Usca Şarapçılık

Urla Bağ Yolu üzerinde yer alan yerlerden birisi de Usca Şarapçılık. Burasının çok dingin, sade, hoş ve huzurlu bir havası var. Mekandaki malzeme ve renk kullanımını çok beğendim. Teras harika, yurtdışındaymışsınız gibi bir havası var.

İşine son derece hakim kişiler tarafından anlatılan şarap üretimi tanıtım turuna katılmanızı tavsiye ederim.

Peynir tabağı eşliğinde 4 çeşit şarap tadımı yapılabiliyor.

Usca-sarapcilik (1)Usca-sarapcilik (2)Usca-sarapcilik (3)Usca-sarapcilik (4)Usca-sarapcilik (5)Usca-sarapcilik (6)Usca-sarapcilik (7)Usca-sarapcilik (8)Usca-sarapcilik (9)Usca-sarapcilik (10)Usca-sarapcilik (11)Usca-sarapcilik (12)Usca-sarapcilik (13)Usca-sarapcilik (14)Usca-sarapcilik (15)Usca-sarapcilik (16)Usca-sarapcilik (17)Usca-sarapcilik (18)Usca-sarapcilik (19)Usca-sarapcilik (20)

urla içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Urlice Bağevi

Urla Bağ Yolu rotası üzerinde bulunan Urlice Bağı mutlaka ziyaret edilmesi gereken noktalardan birisi. Diğer bağlardan farkı şarap tadımı yapılması yanında aynı zamanda çok lezzetli pizza menüsü bulunması. Harika bir şarap bağına bakarken pizzanızı yer şarabınızı hayallere dalarak içebilirsiniz.

Şarapsever olun veya olmayın çok sıcak, keyifli, saatlerinizi zevkle geçirebileceğiniz bir mekan. Şarap tadımı ve kalabalık ziyaretleriniz icin önceden rezervasyon yapılmasını rica ediyorlar, nitekim oldukça hareketli denebilecek bir müşteri ziyareti gözlemleniyor.

urlice-saraplari (1)urlice-saraplari (22)urlice-saraplari (3)urlice-saraplari (20)urlice-saraplari (13)urlice-saraplari (12)urlice-saraplari (14)urlice-saraplari (15)urlice-saraplari (16)urlice-saraplari (17)urlice-saraplari (24)urlice-saraplari (26)urlice-saraplari (27)urlice-saraplari (2)urlice-saraplari (4)urlice-saraplari (5)urlice-saraplari (7)urlice-saraplari (8)urlice-saraplari (9)urlice-saraplari (10)urlice-saraplari (11)urlice-saraplari (18)urlice-saraplari (19)urlice-saraplari (23)

 

urla içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Urla Bağevi butik otel

Urla Bağ Yolu izi üzerinde Yağcılar köyünde yer alan Urla Bağevi butik otelini de ziyaret etmeden olmazdı.

Otel 6 odalı, oda-kahvaltı. Odalar dolu olduğundan ziyaret etme imkanı yakalayamadık. Restorant 45 kişilik, rezervasyon isteniyor, siyah pirinç üzeri kuzu küşleme ve biberiyeli portakal sosu tavsiyeleri. Düğün, özel davet ve şirket organizasyonları yapıyorlar.

Web sitesini ziyaret ettiğinizde diğer birçok web sitesinden farkı sesli tanıtım sisteminin hemen devreye girmesi ve bu da tabii görme engelli kişiler için güzel bir avantaj sağlıyor.

Urla-Bagevi (23)Urla-Bagevi (1)Urla-Bagevi (2)Urla-Bagevi (3)Urla-Bagevi (4)Urla-Bagevi (5)Urla-Bagevi (6)Urla-Bagevi (7)Urla-Bagevi (8)Urla-Bagevi (9)Urla-Bagevi (11)Urla-Bagevi (12)Urla-Bagevi (13)Urla-Bagevi (14)Urla-Bagevi (15)Urla-Bagevi (16)Urla-Bagevi (17)Urla-Bagevi (18)Urla-Bagevi (19)Urla-Bagevi (20)Urla-Bagevi (21)

urla içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Urla Şarapçılık

Bir bayram günü yapılacak en güzel şeylerden birisi arabaya atlayıp çevreyi deneyimlemek, keşif yapmaktır. Böyle bir keşif turunda sıkça duyduğum ve basında okuduğum Urla Şarapları tesisi karşıma çıkıverdi.

Urla-Sarapcilik (12)Urla-Sarapcilik (11)Urla-Sarapcilik (10)Urla-Sarapcilik (1)Urla-Sarapcilik (2)Urla-Sarapcilik (3)Urla-Sarapcilik (4)Urla-Sarapcilik (5)Urla-Sarapcilik (6)Urla-Sarapcilik (7)Urla-Sarapcilik (23)Urla-Sarapcilik (24)Urla-Sarapcilik (25)Urla-Sarapcilik (26)Urla-Sarapcilik (27)Urla-Sarapcilik (28)Urla-Sarapcilik (29)

2010 senesinde açılan Urla Şarapları şarap tadımı yapmak isteyenler ve harika bir bağ içersinde vaktini geçirmek ve doğa ile bütüneşmek isteyener için nefis bir ortam.

Burası hem bağ, hem üretim tesisi, hem 2 odalı bir otel, hem tadım mekanı hem de düğün alanı olarak ta kullanılabiliyor. Üretim alanını gezebilmek için önceden haber vermeniz doğru olur çünkü her zaman gezilmesine izin verilmeyebiliyor.

Urla-Sarapcilik (18)Urla-Sarapcilik (19)Urla-Sarapcilik (20)Urla-Sarapcilik (22)

Bayramların ilk günü ve yılbaşının ertesi günü dışında haftanın 7 günü açık olan tesiste şarap tadım alanı mevcut. 8 kişi üzeri gelirseniz mutlaka rezervasyon soruluyor ve ücret talep ediliyor. Şarap tadımı yetkililer eşliğinde içtiğiniz şarabın özellikleri, hikayesi, üzüm yapısı, saklama ısısı, hangi tür yemek ile içilmesi gerektiğine kadar anlatılarak gerçekleştiriliyor. Tadım var ama cafe veya restorant yok. Ona göre fazla aç gelmemek en doğrusu.

Şarap satın almanız mümkün, başka yerlerde de bulabileceğiniz Urla Şarapları için burada ziyaretçilere özel bir iskonto sunuluyor.

Urla-Sarapcilik (16)Şarapların hepsi ödüllü. Ödüller duvarlarda asılı ve yetkilier tarafından anlatılıyor.

Urla-Sarapcilik (17)Aron ve Chappy tesisin 2 golden retriever’i ve her gelen tarafından sevgi ile karşılanıyor. Dolayısı ile Urla Şarapçılık aynı zamanda “hayvan dostu” bir işletme!

Urla-Sarapcilik (14) Urla-Sarapcilik (15)

Web sitesi ve sosyal medya hesaplarından takip edilebilen Urla Şarapçılık’ta 2 odalı 2 rooms hotel mevcut. Otel dolu olduğu için odalarını ziyaret etme imkanı bulamadık ancak web sitesinden görülebilir.

Urla-Sarapcilik (21)

 

 

 

urla içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sokak Köpeği Umut

2 senedir Umut’a sıcak bir yuva arayan hayvansever Suzan hanımın dilinden Umut’un hikayesini paylaşmak isterim.

Bir dönem sosyal medyada da iç burkan resimlerini görmüş, hikayesinin altına yüzlerce ah vah yorumları almıştı Umut…Ama bu yorumlar sonuç vermiyor, arayışa canla başla devam ediyor Suzan hanım. Bize de bu hikayeyi mümkün olduğunca çevremize duyurmak kalıyor.

Umut (1)Umut (2)

Kastamonu /Taşköprü Barınağında başka bir köpeği ararken Umutu gördüm. Umut 15 gündür bu halde ayakta duruyormuş. Ne uyuyormuş ne oturuyormuş ne yemek yiyor ne de su içiyormuş. Sanki benim onu kurtarmamı bekliyormuş ölmemek için direnmiş bu halde. Umutun o barınakta tedavi olması imkansızmış çünkü imkanlar yok tedavi yok. Onun o hali içimi parçaladı çok üzüldüm.Uyutulacakmış bunu duyunca kurtarabilirim belki iyileşir diye onu arabaya yerleştirdim 8 saatlik yolculuk sonrası Ankara’ya getirdim. Yollarda sık sık mola verip su içirdim. Öldü ölecek haldeydi yollarda ölecek diye çok korktum. Durumu çok kötüydü. Ankarada özel klinikte tedaviye başlandı. Umut çok zayıftı, ayağından dolayı ağır enfeksiyon geçiriyordu ve birde gençlik hastalığıda varmış. Bu kadar ağır bir durumda nasıl kurtulacaktı.

Umut (3)Umut (4)Umut

O arada ayağın o hale gelmesinin sebebide belli oldu. Sonradan öğrendim Umut ayağından bağlanıp tecavüz edilmiş. Çok kötü oldum. Bu yaşadıklarını aklım almıyordu. Umut bunu neden yaşadı bu çok acı bir durum çok üzüldüm. O günler çok acı dolu günlerdi. Umutun yaşama ihtimali zayıftı çünkü durumu çok ağırdı enfeksiyon, gençlik hastalığı, tecavüz ve bağışıklık sistemi yok denecek kadar çökmüştü. Ama ben ondan ümidimi kesmedim. O nedenle adını Umut koydum. Bu kadar yola dayandıysa inşallah kurtulacak dedim.

Umut (5)

Günler geçmeye başladı mucize oldu. Umut yavaş yavaş tedaviye cevap vermeye başladı. Klinikteki herkes çok şaşırdı. Yemek yemeye başladı sonra ayağındaki yara iyileşmeye başladı ayağa kalkmaya başladı. Umut yaşadıklarına rağmen insanları da çok seviyordu. Hayata yeniden döndüğü için herkese teşekkür eder gibi kuyruk sallayıp şirinlikler yapıyordu. Psikolojiside düzeldi. O bir deri bir kemik halide yavaş yavaş geçmeye başladı. Kiloda alıyordu artık. Tedavisi 2 ay sürdü.

Umut (6)

2 ay sonra tedavisi bitince pansiyona yerleştirdim. Ara ara veterinerde kontrolleri oldu. Umut 5 ay sonra tamamen iyileşti. Klinikte kısırlaştırdım. Onu kurtardım emek verdim onu tekrar başına ne geleceği belli olmayacağı sokağa bırakamazdım. Tekrar pansiyona yerleştirdim. Umut “26 aydır” pansiyonda. Kilo aldı iyice toparlandı. Ara ara ilan açtım ama düzgün bir yuva çıkmadı.

2 yıldır  kaldığı yer sokaktan daha iyi. Pansiyon ama çoğunlukla bağlı kalıyor. Ayağı çok koşmasına engel ve diğer köpekler zarar verir diye genellikle bağlı kalıyor. Aylık 250 TL masrafını karşılıyorum.

O bunca şey yaşamış bundan sonrası için pansiyonda değil de başını okşayan seven ailesi olsun istiyorum.

Sakin yaşadıklarına rağmen yine insanları çok seviyor.

Kısırlaştırdım karnesi var. Aşılarıda var.

Şimdilik bir hastalığı yok sağlığı yerinde. 3 yaşında.

Not: Suzan hanım yurtdışına gideceği için 1 ay içinde Umut’a artık bakamayacak. Bu sebeple acilen bir yuva bakıyoruz.

Umut yeterince beklemedi mi sizce?

Umut’a yuva olmak için iletişim: 0090-555-566 21 90

mail contact: tansuzann@yahoo.com

Umut’un hikayesinin videosunu buradan izleyebilirsiniz.

Umut’un veterinerdeki videosunu buradan görebilirsiniz.

Umut’un veteriner kontrolü videosunu buradan görebilirsiniz.

Umut’un barınaktan görüntülerini buradan görebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

Hayvanlar- Animals içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sevginin Sırrı

Aile dizimi sisteminin yaratıcısı psikoterapist Bert Hellinger’in çiftler terapisinde sevgi hakkında açıklamalar yaptığı 2 videonun çevirisini paylaşmak isterim:

video 1

video 2

Sevginin sırrı, herşeyi olduğu gibi kabul etmektir. Çiftlerde sorun, birinin bir diğerini değiştirmek istemesi ile başlar. Önce bu konuda ufak bir çalışma yapalım, gözlerimizi kapatıyorsunuz, partnerinize kendi olduğu hali ile bakıyorsunuz, belki partnerinizi bugüne kadar görememiştiniz, çünkü onunla ilgili bir imajınız vardı, onu belli bir şekilde yargıladığınız bir imaj…Şimdi partnerinize olduğu hali ile bakıyor ve “evet, seni olduğun gibi seviyorum, aynen olduğun gibi seviyorum” diyorsunuz. Bunu partneriniz size de dediği zaman sevgi doğar ve birden çift rahatlar. Birbirleri ile güvende hissederler, çünkü oldukları halleri ile birbirlerinden saygı görürler. Bu sevgidir.

Şimdi diğer adım geliyor. Partnerinize “anneni de aynen olduğu gibi seviyorum” diyeceksiniz. “Babanı da aynen olduğu gibi seviyorum” diyeceksiniz. Senin sen olma sebebin annenin ve babanın oldukları gibi olmaları. Onların senin kalbinde yerleri var. Şimdi partneriniz daha da rahatlayabilir, çünkü aileleri hakkında hiçbir şey saklamalarına gerek yoktur ve kabul görmüştür.

Şimdi burada zorlu bir durum mevcuttur. Çünkü partnerlerimiz farklı bir aileden gelmektedir ve farklı değerlere sahiptir. Erkek kadından farklı bir bilince sahiptir, çünkü her ikisi de farklı bir aileden gelmektedir. Ait olma hakkı için ne yapmamız gerektiğini içgüdüsel olarak derhal biliriz. Ailemizin düşünce ve değerlerinden bir sapma olursa kötü bir bilince sahip oluruz. Şimdi başka bir aileden gelen birisi ile tanıştığımızda birden kendi değerlerimiz ve farkındalığımız içinde başka değerler için yer açmamız gerekmektedir ve kabul etmemiz gereken şey partnerimizin ailesinin bizim ailemiz ile eşit değere sahip olduğudur. Kendi bilincimizi partnerimiz ve ailesi için genişletmemiz gerekmektedir. Şayet değişemez, kendi bilincimize yapışıp kalırsak ve kendi bilincimizin partnerimizin bilincinden daha değerli olduğunu düşünürsek o zaman çiftte sorunlar başlar.

Görevlerinin bilincinde olanlar çocuklardır. Onlar çocuk kalırlar. Yetişkinler günah işlemeyi bilirler. Sadece günahkarlar yetişkindir Masum kişiler çocuk kalır. Günah, kötü bir şey yapmak anlamına gelmeyebilir,  daha ulu ve evrensel bir şey için ailelerinin bilincinden saparlar. Yetişkin olabildik miyi görmenin testi, eğer çocukları varsa ve çiftin çocuklarının nasıl eğitim alması gerektiğine dair karar vermesi gerektiği zamandır. Kadın kendi aile değerlerine göre, erkekte kendi aile değerlerine göre karar verir ve genelde kadın daha baskın çıkar, bu yargılamadan yaptığım bir gözlemdir. Annenin değerlerine göre eğitim gören çocuklarda sonuç nedir? Bu çocuklar daha sonra babalarını takip ederler. Çünkü çocuklar her 2 ebeveynine de sadıktır. Ebeveynlerden biri diğerine baskın gelirse, çocuklar gizlice baskın olmayanı takip eder. Bu sebeple babalarımızın toplumda çok etkisi bulunmaktadır. Çünkü çoğunlukla reddedilirler, değerleri reddedilir.

Eğitim konusuna geri gelmek isterim. Erkek ve kadın, birbirlerinin ailelerinin eşit değerde olduğunda anlaşmışlardı. Çocuklar hem annelerinin hem babalarının değerlerini takip edebilirler. Çocukları mutlu edecek bir cümle bulunmaktadır: “Sana baktığım zaman babanı görüyorum, babanı olduğu gibi seviyorum ve baban gibi olursan mutlu olurum.”

Hiç kolay değil değil mi? Aynı şekilde tersini de söyleyebiliriz: “Sana baktığım zaman anneni görüyorum, anneni olduğu gibi seviyorum ve annen gibi olursan mutlu olurum.” Bu sevgidir. Buna ilave olarak bu özgürlüktür. O an çocuk özgürdür ve kendi yolunu takip edebilir.

Partnerimizi olduğu gibi kabul etmekten konuşuyorduk. Bir ilişki, bir erkeğin bir kadını ve bir kadının bir erkeği özlemesi ile başlar. Kendilerinin bütünleşmiş hissederler, bütün olabilmek için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Ama bazıları ideal partneri aramaktadır. İdeal partner nedir? Tamamen benim gibi olandır. İdeal partnerde büyüme olamaz. Herşey aynıdır. Bir süre sonra ayrılırlar.

Eğer partner farklı ise, partnerden aldığımız ve bizde eksik olan ile büyürüz. Bu büyümektir. Daha önce sahip olmadığımızı almak, alarak büyüyoruz.

Almanya’da çok saygı gören spiritüel kitaplar bulunmaktadır. Eşim bir gözlem yaptı ve tüm bunların erkekler tarafından yazıldığını ve bunların eşlerinin olmadığına dikkat çekerek onların spiritüellik hakkında ne bilebileceklerini sorguladı. Kendi büyümelerini ıspatlamak zorunda değillerdi. Dalai Lama’nın veya Papa’nın bir eşinin olduğunu hayal edin, harika olmaz mıydı? Şimdi söylediklerinden daha fazla şey söyleme imkanları olmaz mıydı? Farklı bir tecrübeleri olurdu.

Çift olmanın başlıca şartı birbirlerini, ailelerini ve kaderlerini oldukları gibi kabul etmeleridir. Bu da pek kolay değildir, çünkü çift bir araya geldiğinde ortak bir amaçta birleşirler. Bu amaç çocuktur. Bir kere çocukları oldu mu hayata hizmet etmekte ortak bir amaçları vardır. Bu amaçları ile bir çeşit doyum içerisindedirler. İlerleyen süreçlerde çiftin ilişkisinde bir şeyler olabilir. Erkek başka bir yöne çekildiğini hissedebilir. Kadın başka bir yöne. Büyümek adına ve kendi doyumlarını bulmak adına belli yollara gidebilirler ve belki yolları ayrılabilir. Başka yollara gitmek konusunda anlaşabilirlerse sevgi ile ayrılabilirler. Burada birbirlerine denebilecek bir cümle bulunmaktadır: “seni seviyorum ve seninle benim yeni kaderimi seviyorum. Senin yeni kaderini ve doyumunu kabul ediyorum ve kendi yeni kaderimi ve doyumumu kabul ediyorum.” Böylece derin bir sevgi ile bağlı kalırlar.

Bazen bir eş diğerine “bana sadık kalmak zorundasın, kendi yoluna gidemezsin, ben önce geliyorum” diyebilir. Bunun gerçek anlamı şudur: Bir eş diğerinden kişisel kaderinden vazgeçmesini istemektedir. O zaman orijinal sevgiden geriye ne kalmıştır? Hiç birşey.

Eşlerden birisi kendi kaderini yaşamak üzere bir yola gitmek isterse ve diğer eş yolunda durursa şunu demelidir: “benim kaderim önce gelir.” sonra diğer eşi değişime zorlar ve değişim olmazsa kaderinin diğer eş için değiştirmek zorunda değildir. Bu ortak verilen bir karar olmalıdır.

Eşlerden kadının ailesinden birini takip etmeye zorlandığı durumlarda, mesela çocukken anne veya babasına “senin yerine ölürüm” dediyse, ilerleyen yıllarda kadın o yöne doğru gitmeye devam eder ve erkek eş bunu engelleyemez. Bu duruma “evet” demek zorundadır. Ailenin kaderi bir şekilde çiftin kaderine etki etmektedir.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İnsanların ardından bıraktıkları boşlukla baş edebilmek

Yeni dönem ruhani öğretmen ve yazarlardan Eckhart Tolle boşluklar ile başa çıkabilmek üzere güzel bir konuşma yapıyor.

Herhangi bir kaybın ardında bıraktığı boşluğun derin bir önemi mevcuttur. Örneğin arabanızı park ettiğiniz yere geldiğinizde arabanızı bulamamanız, park yerinde boş bir alan ile karşılaşmanız… Bu boş alanı kaçmadan veya küfretmeden sükunetle karşılamanız önemlidir.

Boşluk bir ilişkide de yaşanabilir. Eşiniz veya sevgiliniz sizi terk edebilir, bir gün eve geldiğinizde “ben gidiyorum” notu ile karşılaşabilirsiniz.

Şu andaki durumun aldığı form, az önce var olan formun yokluğunun yaratmış olduğu formdur. Yok olan form derinlerimizde yatan formsuz farkındalığa doğru büyük bir açıklık yaratır. Bununla yüzleşmek…Bu ölümle yüzleşmek…Çünkü herhangi bir şeyin kaybı  küçük bir ölümdür. Gerçek ölüm, burada her gün odanızda olan ve sandalyede oturan o kişi, bir gün ölür. O boş sandalyeye bakarsınız, o kişinin orada oturması o kadar olağanlaşmıştır ki, yokluğu anlaşılamaz olur. Sabun köpüğü gibi yok olmuştur. Hayatınızda ne zaman bir form yok olsa, gerçek bir ölüm veya bir şeyin kaybı, arkada kalan o boşlukla yüzleşebilirseniz, formsuz boyuta geçiştir.

Formsuz olan bir hayat, formsuz olan bilinç, hayatımızda ne zaman bir boşluk olsa aradan doğar. Formlardan oluşan zengin doku çok büyüktür. Evreni mega bir doku olarak düşünebilirsiniz. Sürekli olarak orada ve burada bir şeyler kaybolur ve dokuda boşluklar oluşur. Hiçbir form bu dokuda ilelebet yaşamaz. Yok olur ve yerine başka bir şey gelir. Boşlukları fark ederseniz arasından bir şey doğar, orada inanılmaz bir huzur ve yaşam/canlılık vardır. Bu herhangi bir ölüm içinde gözlemlenebilir.

Herhangi bir ölümden kaçmak, inkar etmek size yardımcı olmaz. Boşlukları tepkileriniz ile örtersiniz ki boşluk ile yüzleşmek zorunda kalmayasınız. Hayatınıza bir boşluk girdiğinde bu kendinizi bulabilmeniz için muhteşem bir potansiyel açıklıktır. Karşı gelmeyerek kendinizi bulun.

Ölüm geldiği zaman onu karşılayabilmek için

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın