sirince-koyu (50)sirince-koyu (51)sirince-koyu (52)2 dev papağan ile selfie çekimi de var, koca gagaları omzunuzda taşıyınca gözümü oyar mı, kulağımı koparır mı diye düşünmeden edemiyorsunuz. sirince-koyu (53)sirince-koyu (54)sirince-koyu (55)Hayvansever esnaftan yüz bulan köpek.sirince-koyu (56)Şirince köylüsünden dekoratif ataklar. sirince-koyu (57)sirince-koyu (58)sirince-koyu (59)sirince-koyu (60)sirince-koyu (61)sirince-koyu (62)Restore edilmiş İlya Konak pansiyon. sirince-koyu (63)sirince-koyu (64)sirince-koyu (65)sirince-koyu (66)sirince-koyu (67)sirince-koyu (68)sirince-koyu (69)sirince-koyu (70)sirince-koyu (71)sirince-koyu (72)sirince-koyu (74)sirince-koyu (75)

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Geleceğe hazırlanıyor muyuz?

Geçtiğimiz Mayıs ayında Levent Workinton‘da fütürist Ufuk Tarhan‘ın çok keyifli ve ufuk açıcı konuşmasına katıldım. Hem heyecanlandım hem de yapacak çok şey var, haydi bir an önce faaliyete geçeyim hissine kapıldım. Kendisini tanımayan veya yaptıkları ile ilgilenenler için sunumundan aldığım notlarımı paylaşmak isterim:

Ufuk-Tarhan (6)

Birinci vazifemiz gelişmiş taraflarımızı tespit edip daha çok üstüne gitmektir.

Gelecek geldi, daha ne kadar gelecek ve bizi ne kadar etkileyecek?

En güçlüler değil, değişime en fazla uyum sağlayanlar ayakta kalır.

Değişim yetmiyor, ayrıca dönüşmek gerekiyor, çıta yükseliyor.

Sen insanların ne işine yarayacaksın?

Geleceğin Ulaşımını tasarlayan firmalar:

Uber

E-Volo  (www.e-volo.com) : Tek insanlı helikopter

Airbus-project Vahana  (www.vahana.aero): Hava taksisi

Terrafugia (www.terrafugia.com) : Uçan araba

Fütüristler, geleceğe kafayı takanlar.

TFF 2009 Portrait Studio At The DIRECTV Tribeca Press Center - Day 6

Ray Kurzweil– Google’ın baş mühendisi,yazar, bilgisayar mühendisi, mucit ve fütürist

  • 5 yaşında mucit olduğuna karar vermiş, 12 yaşında kodlama öğrendi, 15 yaşında ilk bilgisayar programını yazdı ve ödül aldı. Singularity akımının öncüsü ve üniversite kurucusu.
  • Organik insan ölmeyebilir. Ölüm hastalıktır, insanın arızaları giderilebilir.
  • Solucan ile insan arasında %3 fark bulunmaktadır.
  • Bu yüzyılın insanı son “saf insan” 30-40 sene içinde insanların içine “şeyler”, şeylerin içinde insanlar olacak ve biz hangisi “saf” karıştıracağız.

Singularity projesine karşılık 2045 projesi mevcut.

ray-kurzweil (2)

Dünyanın güç dengeleri ve yeni liderleri ATCG‘yi dizayn edenler olacak, yani istediği insanı yaratanlar olacak. Bu neredeyse Tanrısal güce yakın. 100 seneye yakın bir tarihte gerçekleşeceği öngörülüyor.

Gelecekte çok az insan çalışacak, gerisi çalışmayacak ve yaşama hakkını kullanacak.

1 numaralı sorunumuz halen istihdam. Var olan işler yok oluyor ve gelişmeye devam ediliyor. O az sayıda çalışan insanlar çok yüksek yetkiye sahip olacaklar.

Vatandaşlık maaşı çıkacak. İşi olmasa da gelir sağlayacak, ama ayıplanmayacak. İleride para karşılığı insan çalıştırmak, köle çalıştırmak gibi suç olacak.

Ayakta kalmak için her konunun teknoloji ile iç içe geçmesi lazım. Dünya silah, uyuşturucu, petrol üçgenindeki güç kavgalarında dönüyor. Kıtlık ekonomisi ve rekabete göre güdümlendik.

Sürekli su sıkıntısından bahsederken deniz suyundaki tuzu tutan elek yapıldı. O zaman su sıkıntısı kalmayacak! Aslında kıtlık yok, bol olan kaynakları paylaşmakla ilgili sorun var.

ElonMusk

Elon Musk, dünyada insan beynine ilk chip’i takan şirketi kurdu. Gelecekte dünyanın 4 ana sorunun olacağını ifade ediyor:

  1. Universal basic income (vatandaşlık maaşı)
  2. Beynin kapasitesi dijital zeka ile arttırılmalı. Bilgi yüklenebilmeli. Bunun için NEURALINK CORP firmasını kuruyor.
  3. İnsansız araba ve insansız herşey
  4. Yeraltı şehirleri kurulacak

Bunları anlamak ve çözmek, etik ve ahlak sınırlarını araştırmak lazım diyor.

Elon Musk, 12 yaşında kodlama öğrendi, 15 yaşından beri günde 2 kitap okuyor, haftada 85 saat çalışıyor, Heroic Etic çalışma disiplini var, farklı disiplinleri birbiri ile bağlıyor. Cesur, bozguncu, kodlamacı, multidisipliner,paylaşımcı.

1.kural odaklı ve çok çalışmak olacak.

Klasik öğrenme kanalları yetmeyecek.

“self learning/ self thinking” yani kendin öğrenecek, kendin düşüneceksin, başkalarından medet ummayacaksın.

Kodlama bildiği için algoritmik düşünüyor. Geleceğin okuma yazması “kodlama”!

*************************************************************************************

about

Easton Lachapelle, 3D baskı ile 300 USD’lık yapay kol geliştirdi. 2015’te yapay kolun kodlarını dünyaya açtı.

Kodların bulunduğu adres: http://theroboarm.com/

*************************************************************************************

Ufuk-Tarhan (5)

Sosyal medya: Dijit üretme merkezidir. Çok akıllıca, derinleşerek kullanırsak kendimizi duyururuz.

Blog yazın!

Sosyal medyayı sadece pazarlama açısından kullanmayın, bu bir sorumluluk! Öğrendiklerimize ihtiyacı olanlar var! Bu kadar da herşeyi koyma, paylaşma yaklaşımı hatalı. Sosyal medyayı ciddiye alın ve ilerleyin. Hiyerarşiye karşı holokrasi!

Sen kime yardım edebiliyorsun?

Sabredin, para akışını kesmeden işinizi yapın, ancak diğer sevdiğiniz işi de yapın. 1-2 saat yaratın. Birkaç sene içinde neler yapabileceğinize hayret edersiniz. Çalışıyorsanız, disiplinliyseniz kendinize güvenin. Yaratıcılık, acaip bir disiplin ister.

3Y: yetenekli, yetkin, yetkili

3T: teknoloji, tasarımcı, tedarikçi

Duygular da programlanacak. “sevgili yaptım” deniyor, gelecekte gerçekten de yapılacak. Örneğin kendi yaptığı robotla evlenen mühendis

Varlık sebebimizi çözmek için ölmemeye çalışıyoruz.

Sadece siz varsınız diye 1 insanın yüzü gülüyorsa, başarılısınız!

 

 

 

 

 

Bilim- Science içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Isırgan Otu ve kanser tedavisi

maria-treben

Şifalı Bitkiler ile insanları iyileştirmeye hayatını adamış Maria Treben (1907-1990) 3 videoluk konuşmasında şifalı otları, hangi hastalıklara iyi geldiklerini ve tedavi yöntemlerini anlatıyor.

Bu açıklamalar ve kendi yapacağınız incelemeler doğrultusunda sofranızdan eksik etmemeniz gereken şifalı bitkileri tek tek anlayacağız.

ISIRGANOTU

Video Çevirisi (dakika 1-18 arası): 

Birçok tedavisi olmayan hastalık mevcut. Bunu nereden biliyorum, çünkü doktorların yardımcı olamadığı noktalarda bana gelip çare arayan birçok hasta ile karşılaşıyorum. Çok şükür ki elimizdeki şifalı otlar sayesinde en çözümsüz hastalıklarda bile yardımcı olabiliyoruz.

Tanrımız bize bu şifalı bitkileri ayaklarımıza serdi, bahçelerimize ekti. Bu şifalı bitkilere inanan kişilerin hiçbir inancı kalmayıp şüphe ile yaklaşan kişilere göre çok daha hızlı iyileştiklerine defalarca şahit olduk. İnancınızı yitirirseniz yardım da alamazsınız.

Şifalı bitkiler sayesinde kansere gerçekten savaş açabiliyoruz. Kanser virüsü diye birşey olmadığı için herhangi bir kanser virüsü bulunamamaktadır. Bu bizim kimyasal beslenmemizin sonucundan başka birşey değildir.

1942 senesinde bir çiftçi bana “bakın bayan Treben, şimdi tarım arazilerimizde kimyasal ilaçlama yapmaya başladık ve göreceksiniz ki kanser hortlayacak” O dönemlerde kanser neredeyse hiç duyulmamıştı. Bugün her 3 Avusturyalıdan biri kansere yakalanıyor, Almanya’da 2 milyon kanserli mevcut. Sanırım ailesinde kanser vakası olmayan bir aile kalmadı gibi. Bir günden diğerine sağlıklıyken ertesi gün kansere yakalanmış oluyorsunuz.

Bir defasında okumuştum: İnsanlık ısırgan otunun ne kadar şifalı olduğundan haberdar olsa başka hiçbir şey yetiştirmezdi. Şu anda ise en tedavi edici güce sahip ısırgan otu çeşitli kimyasallar ve zehirler ile yok edilmekte. Gün gelecek bizi tedavi edecek hiçbir bitki kalmayacak, insanlık kendi kendisini yok edecek.

ISIRGANOTUCAYI

Isırgan otu o kadar şifalı bir bitkidir ki vücudumuza ait olmayan herşeyi dışarı atar. Her ne hastalığınız olursa olsun, tedavinize ısırgan otu ile başlayın. Isırgan otunu içmekle başlayın ve hemen göreceksiniz ki ya hastalığınızda bir duraksama olacaktır ya da yavaş yavaş geçecektir.

ICORGANLAR

ISIRGAN OTU NEYE İYİ GELİR?

Isırgan otu: Pankreas, mide, bağırsaklar, karaciğer, böbrekler, idrar torbasını tedavi eder. Bu organların sağlığı diğer organlara baskı uygulamalarını engeller. Karaciğerin baskısı sebebi ile genelde hasta olan tiroidler de dahil. Çok ağır hastaların ısırgan otu tedavisi ile tekrar sağlıklarına kavuştuklarını aldığım mektuplar sebebi ile çok iyi biliyorum.

Isırgan otu kanı temizler, kana ait olmayan herşeyi dışarı atar. Biliyorsunuz, vücudunuzda bir enfeksiyon olduğunda veya grip olduğunuzda ilaçlara boğuluyorsunuz. Kanda olan yabancı maddeler yanında ayrıca ilaçlardan vücudunuzda arda kalanlar da ısırgan otu ie dışarı atılmakta.

Bazen griplerden sonra uzunca bir süre bazen aylarca kendinizi toparlayamazsınız, sürekli bir halsizlik our, o gibi durumlarda derhal ısırgan otu ile tedavinize başlayın.

Avuç içi kadar Isırgan otunu  yarım dakika demleyin,  açık sarı renkli bir çay elde edersiniz. Termosa doldurursanız akşama kadar açık sarı renkte kalır. Hiç koyulaşmasına gerek yoktur. Isırgan otu çayı ile sürekli yenilenen kan hücreleriniz sayesinde yorgunluk ve bitkinliğiniz sona erer.

Isırgan otu şeker hastalığını da tedavi eder, neden? Çünkü pankreası tedavi eder. Pankreas insülin üretim merkezidir.

Mide kanseri olup ameliyat masasından eve gönderilen yaşlı bir kadın her gün içtiği taze ısırgan otu çayı sayesinde mide kanserinden tamamen kurtulmuştur.

Kan dolaşımı ile ilgili rahatsızlıklarda müthiş bir tedavi aracıdır. Birçok insan soğuk eller, soğuk ayarlar ile dolaşırlar. Aslında buna hiç gerek yoktur. Isırgan otu banyosu ile hepsi geçer. Gece boyunca oda sıcaklığındaki suda bekleteceğiniz ısırgan otu suyu ile ertesi gün 2-3 veya 4 kez ısıtarak duş alabilirsiniz. Ve birden tüm şikayetlerinizden kurtulursunuz.

Aşırı sıgara içen bir hastamın kangren olmuş amputasyon (kesilmesi gereken)  gereken bacağında, 14 günlük ısırgan otu kökü ve ısırgan otu banyosu uygulamasından sonra artık bu işleme  gerek kalmamıştı.

Kalp kasları hasarlarında, kalp spazmlarında, kan dolaşımı ile ilgili herşeyde ısırgan otu banyosu ile bunları sona erdirebilirsiniz. Tam banyo almanıza gerek yoktur, neresi hastalıklı bölge ise oraya banyoyu soğuk veya ılık uygulayabilirsiniz.

Kalp damarından birisi tıkalı olan bir hastam vardı. Bacağından alınacak bir damar ile kalbindeki tıkalı damarı değiştirilecekti.  Isırgan otu banyoları ile bu sıkıntı çok kısa bir sürede sona erdi. Ameliyata gerek kalmadı.

Göz arkasındaki damarlarda da tıkanıklık olabiliyor. Ya ısırgan otu banyoları ya da gün içersinde göz bölgesine uygulayacağınız kompresler ile bunu geçirebilirsiniz.

Hastanelerin ağzına kadar dolu olduğu bu dönemlerde evimizin bahçesinde yetişmekte olan basit bir otun şifasına inanmak güç olabilir ama Tanrı’nın bir bildiği vardı ki dağ taş ısırgan otu dolu.

Bağırsaklarla ilgili sorunlara, ishale, kabızlığa ısırgan otu iyi gelir,

Karaciğer, pankreas, böbrek, böbrek taşları, safra kesesi taşı sorunları, yani kısaca ısırgan otunun iyi gelmeyeceği hiçbir şey yoktur.

Karaciğerin baskısı kalp astımını yaratır. Karaciğerin baskısı akciğer amfizemini yaratır. Akciğer amfizemi akciğerden kaynaklanmaz. Astım çeşitleri karaciğerden kaynaklar.

Karaciğerinizi araştırdınız mı? Ciddi nefes darlıkları hastalanmış ve zarar görmüş karaciğerden kaynaklanır.

Isırgan otu içtiğiniz zaman ne hasta bir karaciğeriniz ne de hasta bir böbreğiniz olmaz. Böbreğiniz sağlıklı olursa depresyonunuz da olmaz.

Nobel ödüllü Avusturyalı doktor Wagner Jauregg : ‘’ hastanelerdeki sinir hastaların 2/3’si böbrekleri sağlıklı olsa hastanelere yatmak zorunda kalmazlardı’’ Demiştir. Akıl hastanelerine yatırılan hastaları korkunç bir hayat beklemektedir. Burada tedavi gören hastaları dinleyince tedavilerin bir işe yaramadığı görülmektedir. Elektroşok uygulamalarına maruz kalmaktadırlar. Tüm bu ruhsal haller böbreklerin uyguladığı baskı ile beyni etkilemesinden kaynaklanır.

Doğum yapan kadınlarda böbreklerin doğumdan dolayı etkilenmesi veya zarar görmesi olası bir durumdur. Yine ısırgan otu içilince böbrek sorunları sona erer.

Isırgan otu hayat boyu kullanacağınız bir içecektir. İster hasta ister sağlıklı olun her gün 1 bardak ısırgan otu çayı için. Hasta olduğunuzda günde 3-4 veya 5 bardak ısırgan otu çayı içebilirsiniz. Kendinizi çok farklı hissedeceksiniz.

ISIRGAN OTU İLE İLGİLİ DİĞER ÜRÜNLER:

Isırgan otu çorbası (lütfen linke tıklayınız)

Isırgan otu salatası (lütfen linke tıklayınız)

MARIATREBENKITAP

Maria Treben’in bu kitabını tüm kitapçılarda bulabilir ve online sipariş edebilirsiniz.

Sağlık-Health içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın