Sancaklar Camii

sancaklar.camii (1) sancaklar.camii (2) sancaklar.camii (3) sancaklar.camii (4) sancaklar.camii (5) sancaklar.camii (6) sancaklar.camii (7) sancaklar.camii (8) sancaklar.camii (10) sancaklar.camii (11) sancaklar.camii (12) sancaklar.camii (13) sancaklar.camii (14) sancaklar.camii (15) sancaklar.camii (16) sancaklar.camii (17) sancaklar.camii (18) sancaklar.camii (19) sancaklar.camii (20) sancaklar.camii (21) sancaklar.camii (23) sancaklar.camii (24) sancaklar.camii (25) sancaklar.camii (26) sancaklar.camii (27) sancaklar.camii (28) sancaklar.camii (29) sancaklar.camii (30) sancaklar.camii (31) sancaklar.camii (32) sancaklar.camii (33) sancaklar.camii (34) sancaklar.camii (35) sancaklar.camii (36) sancaklar.camii (37) sancaklar.camii (38) sancaklar.camii (39) sancaklar.camii (40) sancaklar.camii (41) sancaklar.camii (42) sancaklar.camii (43) sancaklar.camii (44) sancaklar.camii (45) sancaklar.camii (48) sancaklar.camii (50) sancaklar.camii (51) sancaklar.camii (52) sancaklar.camii (54) sancaklar.camii (55) sancaklar.camii (56) sancaklar.camii (57) sancaklar.camii (58) sancaklar.camii (59) sancaklar.camii (60) sancaklar.camii (61) sancaklar.camii (62) sancaklar.camii (63) sancaklar.camii (64) sancaklar.camii (65) sancaklar.camii (66) sancaklar.camii (67)

 

Sancaklar Camii, Büyükçekmece Toskana vadisinde yer alan 2013 senesinde tamamlanmış Emre Arolat Architects tarafından yapılmış bol ödüllü camii projesidir.

Camii, modern dinsel yapılar açısından mutlaka görülmesi gereken bir yapı. Detaylarını mimar Emre Arolat’ın dilinden dinlemek en güzeli.

Caminin yapım süreci güzel bir video çalışması ile belgelenmiş.

Sancaklar Camiisine arabasız gitmek biraz güç, ancak nasıl gidilir diye test ettik. Araçsız olanlar için en kolay yol öncelikle Zincirlikuyu metrobüs istasyonundan “Beylikdüzü” tarafına metrobüse binerek “Hadımköy durağında” inmek. Yoculuk 55 dakika kadar sürmekte. Bu duraktan Yenibosna yönünden gelen 418 hat numaralı özel halk otobüsü veya Avcılar’dan gelen HT-18 hat numaralı İETT otobüsleriyle Fatih üniversitesi durağında iniyorsunuz. Yolculuk 30 dakika sürmekte. Bu duraktan sonra topuğa kuvvet camiye yürümeniz gerekiyor. Yürüyüş te 20-25 dakika kadar sürüyor. Engelli, yaşlı veya hasta iseniz bu yürüyüşü hiç tavsiye etmiyoruz, kesinlikle uygun değil. Bu konuda Büyükçekmece belediyesinin bir an önce servis kaldırması veya o yoldan otobüs veya dolmuş geçirmesi bir ihtiyaçtır.

Misafirlerinizi, yurtdışından gelen mimariye meraklı çevrenizi bu camiiyi görmeye mutlaka getiriniz.

Adres: Karaaç Mh. Sırtköy Mevkii, Sancaklar Camii, Büyükçekmece/İstanbul

 

 

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Grayson Perry üzerine

11 Haziran tarihinde Pera Müzesinde Jacky Klein ile Grayson Perry üzerine bir söyleşi düzenlendi. Kendisi ile çalışmış olan birisininden sanatçıyı dinlemek çok hoş bir deneyim oldu. Jacky Klein, 2013 senesinde Grayson Perry üzerine bir kitap yayınlamıştır.

Jacky.Klein

Grayson Perry, Damien Hirst ve Tracey Emin gibi İngiltere’nin en popüler sanatçısıdır. TV ve radyo programlarında kendi showunu sunmuş olduğu için de sanat dünyası ve halk arasında çok ünlenmiştir.

2003 senesinde dünyanın en prestijli ödüllerinden Turner ödülünü almıştır.

2014 senesinde Commander of the order of the British Empire ödülünü almıştır.

Royal Academy Kulübüne seçilmiştir.

Times dergisinde köşe yazmaktadır.

Seramik, baskı, heykel çalışır. Asistanları yoktur, işlerini tek başına çıkarır.

grayson.perry.cottage

2 yatak odalı yazlık bina tasarımı Gingerbread House ilk mimarlık denemesi olup farklı cephesi ile çok ses getirmiştir.

grayson.perry.vase

I saw this vase and thought it beautiful,then I looked at it:  Vazo, teyzesinin arkadaşının yorumuna istinaden ismlendirilmiştir. Ancak üstündeki yazılar saldırgan ve kışkırtıcıdır.

Çoğu modern sanat eserlerinden farklı bir tarzı bulunmaktadır. Soyut değildir, daha duyguludur. Oldukça “İngiliz” bir sanatçıdır yani: Çalışırken BBC radio 4 dinlemektedir, hergün Guardian gazetesi okumaktadır ve çevresinden ilham almaktadır.

Eserlerinde sınıf, kimlik, politika, seksüalite ve güzellik gibi konuları işlemektedir.

SINIF:  1960’da Essex İngiltere’de doğmuştur. Burası 80’li yıllarda işçi sınıfı yoğun bir yer idi, kadınların sarı saç ve beyaz topuklu ayakkabılar ve yanık tenle dolaştıkları erkeklerin ise hoş arabalar içinde gezdikleri bir yerdi. Çalışmalarında kendiyle ve çevresi ile kinaye, espri ve dalga geçme görülür. Thatcher döneminde büyümüş olması sebebi ile kitlesel işsizlik ve endüstriyel gelişmelere şahit olmuştur.

15 metrelik Walthamstow halısında insan hayatının 7 dönemi ve o dönemlerde karşımıza çıkan markaları işlemektedir.

6 halısı ahlaki mesaj veren bir hikaye anlatmaktadır. Batı-hristiyan uygarlığının bir boyutunu ele almaktadır. 2 halı işçi sınıfını, 2 halı orta sınıfı, 2 halı ise üst sınıfı tasvir etmektedir. Karakterler gerçek hayatta tanıdığı kişilerden yaratılmıştır.

DİN VE İNANÇ:

alan.measles Ayısı Alan Measles

Anne ve babası boşanırlar. Anne gerçekten sütçü ile kaçar. Bu sebeple klişelere karşı çok ilgisi vardır. Üvey babası çok agresif olup Grayson ile anlaşamazmış. Ne annesini ve kendisini anlamazmış. Ayısı Alan Miesels’ı (Alan: komşusunun oğlu,yakın arkadaşı, Measles: kızılcık hastalığı) hayal dünyasının kahramanı, diktatör olarak anlatmaktadır. Zamanla ayı imgesi çalışmalarında daha çok yer almıştır.

“hepimiz hayal dünyamızı kendimiz doğururuz” demiştir.

PSİKOTERAPİ:

1998’de psikoterapiye başlamış 6 sene görmüştür. Çok sık depresyona girmektedir, karısı aslında psikoterapisttir.

Bu seanslarını: “birisi zihinsel alet kutuma gelmiş ve düzenlemiş gibi istediklerimi daha rahat buluyorum” olarak tanımlamıştır.

Golden Ghosts

Golden Ghost vazosunda yüzlerce mezar görülmektedir. Fakirlik, savaş, iyi durumda olan insanlar ve çocukların çektiği zorluklara odaklanır.

grayson-perry

Mutlu bir evliliği olan adam neden kadın kıyafeti giysin?

Kadın kıyafetlerini 12 yaşında ilk olarak kızkardeşlerinin bale kıyafetlerini giyerek başlıyor. Giydiğin kıyafetlere en uygun isim bu diyerek “Claire” adını bir kız arkadaşı veriyor. Bu kıyafet giyme işini sanat olarak yapmıyor, bu kendi gerçeği. Bir kadın olmak istemiyordu ancak kadınların aldığı ilgiyi istiyordu, çocukken bu ilgiyi hiç deneyimlememişti ve derin bir kadın ilgisine ihtiyacı vardı.

Londra’daki galerisinde bir sergi açtı, sergiye kadın kılığında geldi.

“kadın kılığında girmek komik ve absürd olabilir, kabul görmeyebilir, ama böyle bir dürtü ile yaşayın bakın, ne kadar da komik olmadığını göreceksiniz” dedi.

Rezil olmaktan ve demode olmaktan korkmayan Perry bu sebeple herşeyi denemeye açık bir sanatçı olarak tanınmaktadır.

map_of_an_englishman

Map of an Englishman: Psikoterapisinin sonucunda bir otoportre gibi ortaya çıkmıştır. Beynine benzemektedir ve karısı ile birlikte kelimeleri dökmüşlerdir.

map-of-days

Map of days: Surlarla çevrili şehir. Surların içi kendi içimiz olup dışarıdan içeriye girenleri ve içeriden dışarıya çıkanları yansıtır.

SERAMİK

İngiltere’de seramik sanat dünyasında  2.ve 3. sınıf bir malzeme olarak algılanmaktadır. Bu sebeple eserlerinde seramik kullanması şaşırtıcı bulunmaktadır. Çalışmaları güzel sanatlar ile zanaat arasındaki ince çizgide gider gelir. Seramik malzemesini seçimi moda olmamasından kaynaklı olabilir.

17. yy İngiliz çömlekçiliği, Afgan duvar halıları, İslam çömlekçiliği, kitaplarda gördüğü seramikler  ilham kaynakları olmuştur. Görsel ilhamları yanında çok okur ve edebiyattan da esinlenir. Şair Philip Larkin‘i , Tanizaki’nin In praise of shadows eserini sever. Düzyazı, biyografi ve tarih okur.

Aşırılık ve devrimciliği sevmez. Yavaş ve kademeli değişimleri sever.

Eserlerinde kitch unsuru bulunmaktadır. Fakat bu onun için olumsuz değildir. Esprili bir şekilde eleştirir, işçi sınıfı ile dalga geçerken aslında kendi ile dalga geçer. Zevkler, toplumsal bağlama göre iyi veya kötü olarak tanımlanır der. Eserleri, birçok eserden daha az açıkuçlu olarak tanımlanır.

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

17 ve 18.yüzyıl bebek evleri

dolls-houses (1) dolls-houses (2) dolls-houses (3) dolls-houses (4) dolls-houses (5) dolls-houses (6) dolls-houses (7) dolls-houses (8) dolls-houses (9) dolls-houses (10) dolls-houses (11) dolls-houses (12) dolls-houses (13) dolls-houses (14) dolls-houses (15) dolls-houses (16)Amsterdam Rijks müzesinde yer alan bu bebek evlerindeki detaylar dönemin ev hayatı ve halkın alışkanlıkları hakkında oldukça detaylı bilgiler vermektedir.

 

 

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Late Rembrandt

Amsterdam’ın en büyük ve önemli müzesi Rijks müzesinde Late Rembrandt sergisi yer alıyor. 12 Şubat’ta başlayan sergi 17 Mayıs tarihinde sona erecek.

late-rembrandt (1) late-rembrandt (2) late-rembrandt (3) late-rembrandt (4) late-rembrandt (5) late-rembrandt (6) late-rembrandt (7) late-rembrandt (8) late-rembrandt (9) late-rembrandt (10) late-rembrandt (11) late-rembrandt (12) late-rembrandt (13) late-rembrandt (14) late-rembrandt (15) late-rembrandt (16) late-rembrandt (17) late-rembrandt (18) late-rembrandt (19) late-rembrandt (20) late-rembrandt (21) late-rembrandt (22) late-rembrandt (23) late-rembrandt (24) late-rembrandt (25) late-rembrandt (26) late-rembrandt (27) late-rembrandt (28) late-rembrandt (29) late-rembrandt (30)

 

Amsterdam içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Nunc Amsterdam

Amsterdam, dekoratörler ve dekorasyona meraklı herkes için bir ilham alma şehri. Her sokak arasından birbirinden şeker dekorasyon mağazaları karşınıza çıkar. Gezilerimizden birisinde özellikle içeri girince verdiği huzur ve harika kokusu ile NUNC ile karşılaştık. Masif zemin, farklı duvar kaplamaları, dingin renkler ve güleryüzlü sahibesi Brigitte Brewster ile Nunc ziyareti hak eden mağazalardan.

Rosmarijnsteeg 7 , 1012 RP, Amsterdam

http://www.nuncinterieur.nl

nunc-amsterdam (1)

nunc-amsterdam (8)

nunc-amsterdam (7)nunc-amsterdam (5)nunc-amsterdam (12)nunc-amsterdam (9)nunc-amsterdam (10)nunc-amsterdam (4)nunc-amsterdam (11)nunc-amsterdam (6)

Amsterdam içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İşsiz dönemimde ne yapabilirim?

kikasworld

Yeni dönem ruhani öğretmen ve yazarlardan Eckhart Tolle ile herkesin başına gelen veya gelebilecek olan işsizlik dönemine farklı bir bakış açısı üzerine kısa bir söyleşi:

Eckhart Tolle gelen bir maili okuyor: “ İş bulmak için mücadele halindeyim. 2008 senesinde mezun olduğumdan beri doğru düzgün bir iş bulamadım. Bu zorlu işsizlik döneminde rehberlik etmenizi ve ümit vermenizi rica ederim.”

Eckhart Tolle : Size biraz rehberlik edebilirim ancak ümit veremem. Ümit derken gelecekte herşeyin daha iyi olmasını kastediyosunuz. Dışsal olarak olmayacağını söyleyemem. Ancak şimdi içsel olarak daha iyi olabilir. İlk olarak içsel olarak iyileşmeniz lazım aksi halde hayatınız boyunca sizin dışınızda gelişen olaylara bağlı kalırsınız. Elbette belli formatlarda düşünüyoruz. Tahmin ediyorum ki aç değilsiniz, çünkü bahsetmemişsiniz, yani yeterince yemeğiniz var, heralde bir eviniz de var. OK güzel ve tabii ki durum olduğu gibidir. Ancak duruma belli bir bakış açısı ile koşullanmış olarak bakarız. Genelde de bu durumu istenmeyen bir durum olarak görürüz ve kendimiz ile ilgili başarısız olduğumuza veya başarısız olmak üzere olduğumuza dair bir imaj geliştirmeye başlarız, bu genelde kolaylıkla olur. Bu imaj güçlendikçe içinizde bu imaja uygun duygular gelişmeye başlar. Yani kültürel olarak bu düşünceleri taşıyacak koşullanmalara gireriz. Başka bir bakış açısından ise bu koşullu düşünceler içinde hapis kalmasaydınız duruma farklı bir fırsat olarak bakıp belli şeyleri keşfedecek, okuyacak, belli ilgi alanlarınızı geliştirecek, meditasyon yapacak, anda kalmayı deneyimleyecek, insanlara yardım edecek veya yardım derneklerinde part-time çalışacak, ve tüm bunlar ruhsal gelişiminizin bir çalışması olacak ve bu zaman zarfında işinizin olmadığına ve bir şirkete ruhunuzu satmak zorunda olmayışınıza sevinebilirsiniz.

Araya girmezseniz hayatınızda bir boşluk, alan hissi olabilir. Bu durumu istenmeyen bir durum olarak yargılamaktan vazgeçtiğiniz zaman o anın içinden çok verimli birşey doğabilir. Yeni birşey, yaratıcı birlşey, belki bir fikir, belki yeni bir iş sahibi olmazsınız ama belki bir web sitesi yaratırsınız, youtube’a birşey yüklersiniz ve birden yarım milyon insan bunu görür ve birden ünlü olursunuz. Seçenekler sonsuzdur. Ancak, bu sonsuz seçenekler sadece içinde bulunduğunuz durumu eleştirip direnç göstermediğiniz zaman geçerli olacaktır. Direnç göstermezseniz özgür olursunuz. Tamam iş başvurularını yapmaya devam edersiniz, cevaplar gelir, seneye tekrar başvurun denir vs. Sorun değildir. Yine andasınızdır, çevreniz hayat doludur, nefes alıyorsunuzdur, hareket ediyorsunuzdur. Zamanınızla istediğiniz herşeyi yapabilirsiniz. Harika bir özgürlük duygusudur. Tabii ki bir insanın hayatında plan yapmak önemlidir. Gününüzü planlarsınız ancak biraz alan bırakırsınız. Planlama derken gönüllülük işlerini yaparsınız, iş başvuruları için daha yaratıcı fikirler geliştirirsiniz, belki de hiç düşünmediğiniz belli iş alanları da vardır ki tüm imkanları bilemem.

Ama işin özü “içinde bulunduğunuz durumu kötü olarak değerlendirip yargılamamakta” biter. Çevreniz bunu yapabilir, o zaman kendinizi bu kolektif bilinçten uzaklaştırmanız gerekmektedir.  Belki bu dönemde bir şirkette köle gibi çalışmadığınız  için müteşekkir bile olabilirsiniz. Tabii ki her iş böyle değildir.

Hayatımın büyük döneminde gerçek bir işim olmadı. Senelerce minimum bir gelirle yaşadığım dönemlerim oldu. Bu dönemlerin çoğunu düşüncesiz bir farkındalık içinde geçirdim. Bisikletimin üzerinde, park bankolarında…Hatta evimin olduğu ama gerçek bir işimin olmadığı ve çokça boş vaktimin olduğu dönemlerde bile parklarda yürüdüm. Geçici işler yaptım. Geçici işlerde çalışsanız bile bu işin doğasından mutsuz olmayın, mesela mutsuz bir garson olmayın, mutlu bir garson olun, bu çok önemlidir. Siparişleri nasıl aldığınıza, tabakları nasıl servis ettiğinize dikkat edin, bunları belli bir kalitede yapın, insanlara dikkat edin, şimdiki an size neyi sunuyorsa onu taktir etmeniz ve hakkını vermeniz gerekir.

Ben de zamanınım çoğunu dediğim gibi düşüncesiz bir farkındalık içinde geçirdim. Bu dönemi geçirmeseydim kitabımı yazamayacaktım. Zamanla bu güç büyüdü, genişledi ve kelimelere dökülmeye başladı. Spiritüel olarak gelişen veya gelişmiş kişiler için dışsal olarak fazla bir aktivitenin olmadığı bir dönem gelebilir…Sanki hayat sizi istememektedir. Neden hiçbir şey yapmıyorum dersiniz.  Ama bu son derece verimli olabilir. Bir farkındalık gelişmesi yaşanabilir.

************************************************************************************

bcbd1525-569f-4360-a2f5-b32a24f82919 (İnancınızı kaybetme izniniz yoktur. Dünyada acı çeken birçok insan adına umudunuzu yitirme izniniz yoktur. Dr.Jane Goodall)

İşimizi kaybettiğimiz dönemlerimiz olabilmektedir. Bu dönemlerde genele bakarsak insanlar işsiz olduklarını veya iş aradıklarını ifade etmekten çekinir, kendilerini güçsüz ve başarısız hissederler. İşsiz geçirilen dönem uzakdıkça ve kenardaki paralar suyunu çektikçe stres artar, depresyon başlar. Yüzümüzün ifadesi değişir, durgunlaşırız, enerjimiz düşer, isteksizlik artar, arkadaşlarımızdan bile uzaklaşmaya başlarız, sosyal hayatımız durma noktasına gelir, kabuğumuza çekilip ne olacak bu halim demeye başlarız. Kendine acıma dönemleri bile başlayabilir. Gelsin sakinleştiriciler, Cipram,Cipralex,Prozac derken sakinleştirici gurusu oluveririz. Bunu da kimselere söylemeyiz.

Bu yokluk dönemlerinde aslında yapabileceğimiz birçok şey bulunmaktadır, en önemlisi inancımızı ve motivasyonumuzu kaybetmeden “yardım isteyebilmek“tir. Bu yardım hemen gelmeyebilir, sırt çevirenler olabilir, ters laflar işitebiliriz. Önemli değildir. Yola devam etmek gerekir. Makineyi işletmeye devam ettiğimiz sürece fırsatlara açık oluruz.

Kendi kabuğumuza çekilmekten ziyade fazla masraflı olmayan aktivitelere katılabiliriz, Eckhart Tolle’nin de dediği gibi bu dönemi bir fırsat olarak değerlendirip gönüllü olarak sivil toplum kuruluşlarında çalışabiliriz. “Daha kendime bakamıyorum, başkalarına nasıl faydam dokunabilir?” deyip hiçbir şey yapmamayı tercih edebilirsiniz. Ancak bu tercih sizi karşınıza çıkabilecek birçok farklı deneyim ve fırsattan tamamen uzaklaştıracaktır.

spiderman yaslilar

Bir STK’da çalıştığınız zaman birçok insanla tanışır iş yaparsınız. İşte bu işbirlikleri zarfında kaliteli bir gönüllülük gösterdiğiniz zaman bu sizin farkedilmenize sebep olur. Karşılaştığınız insanlardan birisi sizin için bambaşka bir kapı açabilir. Veya gönüllülük yaptığınız alanda bir eksikliği fark edip bu yönde çalışmaya ve yeni bir proje geliştirmeye karar verebilirsiniz. Çocukları mutlu edin, huzur evlerinde yaşlıları ziyaret edin, hayvan barınaklarını ziyaret edin ve faaliyete geçin. Dünyanın size ihtiyacı var! Yapılacak çok ama çok şey var! Böyle dönemlerde başkalarını mutlu etmek gibi insanı hayata bağlayan ve motive eden birşey yoktur diyebilirim.

tumblr_nk9vg4JiBn1rjpm4uo1_540 (Başkalarını kaldırarak kendimiz yükseliriz)

Boş kaldığınız bu dönem zarfında çalışma hayatınızda vakit bulamadığınız bazı hobilerinize konsantre olabilirsiniz.

perspectives (farklı perspektifler)

Spor yapabilir, meditasyonu deneyimleyebilirsiniz. Müzeleri gezebilir, farklı ücretsiz etkinliklerde konuşmalara katılabilir çevrenizi genişletebilirsiniz.

esir

Bir işe yaramıyorum,işim yok öyleyse ben yokum” genel olarak karşılaşılan düşünce kalıbıdır. Bu kalıp kadar insana zarar veren birşey yoktur. İşimiz ile tarif edilmemeliyiz. İşimizin haricinde de bir bireyiz. Herkesin zor dönemlerden geçebileceğini ve geçtiğini unutmamalıyız. Bu dönemde kendimize yapabileceğimiz en büyük kötülük hayatımızı başkalarının hayatı ile karşılaştırmak olacaktır. Neden hep olumsuz dönemlerimizde karşılaştıralım ki? Nereden biliyoruz o kişilerin ileride başına gelecekleri? Hepimiz kendi hayatımızı yaşıyoruz ve güzel dönemleri taktir ettiğimiz gibi bize olumsuz gözüken işsiz olduğumuz dönemleri de kabul edip, bunun için gerekli hamleleri yapıp boş kaldığımız zamanları kendimize acıyarak değil bu dönemde “kendim için ne yapabilirim“e bakarak geçirirsek ileriki işimiz için de hazırlanmış oluruz.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Karaköy Gümrük Restaurant

Karaköy Gümrük restaurant, Gümrük sokak üzerinde Akbank şubesinin hemen yanında, önünden geçtiğinizde pek te algılamadığınız, içine girince burası da neresi dediğiniz birkaç ay önce açılmış, gidilmezse olmaz, İstanbul’da ziyaret edilip dostlarla yemek yenmesi, yabancı müşterilerinizin mutlaka getirilmesi gereken güzel ve hoş bir havası olan bir restaurant. İlk 2 katı restaurant, 3.katı Ara Güler’in fotoğraflarını görebileceğiniz hoş bir sergi alanı, 4.katı personel alanı ve en üst katı restaurant sahibini kendisine ayırdığı 5 katlı restora edilmiş, yaklaşık 100 yıllık eski bir bina. Sahibi aynı zamanda Beyoğlu Ara Cafe’nin sahibi. Mimari dekorasyon detayları çok güzel, bina çok güzel restore edilmiş, yemekler de bir o kadar başarılı. Tebrik ediyor, yemeğe ve dekorasyona meraklı herkese tavsiye ediyorum.

Karakoy-Gumruk (1) Karakoy-Gumruk (2) Karakoy-Gumruk (3) Karakoy-Gumruk (4) Karakoy-Gumruk (5) Karakoy-Gumruk (6) Karakoy-Gumruk (7) Karakoy-Gumruk (8) Karakoy-Gumruk (9) Karakoy-Gumruk (10) Karakoy-Gumruk (12) Karakoy-Gumruk (13) Karakoy-Gumruk (14) Karakoy-Gumruk (15) Karakoy-Gumruk (16) Karakoy-Gumruk (17) Karakoy-Gumruk (18) Karakoy-Gumruk (19) Karakoy-Gumruk (20) Karakoy-Gumruk (21) Karakoy-Gumruk (22) Karakoy-Gumruk (23) Karakoy-Gumruk (24) Karakoy-Gumruk (25) Karakoy-Gumruk (26) Karakoy-Gumruk (27) Karakoy-Gumruk (30) Karakoy-Gumruk (31)

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Hz.Mevlana’dan güzel sözler

Hz.Mevlana-Sozleri (1) Hz.Mevlana-Sozleri (1) Hz.Mevlana-Sozleri (2) Hz.Mevlana-Sozleri (2) Hz.Mevlana-Sozleri (3) Hz.Mevlana-Sozleri (3) Cat & Rat Hz.Mevlana-Sozleri (5) OLYMPUS DIGITAL CAMERA Hz.Mevlana-Sozleri (7) Hz.Mevlana-Sozleri (8) Hz.Mevlana-Sozleri (9) Hz.Mevlana-Sozleri (10) Hz.Mevlana-Sozleri (11) Hz.Mevlana-Sozleri (12) Hz.Mevlana-Sozleri (13) Hz.Mevlana-Sozleri (14) Hz.Mevlana-Sozleri (15)  Hz.Mevlana-Sozleri (17) Hz.Mevlana-Sozleri (18) Hz.Mevlana-Sozleri (19) Hz.Mevlana-Sozleri (20) Hz.Mevlana-Sozleri (21) Hz.Mevlana-Sozleri (22) Hz.Mevlana-Sozleri (23) Hz.Mevlana-Sozleri (24) Hz.Mevlana-Sozleri (25) Hz.Mevlana-Sozleri (26) Hz.Mevlana-Sozleri (27) Hz.Mevlana-Sozleri (28) Hz.Mevlana-Sozleri (29) Hz.Mevlana-Sozleri (30) Hz.Mevlana-Sozleri (31) Hz.Mevlana-Sozleri (32) Hz.Mevlana-Sozleri (33) Hz.Mevlana-Sozleri (34) Hz.Mevlana-Sozleri (35) Hz.Mevlana-Sozleri (36) Hz.Mevlana-Sozleri (37) Hz.Mevlana-Sozleri (38) Hz.Mevlana-Sozleri (39) Hz.Mevlana-Sozleri (40) Hz.Mevlana-Sozleri (41) Hz.Mevlana-Sozleri (42) Hz.Mevlana-Sozleri (43) Hz.Mevlana-Sozleri (44) Hz.Mevlana-Sozleri (45) Hz.Mevlana-Sozleri (46) Hz.Mevlana-Sozleri (47) Hz.Mevlana-Sozleri (48) Hz.Mevlana-Sozleri (49) Hz.Mevlana-Sozleri (50)

Hz.Mevlana-Sozleri (1) Hz.Mevlana-Sozleri (1) Hz.Mevlana-Sozleri (2) Hz.Mevlana-Sozleri (2) Hz.Mevlana-Sozleri (3) Hz.Mevlana-Sozleri (3) Hz.Mevlana-Sozleri (4) Hz.Mevlana-Sozleri (5) Hz.Mevlana-Sozleri (6) Hz.Mevlana-Sozleri (7) Hz.Mevlana-Sozleri (8) Hz.Mevlana-Sozleri (9) Hz.Mevlana-Sozleri (10) Hz.Mevlana-Sozleri (11) Hz.Mevlana-Sozleri (12) Hz.Mevlana-Sozleri (13) Hz.Mevlana-Sozleri (14) Hz.Mevlana-Sozleri (15) Hz.Mevlana-Sozleri (16) Hz.Mevlana-Sozleri (17) Hz.Mevlana-Sozleri (18) Hz.Mevlana-Sozleri (19) Hz.Mevlana-Sozleri (20) Hz.Mevlana-Sozleri (21) Hz.Mevlana-Sozleri (22) Hz.Mevlana-Sozleri (23) Hz.Mevlana-Sozleri (24) Hz.Mevlana-Sozleri (25) Hz.Mevlana-Sozleri (26) Hz.Mevlana-Sozleri (27) Hz.Mevlana-Sozleri (28) Hz.Mevlana-Sozleri (29) Hz.Mevlana-Sozleri (30) Hz.Mevlana-Sozleri (31)

Tasavvuf- Mysticism içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ruhsal hastalıkların amacı nedir?

tumblr_mvh70q74xY1qzzfjpo1_500

Dinleyici sorusu: Ruhsal hastalıkların amacı nedir? Bilinçten uzak bu durumların sistemdeki rolü nedir?

Eckhart Tolle: Birileri ve sanırım ben herşeyin yeri vardır diye birşey söylemiş olmam gerekiyor. Daha geniş bir perspektiften dünyamıza bakarsak, farklı derecelerdeki ruhsal hastalıklar; akut derece, normal derece yani insanların içinde bulunduğu ruhsal hastalıklar farkındalığı engelleyen durumlar, mesela acı çekme…acı çekmenin ne amacı olabilir? 20. yüzyılda 170 milyona yakın insan öldürüldü, bunun ne amacı olabilir diye de kendinize sorabilirsiniz. Çocuklar kazalarda veya hastalıktan ölmektedir, bunlar farkındalığı engellemektedir. Çok zor koşullar içinde kalmış insanlar bulunmaktadır, dünyanın birçok bölgesinde kölevari koşullarda yaşayan insanlar hala bulunmaktadır.

En büyük yanılgıyı çevremizde yaşayan insan veya hayvanlara bakıp onların kendi hayatları varmış gibi algılamakla yaşarız. Tüm insanlar ve varlıklar tek bir hayatın ifade edilmiş şekilleridir. Siz veya içinizdeki bilinç kendini farklı bir formda ifade eden benim içimdeki bilinçtir.

Dünyamızda birçok şeyler olmaktadır, bilinç kendini çeşitli formlarla hayata geçerek ifade etmektedir ama her zaman ortak bir bilinç vardır. Bu bilinç durmadan milyarlarca hayat üretir, ancak insan beyni “bu benim hayatım” diye düşünür, hayır bu hayatın kendisidir. Bu sizin bilincinizdeğildir, bu tek bilinçtir.

Milyonlarca insanın öldürülmesi elbette korkunçtur. Daha derin bir seviyeye inerseniz bir sebeple birşeylerin su yüzüne çıkmakta olduğunu ve bazı noktalardan tıkanmış olduğunu görürsünüz. Bunları bireysel konularda göremezsiniz. Ancak totale baktığınız zaman bilincin yüzeye çıkmak için yollar aradığını ve her yerde engeller bulduğunu görürsünüz.

Peki bazı insanların daha fazla engel ile karşılaşması adaletsiz değil midir diye sorabilirsiniz. Ancak insanın özünde ortak bilinç vardır.

Ruhsal hastalıklarda yüzeye çıkmaya çalışan bilincin yanlış birşeyler gittiğini veya o bilinç halinin henüz tanınmadığını söyleyebilirim. Mesela Hindistan’da aziz veya üstat mertebesine erişmiş kişiler batıda akıl hastanelerine konabilir, çünkü batı henüz o bilinç seviyesini tanımamaktadır. Tüm ruhsal hastalıkların yanlış algılandığından bahsetmiyorum tabii. Ancak sonuç olarak herşey uyanışın bir parçasıdır. Peki bunları nereden biliyorum? Kendi hayatınıza bakarsınız, dolu, rahat, farkındalıkla dolu bir hayat yaşayabilmeniz için gerekenlerin önünü kapatan içinizdeki engeller aslında sizleri bilinçlenmeye götüren araçlardır aynı zamanda. Bütün acılar ve engeller uyanışın gerçekleşmesi içindir. İnsanlığın birçok farklı formda acı çekmesi aynı zamanda uyanış için bir gerekliliktir. Ancak karşımızda gördüğümüz bireyin kendi kimliği değil, totalin bireyde kendini farklı biçimde ifade etmesidir. Mesela kanal tıkalı ise o kişiyi acı çekerken algılarız ki tabii bir boyutta doğrudur da ve siz de yardım edersiniz, bu da sürecin gereğidir.

Fakat “kendiniz” olma hissi bir illuzyondur, çünkü kim olduğunuz zamansızdır ve kişiyi aşar.

Biliyorum ki hayatındaki engeller ile karşılaşmamış olsaydım bugün burada oturuyor olmazdım. Aynı durum sizin için de geçerli.

Kısaca bilincin doğması karşısındaki engeller bilincin doğmasının parçasıdır, tek bir hayat vardır ve bu da özgürleştirici bir şeydir. Şu anda ölürsem birşey kaybolmaz, siz ölürseniz yine birşey kaybolmaz. Doğumda acı vardır, yeni bir hayat doğarken acı çekilir. Milyonlarca insanın öldürülmesi de acı vericidir ve bilinçlenmenin bir parçasıdır.

tumblr_n30h9hSaUz1smipnlo1_500

 

 

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sokak hayvanları için barınak yapımı

Soğuk kış günlerinde sokak hayvanlarımızın sığınabileceği yuvaları çok ekonomik çözümler ile kendimiz yapabiliriz.

İşte bu konuda hazırlanmış  son derece faydalı bir video, seyredin, uygulayın, başkalarına da iletin…

Hayvanlar- Animals içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hayvanlarımız için tasarımlar

Gerek evcil hayvanlarımız gerek sokak hayvanlarımız için hazır alabileceğimiz veya kendimizin yapabileceği tasarım fikirleri:

hayvanicintasarim (1) hayvanicintasarim (2) hayvanicintasarim (3) hayvanicintasarim (4) hayvanicintasarim (5) hayvanicintasarim (6) hayvanicintasarim (7) hayvanicintasarim (8) hayvanicintasarim (9) hayvanicintasarim (10) hayvanicintasarim (11) hayvanicintasarim (12) hayvanicintasarim (13) hayvanicintasarim (14) hayvanicintasarim (15) hayvanicintasarim (16) hayvanicintasarim (17) hayvanicintasarim (18) hayvanicintasarim (19) hayvanicintasarim (20) hayvanicintasarim (21) hayvanicintasarim (22) hayvanicintasarim (23) hayvanicintasarim (24)

 

Hayvanlar- Animals içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Museum Willet-Holthuysen

 

WilletHolthuysen (85)

WilletHolthuysen (78)

WilletHolthuysen (82)

WilletHolthuysen (79)

WilletHolthuysen (81)

WilletHolthuysen (84)

WilletHolthuysen (2)

WilletHolthuysen (3)

WilletHolthuysen (4)

WilletHolthuysen (5)

WilletHolthuysen (6)

WilletHolthuysen (7)

WilletHolthuysen (8)

WilletHolthuysen (9)

WilletHolthuysen (10)

WilletHolthuysen (11)

WilletHolthuysen (12)

WilletHolthuysen (13)

WilletHolthuysen (18)

WilletHolthuysen (15)

WilletHolthuysen (19)

WilletHolthuysen (29)

WilletHolthuysen (30)

WilletHolthuysen (31)

WilletHolthuysen (33)

WilletHolthuysen (34)

WilletHolthuysen (36)

WilletHolthuysen (38)

WilletHolthuysen (42)

WilletHolthuysen (44)

WilletHolthuysen (45)

WilletHolthuysen (53)

WilletHolthuysen (47)

WilletHolthuysen (48)

WilletHolthuysen (50)

WilletHolthuysen (54)

WilletHolthuysen (55)

WilletHolthuysen (56)

WilletHolthuysen (57)

WilletHolthuysen (60)

WilletHolthuysen (76)

WilletHolthuysen (71)

WilletHolthuysen (72)

WilletHolthuysen (73)

 

willetholthuysen

willetholthuysen,

 

 

Amsterdam, Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Studio Droog

studiodroog (11)

studiodroog (1)

studiodroog (3)

studiodroog (2)

studiodroog (4)

studiodroog (5)

studiodroog (6)

studiodroog (8)

studiodroog (12)

studiodroog (13)

studiodroog (14)

studiodroog (15)

studiodroog (18)

studiodroog (19)

studiodroog (27)

studiodroog (21)

studiodroog (26)

studiodroog (28)

studiodroog (30)

studiodroog (31)

studiodroog (20)

studiodroog (22)

studiodroog (23)

studiodroog (25)

studiodroog (29)

studiodroog (34)

Amsterdam içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Andaz Hotel

AndazAmsterdam (1)

Oteli geçen sene internetten duymuş, dekorasyonunu çok beğenmiş, ziyaret edilmesi gereken yerler listeme almıştım. Gerçekten de dekoratif olarak görülmesini tavsiye edeceğim bir deneyim olarak tanımlayabilirim.

Andaz markası Hyatt grubunun yeni kolu. Otelin tasarımcısı Marcel Wanders. Her otelin kendi kimliği var ama genel havası aynı. Çevreyi otel içine almak hedefleri, bunu mutfakları ile de yapıyorlar. Otel 4 senede tamamlanıyor.

AndazAmsterdam (44)

Lobiye geçiş koridoru; Bilinçli olarak dar tasarlandı. Kanal evleri referans alındı. “Seyahatten gelip araçtan indiğinde kendini toparla ve lobiye gir, hayatının her önemli geçişinde bir yerden geçersin” düşüncesi ile hareket edildi.

Birçok otel tasarımında direkt lobide bulursunuz kendinizi. Halbuki böyle bir hol ile kendinizi toparlama vakti de kazanırsınız.

AndazAmsterdam (12)

Resepsiyon alanı; Zeminde dünya haritası tasarımlı halı, tavandan sarkan içinde aydınlatmaları olan dev çanlar eski çan resepsiyon zillerine dayanarak düşünülmüş. Alışılmışın dışındaki 3 adet yuvarlak masa resepsiyon bankosu. Böyle bir tasarım sayesinde müşteri ile daha yakın bir iletişim kurmak mümkün oluyor. Ipad ile otele kayıt yapılıyor. Arkada görülen kütüphanede teknelerde rastlanan hatıra eşyalara referans veriliyor.

AndazAmsterdam (46)

AndazAmsterdam (21)

Resepsiyon alanına bakan odaların camları aynalı. Çanların üzerinde görülen bu farklı modellerdeki aydınlatmalar gökyüzündeki yıldız ve gezegenlerden esinlenilerek düşünülmüş.

AndazAmsterdam (2)

Resepsiyon alanına bakan kütüphane- dinlenme alanı. Otelin çeşitli yerlerinde yer alan 50 adet video sanatından bir tanesi bu odada avize üzerinde görülebilir. Duvarlar ve tavan koyu lacivert ancak rahatsız edici değil hatta tersine dinlendirici bir etki yaratıyor denebilir.

AndazAmsterdam (3)

AndazAmsterdam (4)

AndazAmsterdam (6)

Resepsiyon alanı önünde yer alan bekleme-lobi ve bar. Mobilyaların çoğu Mooi markasına ait.

AndazAmsterdam (7)

Bar alanında da alışılmışın dışında 4 tarafı açık bir bar ünitesi mevcut. Burada da amaç müşteri ile daha yakın olmak. Bar üzerinde sarkan cam aydınlatmaların üstündeki dekorlar eski ile yeninin birleşimi yani hem klasik bir hava veriyor hem de modern. Otelde sunulan çay ve kahve yerel yani Hollanda’dan.

AndazAmsterdam (8)

AndazAmsterdam (9)

AndazAmsterdam (13)

Otelin restorantına resepsiyon alanından geçiliyor.

Açık mutfak konsepti, şef masası da açıkta ve onunla konuşup yemek yemeniz mümkün. Çok iyi bir havalandırma sistemi bulunuyor. Fransız ve Hollanda mutfağı karışımı. Yerel tedaikçilerden her türlü malzeme temin ediliyor. Yaklaşık 70 kişi ağırlanabiliyor.

AndazAmsterdam (15)

AndazAmsterdam (17)

Aynı mekanda ama özel bir bölüm olarak tasarlanmış grup olarak gelenler için yemek alanı. Otelin arka bahçesine bakıyor.

AndazAmsterdam (24)Restorant ile koridoru birbirinden ayıran duvarda dekoratif olarak sergilenmiş kaşıklar keyifli bir hava veriyor.

AndazAmsterdam (16)

Bahçe duvarındaki bu çizim Marcel Wanders’e ait ve Alice in Wonderland’ı sembolize ediyor, Alice otel bahçesine giriyor havasını veriyor.

AndazAmsterdam (26)

Kat koridorlarında yer alan beyaz prens heykellerini otel açılmadan önce otelin tavanına yerleştirmek istemişler ancak belediyeden izin alamayınca otel içine serpiştirmişler. Bu prens heykelleri otel “prinsengracht” kanalı üzerinde bulunduğu için referans olarak vermişler.

AndazAmsterdam (27)

“rüyalarını hatırla!”

AndazAmsterdam (28)

Oda kapısı solunda aynalı kapaklar arkasında duş, sağında ise WC alanı bulunuyor. Beton tezgah üzerindeki çanak lavabo Villeroy&Boch fabrikasında Marcel Wanders tarafından elde boyanmış. Odada gerek otel için özel üretilen duvar kağıtları üzerinde gerekse mobilyalar üzerinde görülen XXX işaretinin anlamı var. Hollandalılar çok açık fikirli ve çok milliyetli, bu özellikleri ile de çok övünürler. Bu işaret otel konseptinde “farklıyız, biraraya geliyoruz ve yeni şeyler yaratıyoruz” anlamında kullanılıyor. Sarı tekli koltuk Hollanda’nın simgesi laleyi andırıyor. Yatak başında görülen seramik tabaklar sabit.

AndazAmsterdam (29)

AndazAmsterdam (30)

AndazAmsterdam (36)

AndazAmsterdam (33)

AndazAmsterdam (31)

AndazAmsterdam (32)

AndazAmsterdam (37)

AndazAmsterdam (18)

Otelin toplantı odası. Halı ve avizeler özel imalat. Otelin genelinde kullanılan mavi renge “delft blue” deniyor.

AndazAmsterdam (19)

AndazAmsterdam (20)

AndazAmsterdam (40)

andaz

Amsterdam içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Bsab

BSAB (1)

Bsab yani bee sah bee, organik mum ve oda kokuları markası. Aslen Tayland’da doğmuş bir marka. Şu anda organik olan tek koku mağazası. Küçük bir alanda ferah bir dekorasyon ve tabii mis gibi kokular…

BSAB (2)

 

BSAB (3)

Dekorasyon olarak kullanılmış tavanda görülen dallar oda kokuları şişelerinde kullanılan dalların elden geçirilmemiş hali. İnsanlar kendi fabrikalarından bunları büyük öbekler halinde alıyor, küçük şişelerde kullanılacak boyutlara getirip fabrikaya geri satarak gelir sağlıyorlarmış. Böylece fabrika aynı zamanda çevresindeki düşük gelirlilere, yaşlılara ve engellilere  yan gelir sağlıyormuş.

Mum kaplarının bazıları eski cam şişe atıklarından elde ediliyormuş. Fabrika yerlilere makina ve eğitim vermiş. Camları toparlayıp işlemeyi öğretmiş. Böylece insanlar cam yapıp satmaya başlamışlar.

Hindistan cevizi kabukları eskiden yakılmak için kullanılırken şimdi temizlenip fabrikaya satılıyor ve böylece ceviz kabukları içine mum doldurularak dekoratif hale getiriliyor.

Arı mumu ve soya mumu en güzel yanan mumları. Arı mumunu elde etmek için kraliçe arı başka yuvaya aktarılıyor, öldürülmüyor.

Özel kokuları “Tranquility”, okaliptus içeriyor ve çok tutuluyor.

Paketleme için kullanılan kağıtlar geri dönüşümlü kağıt. Tüm yazılı malzemelerde görülen baskı için kullanılan mürekkep bitkisel. Plastik kullanılmıyor, herşey doğal malzeme olmalı.

BSAB (4)

BSAB (5)

BSAB (7)

BSAB (8)

BSAB (9)

BSAB

 

 

 

 

Amsterdam içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın