Bill Gates: Corona bize ne öğretti

bill-gates-coronavirus

1955 doğumlu William Henry Gates, Amerikalı bir iş adamı, yazılım geliştiricisi, yatırımcı ve filantropisttir. Microsoft şirketinin kurucu ortağıdır.

1) It is reminding us that we are all equal, regardless of our culture, religion, occupation, financial situation or how famous we are. This disease treats us all equally, perhaps we should to. If you don’t believe me, just ask Tom Hanks.

Bize kültürümüzden, dinimizden, mesleğimizden, finansal durumumuzdan veya ünümüzden bağımsız olarak EŞİT OLDUĞUMUZU hatırlattı. Bana inanmıyorsanız Tom Hanks’e sorun.

2) It is reminding us that we are all connected and something that affects one person has an effect on another. It is reminding us that the false borders that we have put up have little value as this virus does not need a passport. It is reminding us, by oppressing us for a short time, of those in this world whose whole life is spent in oppression.

Hepimizin birbiri ile bağlantılı olduğunu, birimizi etkileyen bir şeyin hepimizi etkilediğini hatırlattı. Çizdiğimiz yanlış sınırların çok az bir değeri olduğunu, bir virüsün pasaporta ihtiyacı olmadığını hatırlattı. Bu kısa sürede bize uyguladığı baskı ile dünyada hayatını baskı altında geçirenleri hatırlattı.

3) It is reminding us of how precious our health is and how we have moved to neglect it through eating nutrient poor manufactured food and drinking water that is contaminated with chemicals upon chemicals. If we don’t look after our health, we will, of course, get sick.

Sağlığımızın ne kadar önemli olduğunu, onu besin değeri düşük yiyecekler yiyerek ve kimyasallar ile karışmış sular içerek ne kadar ihmal ettiğimizi hatırlattı. Sağlığımıza dikkat etmezsek tabii ki hastalanırız.

4) It is reminding us of the shortness of life and of what is most important for us to do, which is to help each other, especially those who are old or sick. Our purpose is not to buy toilet roll.

Bize hayatın kısalığını ve özellikle hasta ve yaşlılarımız olmak üzere birbirimize yardım etmek gibi önceliklerimizi hatırlattı. Amacımız tuvalet kağıdı satın almak değil.

5) It is reminding us of how materialistic our society has become and how, when in times of difficulty, we remember that it’s the essentials that we need (food, water, medicine) as opposed to the luxuries that we sometimes unnecessarily give value to.

Toplumumuzun ne kadar maddiyatçı olduğunu, zor zamanlarda yiyecek, su ve ilaç gibi temel ihtiyaçlarımızın, empoze edilen ve gereksiz değer verdiğimiz lükslerden öncelikli olduğunu hatırlatıyor.

6) It is reminding us of how important our family and home life is and how much we have neglected this. It is forcing us back into our houses so we can rebuild them into our home and to strengthen our family unit.

Aile ve ev hayatımızın ne kadar önemli olduğunu ve onları ne kadar ihmal ettiğimizi hatırlattı. Bizi evlerimize geri göndererek ailemiz ve evimiz ile tekrar bağ kurmamızı sağladı.

7) It is reminding us that our true work is not our job, that is what we do, not what we were created to do. Our true work is to look after each other, to protect each other and to be of benefit to one another.

Gerçek işimizin mesleğimiz olmadığını, mesleğimiz için yaratılmadığımızı, sadece yaptığımız birşey olduğunu hatırlattı. Gerçek işimiz birbirimize bakmak, birbirimizi korumak ve birbirimize fayda sağlamak.

8) It is reminding us to keep our egos in check. It is reminding us that no matter how great we think we are or how great others think we are, a virus can bring our world to a standstill.

Egolarımıza haim olmamızı öğretti. Ne kadar şahane olduğumuzu düşünsek veya başkaları düşünse de bir virüsün hayatımızı durma noktasına getirebildiğini öğretti.

9) It is reminding us that the power of freewill is in our hands. We can choose to cooperate and help each other, to share, to give, to help and to support each other or we can choose to be selfish, to hoard, to look after only our self. Indeed, it is difficulties that bring out our true colors.

Özgür iradenin kendi ellerimizde olduğunu öğretti. Birbirimizle işbirliği yapmayı ve yardım etmeyi, paylaşmayı, vermeyi, yardımcı olmayı ve desteklemeyi seçebiliriz veya bencil, istifçi ve sadece kendimizle ilgilenen olmayı seçebiliriz. Zor zamanlar bizim gerçek rengimizi ortaya çıkarır. 

10) It is reminding us that we can be patient, or we can panic. We can either understand that this type of situation has happened many times before in history and will pass, or we can panic and see it as the end of the world and, consequently, cause ourselves more harm than good.

Sakin olmayı veya paniklemeyi hatırlattı. Bu tip bir durumun tarihte daha önce defalarca yaşandığını ve geçeceğini anlamayı veya panikleyip dünyanın sonunun geldiğini ve böyle düşünerek kendimize faydadan çok zarar verebileceğimizi hatırlattı.

11) It is reminding us that this can either be an end or a new beginning. This can be a time of reflection and understanding, where we learn from our mistakes, or it can be the start of a cycle which will continue until we finally learn the lesson we are meant to.

Bize bunun ya bir bitiş ya da bir başlangıç olabileceğini hatırlattı. Bu, hatalarımızdan öğrenebileceğimiz bir yansıma ve anlayış olabilir veya öğrenmemiz gereken dersimizi alıncaya kadar devam edecek bir döngünün başlangıcı olabilir.

12) It is reminding us that this Earth is sick. It is reminding us that we need to look at the rate of deforestation just as urgently as we look at the speed at which toilet rolls are disappearing off of shelves. We are sick because our home is sick.

Dünyamızın hastalandığını bize hatırlattı. Raflardaki tuvalet kağıtlarının azalmasına baktığımız gibi dünyamızın ormanlarının azalmasına aynı şekilde bakmamız gerektiğini hatırlattı. Hastayız çünkü evimiz (dünya)  hasta.

13) It is reminding us that after every difficulty, there is always ease. Life is cyclical, and this is just a phase in this great cycle. We do not need to panic; this too shall pass.

Her zorluktan sonra rahatlamanın geldiğini hatırlattı. Hayat bir döngüdür ve biz bu döngünün içinde bir dönemden geçmekteyiz. Paniğe gerek yok, bu da geçecektir.

14) Whereas many see the Corona/ Covid-19 virus as a great disaster, I prefer to see it as a *great corrector* It is sent to remind us of the important lessons that we seem to have forgotten and it is up to us if we will learn them or not.

Herkes corona virüsünü büyük bir felaket olarak görmektedir. Ben ise kendisini “büyük bir düzeltici” olarak görmeyi tercih ediyorum. Unuttuğumuz önemli dersleri bizlere hatırlatmak üzere gönderildi. Ve bu dersleri öğrenip öğrenmemek bize kalmış.

Orijinal haber metnini BURADAN okuyabilirsiniz.

Bu yazı Covid-19 içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.