Corona Virüsü hakkında bir görüş

Global bir hadise haline gelen, nereden kaynaklandığı net belli olmayan, dev bir korku sarmalı olan Corona Virüsü hayatımızı durdurdu…Acaba bu bir rüya mı yoksa başka bir dünyada mıyım diye hepimiz günümüze ne yapacağımızı şaşırarak ama eski hayatımızı sürdürmeye gayret ederek başlıyoruz.

Bu virüsün psikolojik, sosyolojik, politik ve saman altı tüm etkilerini göreceğiz. Tam bir dönüm noktasına girmiş bulunuyoruz, bunun içinden aklı salim geçebilmek için ayakların sıkı sıkıya yere basması, galeyana gelinmemesi, sosyal medyanın ince elenip sık dokunarak okunması, terör yaratan “kaynağı belirsiz sesli mesajların” dinlenmemesi, sağlığımıza ve hijyenimize çok dikkat etmemiz gerekiyor.

Sosyal medyada çok güzel bir paylaşım dolaşmakta, güzel ve mantıklı bir bakış açısına sahip, paylaşmak isterim:

“İnanıyorum ki evren, kuralları tepetaklak geldiğinde, bunları düzeltmenin bir yolunu bulur.

Birçok anomaliyi ve paradoksu yaşadığımız bu günler düşündürücü…
Küresel ısınmanın çevreye yarattığı zararların endişe verici boyutlara ulaştığı, Çin ve onu takip eden birçok ülkenin bloke olmak zorunda kaldığı bir dönemde, ekonomi yerle bir olurken hava kirliliği önemli oranda azalmakta; hava düzelmekte, maske kullanmak zorunda kalırken aslında daha temiz bir nefes almaktayız.

Dışlayıcı politikaların ve ideolojilerin, tarihimizdeki aşağılık bir dönemi anımsatarak tüm dünyada artmaya başladığı bu tarihi noktada, bir virüs gelir ve bizi dışlanan, tecrit edilen, sınırlarda bloke edilen ve hastalık taşıyan yapar. Hiçbir suçumuz olmasa da. Beyaz, batılı ve business class yolcusu olsak da.

Üretime ve tüketime dayalı bir toplumda, günde 14 saat ne olduğu belli olmayan bir amacın peşinde, Cumartesimiz, Pazarımız, takvimde kırmızı ile belirtilmiş tatillerimiz olmadan koşarken, bir anda DUR karşımıza çıkar. Evde, günlerce, dururuz. Karşılık ya da para ile ölçmeye alıştığımız, gerçek değerini hatırlamadığımız ‘zaman’ ile hesaplaşmamız başlar. Hala onunla neler yapabileceğimizi hatırlıyor muyuz?

Çocuklarımızı büyütmeyi, öyle gerektiği için, başka kişilere, kurumlara devrettiğimiz bir dönemde virüs okulları kapatır, bizi alternatifler yaratmaya, anne ve babayı tekrar çocukları ile birlikteliğe zorlar. Tekrar aile olmaya mecbur bırakır.

İlişkilerin, iletişimin, sosyalleşmenin virtüel dünyanın sosyal medyasında gerçekleşerek, bizi yakın olduğumuza dair bir yanılsamaya ittiği bu dönemde virüs bizden gerçek yakınlığı çalar: kimse birbirine dokunamaz, öpemez, sarılamaz; birbirine uzak ve dokunamamanın soğukluğunda kalırız. Bunların anlamını ve önemini ne kadar göz ardı ettik?

Herkesin kendi bahçesini düşünmesinin kural olduğu bu dönemde virüs bize açık bir mesaj yollar: tek çıkış yolu aitlik duygusu, topluluk bilinci, başkasını düşünmek, kendinden daha büyük bir şeyi korumak ve onun tarafından korunmak. Paylaşılan sorumluluk, attığın adımın sadece kendi kaderini değil etrafındakilerinkini de belirlemesi; ve senin kaderinin de onlara bağlı olması.

Öyleyse cadı avını, kimin suçlu olduğunu, sebebini düşünmeyi bırakır, onun yerine kendimize bundan neler öğrenebileceğimizi sorarsak, öğrenecek ve yapacak çok şeyimiz olduğuna inanıyorum.

Çünkü belli ki evrene ve onun kurallarına borcumuz çok ve bize bunu bir virüs bedelini ödeterek hatırlatıyor.”

İtalyan Psikolog FRANCESCA MORELLI

Yazının orijinal versiyonu “buradan” okunabilir.

Covid-19, Sağlık-Health içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Aile Dizimi ve vicdan

bert_hellinger  Bert Hellinger (1925-2019)

Aile dizimi kavramını dünyaya tanıtan Bert Hellinger’in vicdan üzerine açıklaması:

Vicdanımız saftır. Bizi taşıyan vicdan saftır. Evet olmadan ve hayır olmadan…Onun için olmak veya ona karşı olmanın kararı, bizi güzel bir şekilde büyük hareketin içinde sürüklerken, yabancıdır.

Bilinçli olarak yaptığımız her şey onun için veya ona karşıdır. Bu hareketlerin en belirleyici olanı yaşadığıma dair olan karardır. Çevremde olandan bağımsız olarak yalnız başıma mı yaşadığım karardır.

Çoğumuzun içimizden söylediği 2 belirleyici cümle vardır. Bu cümleleri görür ve özellikle anne tarafından hissederiz.

Ilk cümlemiz: “Benim için öl”

Yani eğer birisi bir ölümden dolayı kendini suçlu hissediyorsa, örneğin birisini bir şekilde öldürdüyse, mesela bunu bir kürtajda en net şekilde görebiliriz ki bu temelde bir cinayettir. Eğer birinin ölümünü diliyorsam, başına kötü bir şey geldiğinde veya öldüğünde seviniyorsam, ölümün efendisi gibi davranmış olurum. Başkasının ölümü…Gazetelere bakınca ve Ukrayna’daki ayrışmaları duyduğumuzda ki buradaki gruplar başkalarının ölümlerinin arayışındadır, o zaman taraflardan birinin yanında yer alarak başkasının ölümlerinden sorumlu olur muyuz? Vicdandan yana olunca kendimizi suçlu hissediyoruz ve bu şekilde de tekrar nefes alıyoruz ve kendimiz ölmek istiyoruz.

Kürtaj olan bir kadın ölmek ister. Ölmeyi bekler. Bu da vicdanın bir hareketidir.

“Senin gibi ben de”

Ancak başkasının bizim yerimize ölmesini bekleyerek bunu engelleme denemeleri de yaşanır. Bunun üzerinde konuşmak bana acı vermekte…Vicdanın hareketi ; gizli beklenti ve gizli dileğimiz ile başkasının bizim yerimize ölmesini bekleyerek iyi bir vicdan satın alırız.

Mesela Hristiyanlığa baktığımızda, “sen benim için öldün” bakış açısını taşır. Yani Hz.İsa bizim günahlarımızı taşır ve ölür. Başkası bizim için ölünce ulvileşir. Bu sebeple ulvileşirler, çünkü ölümü üstlenirler. Yani bizi günahtan uzaklaştıran belirleyici cümle: “Benim için sen. Benim için öl.”

Bu cümle en başta anneden türemiştir. Kendisini suçlu hissettiği zaman tersine hareket başlar. Bu da çocuktan gelir ve çocuk der ki: “ben senin için. Senin için günahını taşımaya tüm bedelleri ile hazırım.”

Bu cümleler vicdanın cümleleridir.

Bunların çözümleri ne olurdu:

Anne çocuğuna der ki: Ben, benim için. Benden yana özgürsün.

Çocuk artık hafifler, günahsız nefes alır ve hayatta kalır.

Peki çocuğun normal hareketi nedir? Birisine “sen benim için” demeyi bekler. Kendi çocuğuna bunu der. Yani “sen benim için ve ben senin için” hareketi nesiller arası aktarılır.

Şimdi gözlerimizi kapayalım:

İçimizden birisine, kötülüğünü dilediğimiz birisine, bizim için günah işlemesini beklediğimiz birisine, çok basit bir cümle söyleyelim:

“Ben yalnız başıma, sen özgürsün.”

Belki kendi çocuğumuza bunu söyleyebiliriz.

“Sen özgürsün. Ben yalnız taşıyorum.”

Cümlelerin ruhumuzdaki etkisine bakalım, hissedelim…

Peki bu vicdanla başkaları yardımlarımızı isterken nasıl baş ederiz? Onlarla birlikte onlar adına ölecek bir suçlu mu ararız ki birçok kişi iyi niyetle böyle tavsiyeler verirler, sana yardım ediyorum ya derler, başkasının ölümünü isteyerek..Bunu anladığımız zaman herşey değişir.

Bu hareket tüm büyük sevgilerin temelidir. Vicdandan bağımsız.

 

Aile dizimi nedir?

Aile Dizimi-Sevgi Düzenleri

Aile dizilimi /Family constellation içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Aile Dizimi ve anavatan

bert_hellinger  Bert Hellinger (1925-2019)

Aile dizimi kavramının kurucusu Bert Hellinger’in anavatan üzerine yaptığı konuşması:

Hepimiz belli bir ülkede doğarız. Ebeveynlerimiz de belli bir ülkeden gelirler. Bu ülke bizim anavatanımızdır. Orada kendimizi evimizde hissederiz. Dilini konuşuruz, belli bir kültüre ve belli bir dine ait oluruz. Vatandaşlığına sahibizdir. Bu ülke bize aynı zamanda koruma sunar.

Sorumuz şu: 2 ayrı ülkeden gelen ebeveynlerde durum nedir?

Gözlemlerime göre, öncelikli ülke, babanın geldiği ülkedir. Yani kadın başka bir ülkeden gelen bir erkekle evlendiği zaman, bu ülke öncelik kazanır. Kadın çocuklarıyla birlikte, adamın ülkesini takip eder. Yani çocukların anavatanı babanın ülkesidir. Babanın kültürünü alırlar, dilini konuşurlar. Pratiklerden görülmüştür ki adam ile kadın arasındaki ilişki en iyi bu şekilde gelişir. Yani kadın, erkeği takip eder.

Bunları söylediğimde ciddi saldırılara maruz kaldım, maskülen bulundum. Ancak bu bir gözlemdir. Gözlemime göre kadın erkeği takip ettiği zaman ilişki en iyi halini alır.

  1. cümlem ise şöyledir: Erkek, kadına hizmet eder. Kadın erkeğe değil. Kadın erkeğini ülkesinde takip eder, ancak erkek kadına hizmet eder. Bu şekilde denge sağlanır. Kadının anavatanına ne olur? O da çocuklar için bir anavatandır. Yani çocukların 2 anavatanı bulunur. Öncelikle babanınki sonra anneninki. Ancak öncelik babanın vatanıdır. Bu demektir ki, çocuklar annenin dilini de konuşurlar, yani 2 anavatanları vardır ve daha geniş bir aidiyet içerisindedirler.

Erkek, kadına nasıl hizmet eder cümlesini açıklayalım: Aile erkeği takip etmesine rağmen,erkek aileden sorumludur,bu onun büyük hizmetidir. Aileyi korur. Koruma,erkeğin işidir. Tabii ki çeşitli istisnalar mevcuttur, ama gözlemlerime göre bir aile anavatanını terk etmek zorunda kalırsa,mesela savaş sebebi ile ve göç edecek yeni bir ülke aranırsa, bu günümüzde önemli bir harekettir, göç çocuklar üzerinde olumsuz ruhsal bir etkiye sahiptir. Mesela hastalanırlar. Çoğunlukla dedim ki anavatanlarına geri dönmelidirler. Ve kendini gösterdi ki çocuklar iyileştiler. Yani anavatana önem verince ve vatanın vereceği ve acı çekeceği şeyleri taşıyınca çocukların iyileşmesine vesile olur.

Aile dizimi nedir?

Aile Dizimi-Sevgi Düzenleri

Aile dizilimi /Family constellation içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Dr.Sofa

New York’ta ev dekorasyon sektörünün müthiş hizmetlerinden bir tanesi Dr.Sofa.

Evinize mobilya alırken dikkat etmeniz gereken noktalar:

Çok katlı binalarda yaşıyorsanız; Servis asansörünüz var mı? Asansör ölçüleriniz uygun mu? Asansör olmadı bina merdivenlerinden geçer mi? Koridor genişliğiniz nasıl? En son da ev giriş kapınızdan geçecek mi? Bunlar olmadı mı büyük ölçekli herhangi bir mobilyanızı eve almanız hayal.

Ancak buna da bir çözüm bulunmuş. Yaptığımız hesaplara göre kanepe eve taşınabiliyordu, ancak 1 noktayı atlamışız ve orada kalakaldık! Başa gelince hizmetten yararlandık. Bir alo dedik, 30 dakika sonra servis geldi, çilingir misali.

Aşama aşama belgeledik, bu esnada aldığımız ürünün içinde neler kullanılmış, kalitesi ve işçiliği neymiş onu da net görebildik.

Önce kanepeniz soyuluyor, 2’ye bölünüyor, 2 ayrı parça halinde dairenize taşınıyor, sonra tekrar toparlanıyor. Tüm süreç yaklaşık 1 saat sürüyor. Yenisinden hiçbir farkı olmuyor.

Dr.Sofa, birçok şubesi olan bir hizmet. Bulunduğunuz yere göre arayıp hizmet talep ediyorsunuz. Böyle bir işlemin ücreti 600 USD.  (2019 rayicine göre)

dr-sofa (1)dr-sofa (2)dr-sofa (3)dr-sofa (4)dr-sofa (5)dr-sofa (6)dr-sofa (7)dr-sofa (8)dr-sofa (9)dr-sofa (10)dr-sofa (11)dr-sofa (12)dr-sofa (13)dr-sofa (14)dr-sofa (15)dr-sofa (16)dr-sofa (17)dr-sofa (18)dr-sofa (19)dr-sofa (20)

 

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 1 Yorum

New York’un tuğla duvar kaplamaları

New York sokaklarında gezerken bina duvar kaplamalarının ciddi büyük bir bölümünün tuğla olduğunu görebilirsiniz. Yol üzeri güzergahımızdan bazı tuğla duvar kaplaması örnekleri:

tugla-duvar-kaplama (1)tugla-duvar-kaplama (2)tugla-duvar-kaplama (3)tugla-duvar-kaplama (4)tugla-duvar-kaplama (5)tugla-duvar-kaplama (6)tugla-duvar-kaplama (7)tugla-duvar-kaplama (8)tugla-duvar-kaplama (9)tugla-duvar-kaplama (10)tugla-duvar-kaplama (11)tugla-duvar-kaplama (12)tugla-duvar-kaplama (13)tugla-duvar-kaplama (14)tugla-duvar-kaplama (15)

 

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

New York facades

53w53 (1)53w53 (2)53w53 (3)

53 west 53 (above Moma) / architect: Ateliers Jean Nouvel

425park-ave (1)425park-ave (2)

425 Park Ave / architect: Foster and partners / 2019

909thirdave (1)909thirdave (2)

Office Building / 909 Third ave / completed 1968 / Architect: Max O. Urbahn Associates in collaboration with Emery Roth & Sons

aro-nyc (1)aro-nyc (2)aro-nyc (3)

ARO NYC (Roseland Tower) / architect: CetraRuddy architecture

hearst-tower (2)hearst-tower (3)hearst-tower (4)hearst-tower (5)

Hearst Tower / Architect: Foster and partners /

st.regis (1)st.regis (2)st.regis (3)

St.Regis NYC / opened 1904 / architect: Trowbridge & Livingston

the-new-museum

The New Museum / Architects: Kazuyo Sejima, Ryue Nishizawa 

via-57 (1)via-57 (2)via-57 (3)via-57 (4)via-57 (5)via-57 (6)via-57 (7)

VİA 57 West / Architect: Bjarke Ingels /

wells-fargo-nyc (1)wells-fargo-nyc (2)wells-fargo-nyc (3)

Socony Mobil Building / architect: Harrison & Abramovitz / 42 floors

XOCO325

 XOCO 325 / architect Peter Guthrie 

56Leonard

56 Leonard / designed by Herzog & de Meuron

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Halloween in NYC

 

NY-halloween (1)NY-halloween (2)NY-halloween (3)NY-halloween (4)NY-halloween (5)NY-halloween (6)NY-halloween (7)NY-halloween (8)NY-halloween (9)NY-halloween (10)NY-halloween (11)NY-halloween (12)NY-halloween (13)NY-halloween (14)NY-halloween (15)NY-halloween (16)NY-halloween (17)

Etkinlikler-Events içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

The High Line, NYC

Whitney Museum önünden başlayan 1,46 mil uzunluğunda, caddelerin üzerinden geçen ve sağlı sollu dünyaca tanınmış mimarların projelerinin bulunduğu yürüyüş yolu. New York ziyaretine gelen herkese tavsiye edilen yeni turistik alan. Sanatsal ve mimari ziyafet.

whitney-museum

the-high-line (1)the-high-line (2)the-high-line (3)the-high-line (4)

the-standard-hotel

The Standard Hotel 

the-high-line (5)the-high-line (6)the-high-line (7)the-high-line (8)the-high-line (9)the-high-line (10)the-high-line (11)the-high-line (12)the-high-line (13)the-high-line (14)the-high-line (15)the-high-line (16)the-high-line (17)the-high-line (18)the-high-line (19)the-high-line (20)the-high-line (21)the-high-line (22)the-high-line (23)the-high-line (24)the-high-line (25)the-high-line (26)the-high-line (27)the-high-line (28)the-high-line (29)the-high-line (30)the-high-line (31)the-high-line (32)the-high-line (33)

HL23 (1)HL23 (2)

HL 23 / Office Buildings

Architects: Neil M. Denari Architects / Area: 3642.0 m2 / Year: 2009

lantern-house (1)lantern-house (2)lantern-house (3)lantern-house (4)lantern-house (5)lantern-house (6)

Lantern House / architect: Thomas Heatherwick / under construction 2019

zaha-hadid-condo (1)zaha-hadid-condo (2)zaha-hadid-condo (3)zaha-hadid-condo (4)zaha-hadid-condo (5)zaha-hadid-condo (6)zaha-hadid-condo (7)

Residential Building / 520 West 28th Street condos / Zaha Hadid architects/ completed 2018

the-shed (2)the-shed (3)the-shed (4)the-shed (5)the-shed (6)the-shed (7)the-shed

cultural center in Hudson Yards / the  Shed / Architecture firm: Diller Scofidio + Renfro

opened April 2019

the-vessel (1)the-vessel (2)the-vessel (4)the-vessel (5)the-vessel (6)the-vessel (7)the-vessel (8)the-vessel (9)the-vessel

structure and landmark / architect: Thomas Heatherwick / completed 2019

 

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sanat ve satış rakamları

avelina-lesper

Sanat Eleştirmeni Avelina Lesper‘den modern sanat üzerine  tarafsız ve harika bir açıklama:

Herkesin sorduğu bir soru ile başlamak istiyorum, sanat nedir?

AL: Sanat, insan aklının, yeteneğinin ve duyarlılığının bir ürünüdür. Sanat herşeyden önce yaratımdır. Sanatçı, sanatı yaratmak, çalışmasına odaklanmak için hiçlikten, sıfırdan ya da küçücük bir fikirden yola çıkar. Çalışmak; sadece sanat üretmek için çalışmak farklıdır. Sanat üretme sürecinde iletişim kurabilecek, başkalarının duygularına ortak olabilecek, bir obje yaratmaya dair bir istek vardır. Yani, bu bana ait bir tanım. Aristoteles sanatın mantığa dayanan bir üretim süreci olduğunu söyler. Jung, sanatın bizi barbarlıktan kurtaracak şey olduğunu söyler. İkisi de haklıdır. Çünkü Aristotelesin de söylediği gibi bu mantığa dayalı üretim sürecinde bununla ne yapmak istediğini düşünürsün, bu iş ile ne anlatmak istediğini, bunu nereye taşımak istediğini düşünürsün. Örneğin kelimeler yerine müziği kullanmayı tercih ettiğini düşünürsün.

Fakat ne olursa olsun ne sanatçılar ne de başkaları için, herkese hitap eden yerleşik bir tanım vardır. Yekpare bir tanım yok. Eğer yekpare bir tanım yoksa nasıl …

AL: Sana neyin sanat olmadığını söyleyeyim. Sanat, var olmak için bir bağlama ihtiyaç duyandır. Sanat, var olmak için bir bağlama ihtiyaç duymayandır. Sanat, meydana gelendir. Sanat, kendi zamanının sosyopolitik koşullarının ötesine geçebilendir. Sanat, sanatçının kendisinden bile daha kalıcı olandır. Sanat, herkesin anlaması için açıklamaya ihtiyaç duymayandır.

Bu durumda burada bir çelişki söz konusu, çünkü görüşmelerimiz esnasında birçok insan çağdaş sanatın açıklamaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Yani insanlar anlamadıklarını, çünkü sanat okumadıklarını söylediler.

AL: Hayır, bu bir yalan. Bakın çağdaş sanat. İlk olarak anladığımız şekli ile çağdaş sanat diye bir şey yoktur. Çağdaş sanat bir tarzdır. Çağdaş bir tarzdır. Ben bunu VIP sanat olarak adlandırıyorum. Video, enstalasyon, performas. Çağdaş sanat bir şeyleri yapmak için kullanılan bir tarzdır. Dolayısı ile bu çizimi ele almanın bir yoludur, videoyu ele almanın bir yoludur, performansı, herhangi bir medyumu ele almanın yoludur. Bir örnek vermem gerekirse ki siz de sinemayla ilgileniyorsunuz, çok net anlayabilirsiniz: Siz bir film yapmak için prodüksiyonla ilgileniyorsunuz, ışıklandırma ile ilgileniyorsunuz, kadrajla ilgileniyorsunuz. Her detay önemli. Eğer bir video art yapacaksanız kameranın iyi odaklanmamış olması önemli değil, dizgenin absürt olması önemli değil, çekimin kalitesiz olması önemli değil, 20 dakika boyunca yerleri süpüren bir kadını göstermeniz önemli değil. İşte o zaman bunun aslında bir tarz olduğunu anlıyorsunuz. Ve bir film ile bir video artı yan yana koyduğunuzda video art teknik ya da kavramsal olarak güçlü duramıyor, fakat film durabiliyor. Ve diyorlar ki ama bu sinema, bu kısa metraj, benimkisi video art. Dolayısı ile çağdaş tarzın asıl meselesi dolaysız olması, anlık duruma odaklanması, konusu ve bir kanuna bağlı olmaması.

O halde bu bir nevi istediğin her eşyi yapabilmeni sağlayan bir izin mi?

AL: Kesinlikle. Bunu zaten Duchamp, Kosulth, Donald Judd söyledi ; sanat, sanatçının sanat olarak belirlediği şeydir. 

O zaman bu şu anlama mı geliyor? İnsanlar bilmedikleri için mi anlamıyorlar? 

AL: Hayır. İnsanlar anlamıyorlar, çünkü bu sanat değil! Basitçe, eğer sanatta bir aracıdan bahsediyorsak, eseri açıklayan, sanatçının niyetlerinin neler olduğunu, neden bahsettiğini ya da neyi yapamayacağını anlatan, bir sanat eserinin karşısında değiliz demektir; nitekim sanat aracıya ihtiyaç duymaz. Tamamen akademi anlayışının ve piyasanın ürünü olan bir eserle karşı karşıyayız demektir. Bu şekilde düşünen insanlar çok az. Vargas Llosa‘nın bir kitabı var, Antonio Munoz Molina’nın bazı yazıları var. Fakat genel olarak akademi, sanatçılar, piyasa, her türlü objeyi sanat eseri olarak tasdik ediyorlar, çünkü bu muazzam bir pazarlama aracı haline gelmiş durumda. Hiçbir değeri olmayan, sahte bir değer biçilmiş olan, ne estetik ne de teorik bir dayanağı olan objeleri satmak üzere kurulmış bir sistem bu. Nitekim bu retorik sayesinde sanat adı altında satılabiliyorlar. Büyük bir sahtekarlıkla karşı karşıyayız.

Sahte bir sanat dünyası yaratıyoruz. 

AL: Aynen, bu devasa ticareti ayakta tutmak için elbette.

Peki, sanatçılar için de…

AL: Büyük çoğunluğu sahte, evet. Gabriel Orozco sahte bir sanatçı, aynı şekilde Damien Hirst, Jeff Koonz, Takashi Murakami, Teresa Margolles…Bu isimlerin hiçbiri sanatçı değil. Ve bunu ben söylemiyorum. Eserleri ortada.

Örneğin, Kurimanzutto galeri ile röportaj yapmıştık

AL: Orası bir işletme, Gabriel Orozco o galerinin ortağı, ne demelerini bekliyorsunuz? “ortağım bir sahtekar” demelerini mi?

Peki, örneğin günümüzün Leonardo Da Vinci’si kim diye soracak olsak?

AL: Öyle biri yok!

Gabriel Orozco mesela?

AL: (Kahkaha atar) Ne saçma! Bu yalanları nedeniyle dava edilmeleri gerekir. Korkunç, ben buna korkunç diyorum.

Yine de bir Leonardo da Vinci yok mu? 

Bakın son dahi artık aramızda olmayan Lucian Freud. Bunu böyle kabul edelim, artık yaşamayan son itibarlı kişi Lucian Freud idi. Gabriel Orozco bir palyaço. Eserlerini görmediniz mi? Her şeyden ziyade sempatik olmak istiyor. Görsel şakalar yapıyor. Tıpkı Gabriel Kuri‘nin superdrama fişleriyle yaptığı görsel şakalar gibi. veya Abraham Cruzvillegas‘ın patenleri ve kırık oyuncakları ile yaptığı işler gibi…Herkes sempati kazanmanın peşinde. Herkes görsel şakalar yapmanın ve aynı zamanda genç görünmenin peşinde. Ama evet, eserleri böyle, sanki bir delikanlıymış gibi. Hele ki Abraham Cruzvillegas, patenlerini ve takunyalarını takıyor, sanki bir ergenmiş gibi.

Pekala, fakat madem öyle, örneğin Guggenheim neden onu bir dahi olarak değerlendiriyor?

Hayır, onu bir dahi olarak değerlendirmiyorum.Onu sistemin bir sanatçısı olarak görüyorum. Dahi figürü bu kişiler yüzünden yerle bir olmuş durumda. Bizim tanıdığımız şekli ile dahi sanatçı, Rönesans’ın bir ürünü olan ve 18. yüzyılda tanrılaştırılma noktasına gelen sanatçı figürünü yıkma görevini üstlendi bu kişiler. Neden? Herkesin sanatçı olduğunu söyleyebilmek için. Dahi figürünün nasıl yıkılacağına dair upuzun metinler mevcut veya bunu tahsis yoluyla nasıl başardıklarına dair. Artık eser sahipliği diye bir şey yok. Böylelikle herhangi bir kişi bir başkasının eserini çalabilir ki Duchamp’ın bir Mona Lisa kopyasına bıyık eklediği barbarca hareketi de buna örnektir.

1200px-Marcel_Duchamp,_1919,_L.H.O.O.Q

Eserin hiçbir değeri yoktu, nitekim basit bir reprodüksiyondan ibaretti, fakat buna bıyık ekleyerek kendine mal etti. Dolayısı ile dahi figürü artık yok. Tam da bugün her türlü vasat, banal ve yüzeysel gösterge sanat olarak adlandrılabilir.

O halde mesela aslında nasıl adlandırdığımız

Kesinlikle. Bu sanat olarak mezat. Şimdi Guggenheim, Gabriel Orzco’yu sergiliyorsa bunun sebebi onu bir dahi olarak görmesi değildir. Sebebi onu sistemin bir parçası olarak görmesidir. Her türlü şeyi sanat olarak satabilen bir sistem. Bu durumda da yeri geliyor, çöp sergiliyor. Boş şişeler, çiğnenmiş sakız fotoğrafları var, hepsi orada. Zekice, mantığa dayalı bir yaratımın sonucu olarak tanımlayabileceğin hiçbir şey yok.

Bahsettiğiniz bir diğer isim Damien Hirst, o sanatçı değil mi?

damien-hirst-dots Damien Hirst / spot paintings 

Tabii ki sanatçı değil, noktalardan oluşan resimlerini gördünüz mü? Üstelik bunların hepsini bir fabrikada üretiyor. Hiçbir şey yapmıyor. Eserlerinden birini bile kendi yapmıyor. Kendisi İngiltere’de çizim bile yapamayan öğrencileri kabul eden yegane okuldan mezun. Çizmeyi bilmiyor. Son resimlerini gördünüz mü? Francis Bacon’u taklit etmeye çalışıyor. Resimlerinden adamın kompozisyon bile bilmediği açıkça anlaşılıyor.

Yine de en çok tanınan sanatçı

Elbette, çünkü bu sistem herhangi birinin sanatçı olmasına, herhangi bir objenin sanat eseri olarak kataloglanmasına müsaade ediyor. Neden? Çünkü herşey 2 unsura göre değerlendirilir. Sayılar, yani fiyatı ve kelimeler (alıntılar). Galeriye herhangi bir objeyi koyabilirsin ve Baudrillard’dan, Michaud’dan, Benjamin’den bir alıntı yazarak değerini arttırabilirsin. Birilerini çağırırsın sana değerini söyler ve istediğin fiyatı yazarsın. Eserler istediğin değere sahip olabilir. Bu nedenle eserlerin değeri farazidir. Birçok durumda sadece bir sertifika verirler, eserin kendisini bile teslim etmezler.

teresa-margolles Teresa Margolles, Venedik Bienali 2019

Eğer sahte bir sanattan ve sahte sanatçılardan söz ediyorsak esasında bunlar bir hiç için imal ediliyorlar gibi, sanki bir mafya 

AL: Bu bir mafya ve büyük bir sahtekarlık. Bu öyle bir mafya ki, size kimlerin dahil olduğunu söyleyeyim; Akademi buna dahil, kültürel kurumlar, eğitim kurumları, müzeler, galeriler, müzayede evleri buna dahil. Çağdaş Sanat üniversite müzesi MUAC’ın baş küratörü Cuauhtemoc Medina…Teresa Margolles’in işlerini değerlendiren kişi bu. Lütfen, Teresa Margolles’in yaptığı barbarlıklara bakar mısınız? İnsanlarla yüzsüzce alay ediyorlar ve bunun sanat olduğunu söylüyorlar.

ve bunun sanat olmadığını söylediğimizde savunmaya geçiyorlar…

AL: Tabii ki. Düşün, doktora tezini Fluxus hakkında yaptı, sanki kareoke yapıyormuş gibi yani. Fluxus 10 yıl sürmüş bir sanat akımıdır.

O zaman aslında mekanı çalıyoruz.

AL: Kesinlikle. Ve şunu görebiliriniz, örneğin Arturo Rivera Meksika’da on yıldır sergi yapmıyor. Müzelere giremeyen ne kadar çok ressamın olduğunu görebilirsiniz. Müzelerin dışında kalmış yüzlerce çok yetenekli çizer bulabilirsiniz. Neden? Çünkü kimler müzelerin içinde? Superama içerikleriyle Gabriel Kuri. Bu tarz insanlar. Eduardo Abaroa var. Tamayo müzesindeki yeni kaldırılan sergiye bakın. Bu sergide Gabriel Orozco’nun sergilediği “sol” marka biranın tabelası, sanki Siquerios’un fresklerine bir alternatif gibi sunulmuştu.

O halde bir zarar verme durumu oluyor

AL: Aynı zamanda çok tehlikeli bir durum, insan aklı zarara uğruyor.

O zaman sanatın geleceğinde neler olacak?

AL: Bu vaziyet artık sona eriyor. Bakın, yaratım olmaya devam edecek: çünkü yaratmak bir ihtiyaçtır. Bu insanlar yaratmaya ihtiyaç duymuyorlar. Eğer eserlere bakarsan on dakikada yapılmışlar. Yaratmak çok fazla zaman alır. Yaratmak asla bitmeyen bir yoldur. Esasen sanatçılar okuldan mezun olduktan sonra öğrenmeye başlarlar. ve yaratımlarıyla karşı karşıya gelmeye başlarlar, bir dil aramaya ihtiyaç duyarlar. Sanatsal olarak ne yapacaklarını aramaya ihtiyaç duyarlar. Sanatçı bunların farkına okulu bitirdikten sonra varır. Ancak daha okuldayken öğrenciler ellerinde cinsiyet ayrımcılığı ile ilgili bir kağıtla geliyorlarsa, avluya idrarını yapıyorsa ve bu sınav yerine geçiyorsa – bu söylediğim gerçek bu arada, La Esmeralda’da gerçekleşti- ve evet eğer öğretmenler bunu sınav olarak kabul ediyor ve dersten geçiriyorlarsa bir sanatçı olabilmek için nasıl bir çaba göstermek gerekiyor? Hiç.

O zaman neden sanatçı olmak istiyorlar?

AL: Çünkü sanatçı olmak için hiçbir çaba gerekmiyor. ve oldukça da itibarlı bir iş. Çok iyi bir ticaret. Bir bilim insanı olmanın ne demek olduğuna bakın…Bilim yapmanın ne olduğuna bakın…Yıllar boyu süren bir eğitim, aynı zamanda kendi başarısızlıklarınızla yüzleşmeniz, sanatta olduğu gibi, sanatta söylenir ki bir sürü kötü şey üretirsiniz, aralıksız çalışmanız gerekli, ve bu çocuklar daha okula girdikleri andan itibaren sanatçı olarak görülüyorlar. Daha o anda kendilerini sanatçı olarak görüyorlar. Yaptıkları eserler arasında bir hiyerarşi yok ve bunu size Cuauhtemoc Medina söyleyebilir, çünkü o eserler arasında bir değer hiyerarşisi olmadığını savunuyor.Eğer bir değerler hiyerarşisi yoksa eğitime de ihtiyaç yoktur.

Eğer bir hiyerarşi yoksa sanat eseri doğduğu andan itibaren bir sanat eseriyse ve kimin nasılın bir önemi yoksa nasıl oluyor da buna bir fiyat biçilebiliyor?

Çünkü fiyat kurmaca. Piyasanın keyfine göre belirleniyor. Fiyat tamamen kurmaca. Örnek olarak Meksika sanat fuarı Zonamaco’da başıma geleni anlatayım: Galerinin bir köşesine dayanmış bazı dallar vardı. Oradaki dalların fiyatının ne olduğunu sordum. Bana dediler ki: değişir.  Neye göre dedim, dalları koyacağınız alana göre değişir dediler. Pekala dedim amacım bir fiyat almak, yaklaşık 2 metrelik bir alanım var : 40.000 Euro dediler. Pek,i nasıl yapalım, buradaki dalları mı alayım? Hayır biz size dalları 2 metrelik bir alana göre hazırlayıp, buna izniniz olduğunu belirten bir sertifika ile hazırlayacağız. Ve sanatçının onayı da yer alacak…Sattıkları sanat değil.

AI-self-portrait

Bilgisayara yüklendmiş yüzbinlerce resim ve algoratma ile yaratılan yapay zeka  tarafından yapılmış “Portrait of Edmond Belamy” isimli ilk eser 2018 senesinde Christies’de 432.000 USD ‘a satıldı.

salvador-mundi

Salvador Mundi / Leonardo Da Vinci, 2017 senesinde Christie’s de gerçekleşen açık arttırmada 400 milyon USD fiyata Arap bir iş adamına satıldı. Gerçek mi değil mi hala kanıtlanabilmiş olmayan bir sanat eseri…

banksy

Kimliği hala bilinmeyen, meşhur duvar grafiti sanatçısı Banksy‘nin “girl with the baloon” eseri 2018 senesinde Sothebys’de  860.000 Pound fiyata satıldıktan hemen sonra kendi kendisini parçaladı. Sanatçının esere yüklediği bu özellikten hiç kimsenin haberi olmadığı için büyük bir şok yarattı.

mark-rothko

1954 senesinde Mark Rothko tarafından yapılmış , 242.9 x 186.7 cm ölçülerindeki sarı ve mavi isimsiz eser 2015 senesinde Sothebys müzayede evinde 46.500.000 USD rakama alıcı buldu.

onement

Amerikalı ressam Barnett Newman’ın “Onement VI” adlı tablosu, 2013 senesinde New York’ta düzenlenen açık artırmada 43,8 milyon dolara alıcı buldu.

black-fire-1

Amerikalı ressam Barnett Newman‘ın “Black Fire 1” adlı tablosu, 2014 senesinde New York Christies müzayede evinde düzenlenen açık artırmada 84,2 milyon dolara alıcı buldu.

mark-rothko-2

Mark Rothko tarafından yapılmış , “orange-red-yellow” isimli eser  2012 senesinde Christies müzayede evinde 77.000.500 USD rakama alıcı buldu.

fontana

Lucio Fontana tarafından yapılmış , “Attese” isimli eser  2015 senesinde Sothebys müzayede evinde 16.154.000  USD rakama alıcı buldu.  eser ölçüsü: 65.4 x 200 cm.

twombly_cy_4

1968 senesinde Cy Twombly tarafından yapılan eser 2015 senesinde Christies müzayede evinde 70 milyon USD rakam ile alıcı buldu.

jasper-johns

1959 senesinde Jasper Johns tarafından yapılmış , “false art” isimli eser 2006 senesinde  80.000.000 USD rakama alıcı buldu. Yaşayan bir sanatçıya ait en yüksek rakamla satılan eser ünvanını aldı.

willem-de-kuning

1953 senesinde Willem de Kooning tarafından yapılmış , “Woman III” isimli eser 2006 senesinde  137.500.000 USD rakama alıcı buldu.

jackson-pollock

Jackson Pollock tarafından yapılmış , “NO 5, 1948” isimli eser 2006 senesinde  140.000.000 USD rakama alıcı buldu.

WİLLEM-DEkOONİNG

1955 senesinde Willem De Kooning tarafından yapılmış , “Interchange” isimli eser 2015 senesinde  300.000.000 USD rakama alıcı buldu.

 

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Urla Perdix Şarapçılık

Eski Çeşme Otoyolu üzerinde Zeytinler çıkışına gelmeden hemen önce yolun sağındaki bu modern yapı Perdix Şarapçılık sosyal alanı. Şarap tadımı yapılan alan, bağ alanından uzakta. Urla Bağ yolu dışında kalan Perdix şarapçılığa uğramadan turunuzu noktalamayın.

Birgi, İzmir Çeşme Yolu No 14, 35430 Urla/İzmir

Telefon(0232) 729 59 99

perdix-wines-urla (1)perdix-wines-urla (2)perdix-wines-urla (3)perdix-wines-urla (4)perdix-wines-urla (5)

Urla içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

New York Design District

Üst segment mobilya-dekorasyon mağazaları:

SOHO: Atmosferi, keyifli mağazaları ve cafeleri ile özellikle hafta sonları cıvıl cıvıl olan tasarımcıların, mimarların, dekoratörlerin, genç neslin favori alanı.

Soho Design District

Soho-Wooster Street üzerinde yer alan mağazalar: 

Cassina NYC

Poltrona Frau Group NYC

Bulthaup NYC

Cappellini

Flor NYC

Hudson Furniture NYC

Format Furniture NYC

Fritz Hansen NYC

One Kings Lane NYC

Soho-Greene street üzerinde yer alan mağazalar: 

Moroso USA

Foscarini NYC

Gandia Blasco NYC

Tom Dixon NYC

USM Modular furniture NYC

Boffi / de Padova NYC

Flou NYC

Artemide NYC

de Padova  NYC

Design Within Reach NYC  (Karışık markaların bir arada satıldığı “multi-brand” showroom)

Cite NYC

Flair New York

Burrow House

Soho-Broadway üzerinde yer alan mağazalar: 

CB2 NYC

Dekorasyon mağazalarının birleştiği bina:

New York Design Center / Lexington ave.

Tek başına üst segment hizmet veren mobilya mağazası:

Restoration Hardware

Madison avenue üzerinde yer alan mağazalar: (29 street-32 street arası)

Molteni & C  NYC

Luxury living New York

DDC NYC   (Karışık markaların bir arada satıldığı “multi-brand” showroom)

B&B İtalia  NYC

Minotti NYC

Natuzzi NYC

Poliform NYC

Blu Dot

IGuzzini NYC

Liaigre

Evle ilgili tüm ihtiyaçların toparlandığı mağaza zinciri:

Home Depot   (bir nevi Koçtaş alternatifi olarak düşünülebilir)

Bed, bath & beyond (ikeavari)

Diğer keyifli mağazalar:

Room and Board NYC

Crate & Barrel soho

Pottery Barn NYC

Williams Sanoma

West Elm

Rejuvenation

Raymour & Flanigan (Biraz daha ağır ve demode ürünlerin toplandığı bir mağaza)

Incık cıncık hediyelik, hem ekonomik hem seçkisi bol:

Flying Tiger Copenhagen

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

The Met, european paintings

The Metropolitan Museum

European Paintings 1250-1800

european-paintings (1)european-paintings (2)european-paintings (3)european-paintings (4)

Fra Filippo Lippi, portrait of a woman with a man at a casement, ca 1440

european-paintings (5)european-paintings (6)

Jean Clouet, Guillaume Bude, ca 1536

european-paintings (7)european-paintings (8)

Lucas Cranach the Elder, Samson and Delilah, ca 1528-30

european-paintings (9)european-paintings (10)

Artemisia Gentileschi, Esther before Abasuerus

european-paintings (11)european-paintings (12)

Orazio Borgianni, head of an old woman, after 1610

european-paintings (13)european-paintings (14)

european-paintings (16)

european-paintings (15)

Georges de La Tour, the fortune teller, probably 1630s

european-paintings (17)european-paintings (18)

Goya, Manuel Osorio Manrique de Zuniga, 1787-88

european-paintings (19)european-paintings (20)

Goya, Jose Costa y Bonells, ca 1810

european-paintings (21)european-paintings (22)

Goya, Tiburcio Perez y Cuervo, 1820

european-paintings (23)european-paintings (24)european-paintings (25)european-paintings (26)

Canaletto, Campo sant Angelo, venice, 1730

european-paintings (27)european-paintings (28)european-paintings (29)

european-paintings (30)

Jean-Baptiste Greuze, Broken Eggs, 1756

european-paintings (31)european-paintings (32)

Peter Paul Rubens, Portrait of a woman, ca 1625-27

european-paintings (33)european-paintings (34)

Peter Paul Rubens, study of two heads, ca 1609

european-paintings (35)european-paintings (36)european-paintings (37)

Peter Paul Rubens and workshop, wold and fox hunt, ca 1616

european-paintings (38)european-paintings (39)

Jean Simeaon Chardin, Soap Bubbles, ca 1733-34

european-paintings (40)european-paintings (41)

Jean-Baptiste Greuze, study head of a woman, ca 1780

european-paintings (42)european-paintings (43)

Andrea Solario, Salome with the head of Saint John the Baptist, ca 1507-9

european-paintings (44)european-paintings (45)european-paintings (46)european-paintings (47)

Joachim Beuckelaer, Fish market, 1568

european-paintings (50)european-paintings (51)european-paintings (52)

Claude Monet, Vetheuil in Summer, 1880

european-paintings (53)european-paintings (54)

Auguste Renoir, Madame Edouard Bernier, 1871

european-paintings (55)european-paintings (56)

Auguste Renoir, Marguerite-Therese Berard, 1879

european-paintings (57)

european-paintings (59)

Maximilien Luce, Morning, Interior, 1890

european-paintings (60)european-paintings (61)

Henri Matisse, Odalisque with Gray Trousers, 1927

european-paintings (62)european-paintings (63)

Chaim Soutine, View of Cagnes, ca 1924-25

european-paintings (64)european-paintings (65)

Leon-Augustin Lhermitte, the Grape Harvest, 1884

european-paintings (67)european-paintings (68)

Leon Frederic, the three sisters, 1896

european-paintings (69)european-paintings (70)

Gustav Klimt, Serena Pulitzer Lederer, 1899

european-paintings (71)european-paintings (72)european-paintings (73)

Peter Balke, the north cape by moonlight, 1848

european-paintings (74)european-paintings (75)european-paintings (76)

Joseph Wright, Virgils tomb by moonlight, with Silius Italicus Declaiming, 1779

european-paintings (77)european-paintings (78)

Honore Daumier, the third class carriage, ca 1862-64

european-paintings (79)european-paintings (80)

Eugene Delacroix, madame Henri Francois Riesener, 1835

european-paintings (81)european-paintings (82)

Henri de Toulouse-Lautrec, the sofa, 1894-96

european-paintings (83)european-paintings (84)

Edgar Degas, woman drying her foot, 1885-86

european-paintings (85)european-paintings (86)

Edouard Manet, mademoiselle Lucie Delabigne, 1879

european-paintings (87)european-paintings (88)

Edgar Degas, the rehearsal onstage, ca 1874

european-paintings (89)

european-paintings (90)

Edgar Degas, the old Italian Woman, 1857
Okumaya devam et

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

The Met room 800

The grand area of Auguste Rodin

rodin-gallery-800 (1)rodin-gallery-800 (2)rodin-gallery-800 (3)rodin-gallery-800 (4)rodin-gallery-800 (5)rodin-gallery-800 (6)rodin-gallery-800 (7)rodin-gallery-800 (8)rodin-gallery-800 (9)rodin-gallery-800 (10)rodin-gallery-800 (11)rodin-gallery-800 (12)rodin-gallery-800 (13)rodin-gallery-800 (14)rodin-gallery-800 (15)rodin-gallery-800 (16)rodin-gallery-800 (17)rodin-gallery-800 (18)rodin-gallery-800 (19)rodin-gallery-800 (20)rodin-gallery-800 (21)rodin-gallery-800 (22)rodin-gallery-800 (23)rodin-gallery-800 (24)rodin-gallery-800 (25)rodin-gallery-800 (26)rodin-gallery-800 (27)rodin-gallery-800 (28)rodin-gallery-800 (29)rodin-gallery-800 (30)rodin-gallery-800 (31)

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Dutch masterpieces at The Met

The Dutch masterpieces at The Met

dutch-masterpieces-met (2)dutch-masterpieces-met (3)dutch-masterpieces-met (4)dutch-masterpieces-met (5)dutch-masterpieces-met (6)dutch-masterpieces-met (7)dutch-masterpieces-met (8)dutch-masterpieces-met (9)dutch-masterpieces-met (10)dutch-masterpieces-met (11)dutch-masterpieces-met (12)dutch-masterpieces-met (13)dutch-masterpieces-met (14)dutch-masterpieces-met (15)dutch-masterpieces-met (16)dutch-masterpieces-met (17)dutch-masterpieces-met (18)dutch-masterpieces-met (19)dutch-masterpieces-met (20)dutch-masterpieces-met (21)dutch-masterpieces-met (22)dutch-masterpieces-met (23)dutch-masterpieces-met (24)dutch-masterpieces-met (25)dutch-masterpieces-met (26)dutch-masterpieces-met (27)dutch-masterpieces-met (28)dutch-masterpieces-met (29)dutch-masterpieces-met (30)dutch-masterpieces-met (31)dutch-masterpieces-met (32)dutch-masterpieces-met (33)dutch-masterpieces-met (34)dutch-masterpieces-met (35)

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

The Met room 548

The Metropolitan Museum NYC

European sculpture and decorative arts, room 548

the-met-548 (17)the-met-548 (18)the-met-548 (19)the-met-548 (20)the-met-548 (21)the-met-548 (22)

Jean Antoine Houdon, 1787, Winter, bronze

the-met-548 (23)the-met-548 (24)the-met-548 (26)the-met-548 (27)

the-met-548 (25)

Balthasar Permoser, ca 1680-85, Marsyas

the-met-548 (28)the-met-548 (29)the-met-548 (30)the-met-548 (31)the-met-548 (32)

Antonio Gai, 1735, Meleager

the-met-548 (33)the-met-548 (34)the-met-548 (35)the-met-548 (36)the-met-548 (37)the-met-548 (38)the-met-548 (39)

Nicolas Sebastien Adam, 1745, vase with the attributes of autumn

the-met-548 (40)the-met-548 (41)the-met-548 (42)the-met-548 (43)the-met-548 (44)the-met-548 (45)the-met-548 (46)the-met-548 (47)the-met-548 (48)the-met-548 (49)the-met-548 (50)the-met-548 (51)the-met-548 (53)

the-met-548 (52)

Giovan Battista Maestri, ca 1675-77, Judith and Holofernes

the-met-548 (1)the-met-548 (2)the-met-548 (3)the-met-548 (4)the-met-548 (5)the-met-548 (7)the-met-548 (8)

the-met-548 (6)

Auguste Rodin, The Burghers of Calais, bronze

the-met-548 (9)the-met-548 (10)the-met-548 (11)the-met-548 (12)the-met-548 (13)the-met-548 (14)the-met-548 (15)the-met-548 (16)

Jean Baptiste Carpeaux, 1865-67, Ugolino and his sons

the-met-548 (54)the-met-548 (55)the-met-548 (57)

the-met-548 (56)

Antonio Canova, 1804-06, Perseus with the head of Medusa

the-met-548 (58)the-met-548 (59)the-met-548 (60)

Domenico Guidi, 1694, Andromeda and the sea monster

 

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın