Corona destek kampanyaları

Corona sinsice ülkede ilerleyedursun evde kalanlar, kalacak olanlar ve evden çıkma yasağının geleceği (hala neden gelmedi anlaşılır gibi değil!) günler için online faydalanabileceğiniz harika web siteleri!

tedconnects_logo-slide_v1

23 Mart 2020’den itibaren TED online, ücretsiz ve günlük süper konuşma serilerine başlıyor! Konuşmaları BURADAN izleyebilirsiniz.

**************************************************************************IDFA

IDFA, Uluslararası belgesel film festivali,  300 filmini ücretsiz izlemeye açtı!

********************************************************************************

cambridge-university

Mayıs sonuna kadar 700 adet akademik yüksek eğitim çalışması ücretsiz olarak herkese açıldı. BURADAN faydalanabilirsiniz. (Ancak aşırı talep karşısında geçici bir süre için kapatılmış olup altyapı güçlendirmesi ile tekrar açılacak)

*********************************************************************************

freecodecamp-logo

Online kodlama öğrenmek isteyenler için eğitime BURADAN ulaşabilirsiniz.

*************************************************************************************

scribd-logo

Online kitap okuma platformu Scribd 1 aylığına tüm kitap ve dergilere ücretsiz erişim imkanı sağlıyor!

*******************************************************************************

KPY

Bilgi üniversitesi Kültür politikaları ve yönetimi araştırma merkezinden tüm dijital platformların linklerinin toplandığı değerli liste!

*************************************************************************************

school-of-life-istanbul

The School of Life Istanbul #evdekal günleri (25 Mart- 3 Nisan)

Program detayları için

*************************************************************************************

 

KBGV

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı online seminerlerine buradan ulaşabilirsiniz

****************************************************************************

disability

Edulegal.net Online Hukuk Eğitimleri olarak görme engelli hukuk fakültesi öğrencilerine tüm eğitimlerimizi ÜCRETSİZ veriyoruz.Bize mesaj atılması yeterli. 

**********************************************************************************

can-yayinlari

Can Yayınları, Trendeki Yabancı öykü app‘ini tüm sayılarıyla birlikte 1 aylığına ücretsiz hale getirdi. Ayrıca yazılımın içine 3 tane de Dünya Klasiği yüklendi. Keyifli okumalar.

*************************************************************************************

udemy-logo

UDEMY Ücretsiz online kurslar:

Python: https://www.udemy.com/topic/python/free/
Javascript: https://www.udemy.com/topic/javascript/free/
Angular: https://www.udemy.com/topic/angular/free/
Kripto para: https://www.udemy.com/topic/cryptocurrency/free/
Linux: https://www.udemy.com/topic/linux/free/
Photoshop: https://www.udemy.com/topic/photoshop/free/
PHP: https://www.udemy.com/topic/php/free/
Unity: https://www.udemy.com/topic/unity/free/
Wordpress: https://www.udemy.com/topic/wordpress/free/
Photoshop: https://www.udemy.com/topic/photoshop/free/
Java: https://www.udemy.com/topic/java/free/
Word: https://www.udemy.com/topic/microsoft-word/free/
Grafik tasarım: https://www.udemy.com/topic/graphic-design/free/
Çince Öğrenme: https://www.udemy.com/topic/chinese-language/free/
Almanca öğrenme: https://www.udemy.com/topic/german-language/free/
Amazon AWS: https://www.udemy.com/topic/aws-certification/free/
Yemek yapma: https://www.udemy.com/topic/cooking/free/
3D modelleme: https://www.udemy.com/topic/3d-modeling/free/
Android geliştirme: https://www.udemy.com/topic/android-development/free/
Veri analizi: https://www.udemy.com/topic/data-analysis/free/
Çizim: https://www.udemy.com/topic/drawing/free/
İletişim becerileri: https://www.udemy.com/topic/communication-skills/free/
İspanyolca: https://www.udemy.com/topic/spanish-language/free/
İngilizce: https://www.udemy.com/topic/english-language/free/
Fransızca: https://www.udemy.com/topic/french-language/free/
Arapça: https://www.udemy.com/topic/arabic-language/free/
Portekizce: https://www.udemy.com/topic/portuguese-language/free/
Rusça: https://www.udemy.com/topic/russian-language/free/
Japonca: https://www.udemy.com/topic/japanese-language/free/
Excel: https://www.udemy.com/topic/excel/free/
Muhasebe: https://www.udemy.com/topic/accounting/free/
Salesforce: https://www.udemy.com/topic/salesforce/free/
Fotoğrafçılık: https://www.udemy.com/topic/photography/free/
Logo tasarımı: https://www.udemy.com/topic/logo-design/free/
SQL: https://www.udemy.com/topic/sql/free/
Kullanıcı deneyimi: https://www.udemy.com/topic/user-experience-design/free/
Digital marketing: https://www.udemy.com/topic/digital-marketing/free/
Sunum becerileri: https://www.udemy.com/topic/presentation-skills/free/
Özel tablolar: https://www.udemy.com/topic/pivot-tables/free/
Risk yönetimi: https://www.udemy.com/topic/risk-management/free/
Yazarlık: https://www.udemy.com/topic/writing/free/

*******************************************************************************

tubitak-logo

Corona virüsü tedbirleri kapsamında evde vakit geçirecek çocuklar için Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) dergilerinin tamamını ücretsiz erişime açtıklarını duyurdu.  https://bilimteknik.tubitak.gov.tr/

 

devamı gelecek…

Sağlık-Health içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Dr.Thomas Cowan, corona virüsü ve 5G bağlantısı

thomas-cowan

Corona virüsü salgını hakkında ilginç bir konuşmayı daha paylaşmak isterim.

Kanser, kalp ve aşılar üzerine 3 kitap yazmış Dr. Thomas Cowan, corona virüsü ile 5G bağlantısını anlattığı bu bilgi verici konuşma bizi bekleyen başka tehlikeler üzerine iyice düşünmeye sevk ediyor…

Konuşmayı buradan dinleyebilirsiniz

Türkçe çevirisi:

Steiner‘i biliyorsanız, testin cevaplarına sahipsinizdir, ancak testin detaylarını kendiniz tasavvur etmelisiniz. 1918 İspanyol Gribi salgını ertesi Steiner’a sormuşlar: tüm bunlar neydi? Steiner: Evet, virüsler toksik bir hücrenin boşalımıdır. Virüsler, birkaç protein ile birlikte DNA ve RNA  parçalarıdır, hücreler zehirlenince hücrelerden ayrışırlar. Hiçbir şeyin sebebi değillerdir.

Şu şekilde düşünmenizi teşvik etmek isterim; Eğer ünlü bir yunus doktoru olsaydınız, kuzey kutup dairesinde yunusları uzunca süredir inceliyor olsanız ve yunuslar gayet iyi olsalar, sonra sizi arasalar ve deseler: Fred, kuzey kutup dairesindeki yunuslar ölüyorlar, lütfen gel ve incele neler oluyor…sorulacak 1 sorunuz vardır: Kaçınız yunusun genetik makyajını incelemek istiyorum der? Hiç kimse. Çünkü aptalcadır.

Kaçınız şu ve bu yunusu incelemek ve virüs taşıyorlar mı bakmak isterim çünkü bulaşıcı olabilir ve hastalanabilirler. 1 kişi.

Kaçınız birileri suya bir şeyler koymuş, Exxon, Valdez gibi diyor?…Hiç kimse yok mu? Herkes el kaldırıyor! Çünkü aynen bu oldu. Hücreler zehirlendi, hücreler temizlenmeye çalışırken virüs salgıladılar, NIH (Ulusal Sağlık Enstitüsü) tarafından yapılan en son konuşmada, virüslerin exosome olarak tanımlandıkları ve kompleks yapılarının bir virüsün ne olduğuna dair şimdiki düşünce biçimi ile aynı yönde olduğu görülebilir.

Büyüme çağında çok dramatik bir örnek yaşadım, evimizin tam dışında beni geceleri uyutmayan kurbağalarla dolu sulak bir alan vardı. Sonra sulak alana bir kademe yapıldı ve zamanla tüm kurbağalar kayboldu. Bu durumda: Kaç kişi kurbağaların genetik bir hastalığa yakalandıklarını düşünüyor? Kaç kişi kurbağaların virüse sahip olduklarını düşünüyor?  Kaç kişi suya DDT atıldığını düşünüyor? Aynen bu oldu. Hastalıklar zehirleyicidir.

Peki 1918’de ne oldu? Son 150 senedeki her global salgında dünyanın elektriklenmesinde bir kuantum sıçrama olmuştur. 1917 sonbaharında dünyaya radyo dalgaları tanıtıldı. Ne zaman yeni bir elektromanyetik alana herhangi bir biyolojik sistem maruz bırakırsanız onu zehirlersiniz, bazısını yok edersiniz ve kalanı da ertelenmiş bir canladırmaya dönüşür, ilginç bir şekilde biraz daha uzun ve hastalıklı yaşarlar.

II.Dünya savaşında insanların ilk defa maruz kaldığı, tüm dünyayı çevreleyen radar ekipmanı tanıtıldı ve yeni bir salgın başladı.

1968 senesinde Hong Kong grip salgını yaşandı.  Van Allen kuşağında koruyucu bir kalkan vardır ki bu bizi güneş, ay, Jupiterden gelen kozmik alanları toplar ve dünya canlılarına dağıtır. Bizler bu Van Allen kuşağına radyoaktif frekanslar yayan uydular koyduk, 6 ay içinde yeni bir virüs salgını yaşadık. Neden viral? Çünkü insanlar zehirlendiler, toksin salgıladılar, virüse benzediler, insanlar grip salgını zannettiler.

1918’de Boston Sağlık departmanı bu salgının bulaşıcılığını incelemeye karar verdi. Yüzlerce kişiyi topladılar, burunlarındaki sümükleri aldılar ve sağlıklı insanlara enjekte ettiler. 1 kişi bile hastalanmadı…Üst üste bu deneyi tekrarladılar, ancak bulaşıcılığı hakkında bir sonuca ulaşamadılar. Deneyi grip bulaşan atlara da yaptıkları söylendi. Ancak hiçbir sağlıklı at hastalanmadı. Bu konuyu Arthur Firstenberg‘in yazmış olduğu “the Invisible Rainbow” (Görünmez Gökkuşağı) kitabında okuyabilirsiniz.

arthur-firstenberg Kitabında dünyanın elektriklenmesini ve 6 ay içinde yaşanan yepyeni grip salgının anlatmaktadır. Gribin 2 haftada Kansas’tan Güney Afrika’ya nasıl yayıldığına dair normal açıklamaları dinlerseniz ki tüm dünyanın aynı belirtilere aynı zamanda sahip olması ve ulaşım şeklinin at sırtı ve tekneler olmasına rağmen, açıklama : “Bunun nasıl olduğunu bilmiyoruz” olmuştur. Bazılarınızın cebinde ve bileklerinde olan radyo dalgaları ve diğer frekansları düşünecek olursanız Japonya’ya bir sinyal gönderirseniz derhal yerine ulaşır…Saniyeler içinde global olarak haberleşen elektromanyetik bir alanın olmadığına inanan birileriniz varsa buna yeterince dikkat etmiyordur…Şuna dikkat çekerek bitirmek isterim, son 6 ayda dünyanın elektriklenmesinde dramatik olarak bir kuantum sıçrama yaşanmıştır. Eminim ki bunun ne olduğunu birçoğunuz biliyorsunuz: İsmi 5G. Şimdi atmosferimizde 20.000 adet radyasyon yayan uydu bulunuyor, aynı sürekli kullandığınız cebinizde ve kolunuzda radyasyon yayan şeyler olduğu gibi. Bunlar sağlığa uygun değildir! Bunlar suyu parçalayan cihazlardır. Evet ama biz elektriksel varlıklar değiliz, fiziksel varlıklarız diyenleriniz için, o zaman EKG veya EEG veya sinir iletim testi yaptırmaya zahmet etmeyin, çünkü biz elektriksel varlıklarız ve kimyasallar ise elektriksel dürtülerin yan ürünleridir.

Dünyadaki ilk 5G ile kaplı şehri neresidir? sorusuyla konuşmamı bitirmek isterim…WUHAN…Kesinlikle. Bu konuda düşünmeye başlarsanız burada insanoğlunun daha önce görmediği bir var olma krizi yaşamaktayız. Bu eşi görülmemiş birşeydir. Dünyanın çevresine 100.000 uydu yerleştirmek…

Mıknatıslanma vücudunuzda ne kadar metal olduğu ve aynı zamanda hücrelerinizdeki suyun kalitesi ile ilgilidir. İnsanlara aluminyum enjekte etmeye başlarsanız elektromanyetik alanları emici bir hale gelir ve bunlar şimdi tecrübe ettiğimiz türlerin bozulması için ideal bir fırtına koparır.

Rudolph Steiner, 1917 döneminde şöyle bir şey söylemiştir ki başka bir dönemdir: Elektrik akımlarının olmadığı zamanlarda, gökyüzü elektriksel etkilerle kaynamazken (1917’den bahsediyoruz) insan olmak daha kolaydı. Bu sebeple bugün insan olabilmek için yüzyıl öncesinden çok daha fazla spiritüel kapasite harcamak gerekiyor.

 

Sağlık-Health içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Slavoj Zizek ve corona virüsü

 

slavoj-zizek-pictureDünyaca tanınan, kitaplarının okumaya ve düşünmeye meraklı herkes tarafından okunmasını önemle tavsiye edeceğim Slovenyalı sosyolog, filozof ve kültür eleştirmeni Slavoj Zizek’in sosyolojik olarak corona virüsüne bakış açısı sorulmadan geçilemezdi…

Sunucu: Slavoj, dünyamız birçok pandemik tarafından etki altına alınmıştı, Ebola, İspanyol virüsü…Sosyolojik açıdan corona virüsünün diğer virüslerden farkı nedir?

Zizek: En basiti ile farklı bir dünyada yaşamaktayız, global bir dünyada. Bu belki bir ilerlemedir. Geçmişteki felaketleri 100 mil ötede yaşayanlar bile farkında değillerdi belki de, bugün görebiliyoruz. Örneğin geçmişteki büyük İrlanda patates kıtlığı…O esnada İrlanda ihracata devam etmekteydi. Buradaki tek iyi şey artık aynı gemide olduğumuzun çok daha farkındayız…

Diğer şey ise şudur ve sonsuz olarak tekrarlanmalıdır: Bilim devrinde yaşıyoruz. Virüs salgınları global ekonomi ile bağlantılıdır tabii, ama derin bir anlamları yoktur. Bir virüsten daha aptalca bir şey hayal edebilir misiniz? Kimyasal bir mekanizma mı yoksa yaşayan bir canlı mı bilinmemektedir,  sürekli çoğalmaktadır. Anlamsız ve aptalcadır.

Geçmiş vakalarda insanlar izolasyonu düşünmekteydiler. Bugün öyle ümit ediyorum ki birlik içinde ve koordineli bir biçimde hareket etmek zorundayız. Tüm insanlık aynı geminin içinde oturuyoruz. En büyük mağlup, ulusalcı, ırkçı olanlar, ülkemiz izole edilmeli gibi söylemler. Tabii ki karantinaya ihtiyacımız olacak ancak mesela Avrupa’yı ele alın: Birlik içinde hareket etmelidir, birbirine maskeler, aspiratörler ve neye ihtiyaç varsa yardım etmelidir. Bu bağlamda askeri bir operasyonun ortasındaymışız gibi hareket etmeliyiz. Piyasalar vs konumuz değildir, ihtiyaçlarımız vardır, yeterince anlama sahibiz ve aktivitelerimizi koordine etmek için yeterince şeylere sahibiz, birlikte yapmalıyız. Bu ya bir çeşit komunizmdir; yani güçlü, global, ulusal  işbirliği, koordinasyon, topluma karşı şeffaf, bilgiyi paylaşan, aktiviteleri koordine eden vb ya da çok çok üzücü bir dünya…

Zizek: Slavoj gördüğümüz şey sınırlar kapatılıyor, etkinlikler iptal ediliyor, panik var. Bu histeri virüsü abartmakta mıdır?

Zizek: Olabilir de olmayabilir de…Sayılar çok belirsiz, ne olduğunu tam olarak anlayamıyoruz. Tek ümidim- çılgın bir ümit- elbette bu salgınlar değer yapmaz ve sevinecek birşey yoktur, belki yan etkilerinden bir tanesi öncelikle sahip olduğumuz ve alıştığımız şeyleri sanki hep varmışçasına davranmamaktır. Batı ülkelerinde tüm dünyadan meyveler yemeye, serbestçe seyahat etmeye vs vs alışkınız. Şimdi bunlar bitti. Belki bu bize yeni bir bilgelik getirebilir.  Hayatımızın hassasiyetini gerçekten kabul etmek zorundayız. Bu benim dersimdir.

İkinci dersim, bazı insanlar aşırı çalışmaktadır, medikal doktorlar, yaşlı bakıcıları vb diğerleri ise ne yapacaklarını bilmeden eve saplanmışlardır. Lütfen düşünmeye çalışın…Bu panik olma değil ama geri adım atma ve yansıtma vaktidir. Durum panik içersinde hareket edilmeyecek kadar ciddidir. Panil içinde olanlar durumu ciddiye almazlar, delice şeyler yapar, tüm tuvalet kağıtlarını satın alırlar vs. Hayır, çok fazla ciddidir, geriye adım atıp yansıtma yapmalıyız. Hayat bakışımız nedir? Nasıl değiştirmeliyiz? Çünkü bir şeyin farkında olmalıyız: Hayata devam edelim ve 2-3 ay içinde geçer değil, belki bu salgın geçer, belki sonbaharda başlar, belki başka salgınlar gerçekleşir, ekolojik felaketler…Herşey normale dönse bile artık eski alıştığımız normalitede devam etmeyecektir. Hayat modumuzu değiştirmek zorundayız.

 Sunucu: Şu ana dek bildiğimiz kadarı ile kimse bu virüse karşı bağışıklık geliştirmemiştir. Politikacılar virüse yakalanmıştır, bazıları ölmüştür. Ülkeleri yönetmeye gelince virüsler politikacıları nasıl etkilemektedir?

Zizek: Bunun ciddi bir tehdit veya sorun olduğunu sanmıyorum. Daha ziyade sınıflar arası bölünmelerde yaşanan patlamalar daha dikkat çekicidir. Mesela Fransa, tüm zenginler New York’u terketmektedir, ya ıssız bir adaya ya da New York’un kuzeylerinde evlerine gitmektedirler.

Benim gerçekten gördüğüm sorun, sağlık hizmetine genel olarak ulaşabilmek. Bernie Sanders’ın sürekli söylediği şeydir: Sadece Amerika içersinde değil global sağlık hizmetlerine ihtiyacımız var. Bu tip virüsler bize global sağlık sistemine ihtiyacımız olduğunu gösterirler. Sadece ülke içerisinde değil, ülkeler arasında. Egosantrik çıkarlarımızda bile abstrakt bir dayanışmaya işaret etmiyorum. Eğer Almanya İtalya’ya yardım etmezse daha da kuvvetli bir salgına maruz kalacaktır. Başkalarına destek olmak, rasyonel düşünmek, birlikte hareket etmek ve ekonomimizle farklı birşeyler yapma vaktidir. Bu gibi durumlarda global kararları, piyasalara ve ülke durumlarına bırakamayacağımız aşikardır. Devlet müdahale etmelidir, ancak uluslararası işbirliğini destekleyecek şekilde olmalıdır. Sadece bu yol ile birşeyler yapılabilir, başka türlü birbirimizle savaşan ilkel ve ortaçağdan yaratıklara döneriz, bu gerçekten çok derin ve etik bir seçimdir. Komunist kelimesini kullanmak istemiyorum ancak yeni, ortak bir farkındalığa ihtiyacımız var ve bilgeliğe. Bilgelik, biz dünyalı insanların ne kadar hassas varlıklar olduğumuzu fark etmemize yarar. Zeki bir takım Uzaylılar tarafından tehdit edilmiyoruz, saçma ve çoğalıp duran bir şey tarafından tehdit altındayız. Tevazu anlamında iyi bir derstir.

Sunucu: Virüs özellikle yaşlılar üzerinde ölümcül etkili, Amerika’da şu anda yaşlı adaylar var, burada sizce bir ironi var mı? Sanders 78 yaşında, Biden ise daha genç değil…

Zizek: Katılıyorum, burada spiritüaliteye saygı gösteren insanlar olarak yer almalıyız. Biyolojik açıdan veya vitalis açıdan, bu virüs belki de hayırlı gelir ve yaşlılarımız, zayıflarımız, hastalarımızdan kurtulur vs vs Kurtulanlar daha güçlü olurlar, bu insanlık mıdır? Bu şekilde davranan tanıdığım en son rejimler Naziler idi, biz o muyuz yoksa spiritüel bir varlık mıyız? Biz spiritüel varlıklar olduğumuzda ısrarcı olmalıyız.

Slavoj Zizek kitaplarından bazıları:

 

Sağlık-Health içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Corona virüsü testi nerede yapılıyor?

Corona virüsü için Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testi genel olarak özel sağlık merkezleri tarafından yapılabildiği gibi bazı devlet hastanelerinde de gerçekleşmektedir. İşte, devlet hastaneleri tarafından yapılan Corona virüsü laboratuvarlarının adres bilgileri;

Sağlık Bakanlığı “Koronavirüs testi yapan hastaneler”

– Adana Şehir Hastanesi

– Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Ankara Şehir Hastanesi

– Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Bursa Şehir Hastanesi

– Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi

– Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Eskişehir Şehir Hastanesi

– Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Isparta Şehir Hastanesi

– Kartal Dr. Lütfe Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi

-Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– İzmir Dr. Suat Ceren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Kayseri Şehir Hastanesi

– Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi

– Yozgat Şehir Hastanesi

Kaynak: kamupersoneli.net

Sağlık-Health içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Corona virüsü hakkında SSS

Sık sorulan sorular ve şimdilik cevapları:

  1. Corona virüsüne yakalandım. Hastalığı atlattıktan sonra hastalığa karşı bağışıklık kazanmış olur muyum?

En azından belli bir süre için bağışıklık kazandığınız söylenmektedir, ancak bu bağışıklığın hayat boyu olup olmadığı henüz bilinmemektedir.

2. Açık havada örneğin bahçe işleri yaparken hastalığı kapabilir miyim? 

Yaklaşık 1,5 metrelik mesafede durduğunuz taktirde açıkhavada bulaşma riski kapalı alana göre son derece azdır.

3. Torunlar ile aile büyüklerinin bir süre mesafeli olması gerekliliği söylenmektedir. Neden?

60 yaş ve üzeri bireyler ve yine bu kategoride sağlık sorunları olanlar için bağışıklık sistemi yaşlanmaktadır. Aile büyüklerimizin marketlere gitmemesi için onlar adına alışverişlerin yapılması ve markete gönderilmemeleri önerilmektedir.

4. Ne gibi hijyen kurallarına uyulmalıdır?

Sıkça el yıkamak (20-30 saniye kadar), elleri yıkadıktan sonra çok iyi durulamak. İlaveten antimikrobiyel ürün kullanımına gerek yoktur.

El sıkışmamak, sarılmamak

Hapşıran ve öksüren kişilerden mümkün olduğunca uzak durmak

Tek kullanımlık mendiller kullanmak

Umumi alanlardaki tuvaletlerdeki kapı kolları ve muslukları mümkün olduğunca ellememek veya mendil ile ellemek

5. Virüsü taşıyıp taşımadığımızı evde kendimizin test edebileceğine dair sosyal medyada video ve bilgiler dolaşmaktadır. Bunun doğruluk payı nedir?

Virüs sadece laboratuvar ortamında PCR  (Polymerase chain reaction) testi adı verilen bir test ile tespit edilebilmektedir. Sonuç yaklaşık 3 saat içinde elde edilir.

6. Anne baba olarak çalışıyoruz, çocuklarımızı sıkça büyük annelerine bırakıyoruz. Bu durumda ne yapmalıyız?

Bu dönemde önümüzdeki birkaç ay çocuklarınızı aile büyüklerinden uzak tutmanızı tavsiye ederiz. 60 yaş üzeri bireylerin bağışıklık sistemi daha zayıf olup salgına yakalanmaya son derece açıktır.

7. Para kullanımı virüsün yayılmasında rol oynuyor mu?

Birçok uzmana göre para kullanımı virüsün yayılmasında etken değilse de WHO aksi bir beyan vererek virüsün para üzerinde yaşayabileceğini dolayısı ile para elledikten sonra ellerin çok iyi yıkanması gerektiğini belirtmiştir.

8. Anne baba olarak çalışıyoruz, çocuklarımızı sıkça büyük annelerine bırakıyoruz. Bu durumda ne yapmalıyız?

Bu dönemde önümüzdeki birkaç ay çocuklarınızı aile büyüklerinden uzak tutmanızı tavsiye ederiz. 60 yaş üzeri bireylerin bağışıklık sistemi daha zayıf olup salgına yakalanmaya son derece açıktır.

9. Virüs çoğu insanı etkilemezken neden yayılmasına izin verilmemektedir?

Virüs birçok kişi için basit bir gripten öteye gitmezken risk faktörü taşıyan gruplar için ölümcül sonuçlar yaşatabilmektedir. Sağlık sisteminin hızla yayılacak bu virüse karşı etkin olabilmesi için yayılmanın kontrol altında olması gereklidir.

10. Doktor ve virologlar diabet, solunum hastalıkları gibi hastalıklara sahip kişilerin risk grubunda olduklarına dikkat çekmektedir. Hastalık bulaştığı taktirde ne gibi riskler taşınmaktadır?

Dünya sağlık örgütü verilerine göre 5 vakanın 4’ünde hastalık hafif geçmektedir. Ancak bazı vakalarda ise solum yolu ve akciğer sorunlarına yol açmaktadır. Bu riskler özellikle hastalık taşıyan gruplar için geçerlidir. En yüksek risk grubu solunum yolları rahatsızlıkları, dolaşım yolu rahatsızlıkları ve diabet olan gruptur. Erkekler kadınlara oranla daha çok yakalanmaktadır. Bu risk grubundakiler ellerini sıkça ve uzun yıkamalı, ellerini yüzlerine değdirmemeli ve asla yakın temasta bulunmamalıdır.

11. Çocuğumda grip belirtileri gözlemliyorum. Corona testi yaptırmalı mıyız?

Çocuğunuz riskli bölgede değilse, virüslü birileriyle aynı ortamda bulunmadıysa teste gerek yoktur, aynı şey yetişkinler için de geçerlidir.

12. Ellerimde egzemadan dolayı açık yaralar bulunmaktadır. Virüs açık yaralarımdan bulaşır mı?

Her türlü mikrop gibi evet bulaşabilir. Her açık yarada olduğu gibi yaraları temiz tutmak , sıkça yıkamak, ilaç sürüp, yara bandı ile korumak gerekmektedir. Yarayla her temas edildiğinde ellerinizi yıkamanız gereklidir.

13. Virüs en çok nasıl yayılmaktadır?

Virüs konuşurken, öksürüp hapşırırken ağızdan çıkan tükürükler ile en çok yayılmaktadır.

Paradan ve marketteki ürün paketleri üzerinden bulaşması hakkında bir veri bulunmamaktadır. Ancak ne olursa olsun ellediğimiz her şey de elimizi minimum 20 saniye yıkamamız en iyi korunma yöntemidir.

14. Spor salonu, havuz ve sauna gibi alanlarda durum nedir?

Sauna sıcak ve küçük bir ortamda kalabalık bir durum olabildiği için her türlü mikrobun yayılmasına etkendir.

Havuz daha az tehlikelidir. Yakın olmadıkça sıkıntı bulunmamaktadır. Virüs su yoluyla bulaşmamaktadır.

Spor salonlarında durum farklıdır. Gidilebilir ancak havluların hijyeni, aletlerin her kullanım öncesi ve sonrası temizlenmesi çok önemlidir.

15. Ev hayvanlarımız virüse yakalanır mı veya virüsü bize bulaştırabilir mi?

Böyle bir vaka ile henüz hiçbir yerde karşılaşılmamıştır.

16. El dezenfektanlarını bulmak hem zorlaştı hem de pahalılaştı. Bu dezenfektanları kendimiz üretebilir miyiz?

Dünya sağlık örgütü bir reçete yayınlamıştır. Gerekli malzemeleri eczaneden temin edebilirsiniz.

17. Grip aşısı bizi corona virüsünden korur mu? Grip ile corona virüsüne aynı anda yakalayabilir miyim?

Grip aşısı gripten korur, corona virüsünden korumaz. Evet aynı anda hem gribe hem coronaya yakalanabilirsiniz. Bu durum Corona virüs etkilerini ağırlaştırabilir. En azından bir tanesini engellemek üzere  grip aşısı tavsiye edilmektedir.

18. Şu anda sağlıklı olsak bile aile doktorlarımıza tetkik yaptırmamız önerilir mi yoksa ertelemeli miyiz?

Bu konuda herkes kendi adına karar vermelidir. Böyle bir öneri bulunmamaktadır. Şimdilik sağlıklıysanız ve risk grubunda değilseniz rutin kontrollerinizi yaptırmaya gerek bulunmamaktadır.

19. Zorunlu tatil veya evden çalışma döneminde birçok kişi seyahat etmek istemektedir. Bu seyahatler ne derece uygundur?

Gerekli olmadıkça tüm seyahatlerin iptal edilmesi önerilmektedir.

20. Corona testi niçin herkese uygulanmamaktadır?

Böyle bir laboratuvar ve sağlık personeli kapasitesi bulunmamaktadır.

21. Corona testi ne kadar sürede sonuçlanmaktadır?

Birkaç saat içinde sonuç alınmakla birlikte laboratuvardaki test sayısına göre sonuçlar açıklanmaktadır.

22. Daha önce coronaya yakalanıp yakalanmadığımız testte ortaya çıkıyor mu?

2-3 ay içersinde bunun sağlanması hedeflenmektedir.

23. Corona salgını ne zaman sona erecek?

Yaklaşık 2 senelik bir süreçten bahsedilmektedir.

24. Hastalığı nasıl kapabilirim?

Hapşırık, öksürük ve konuşma sırasında ağzımızdan çevreye saçılan tükürükten virüs bulaşmaktadır.

Çeşitli yüzeylerden hastalığı kapmak ta mümkün olmkla birlikte son derece zayıf bir ihtimal olarak değerlendirilmektedir. Yiyecekler, kuru yüzeyler, paket veya postadan henüz bulaştığına dair bir bilgi gelmemiştir.

25. Sabun haricinde dezenfektan kullanmalı mıyım?

Sabun gayet yeterli olup dezenfektan gerekli değildir.

26. Herhangi bir belirtim olmamasına dair virüsü başkalarına bulaştırabilir miyim?

Eğer taşıyıcıysanız belirti göstermemenize rağmen virüsü bulaştırabilirsiniz. Bu sebeple en az 1,5 metrelik mesafeden iletişim kurmanız önemlidir.

27. Paradan bulaşır mı?

Virüs metal yüzeyleri sevmemektedir. Paradan bulaştığına dair bir vaka gelmemiştir. Eğer öyle olsaydı bugüne kadar vaka sayısı son derece yüksek olurdu.

28. Açık havada dolaşırken virüsü kapabilir miyim?

Başkaları ile yakın bir temasta bulunmadığınız sürece açık havadan virüsün bulaşması son derece zayıf bir ihtimaldir. Açık havada insanlarla karşılaştığınız taktirde en az 1,5 metre mesafeden iletişim kurunuz.

29. Alışveriş yaparken nelere dikkat etmeliyim?

insanlarla karşılaştığınız taktirde en az 1,5 metre mesafeden iletişim kurunuz.

yüzünüzü ellemeyiniz

eve gelince derhal ellerinizi yıkayınız

30. Yüz maskesi kullanabilir miyim?

Sağlıklı olanlar için yüz maskesi kullanmaya gerek yoktur. Maske virüsten korumamaktadır. Taşıyıcı olduğu şüphesi olan veya hasta kişiler yüzmaskesi takmalıdır, ancak bu kişilerin evde kalması, dışarı çıkmaması veya en yakın sağlık kuruluşuna gitmesi gereklidir.

31. Virüsü kaptığım taktirde ne kadar süre bulaşıcı oluyorum?

Hastalığın belirtileri süresince 5-8 gün boyunca çevreme bulaştırmaktayım.

32. Ne zaman iyileşmiş sayılıyorum? 

İlk semptomların belirmesinden en erken 14 gün sonra iyileşmiş sayılırım. Semptomların sona ermesi üzerinden 48 saat geçmeli ve 24 saat içersinde 2 kez yapılacak testten negatif sonuç alındığı taktirde hastalığı atlatmış sayılmaktasınız.

 

 

 

 

KAYNAK: http://www.focus.de

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sağlık-Health içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hollanda başbakanının halka hitabı

Zor zamanlarda birisi çıkar ve halka hitap ederek gönüllerde yer eder, dün akşam Hollanda başbakanı Mark Rutte, kısa televizyon hitabetinde corona virüsü üzerine yaptığı konuşma ile halkı birlik, beraberlik ve sağ duyuya davet etti. Bu güzel ve herkese hitap eden konuşmanın çevirisi aşağıdaki gibidir:

British Prime Minister Attends The European Council

İyi akşamlar,

Corona virüsü ülkemizi eline geçirdi. Hem ülkemizi hem de tüm dünyayı.

Hep birlikte büyük bir görev ile karşı karşıyayız.

Geçtiğimiz haftalarda adeta gittikçe hızlanan bir hız treni üzerindeymişiz gibi hissettik. Kendimize “bu gerçekten başımıza geliyor mu?” diye sorduk. Ne de olsa  barış dönemindeyken, burada ve herhangi bir yerde eşi görülmemiş önlemler alınmakta.

Öncelikle virüs sebebi ile kayıplar yaşamış ailelere bağ sağlığı dilemek isterim. Ayrıca hastanelerde tedavi altında olan ve evlerinde nekahet dönemlerini geçiren herkese iyi dileklerimi sunmak isterim.

Toplumumuzun daha yaşlı bireylerine veya sağlık sorunları olanlara şunu söylemek isterim: Çok kaygılı olduğunuzu anlıyorum. Bu sebeple sizleri temin ederim ki önceliğimiz risk faktörünü olabildiği en büyük ölçüde minimize etmeye gayret etmektir. Yurt içi ve yurt dışından gelen tüm haberleri göz önüne alırsak insanların kaygılı olmaları son derece anlaşılabilir.

Hepimizin soruları var.

Kendimizi ve yakınlarımızı nasıl korumalıyız?

Okul ve iş ne olacak?

Çocuğunuzun yaş gününü yapabilir misiniz? Ailenizle hafta sonu etkinliğinizi? Düğününüzü?

Bu durum ne kadar sürecek?

Neden her ülke farklı bir tedbir alıyor?

Bugünkü dünyada haber ve bilgi ışık hızından daha hızlı yayılmakta olup insanlar düşüncelerini hızlıca paylaşmaktadır. Bunu anlayabiliyorum.

Ancak birçok insanın sorularını yanıtlayabilmek için uzmanların bilgi ve tecrübesine ihtiyacımız var. Bu bilgi ve tecrübeye güvenelim. Ulusal Toplum sağlığı enstitüsü uzmanı Jaap van Dissel ve uzman ekibine, virologlara, yoğun bakım doktorları ve diğer uzmanlara…En başından beri verdikleri tavsiyeler aldığımız tedbirler için lider kuvvet olmuştur. Bilimsel tecrübe ile güvenilir unsurlar tarafından rehberlik almaya devam etmeliyiz. Gerekli adımları atabilmemiz için gerekli olan tek mantıklı yol budur. Reddedilemez şekilde önümüzde yatan adımlar…

Nitekim bu akşam size vereceğim mesaj kolay dinlenebilecek bir mesaj değildir.

Realite şudur ki corona virüsü aramızdadır ve daha aramızda kalacaktır. Bu müthiş zor durum için hızlı ve kolay bir çözüm yoktur. Ayrıca gelecek dönemde Hollanda halkının büyük bir bölümü de bu virüs tarafından enfekte olacaktır. Şu anda uzmanların bize söylediği budur.

Ayrıca aşı ve tedavinin geliştirilmesini beklerken virüsün yayılmasını geciktirebilir ve kontrollü biçimde toplumsal bir bağışıklık sistemi geliştirebiliriz. Bunun gerektirdiklerini paylaşayım:

Virüsü kapan her kimse daha sonra virüse karşı bağışıklık kazanır. Geçmişteki kızamık hastalığı gibi. Bağışıklık sistemi gelişen grup ne kadar büyürse virüsün daha zayıf yaşlılara veya sağlık sorunu yaşayan insanlara atlaması zorlaşır. Toplumsal bağışıklık yaratmanın amacı işte bu zayıf grup çevresinde koruyucu bir duvar inşa etmektir. Bu temel ilkedir. Ancak toplumsal bağışıklık yaratmanın aylar hatta daha uzun zaman alacağını anlamak önemlidir, bu esnada ise yüksek riskli grupları olabildiğince korumak zorundayız.

Büyük resmi dikkate alırsak 3 olası yaklaşım mevcuttur:

  1. Virüsü mümkün olduğunca kontrol etmek. Bu daha az riskli gruplar arasında kontrollü bir bulaşım demektir. Bu bizim seçtiğimiz yaklaşım şeklidir. Maksimum kontrol demek, bulaşıcılığın patlamasını azaltmak ve bu bulaşmayı daha uzun bir vadeye yaymak. Çoğu insanın hafif belirtiler ile atlatacağı bu yaklaşım ile toplumsal bağışıklığı yaratabilir ve sağlık sistemimizin bununla baş edebilmesini kesinleştiririz. Böylece hastanelerimiz, sağlık kurumlarımız, yoğun bakım ünitelerimiz ve hasta bakım evlerimiz talebi karşılayamayacak duruma gelmez ve her zaman gerçekten ihtiyacı olanlara yeterli kapasitemiz olabilir.
  2. Virüsün kendi yolunu izlemesine izin vermek. Bu yol ile salgın üst noktasına geldiğinde sağlık sistemimiz tamamen çöker ve yaşlılarımız ile riskli gruplardakilere yardım edemez hale geliriz. Bu senaryo hepimizin engellemesi gerek bir yol.
  3. Virüsü frenlemek için sonsuz şekilde çalışmak. Böyle titiz bir yaklaşım çekici bir seçenek olarak görünmekle birlikte uzmanlar bunun günler hatta haftalar içerisinde mümkün olamayacağını belirtmektedir. Bu senaryo ülke sınırlarını beraberinde getireceği tüm sonuçları göze alarak 1 yıl veya daha fazla süre kapatmak demektir. Pratikte bu mümkün olsa bile, bu kadar uzun süre insanları dışarı çıkma izinleri olmadıkça evde oturtmak, virüsün tedbirler kaldırılınca tekrar baş göstermesine sebep olabilir.

Hollanda açık bir ülkedir. Aşı geliştirilinceye kadar corona virüsü tüm dünyayı etkisi altına alacak olup Hollanda’yı es geçmeyecektir.

Aldığımız tüm öneriler ve tedbirler 1.yaklaşıma göre olup virüsün yayılmasını mümkün olduğunca engellemek yönündedir.

El sıkışmamak, ellerinizi daha sık yıkamak, insanlar arasında 1, 1,5 metrelik mesafelerle iletişim kurmak gibi basit önlemlerden büyük organizasyonları ve bar, kulüp ve restorantları kapatmaya kadar…Elbette sürekli konuyu değerlendiriyoruz.

Daha ne kadar tedbir alınması gerektiği ve daha fazla tedbir alınıp alınmayacağı virüsün gelecek hafta ve aylardaki tavrına ve tabii süregelen bilimsel buluşlara  göre değerlendirilecektir.

Bazı tedbirlerin hafifletilmesi mümkün olabilecekken, yeni tedbirlerin alınması da mümkündür. Gelecek aylarda yaklaşımımızı ayarlayacağız. Doğru tedbirleri almak ve olabildiğince normal hayatımıza devam etmek. Virüsün yayılmasını bu şekilde kontrol edebilirsek uzun vadede toplumsal sağlık sonuçlarını yönetmek daha kolay olacaktır.

Aynı zamanda krizin ekonomik boyutlarını görmezden gelemeyiz ve gelmeyeceğiz. Birçok insan işlerinden endişe duymaktadır. Küçük veya büyük ölçekli birçok firma için çok zor bir dönemdir. köşedeki kahve dükkanı sahibi bayan, çiçekçi, serbest çalışan birçok iş insanı çok zor durumdadır…KLM gibi ulusal bir firma dahil zorlanmaktadır. Tüm iş sahibi insanlara ve çalışanlarına vermek istediğimiz mesaj şudur: Hükümetimiz sizleri desteklemek için gerekeni yapacaktır. Firmaların batmaması ve insanlarımızın işsiz kalmaması için gerekeni yapacağız. Ne olursa olsun bu zor bir zaman olacaktır. Ancak sizi yarı yolda bırakmayacağız.

Son olarak, duyurulan talimatları ve önlemleri yerine getiren, şahit olduğumuz yürek ısıtan örneklerle birbirine destek veren herkese teşekkür etmek isterim. İhtiyaç doğunca birbirimize destek olduğumuzu görmek cesaret vericidir. Lütfen buna devam ediniz.

Sağlıklı ve fit olsanız bile, hassas olanlar adına tetikte olunuz ve talimatlara uyunuz. Bu son derece önemlidir. Mantığınızı kullanarak uzmanları dinleyiniz. Gerekli yerlerde birbirinize yardım etmeye devam ediniz.

Bu, ortak bir alan bulup farklılıklarımızı ve ayrılıklarımızı aşma vaktidir. Ortak çıkarı kendi çıkarlarımızdan öne koyma vaktidir. Gece gündüz, başkalarına yardım etmek adına çok zor koşullar altında çalışan ve virüsü kontrol altına almaya çalışanlara güvenme vaktidir.Onlara çalışacak alan vermeliyiz;

Yaşlı bakım evlerindeki Temizlikçiler, hemşireler, doktorlar, sağlık işçileri, polis, ambulans ekipleri ve diğer acil çalışanlar…Sizlere ve okullar, çocuk bakım evleri, toplu taşıma, süpermarketler ve her yerde kalıp çalışanlara söylemek isterim ki: İnanılmaz bir iş çıkarıyorsunuz! Çok çok teşekkür ederim!

Tüm belirsizliğe rağmen bir şey net bellidir: Yüzleştiğimiz meydan okuma inanılmaz büyüktür ve 17 milyon vatandaş olarak bunu aşmak için birlikte çalışacağız.

Birlikte bu zor dönemden geçeceğiz.

Birbirinize iyi bakınız.

Size güveniyorum.

Teşekkür ederim.

*konuşmayı İngilizce olarak buradan okuyabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sağlık-Health içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yuval Noah Harari ve corona virüsü

yuval-noah-harari

Sapiens, Homo Deus ve 21.yüzyılda 21 ders gibi 3 müthiş kitabın yazarı, katıldığı yüzlerce zirve, yaptığı konuşmalar ile dünyada çok saygın bir yer edinmiş İsrail Hebrew Üniversitesinde Tarih profesörü olan  Yuval Noah Harari’nin corona virüsü salgını hakkındaki güzel yorumları yine bizlere sıkı bir perspektif kazandırıyor:

Amanpour: Bu modern zamanlarda böyle bir kriz gördünüz mü?

YNH: Böyle bir krizi görmedim, bu tip bir salgını yaklaşık 100 yıldır yaşamadık. Kimsenin de böyle bir salgın konusunda yaşam tecrübesi bulunmuyor, bu da onu son derece korkutucu ve uyarıcı hale getirmekte. Ancak tarihe daha geniş bir perspektiften bakarsanız insanlık bu tip salgınlar ile daha önce mücadele vermiştir. Bizler böyle bir salgın ile başa çıkmak üzere tarihteki salgınlara göre çok daha iyi bir pozisyondayız. 14.yüzyılda kara ölüm ortaya çıktığında (1348 veba salgını) 10 sene içersinde Çin’den İngiltere’ye geçmiş, Avrupa ve Asya nüfusunun çeyreğini öldürmüştür. Kimsenin bu vebanın ne olduğundan, nereden kaynaklandığından ve nasıl çözümlenebileceğine dair hiçbir fikri olmamıştır. Bugün Corona Virüsü salgını üzerine 2 hafta içersinde bilim insanları ve doktorlar sadece virüs salgınını tespit etmekle kalmayıp, hasta olanları da tespit edebilmiş, testler geliştirmiş ve virüsü taşıyan ve taşımayanları tespit etmektedirler. Tarihe göre çok daha iyi bir pozisyondayız.

Amanpour: Sıradan bir vatandaş olarak sizi en çok korkutan şey nedir ve paniği engellemek adına en kötü senaryo ne olabilir?

YNH: Sanırım dünyada gözlemlediğimiz “ayrışma” en kötü şey. Farklı ülkeler arasındaki koordinasyon ve işbirliğinin eksikliği, güven eksikliği; ülkeler arası güven eksikliği, vatandaş ve devlet arası güven eksikliği. Bu özünde son yıllarda gözlemlediğimiz şeylerin yani yalan haberler salgını ve uluslararası ilişkilerin bozulmasının “hesaplaşma günü” dür.

2008 senesi finansal kriz ile karşılaştırdığımızda ki bu farklı bir krizdir ancak benzerlikleri bulunmaktadır, sorumlu yetişkinler vardı, liderlik pozisyonunu alıp en kötü sonuçların doğmasını engelleyip dünyayı arkalarından sürüklediler. Ancak son 4 senede uluslararası sistemde güven sarsılması, 2008 finansal krizinde, son salgında  ve 2014 senesi Ebola salgınında lider ülke ABD, bugün artık hiçbir liderlik pozisyonu almaktadır, hatta 2016 senesinden beri liderlik yapmamaktadır. Corona hastalığı ABD’nin dünya lideri olarak istifa ettiğini net bir şekilde belirtmiştir, artık dünyada arkadaşı kalmadığını göstermiştir, sadece çıkarları kalmıştır. Hatta şimdi bile tekrardan liderlik yapmaya kalkışsa hiç kimse “önce ben” diyen bir lideri takip etmeyecektir. Dolayısı ile beni en çok korkutan şey liderlik ve işbirliğinin eksikliğidir. İnsanların bilmesi gereken şey bir ülkedeki salgının tüm dünyayı tehtit ettiğidir, çünkü zamanında müdahale etmezsek virüs gelişir ki böyle bir salgındaki en kötü olay virüsün hızlıca gelişmesidir. Bunu daha önce 2014 senesinde yaşanan Ebola salgınında yaşadık. Gerçek salgın; Batı Afrika’da tek bir insanda, tek virüste gerçekleşen genetik değişimle meydana gelerek, Ebola’yı seyrek görülen bir salgından azgın bir salgın haline dönüştürmüştür. Virüsteki bu genetik değişim bulaşıcılığını 4 kat arttırmıştır. Bu olay şu anda İran’da, İtalya’da veya başka bir yerde gerçekleşiyor olabilir ve her nerede gerçekleşiyorsa tüm dünyayı tehdit ediyor. İnsanlığın virüslere karşı birleşmesi gereklidir.

Amanpour: Globalizasyonun kötü olduğu söyleniyor, ancak bu tip bir krizde siz birleşmek gerektiğini belirtiyorsunuz…

YNH: Salgınları kendinizi izole ederek engelleyemezsiniz. Salgınları sadece “bilgi” ile engelleyebilirsiniz. Kendinizi gerçekten dış salgınlardan izole etmek istiyorsanız orta çağa geri dönmek bile yeterli gelmez. Orta çağlarda dahi bu salgınlar yaşandı. Kendinizi gerçekten salgınlardan izole etmek istiyorsanız taş devrine geri gitmeniz gerekmektedir, kimse bunu yapamaz. Korumanız gereken sınır ülkeler arası sınırlar değil, insan dünyası ile virüs küresi arasındaki sınırlardır. Insanlar, hayvanlar ve yerlerde yer alan ciddi miktarda virüs çeşitleri tarafından kuşatılmıştır. Virüsler tüm insanlığı tehdit edebilmektedir. Bu sınır bizim gerçekten üzerinde düşünmemiz gereken sınırdır. Eğer bir yarasa içerisinde yer alan virüs, insan bedenine girmeyi başarıp orada yaşamaya entegre olursa tüm insanlığı tehdit eder. Uzun dönemde, sınırları kapatarak kendimizi bu virüslerden koruyabileceğimizi düşünmek illüzyondur. Dünya genelindeki sağlık sistemlerini destekleyerek, İran’da Çin’de yaşanan salgınların sadece oraları tehdit eden şeyler olmadığını aynı zamanda İsraillilere de tehdit olacağını idrak ederek  kendimizi bu virüslerden koruyabileceğiz. WHO gibi organizasyonlardan daha fazlasına ihtiyacımız var, uluslararası dayanışmaya ihtiyacımız var, bu organizasyonların en fazla etkilenen ülkelere destek vermesine ihtiyacımız var, bu destek onlara malzeme ve uzman gönderimi ile olabilir, her şeyden öte kaliteli bilimsel bilgi verilmeli, ya da ekonomik destek ile sağlanabilir. Bir salgının başladığı ülke kendisini yalnız hissederse radikal karantina tedbirleri almakta tereddüt eder, çünkü tüm ülkeyi, tüm şehirleri tamamen karantinaya alırsak ekonomik olarak çökeriz, kimse bize destek vermeye gelmez, bu sebeple gerçekten büyük bir tehlikede miyiz biraz durup bakalım,  derler ve artık çok geç kalınmıştır…İtalya gibi bir ülke kendini kapattığı taktirde başka ülkelerden yardım alacağını bilseydi, bu radikal önlemi daha önce almaya istekli olurdu. Bu da tüm insanlık için bir kazanç olurdu. Italya’yı desteklemek için Almanya ve Fransa’nın harcayacağı her bir Euro, kendilerinin daha sonra kendi şehirlerinde salgın için harcamalarına gerek kalmayacak 100 Euroya karşılık gelecektir.

Amanpour: Virüsün ortaya çıkması ile birlikte İtalya radikal tedbirler almış, karantinaya girmiştir. Bu konuda yorumunuz ne olacak?

YNH: Bu, özellikle son birkaç senede ciddi destek kaybeden  Avrupa birliği için bir testtir, bu AB için kendi öz değerini ıspatlamak için bir fırsattır, bu AB üyesi ülkelerin Italya’ya destek verme vaktidir. Bunu yaparlarsa sadece kendi vatandaşlarını korumakla kalmaz AB gibi bir sistemin değerini de göstermiş olurlar. Şayet bunu yapmazlarsa sadece insan hayatlarını mahvetmekle kalmayıp AB ‘ni de dağıtmış olurlar.

Amanpour: Size bu konunun sosyal etkisini sormak isterim. İnsanlar çok az bilgi, çok az test ve kendilerine söylenenlere çok az inanç ile kendilerini izole etmeye zorlanmakta,dır. Bunun topluma etkileri nedir?

YNH: Öncelikli konu güvendir. İnsanlar devlete güveniyorlar mı? Medyadan duyduklarına güveniyorlar mı? Etkili bir karantina süreci istiyorsanız toplumun işbirliğine ihtiyacınız var demektir. Bu da çok problemli bir konudur, çünkü son birkaç senedir bu tip bir güven sarsılmıştır.

Daha uzun vadeli konu ise denetimdir. Bu salgının tehlikelerinden birisi aşırı ölçülerde denetimi haklı göstermektir. Mesela biyometrik denetim ki bu salgın için haklı bir gerekçedir. Ancak salgın geçtikten sonra bile kalıcı olacaktır…Koca bir toplumu ileride gerçekleşebilecek olası salgınlardan korumak üzere sürekli denetleyerek biyometrik sinyaller taranacak, ancak bu aşırı totaliter bir rejimi getirecektir. Burada bizim dönemimizde büyük ölçekte mahremiyeti denetleyen bir konu ile yüzleşmekteyiz. Burada sağlık ile mahremiyet arasında büyük bir mücadele görmekteyim ve sağlığın kazanan olacağı aşikardır. Teknoloji çok etkin olabilir. Koca bir toplumu gözlemleyebilecek, bir salgının başlangıcını izleyebilecek ve tutabilecek, hastalanan tüm insanları takip edecek, nerede olduklarını ve ne yaptıklarını izleyecek bir teknolojiye sahibiz. Böyle bir gözlem sistemi, insanların  ne düşündüğünü, ne hissettikleri gibi başka birçok şeyi daha denetleyebilir. Dikkat etmezsek bu salgın gelişen totaliter bir rejimi haklı kılacak bir yere getirebilir.

Amanpour: Bu hazmı zor bir iddia…İnsanlar kendilerini izole etmek isteyen varlıklar değiller. Yalnızlık, depresyon, kapanma sendromu gibi raporlar gelmekte. Bunlar da toplum için büyük endişeler değil mi?

YNH: İnsan sosyal bir varlık olduğu için salgınlara karşı özellikle hassas. Bu da salgınların yayılmasının sebebi zaten. Virüslerin en önemli özelliği insanın en güzel özelliklerini kullanmasıdır. İnsanlar hastalandıklarında, özellikle de o kişi bir arkadaş veya aile üyesi ise insanlar gelip yardım ederler, duygusal destek verirler, hasta bakarlar. Dokunurlar, sarılırlar. Bu da tam olarak virüsün yayılmasına yardımcı olur. Yani virüsler bizim en güzel özelliklerimizi bize karşı silah olarak kullanırlar. Bununla başa çıkmanın 2 yolu var. Birincisi insanları bilgilendirmek, insanlar verilen bilgiye güvenirlerse en azından salgın geçinceye kadar davranış biçimlerini değiştirirler. Diğer yol ise totaliter yoldur. Orta çağda yapılamıyordu ancak bugün uygulanabilir, herkesi gözlemlemek. Her şeyden önce bireyin hastalanabileceğine dair sinyalleri gözlemlemek, vücuduna herhangi bir şey dokundurmadan uzaktan vücut sıcaklığının yükseldiğini görebilmek, aynı günde görüştüğün tüm insanları bilmek.

İşte bu tehlikeli yoldur ve umarım bu yola gitmeyiz…

 

Sağlık-Health içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bill Gates ve virüs uyarısı

bill-gates-coronavirus

Microsoft şirketinin kurucusu Bill Gates’in 2015 senesinde Vancouver şehrinde yaptığı konuşma net bir şekilde bugün yaşanan corona virüs salgınına uyarı niteliği taşıyor. Kısaca bugün yaşadığımız herşeyi net bir şekilde anlatmış ve yapılması gereken hazırlıklar konusunda bilgilendirmişti.

Konuşmayı Türkçe alt yazılı olarak orijinal dili İngilizce olarak dinleyebilir veya aşağıda okuyabilirsiniz:

bill-gates-can

Ben çocukken en çok endişelendiğimiz felaket nükleer savaştı. Bu nedenle bodrum katında içi konserveler dolusu yemek ve su dolu bu tarz bir varilimiz vardı. Nükleer savaş geldiğinde bodruma inerek, çömelip varildeki yiyeceklerden yiyeceğimizi düşünürdük.

atom-bombasi

Bugün küresel felaketin en büyük riski buna benzemiyor…(üstteki resim)

influenza

Onun yerine buna benziyor…(üstteki resim) Eğer bir şey 10 milyondan fazla insanı önümüzdeki on yıllık zaman diliminde öldürecekse bu savaştan çok, yüksek derecede bulaşıcı bir virüs olur. Füzeler değil ama mikroplar…Bunun sebeplerinden bir tanesi nükleer caydırıcı silahlara büyük miktarda yatırım yapmamız oldu. Salgın hastalıkları durdurabilecek bir sisteme çok az yatırım yaptık. Bir sonraki salgın için hazırlıklı değiliz.

ebola-virus

Ebola’ya bakalım, eminim ki hepiniz gazetede onunla ilgili bir şeyler okudunuz. Birçok zorluklar yaşandı. Ben bunu polyoyu (çocuk felci) yok etme yolu olarak kullandığımız durum analizi araçları doğrultusunda dikkatlice takip ettim.

Problem yeterince iyi çalışmayan bir sistemin olmayışı değil, problem bizim bir sisteme sahip olmayışımızdı. Bazı çok belirgin parçaların gözden kaçtığı bariz idi. Olayın olduğu yere önceden gitmiş, hastalığın ne olduğunu görmüş, ne kadar yayıldığını bilen, gitmeye hazır bir grup epidemiyolojistimiz (salgın hastalıklar uzmanı) yoktu. Durum raporları kağıt üzerinde geliyordu, internette erişilebilir hale getirilene kadar çok gecikmiş ve aşırı derecede hatalı oluyordu. Müdahaleye hazır medikal bir ekibimiz yoktu. İnsanları hazırlamak için bir yönteme sahip değildik. Sınır tanımayan doktorlar gönüllülerle birlikte mükemmel bir iş çıkardılar. Fakat bunun yanında  şehre binlerce çalışanı getirmemiz çok yavaş olmaktaydı. Geniş bir salgın yüz binlerce çalışana sahip olmamızı gerektirebilir. Tedavi uygulamalarına bakacak kimse yoktu. Tanılara bakacak kimse yoktu, hangi araçların kullanılması gerektiğini çözebilecek kimse yoktu.  Örnek olarak salgını atlatanların kanını alıp, işleyip bu plazmaları insanlara korunmaları için geri verebilirdik. Fakat bu hiç bir zaman denenmedi. Yani eksik olan bir çok şey vardı. Ve bu şeyler gerçekten küresel bir başarısızlıktı.

WHO (world health organization) bu bahsettiğim şeyleri yapmak için değil salgınları gözlemlemek için kuruldu.

Filmlerde durum oldukça farklı. Harekete hazır bir grup yakışıklı epidemiyolojist vardır, müdahale ederler, günü kurtarırlar, fakat bu saf Hollywood’dur.

Hazırlıklardaki başarısızlık bir sonraki salgının Ebola’dan çok daha fazla tahrip edici olmasına sebep olabilir. Bu yıl boyunca Ebola’nın nasıl ilerlediğine bakalım. Yaklaşık 10.000 kişi öldü, neredeyse tamamı Batı Afrika’nın 3 şehrinde gerçekleşti.

Daha fazla yayılmamasının 3 nedeni bulunuyor:

1. Orada birçok  kahraman sağlık görevlileri bulunması, insanları teşhis ettiler ve salgının yayılmasını önlediler.

2. Virüsün doğası idi. Ebola havadan yayılmaz. Hastalığınız bulaşıcı oluncaya kadarki süreçte o kadar hastalanırsınız ki yatağa düşersiniz.

3. Çok kalabalık alanlarda ortaya çıkmadı ve bu da sadece şans idi.

Gelecek sefer bu kadar şanslı olmayabiliriz. İnsanların virüsü taşımalarına ve bulaşıcı olmasına rağmen kendilerini iyi hissetmeleri sonucu uçağa binmeleri ve markete gitmeleri ile virüsü kapabiliriz. Virüsün kaynağı Ebola gibi doğal bir salgın veya bio terörizm olabilir. Yani, durumu binlerce kez daha kötü yapabilecek şeyler vardır.

spanish-flu

Havadan yayılan 1918 senesinde ortaya çıkan İspanyol gribi gibi bir virüs modeline bakalım. Virüs dünyada hızlıca yayılır ve bu salgınla 30 milyondan fazla insanın öleceğini görebilirsiniz. Bu oldukça ciddi bir problemdir. Endişeli olmamız gerekmektedir.

Bunun yanında gayet iyi bir cevap sistemi geliştirebiliriz. Teknoloji ve bilimin tüm faydalarına sahibiz. Toplumdan bilgi almak ve topluma bilgi vermek üzere cep telefonlarımız var, insanların nerede olduklarını ve nerelere hareket ettiklerini gördüğümüz uydu haritalarımız var. Biyolojide avantajlarımız var, mikropların üstesinden gelecek ilaç ve aşı geliştirmek için gelişmelere sahibiz. Araçlarımız var, ancak bu araçların global sağlık sistemine eklenmesi gereklidir ve bunun için hazırlıklara ihtiyacımız var.

bill-gates-soldiers

Nasıl hazırlanabileceğimize dair en iyi dersleri savaş için yaptığımız hazırlıklardan alabiliriz. Tam zamanlı hazır olan askerlerimiz var, yüksek rakamlara çıkabileceğimiz rezervlerimiz var, NATO çok hızlı şekilde harekete geçebilecek mobil sisteme sahip. Nato’nun kontrol amaçlı savaş oyunları var, insanlar iyi eğitim almışlar mı, yakıt, lojistik, aynı radyo frekansları hakkında bilgililer mi…Yani kesinlikle müdahalaye hazırlar. İşte bunlar salgın ile başa çıkabilmemiz için gereken türden şeyler. Anahtar parçalar neler? öncelikle yoksul ülkelerde güçlü sağlık sistemlerine ihtiyacımız var. Anneler güvenli doğum yapabilir, çocuklar aşılarını olabilirler. Burası aynı zamanda salgını erken teşhis edebileceğimiz yerlerdir. Tıbbi rezerv ekiplerine ihtiyacımız var. Eğitim görmüş ve altyapısı olan uzman olarak gitmeye hazır kişiler.Sonrasında tıbbi çalışanlar ve ordunun işbirliğine ihtiyacımız var. Daha hızlı hareket etmek, hesaplamaların yapılması ve daha güvenli alanlar için askeri ordunun avantajlarından faydalanmalı. Simülasyonlar yapılmalı.

germ-games

Savaş oyunları değil, bakteri oyunları yapılmalı, böylece deliklerin nerelerde olduğunu anlarız. En son Amerika’da bir bakteri oyunu yapıldığında 2001 senesi idi ve çok ta iyi gitmedi. Şu ana dek skorumuz bakteriler:1 insanlar:0 şeklinde. Son olarak aşı ve tanı konmasında birçok Ar-Ge çalışmasına ihtiyacımız var. Çok çok hızlı etki gösterebilecek “adeno virüsler” konusunda bilim alanında büyük buluşlar mevcut.

world-wealth

Bunun ne kadara mal olabileceğine dair kesin bir bütçem yok, ama verebileceği hasara oranla oldukça mütevazi olacağına eminim. Dünya bankasının tahminlerine göre global bir nezle salgını olduğu taktirde dünya bütçesi 3 trilyon Dolar kadar düşecek ve milyonlarca ölüm gerçekleşecektir.

Bu yatırımlar salgınların ötesinde de faydalar sağlayacaktır. Temel sağlık hizmetleri ve Ar-Ge yatırımları, global sağlık öz kaynaklarını düşürebilir ve dünyayı daha adil ve daha güvenli bir hale getirebilir. Bu sebeple bunun kesinlikle bir öncelik olması gerektiğini düşünüyorum. Paniğe gerek yok, konservelerimizi depolamaya ve bodrum katlara inmeye gerek yok, fakat bir an önce hazırlıklara başlamalıyız çünkü zaman lehimize çalışmıyor.

Ebola salgınından çıkarılabilecek bir pozitif şey varsa o da hazırlanmamız için bizi erken uyarmasıdır. Şimdi başlarsak eğer, gelecek salgın için hazırlıklı oluruz.

Bill Gates, 2015

 

 

 

 

 

 

 

 

Bilgi- Information, Uncategorized içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Smartify

smartify-app

Sanatseverleri harika bir sanat aplikasyonu ile tanıştırmak isterim: SmARTify !

Kasım 2017 tarihinde hizmete açılmış bu aplikasyon bugün 30 müze ve 1 milyona yakın kullanıcı ile Sanat dünyasının “Shazam” aplikasyonu olarak nitelendiriliyor. Şimdilik sadece “İngilizce” hizmet vermekte. İlginç ve üzücü bir şekilde Türkiye’den herhangi bir müze bulunmamakta.

Amacı:

Sanatı sanatseverler ile sanat kurumlarını izleyiciler ile buluşturmak.

Müzelere yeni online izleyici kitleleri yaratarak farklı gelir kapıları sağlamak

Akıllı telefonları hayatı bölen olarak değil hayat ile bütünleşen bir konuma getirmek.

Aplikasyonda yer alan “bazı” dünyaca tanınan müzeler: (Mart 2020 itibarı ile)

The Met- New York

Paul Getty Museum- Los Angeles

British Library-Londra

Tate Britain-Londra

Sanal Müze turları:

Aplikasyonda yer alan birçok müzede harika sanal turlar yapabiliyorsunuz.Birçoğu ücretsiz, bazıları ise 4 TL gibi çok cüzzi bir ücret ile 1,5 saat ile 2 saat arası değişen turlar.

Sanatçı bilgileri:

Aplikasyonda yer alan güzel özelliklerden bir diğeri de sanatçıların hayatı ve eserleri hakkında yazılı ve görsel bilgi verilmesi.

Bana en yakın müzeler neler?

Aplikasyonda yer alan bir diğer özellik bulunduğunuz konuma en yakın müzeleri listelemesi

Günün eseri:

Her gün seçilen bir eser hakkında genel bilgi verilerek eserin hangi müzede yer aldığı da belirtiliyor.

Makaleler:

Okumayı seven bir sanatseverseniz sanat ile ilgili güncel makaleleri de takip edebiliyorsunuz.

Kullanıcı profili:

Aplikasyonu kullanan kişiler için Facebook misali profil yaratma seçeneği de verilmiş. Kendi sevdiğiniz eserleri, takip ettiğiniz şeyleri yükleyebiliyorsunuz.

 

 

 

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Corona Virüsü hakkında bir görüş

Global bir hadise haline gelen, nereden kaynaklandığı net belli olmayan, dev bir korku sarmalı olan Corona Virüsü hayatımızı durdurdu…Acaba bu bir rüya mı yoksa başka bir dünyada mıyım diye hepimiz günümüze ne yapacağımızı şaşırarak ama eski hayatımızı sürdürmeye gayret ederek başlıyoruz.

Bu virüsün psikolojik, sosyolojik, politik ve saman altı tüm etkilerini göreceğiz. Tam bir dönüm noktasına girmiş bulunuyoruz, bunun içinden aklı salim geçebilmek için ayakların sıkı sıkıya yere basması, galeyana gelinmemesi, sosyal medyanın ince elenip sık dokunarak okunması, terör yaratan “kaynağı belirsiz sesli mesajların” dinlenmemesi, sağlığımıza ve hijyenimize çok dikkat etmemiz gerekiyor.

Sosyal medyada çok güzel bir paylaşım dolaşmakta, güzel ve mantıklı bir bakış açısına sahip, paylaşmak isterim:

“İnanıyorum ki evren, kuralları tepetaklak geldiğinde, bunları düzeltmenin bir yolunu bulur.

Birçok anomaliyi ve paradoksu yaşadığımız bu günler düşündürücü…
Küresel ısınmanın çevreye yarattığı zararların endişe verici boyutlara ulaştığı, Çin ve onu takip eden birçok ülkenin bloke olmak zorunda kaldığı bir dönemde, ekonomi yerle bir olurken hava kirliliği önemli oranda azalmakta; hava düzelmekte, maske kullanmak zorunda kalırken aslında daha temiz bir nefes almaktayız.

Dışlayıcı politikaların ve ideolojilerin, tarihimizdeki aşağılık bir dönemi anımsatarak tüm dünyada artmaya başladığı bu tarihi noktada, bir virüs gelir ve bizi dışlanan, tecrit edilen, sınırlarda bloke edilen ve hastalık taşıyan yapar. Hiçbir suçumuz olmasa da. Beyaz, batılı ve business class yolcusu olsak da.

Üretime ve tüketime dayalı bir toplumda, günde 14 saat ne olduğu belli olmayan bir amacın peşinde, Cumartesimiz, Pazarımız, takvimde kırmızı ile belirtilmiş tatillerimiz olmadan koşarken, bir anda DUR karşımıza çıkar. Evde, günlerce, dururuz. Karşılık ya da para ile ölçmeye alıştığımız, gerçek değerini hatırlamadığımız ‘zaman’ ile hesaplaşmamız başlar. Hala onunla neler yapabileceğimizi hatırlıyor muyuz?

Çocuklarımızı büyütmeyi, öyle gerektiği için, başka kişilere, kurumlara devrettiğimiz bir dönemde virüs okulları kapatır, bizi alternatifler yaratmaya, anne ve babayı tekrar çocukları ile birlikteliğe zorlar. Tekrar aile olmaya mecbur bırakır.

İlişkilerin, iletişimin, sosyalleşmenin virtüel dünyanın sosyal medyasında gerçekleşerek, bizi yakın olduğumuza dair bir yanılsamaya ittiği bu dönemde virüs bizden gerçek yakınlığı çalar: kimse birbirine dokunamaz, öpemez, sarılamaz; birbirine uzak ve dokunamamanın soğukluğunda kalırız. Bunların anlamını ve önemini ne kadar göz ardı ettik?

Herkesin kendi bahçesini düşünmesinin kural olduğu bu dönemde virüs bize açık bir mesaj yollar: tek çıkış yolu aitlik duygusu, topluluk bilinci, başkasını düşünmek, kendinden daha büyük bir şeyi korumak ve onun tarafından korunmak. Paylaşılan sorumluluk, attığın adımın sadece kendi kaderini değil etrafındakilerinkini de belirlemesi; ve senin kaderinin de onlara bağlı olması.

Öyleyse cadı avını, kimin suçlu olduğunu, sebebini düşünmeyi bırakır, onun yerine kendimize bundan neler öğrenebileceğimizi sorarsak, öğrenecek ve yapacak çok şeyimiz olduğuna inanıyorum.

Çünkü belli ki evrene ve onun kurallarına borcumuz çok ve bize bunu bir virüs bedelini ödeterek hatırlatıyor.”

İtalyan Psikolog FRANCESCA MORELLI

Yazının orijinal versiyonu “buradan” okunabilir.

Sağlık-Health, Uncategorized içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Korkularımız üzerine bir meditasyon

bert_hellinger Bert Hellinger (1925-2019)

Aile dizimi kuramının kurucusu ve dünyaya yayılmasını sağlayan uygulayıcısı Bert Hellinger ile “korkularımız” üzerine kısa bir meditasyon çalışması:

Gözlüklerimizi çıkaralım. Gözlükler bizimle başkaları arasına engel çizerler. Aslında kimsenin gözlüğe ihtiyacı yok. Ben de yıllarca gözlük taktım ancak artık ihtiyacım yok. Bunun ruhla ilgisi var. Kendimi açıyor muyum yoksa kapatıyor muyum…

Şimdi gözlerimizi kapatıyoruz.

Herkes kendi içindeki korkularına bakacak. Onlardan kaçmadan yargılamak için. Onlara sadece bakacağız. Sonra içsel olarak kendimizi korkularımıza açacağız. Hepsinin orada olma hakkı var. Sakince hareket etmeden beklerken korkularımıza istedikleri gibi hareket etmeleri üzere izin vereceğiz. Biz sadece orada olacağız, onlardan hiçbir şey istemeyeceğiz.

Her korku başka bir yerden gelmiş bir bireydir. Her korku, bir eksiklik hisseden bireydir. Oraya gitmek ister.Korkuların hiçbiri “bize” gelmek istemez. Onlara serbest akışlarını veririz, her nereye çekilirlerse. Arkalarından bakmadan çekilmelerine müsaade ederiz. Kendi hayatları vardır. Çekilmelerine dayanabiliyor muyuz? Onlara bakmak bizim için daha mı kolay? Onlara yollarının sonuna ulaşmalarına izin veriyoruz. Korkularımız kendi yollarında gittikleri sürece, biz de kendi yolumuzda birer adım öne atarız. İleriye doğru olan bu yolda adım adım ilerlerken ailemizden önemli bireylerin yanından geçiyoruz. Onlara bakıyoruz ve ilerliyoruz. Bu kişiler her kim olursa olsun kendi yolumuza devam ediyoruz. Taa ki bir sınıra varıncaya kadar…bu sınırdan geçelim mi yoksa sınırda mı kalalım? Sınırda kalırsak eski korkularımızda bir hareketlenme başlar. Geri gelirler.

Yani tüm gücümüzü ve cesaretimizi toplayıp bu sınırı aşacak adımı atarız. Peki şimdi neredeyiz? “ben” liğimiz de bizimle geldi mi yoksa geride mi kaldı? Birden ruhun başka bir boyutuna mı vardık?

Peki. Siz şimdi nereye götürdüm? Yeni aile dizimine. Diğer bilince.

Aile dizimi nedir?

https://kikasworld.com/2009/11/23/aile-dizimi-sevgi-duzenleri-ve-bert-hellinger/

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Aile Dizimi ve vicdan

bert_hellinger  Bert Hellinger (1925-2019)

Aile dizimi kavramını dünyaya tanıtan Bert Hellinger’in vicdan üzerine açıklaması:

Vicdanımız saftır. Bizi taşıyan vicdan saftır. Evet olmadan ve hayır olmadan…Onun için olmak veya ona karşı olmanın kararı, bizi güzel bir şekilde büyük hareketin içinde sürüklerken, yabancıdır.

Bilinçli olarak yaptığımız her şey onun için veya ona karşıdır. Bu hareketlerin en belirleyici olanı yaşadığıma dair olan karardır. Çevremde olandan bağımsız olarak yalnız başıma mı yaşadığım karardır.

Çoğumuzun içimizden söylediği 2 belirleyici cümle vardır. Bu cümleleri görür ve özellikle anne tarafından hissederiz.

Ilk cümlemiz: “Benim için öl”

Yani eğer birisi bir ölümden dolayı kendini suçlu hissediyorsa, örneğin birisini bir şekilde öldürdüyse, mesela bunu bir kürtajda en net şekilde görebiliriz ki bu temelde bir cinayettir. Eğer birinin ölümünü diliyorsam, başına kötü bir şey geldiğinde veya öldüğünde seviniyorsam, ölümün efendisi gibi davranmış olurum. Başkasının ölümü…Gazetelere bakınca ve Ukrayna’daki ayrışmaları duyduğumuzda ki buradaki gruplar başkalarının ölümlerinin arayışındadır, o zaman taraflardan birinin yanında yer alarak başkasının ölümlerinden sorumlu olur muyuz? Vicdandan yana olunca kendimizi suçlu hissediyoruz ve bu şekilde de tekrar nefes alıyoruz ve kendimiz ölmek istiyoruz.

Kürtaj olan bir kadın ölmek ister. Ölmeyi bekler. Bu da vicdanın bir hareketidir.

“Senin gibi ben de”

Ancak başkasının bizim yerimize ölmesini bekleyerek bunu engelleme denemeleri de yaşanır. Bunun üzerinde konuşmak bana acı vermekte…Vicdanın hareketi ; gizli beklenti ve gizli dileğimiz ile başkasının bizim yerimize ölmesini bekleyerek iyi bir vicdan satın alırız.

Mesela Hristiyanlığa baktığımızda, “sen benim için öldün” bakış açısını taşır. Yani Hz.İsa bizim günahlarımızı taşır ve ölür. Başkası bizim için ölünce ulvileşir. Bu sebeple ulvileşirler, çünkü ölümü üstlenirler. Yani bizi günahtan uzaklaştıran belirleyici cümle: “Benim için sen. Benim için öl.”

Bu cümle en başta anneden türemiştir. Kendisini suçlu hissettiği zaman tersine hareket başlar. Bu da çocuktan gelir ve çocuk der ki: “ben senin için. Senin için günahını taşımaya tüm bedelleri ile hazırım.”

Bu cümleler vicdanın cümleleridir.

Bunların çözümleri ne olurdu:

Anne çocuğuna der ki: Ben, benim için. Benden yana özgürsün.

Çocuk artık hafifler, günahsız nefes alır ve hayatta kalır.

Peki çocuğun normal hareketi nedir? Birisine “sen benim için” demeyi bekler. Kendi çocuğuna bunu der. Yani “sen benim için ve ben senin için” hareketi nesiller arası aktarılır.

Şimdi gözlerimizi kapayalım:

İçimizden birisine, kötülüğünü dilediğimiz birisine, bizim için günah işlemesini beklediğimiz birisine, çok basit bir cümle söyleyelim:

“Ben yalnız başıma, sen özgürsün.”

Belki kendi çocuğumuza bunu söyleyebiliriz.

“Sen özgürsün. Ben yalnız taşıyorum.”

Cümlelerin ruhumuzdaki etkisine bakalım, hissedelim…

Peki bu vicdanla başkaları yardımlarımızı isterken nasıl baş ederiz? Onlarla birlikte onlar adına ölecek bir suçlu mu ararız ki birçok kişi iyi niyetle böyle tavsiyeler verirler, sana yardım ediyorum ya derler, başkasının ölümünü isteyerek..Bunu anladığımız zaman herşey değişir.

Bu hareket tüm büyük sevgilerin temelidir. Vicdandan bağımsız.

 

Aile dizimi nedir?

https://kikasworld.com/2009/11/23/aile-dizimi-sevgi-duzenleri-ve-bert-hellinger/

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Aile Dizimi ve “anavatan”

bert_hellinger  Bert Hellinger (1925-2019)

Aile dizimi kavramının kurucusu Bert Hellinger’in anavatan üzerine yaptığı konuşması:

Hepimiz belli bir ülkede doğarız. Ebeveynlerimiz de belli bir ülkeden gelirler. Bu ülke bizim anavatanımızdır. Orada kendimizi evimizde hissederiz. Dilini konuşuruz, belli bir kültüre ve belli bir dine ait oluruz. Vatandaşlığına sahibizdir. Bu ülke bize aynı zamanda koruma sunar.

Sorumuz şu: 2 ayrı ülkeden gelen ebeveynlerde durum nedir?

Gözlemlerime göre, öncelikli ülke, babanın geldiği ülkedir. Yani kadın başka bir ülkeden gelen bir erkekle evlendiği zaman, bu ülke öncelik kazanır. Kadın çocuklarıyla birlikte, adamın ülkesini takip eder. Yani çocukların anavatanı babanın ülkesidir. Babanın kültürünü alırlar, dilini konuşurlar. Pratiklerden görülmüştür ki adam ile kadın arasındaki ilişki en iyi bu şekilde gelişir. Yani kadın, erkeği takip eder.

Bunları söylediğimde ciddi saldırılara maruz kaldım, maskülen bulundum. Ancak bu bir gözlemdir. Gözlemime göre kadın erkeği takip ettiği zaman ilişki en iyi halini alır.

  1. cümlem ise şöyledir: Erkek, kadına hizmet eder. Kadın erkeğe değil. Kadın erkeğini ülkesinde takip eder, ancak erkek kadına hizmet eder. Bu şekilde denge sağlanır. Kadının anavatanına ne olur? O da çocuklar için bir anavatandır. Yani çocukların 2 anavatanı bulunur. Öncelikle babanınki sonra anneninki. Ancak öncelik babanınkidir. Bu demektir ki, çocuklar annenin dilini de konulurlar, yani 2 anavatanları vardır ve daha geniş bir aidiyet içersindedirler.

Aile dizimi nedir?

https://kikasworld.com/2009/11/23/aile-dizimi-sevgi-duzenleri-ve-bert-hellinger/

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Dr.Sofa

New York’ta ev dekorasyon sektörünün müthiş hizmetlerinden bir tanesi Dr.Sofa.

Evinize mobilya alırken dikkat etmeniz gereken noktalar:

Çok katlı binalarda yaşıyorsanız; Servis asansörünüz var mı? Asansör ölçüleriniz uygun mu? Asansör olmadı bina merdivenlerinden geçer mi? Koridor genişliğiniz nasıl? En son da ev giriş kapınızdan geçecek mi? Bunlar olmadı mı büyük ölçekli herhangi bir mobilyanızı eve almanız hayal.

Ancak buna da bir çözüm bulunmuş. Yaptığımız hesaplara göre kanepe eve taşınabiliyordu, ancak 1 noktayı atlamışız ve orada kalakaldık! Başa gelince hizmetten yararlandık. Bir alo dedik, 30 dakika sonra servis geldi, çilingir misali.

Aşama aşama belgeledik, bu esnada aldığımız ürünün içinde neler kullanılmış, kalitesi ve işçiliği neymiş onu da net görebildik.

Önce kanepeniz soyuluyor, 2’ye bölünüyor, 2 ayrı parça halinde dairenize taşınıyor, sonra tekrar toparlanıyor. Tüm süreç yaklaşık 1 saat sürüyor. Yenisinden hiçbir farkı olmuyor.

Dr.Sofa, birçok şubesi olan bir hizmet. Bulunduğunuz yere göre arayıp hizmet talep ediyorsunuz. Böyle bir işlemin ücreti 600 USD.  (2019 rayicine göre)

dr-sofa (1)dr-sofa (2)dr-sofa (3)dr-sofa (4)dr-sofa (5)dr-sofa (6)dr-sofa (7)dr-sofa (8)dr-sofa (9)dr-sofa (10)dr-sofa (11)dr-sofa (12)dr-sofa (13)dr-sofa (14)dr-sofa (15)dr-sofa (16)dr-sofa (17)dr-sofa (18)dr-sofa (19)dr-sofa (20)

 

Tasarım&Dekorasyon-Design&Decoration içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 1 Yorum

New York’un tuğla duvar kaplamaları

New York sokaklarında gezerken bina duvar kaplamalarının ciddi büyük bir bölümünün tuğla olduğunu görebilirsiniz. Yol üzeri güzergahımızdan bazı tuğla duvar kaplaması örnekleri:

tugla-duvar-kaplama (1)tugla-duvar-kaplama (2)tugla-duvar-kaplama (3)tugla-duvar-kaplama (4)tugla-duvar-kaplama (5)tugla-duvar-kaplama (6)tugla-duvar-kaplama (7)tugla-duvar-kaplama (8)tugla-duvar-kaplama (9)tugla-duvar-kaplama (10)tugla-duvar-kaplama (11)tugla-duvar-kaplama (12)tugla-duvar-kaplama (13)tugla-duvar-kaplama (14)tugla-duvar-kaplama (15)

 

Mimarlık-Architecture içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın