Byron Katie ile terörizm

byron-katie.600

Olanı sevmek kitabının yazarı Byron Katie 2015 Kasım ayında Fransa’da gerçekleştirdiği bir seminerinde izleyicilerden birisi ile terörizm konusunu çalışarak bir farkındalık yaratmaya aracılık etmiştir. Bu videonun çevirisi aşağıda okunabilir…Yapılan çalışmanın içeriğini daha iyi anlayabilmek için The Work- Çalışma‘nın ne olduğunu anlayarak aşağıdaki çeviriyi okumak daha faydalı olacaktır. Aksi halde yanlış yorumlamalara sebep olabilir.

charlie-hebdo

Sorum şu andaki durumla ilgili olarak “Çalışma” birisinin bizi öldürmek üzere olduğu bir anı yaşamamızı nasıl sağlayacak? 2015 Ocak ayında Paris’te Charlie Hebdo terörist saldırıları oldu. Gazetecilerin ofislerinde çalışırken teröristlerin içeri girişlerini hayal ediyorum. Teröristler silahları üzerlerine doğrulttuklarında hayatlarınını sonunu geldiğini bile bile nasıl ona anı yaşayabilirler ki?

Byron Katie (BK): Çünkü bilmiyorlar. Bilmediğin zaman çok basittir.

“Beni öldürecekler” düşüncesine sahipsen ve bu düşünceye inanıyorsan,  son dakikalarını korku içinde yaşasan ne olur? Bu doğru değildir, çünkü tetikçi ile  bağın kopuktur. Eğer düşüncene inanmaz ve tetikçinin gözlerine bakarsan ve bağlantı kurarsan, hayatının son dakikalarını ziyan etmezsin.

Tetikçinin gözlerine bakarken kafanda o düşüncen olmasa ne olurdun?  Merhametiniz nerede? Kaçınız gözlerinin içine baktığınız bazı insanları öldürmek veya hayatta olmamasını isterdiniz? Bunu hissetmek nasıl bir his?

Birisi beni öldürmek isterse bunu anlarım. Düşüncelerine inandıkları için beni öldürmek isterler tabii. Benim onlar hakkındaki inancım kendi cennet veya cehennemimi belirler. Ya beni yaşatır ya da öldürür.

İzleyici (İ): Korkarım ki “çalışma”yı yaparsam kendimi pasifize eder ve teröristlerin öldürmesine devam etmesine seyirci kalacağım.

Byron Katie izleyiciyi sahneye “çalışma”yı yapmak üzere davet eder.

İzleyici: Teröristlere çok kızgınım çünkü dünyaya vahşet yayıyorlar ve aileleri parçalıyorlar.

BK: Yani teröristler dünyada vahşeti yayıyorlar, bu dogru mu?

İ: Evet

BK: Gazetecilerin ofisine giren teröristler dünyada vahşeti yayıyorlar, bu kesin dogru mu?

İ: Evet. Evimde kanepemde oturmuş televizyon seyrederken ofise girip vahşet saçan teröristleri izliyorum. Onlar bizi öldürmeden bizim onları öldürmemiz gerektiğini düşünüyorum.

BK: Yalnız değilsin. Peki bu teröristler dünyada vahşet yayarken sen evde oturmuş bunu izlediğinde ve bu düşüncene inandığında nasıl tepki veriyorsun?

İ: Onların da acı çekmesini ve yaptıklarının karşılığını bulmalarını istiyorum. Korkuyorum ve ağlama ihtiyacı hissediyorum. Orada kayıp yaşayan aileleri düşünüyoprum, kendi babamın orada olabileceğini düşünüyorum. Beni gelip öldürseler umrumda olmazdı ama öldürebilecekleri başka insanları düşünüyorum.

BK: Peki, gözlerini kapat, TV seyrediyorsun, teröristler yakalanıyor, binadan çıkarılıyor. Bu teröristler dünyada vahşeti yayıyorlar düşüncesi olmadan buna şahit ol bakalım…

İ: Mutluluğu bulmaya çalışan ancak yanlış bir yol izleyen 2 çaresiz insan görürdüm.

BK: Zihnin sorgulama durumundan çıktı, o durumda kal şimdi ve söylediklerini çevir:

Teröristler dünyada vahşeyi yayıyorlar. Bu cümleyi çevir şimdi: Teröristler dünyaya sevgiyi yayıyorlar. Şimdi o durum içinde kal bakalım…Ne yapmaya çalıştıklarını sanıyorsun? Tatile mi gelmişler? Nasıl oluyor da bu teröristler dünyada sevgiyi yayıyorlar?

İ: Bu olaydan sonra Fransızların büyük bölümü sevgi ile birleştiler.

BK: Hmmm bu teröristler insanları sevgi çevresinde birleştirmişler yani…

İ: Kendilerine göre sevgiyi getirmeye çalışıyorlar galiba

BK: Evet kendilerine göre sevgiyi getirmeye çalışıyorlar diyebiliriz. Peki şimdi zihnini yavaşlat. Eğer dünyaya sevgi getirmeye çalışıyorlarsa neden ofise girip ateş ediyorlar? Çizimleri ile doğrularını ifade eden bu adamları neden vuruyorlar peki?

İ: Hiçbir fikrim yok.

BK: Teröristler dünyada vahşeyi yayıyorlar cümlesinin tersi olarak teröristler dünyaya sevgiyi yayıyorlar demiştin.

BK izleyiciye sorar: teröristler dünyaya sevgiyi yaymalarına bir örnek istiyorum.

İzleyici: Gazetecilerin çizimleri ile kötülük yaptıklarını düşünüyorlar.

BK: Kendi dünyalarında bu duruma bir son vermek istriyorlar.  Kendi dinlerine inanıyor ve bu dinin insanlığa huzur getireceğine inanıyorlar. Ve bu din tehtid edildi. Onların Sevgi sembolü tehdit edildi. Kim bilebilir? O vahşetteki terörietlerin zihnini bilemem. Ancak teröristler hakkındaki inançlarımı sorgulayabilirim, zihnimi açar orada ne olduğuna bakarım. Sevginin adına bunu yaparım, inkar etmek adına değil.  Sizin içsel seçeneklerinizi inkar etmek, inkarın kendisidir. Bu “çalışma”yı yaparken kendime izin verip bilgeliğin bana yol göstermesine izin verebilirim. Kalpten gelen bilgelik, kendimden gelen bilgelik.

Peki, Teröristler dünyada şiddeti yayıyorlar. Bu cümleyi başka türlü nasıl çevirebiliriz?

İ: Ben dünyaya şiddet yayıyorum.

BK: Evet, senin dünyan, TV seyrederken düşüncelerine inandığın zaman inandığın şey kendi dünyanda şiddetin doğmasına sebep oldu. Bu ne doğru ne de yanlış, sadece şiddetin doğduğu yer orası. Dışarıdaki şiddeti durduramam, zihnimdeki şiddeti durdurabilirim. O vakte kadar ben de şiddet içeren bir insanım.

İ: Onnlara karşı o kadar büyük bir nefret besliyorum ki sanki üzerimde bir büyü yapmışlar gibi. Dünyanın öteki ucuna gidip onlara karşı savaşmak istiyorum.

BK: Oh ne kadar da vahşisin. Onların kültürüne, onların vatanlarına gidiyorsun ve şiddet saçıyorsun…

İ: Ama birşey yapmazsam ailemi, belki sizi öldürecekler? Bazen çevremde onların cesetleri ile durduğum zaman işimi yapmış olacağımı düşünüyorum.

BK: Tabii sonrasında ben kazandım, ben sevgiyim diyeceksin değil mi? Bakın ne kadar sevgi doluyum. Şimdi terörist aklını anlamaya başladığını düşünüyorum. Seninkine benziyor. Şimdi 2. İsteğine geçelim.

İ: Teröristlerin şiddeti yaymaktan vazgeçip nazik davranmalarını istiyorum.

  1. Şimdi gözlerini kapat, TV’de gördüğün şeyi tekrar gözönüne getir, yakalanmışlar ve binadan çıkarılıyorlar ve sen Teröristlerin şiddeti yaymaktan vazgeçip nazik davranmalarını istiyorsun.

İ: Hayır

BK: Tabii ki hayır, zaten yakalandılar. Peki, tamamen delirmiş değilsin o zaman.

Şimdi gözlerini kapat ve kendi düşüncene (şiddeti yaymaktan vazgeçip nazik davranmalarını istiyorum)  inandığın zaman nasıl tepki verdiğini fark et.

Bu çalışmayı yaptığınızda ve düşüncelerinize inandığınızda zihniniz geleceğe gider. Teröristlerin ailenizi öldürmeye geldiğini hayal edersiniz. Hatta ailenizi öldürdüklerini dahi görürsünüz. Zihniniz böyle çalışır, sizi hipnotize etmek için bir görüntü ve hikayeye ihtiyacı vardır. O görüntüye şahit olduğunda içindeki duygular oluşmaya başlar. Sonra geçmişten görüntüler görürsün. Aileni güvende görürsün sonra da katledilmiş görürsün. Geçmiş-gelecek. Orada oturmuş kendini terörize ederken, yapayalnız, onların adına…

Şimdi tekrar TV ekranında teröristlere bak.  Şiddeti yaymaktan vazgeçip nazik davranmalarını istiyorum düşüncen olmadan gözlerine bak, beden dillerine bak, onları yakalamış olan kişilere bak.

İ: Yollarını şaşırmış olduklarını düşünüp acırdım. Geçmişte acı çektiklerini yoksa bunları yapmayacaklarını düşünürdüm.

BK: Şiddeti yaymaktan vazgeçip nazik davranmalarını istiyorum cümlesini çevir:

Şiddeti yaymaktan vazgeçip nazik davranmalarını istemiyorum.

Çünkü o anda bunu yapanlar onlar değil sendin.

İnsanlar şimdide yaşamak isterler. Zihniniz geçmişe gider: suçludurlar. Zihniniz geleceğe giderse korkarsınız. Yani önünüzde olanı göremezsiniz, sürekli geçmiş ve geleceği görürsünüz. Ancak sevgi şimdi ve buradadır. Gerçek, hikayenin kendisinden daima daha naziktir.

Mesela üzerine bıçakla gelindiğini düşün, hemen irkildin bile, geleceğe gittin.

Bıçaklar sana zarar vermez, sen onları gelecekte hayal ederek kendine zarar  veriyorsun. Birisi sana doğru elinde bıçakla seni öldüreceğim diyerek koşarsa, o sırada  düşüncelerin ve inançların dışında iyi olur musun?

İ: Sadece bir parça metaldir o anda

BK: Daha değil…Ne olduğunu bile bilmiyorsun henüz. Düşüncelerin ve inançların  olmadan bakarsan o sırada iyi misin?

İ: Evet, öyle sanırım.

BK: Peki şimdi bıçak yaklaşıyor. Düşüncelerin ve inançların  olmadan bakarsan o sırada iyi misin?

İ: Evet, öyle sanırım.

BK: Peki şimdi bıçağı kendime saplıyorum. Düşüncelerin ve inançların  olmadan bakarsan o sırada iyi misin?

Şimdi düşün öncelikle, bıçaklanan sen değilsin ve ne düşünüp inandığımı bilemezsin. Önemli olan şey: sen iyi misin?!

İ: Ölmenizi görmekten hoşlanmazdım. İyi olmaktan başka çarem yok sanırım.

BK: Birçok seçeneğin var aslında, ya korku içindesindir ya da özgürsündür. Ve sen özgürsün çünkü bıçaklanan benim.

Bu çalışmayı çok iyi anlamanı istiyorum çünkü dünyanın bir teröriste daha ihtiyacı yok. Korku içinde olduğun zaman neler yapma potansiyelinin olduğunu  bilmiyorsun.  Korku kelimesinin bir diğer karşılığı terör-ist.

Birisi beni bıçaklarsa ben iyi miyim? Evet, realitede iyiyim. Düşüncelerim ve inancım dışında aslında iyiyim. Bıçak saplandığında önce acım var mı diye bakarım. Deli değilim. Acıma bakarım, daha önce hiç bıçaklanmamışımdır. Eğer acırsa bağırırım veya bağırmam, nasıl bir tepki vereceğimi bilemem. Fiziksel acı bile zihnin bir yansımasıdır! Fiziksel acı ümit etmenin ve geçmişe gitmenin bir yansımasıdır. Şimdi biraz yavaşlayıp ve gözlerinizi kapatın, ya beklentidedir ya da birşeyleri hatırlıyordur. Her düşünce bir beklenti veya hatırlamadır. Bana hiçbir zaman inanmayın, kendiniz deneyimleyin. Kendinizi fark edin.

Şimdi 3.yargıya geçelim.

İ: Teröristler silahlarını bırakıp intihar etmeliler.

BK: Şimdi TV ekranlarına bak ve teröristlerle bağ kur. silahlarını bırakıp intihar etmeliler bu doğru mu?

Ellerinde silah var mı ki? Ancak düşüncelerine inandığın için bunu göremiyorsun, geçmişte ve gelecekte görüyorsun onları. silahlarını bırakıp intihar etmeliler düşüncesine inandığın zaman buna nasıl bir tepki veriyorsun?

İ: Kendine saygı duymadığımı, onlardan ziyade kendimin canavarlaştığını görüyorum.

BK: Geçmiş ve gelecek inançların haricinde baktığın zaman bir düşman mı görüyorsun?

İ: Ne yaptığını bilmeyen ve tutuklanan 2 kişi görüyorum.

BK: Bu senin merhametli bir ruh halinde olduğun zaman gördüğündür. Sevgi…Sevgi, korku içermeyen bir zihin halidir. Hiçbir zaman cesaret gerektirmez. Çok nettir. Kendi iç bilgeliğinle bağlantıda olmak. Sana yol gösterir. Burada gördüğünü orada görürsün, orada gördüğünü burada görürsün.

Peki,  Teröristler silahlarını bırakıp intihar etmeliler.

Çevirelim: Ben bir silah alıp intihar etmeliyim.  Bana bundan bahset bakalım. Hiç böyle birşey düşündün mü? Bir terörist tarafından vurulduğunu düşündün mü?

İ: Evet

BK: O silah senin kafandaki bir silahtır. Kafana dayanmış bir silahla gördüğün terörist, senin kafandır, senin hayalindir. Kendini, aileni ölü hayal edersin. Seni öldüren nedir? Aklındaki bu imajlara bir bak, bunları çıkarıp bakabilir misin? Onlar gerçek değiller. Aynı TV ekranındaki imajların gerçek olmadığı gibi.

“meli-malı” kelimesinin zıttı nedir?  Teröristler silahlarını bırakıp intihar etmemeliler. Bu sana ne ifade ediyor?

İ: Hayatta olmaları gerekiyor…

BK: Zihinler karar verir ve bu konuda iyi değillerdir. Aklı karışık bir zihin, korkmuş bir zihindir ve çok kötü kararlar alır. Onlar öldürdü, biz de öldürelim der. O terörist ben terörist.

İ: Zarar vermekten korkarım. Hissettiğim bu öfke yüzünden sevdiklerime zarar vermekten de korkarım.

BK: Öfkeli olduğun her zaman aslında gelecektesindir ve düşüncelerine inanırsın. Ne zaman depresyondaysan aslında geçmiştesindir, düşüncelerine inanıyorsun.  Özgürleşmek istiyorsan TV izlemeye ve bu “çalışma” yı yapmaya devam et. Hayat bir televizyondur ve senin ekranındır.  Film dışarıda değil kafandadır. Seyrettiğin şeyi kafanda yaratırsın.

Birisi sizi zaten öldürecekse hayatınızın son dakikalarını kaçırmak  ister miydiniz? Korku mu huzur mu deneyimlemek isterdiniz? Hayatınızın en iyi kararlarınızı nerede verdiniz? Zihniniz korku içindeyken mi yoksa net olduğunda mı? Kaçınız zihniniz net olduğunda daha iyi kararlar veriyor? Bir düşmanlık hali içine giriyorsak bunu “çalışma”ya dökmemiz iyi olacak. Çünkü teröristin vazifesi bana barış getirmek değildir. Bu benim sorumluluğumdur. Bunu evde ve her yerde yapabiliriz.

BK: Şimdi 4.yargına bakalım…

İ: Teröristlerin Fransa’dan uzak kalmasını istiyorum.

BK: Teröristlerin Fransa’dan uzak kalmasını istiyorsun, bu doğru mu? Bu konu uzun süredir önemli bir travma idi ve sen Teröristlerin Fransa’dan uzak kalmasını istiyorsun, öyle mi?

İ: hayır.

BK: Şu anda belki kapıdan koşarak girecekler, belki şimdi bu salonda birisi vardır.

İ: Şimdi buradalarsa bu konuda hiçbir şey yapamam.

BK: Yapabilirsin. Eğer buralardalarsa bağ kurabilirsin. Net isen onları da kendini sevdiğin gibi sevebilirsin. Çünkü senin inandığın kişidirler, yani sensin. Korkarsan bir yabancı ile tanışırsın. Uyanıksan kendinle tanışırsın. Hatta daha nazik bir kendinle tanışabilirsin.

Teröristlerin Fransa’dan uzak kalmasını istiyorum düşüncesi ile televizyona baktığında nasıl tepki verirsin?

İ: Kendimi çevfreden soyutlayıp, sanki artık yaşamıyor gibi karanlıkta gizlenmek isterdim.

BK: Peki, teröristlerin Fransa’dan uzak kalmasını istiyorum düşüncesi olmadan televizyona baktığında nasıl tepki verirsin?

İ: Gayet neşeli bir şekilde sokaklara çıkardım, başka insanlara açılırdım.

BK: Hatta teröristlere benzettiğin o insanlara bile merhaba diyebilirdin.

Teröristlerin Fransa’dan uzak kalmasını istiyorum cümlesini çevir: benim Fransa’dan’dan uzak kalmamı istiyorum. Peki bir diğer çeviri ise: benim teröristlerden uzak kalmam lazım.

Fransa’daki teröristler zihninde, korku içindeki bir Fransa zihninde.

İ: Evet, buna ihtiyacımız yok. Buna benim katkımın olmaması lazım. Hatta neşemi devam ettirerek mutlu ve açık olarak destek vermem lazım. Kolay değil ancak anlamaya başlıyorum.

BK: Mutlu ve açık olmak aptal olmak anlamına gelmez.

Başka bir çeviri şekli daha var:  Teröristlerin onlardan uzak durmam için bana ihtiyaçları var. Tehlikelisin.

İ: Evet, bunu görebiliyorum.

BK: Korkunun köken sebebine baktığına seviniyorum.  Şimdi 5.yargına bakalım…

İ: Yaptığımız bu çalışmadan sonra bunu okumak saçma geldi…

BK: Şimdi terörizmi yok etmedik, ancak kendi içindeki teröre son verdik. Korkusuz,bağ kurabilen bir bireyden daha güzel bir barış örneği olamaz. Peki teröristler hakkında başka neler yazın?

İ: Vahşi, yalancı, agresif.

BK: Peki, teröristler Vahşi, yalancı ve agresif. Çevirecek olursan:  O esnada ben vahşi, yalancı ve agresifim.

Şimdi 6.yargına bakalım…

İ: Bir daha asla korku hissetmek istemiyorum. Belirsiz bir gelecek ve insanların kötü şeyler yapabileceğini bilmek , normal insanların terörist haline dönüşme kapsiteleri…

BK: Sen kendin normal bir insan olarak TV karşısında otururken gördüklerin karşısında kalkıp savaşmaya hazırsın. Bu doğru veya yanlış değildir. İnsanlıkta süregelen bir durumdur. Eski insanların aynı örneği tekrarlaması gibi, savaş yapabileceğimiz en iyi şeymiş gibi…Bundan çok daha bilge bir yol vardır ve bu da kendimizi fark etmemizdir.

Bir daha asla korku hissetmek istemiyorum. Çevir: Tekrar korku hissetmeye hazırım. Belirsiz bir gelecek için sabırsızlanıyorum. ,Bu mükemmel, çünkü bir gelecek yok. Bana bunu ıspat edebilirsin. Bana bir gelecek örneği göster. Gösteremezsin. Bana bir geçmiş göster. Geçmiş te yoktur.

İ: Sadece hafızamda var.

BK: Bu bir ilüzyondur ve bu bile geçicidir.

Sesimim duyuyor musun? Hangi sesi? Çık artık geçmişten!

BK: Başkalarının teröre son vermesini beklemek en kolayıdır, aslında kendi içimizdeki teröre son verebilir miyiz ona bakmalıyız. Gerçeğe uyanmamız gerekir. Eğer birini parmakla göstermek istiyorsak “çalışma”yı yapın, tüm savaşların kağıda dökülüp çalışılması lazım.

tumblr_mlzcpyETXD1rnk8woo1_500

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Soğuk e-mail

smile

Linkedin vasıtası ile önüme gelen “how to write a cold email” yazısı bu konuyu değerlendirip iş hayatındaki önemini düşünmeme sebep oldu. İletişiminin ne kadar önemli olduğuna dair hergün yüzlerce yazı okuyor, şirketler bu konuda elemanlarına sürekli eğitim veriyorlar.

Soğuk e-mail nedir? Hedef kitlemiz talep etmediği halde onlara e-mail vasıtası ile ulaşma işlemine verilen isim. Randevu almak isteyebilirsiniz, ürününüzü, hizmetinizi pazarlamak isteyebilirsiniz. Şahsi düşünceme göre telefon ile bağlantıya geçilmeden önceki adım e-mail ile iletişim olmalıdır. Soğuk e-mail ile bir tanıdığa bağlı kalmadan direkt olarak iletişime geçebilirsiniz.

Olumlu tarafı: Hizmetinizden faydalanmak istemeyenler cevap verip sizi gönderebilirler. Veya hizmetinizden faydalanmak isteyenler  randevu verebilirler.

Telefonla ilk aramadaki gibi olası soğuk konuşmalar, terslemeler, şu an müsit değilim başka zaman arayın gibi genel cevaplara maruz kalmaz, moralinizi bozmazsınız.

Olumsuz tarafı: Cevap alamayabilirsiniz.

Bu sebeple vermek istediğiniz hizmette ısrarcıysanız 1-2 kez daha e-mail atıp duruma göre telefonla iletişime geçebilirsiniz.

Şirketlerin web sitelerinde paylaşılan yetkili mail adresleri haricinde özellikle “linkedin” mecrası bu konuda çok iyi geri dönüş ve güzel randevular aldığım bir alan olmuştur. Dolayısı ile bu konuda tereddüt yaşayanlara tavsiye ederim.

Linkedin’de mail gönderdiğiniz kişi sizin tüm kariyer geçmişiniz hakkında anında bilgi alabildiği, ortak bağlantılarınızı gördüğü ve ciddi bir iş platformu olduğu için talebinizi daha ciddiye alacak profesyonellerin buluştuğu bir alan haline gelmiştir.

Ulaşılmaz bir isme nasıl ulaşırsınız? Çok üst düzey bir isim (Bill Gates, Beyonce, Cumhurbaşkanı gibi) ile iletişime geçmek istiyorsanız zorlanmanız olasıdır. Ancak yine de olmaz anlamına gelmez. Ulaşmak istediğiniz kişi için çalışan kişileri araştırmanız ve onlara ulaşmanız ilk adım olacaktır. Sosyal medya hesaplarında bu kişiler kimi zaman mail adreslerini de paylaşmaktadır. Takip edin, araştırın, bulun.

Şirkette çalışan kişinin e-mail adresi size patronun e-mail adresini tahmin etmenizi saglar.  Örneğin personelin e-mail adresi: isim.soyisim@sirketismi.com ise, patronun da mail adresi aynı formatta olacaktır. Bu bir ipucudur. Denemeye değer.

E-mail içeriği nasıl olmalıdır? Öncelikle hayat hikayenizi sakın yazmayın! Kimsenin uzun mail okuyacak vakti ve sabrı yoktur. 

4 paragraftan oluşturabilirsiniz.

  1. Kim oldugunuza dair bir açıklama.
  2. Karşı tarafı nasıl tanıyorsunuz?
  3. ne sebeple görüşmek istiyorsunuz?
  4. Randevu talebiniz

Özellikle üst düzey yöneticilerde bu sistem yeterli olup, randevunuzu aldığınız zaman daha detaylı bilgi verme imkanınız olacaktır. Mailinizi attıktan sonra 1 hafta bekleyin, cevap alamazsanız 2-3 kez tekrar gönderin. Sabırlı olun.

Sabır ve ısrarcılık “soğuk e-mail” konseptinin 2 ana kuralıdır.

I-CAN

 

 

 

 

ekonomi, iş dünyası / economy &business içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

EFT ve Ho’oponopono

Brad-Yates Brad Yates’ten EFT ile Ho’oponopono’nun birlikte kullanılmasına dair kuvvetli etkileri olan çalışma videosu:

EFT-noktalari

Kaş başımız:

Üzgünüm

Göz Yanı:

Beni affet

Göz altı:

Teşekkür ederim

Burun altı:

Seni seviyorum

Çene üstü:

Üzgünüm

Yaka kemiği:

Beni affet

Koltuk altı:

Teşekkür ederim

Tepe noktası:

Seni seviyorum

Kaş başımız:

Sahip olduğum nimetler için teşekkür ederim

Göz Yanı:

Bana gelen nimetler için teşekkür ederim.

Göz altı:

Sahip olduğum nimetler için teşekkür ederim

Burun altı:

Bana gelen nimetler için teşekkür ederim.

Çene üstü:

Üzgünüm

Yaka kemiği:

Beni affet

Koltuk altı:

Teşekkür ederim

Tepe noktası:

Seni seviyorum

 

 

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

EFT ile çakra temizliği

Brad-Yates

Brad Yates’ten çakralarımızı temizlemek üzere güzel bir çalışma videosu:

chakra1 Çakra noktalarımızı hatırlayalım!

Her çakra için veya sorun yaşadığınızı hissettiğiniz çakra için düzenli yapılması tavsiye edilir 🙂

EFT-noktalari

Karate vuruşu noktamız ile başlıyoruz:

Çakramı açmayı seçiyorum

ve kendimi sevip taktir etmeyi seçiyorum

Çakramı açmayı seçiyorum

ve onu kapatan her ne ise temizlemeyi seçiyorum

enerjimin serbestçe akmasını seçiyorum

Çakramı açmayı seçiyorum

kendimi ve çakramın kapanmasında rol oynamış olabilecek herkesi en derinden sevmeyi, taktir etmeyi ve kabul etmeyi seçiyorum

Kaş başımız:

Tüm üzüntümü, çakramı tıkayan tüm köklerimde ve en derin sebebimde şimdi yok ediyorum

Göz Yanı:

Tüm öfkemi ve pişmanlığımı, çakramı tıkayan tüm köklerimde ve en derin sebebimde şimdi yok ediyorum

Göz altı:

Tüm korkularımı, çakramı tıkayan tüm köklerimde ve en derin sebebimde şimdi yok ediyorum

Burun altı:

Tüm mahçubiyetimi, çakramı tıkayan tüm köklerimde ve en derin sebebimde şimdi yok ediyorum

Çene üstü:

Tüm utanç ve suçluluk duygumu, çakramı tıkayan tüm köklerimde ve en derin sebebimde şimdi yok ediyorum

Yaka kemiği:

Tüm kalan korkularımı, çakramı tıkayan tüm köklerimde ve en derin sebebimde şimdi yok ediyorum

Koltuk altı:

Kendime güvensizliğimi, çakramı tıkayan tüm köklerimde ve en derin sebebimde şimdi yok ediyorum

Tepe noktası:

Çakramın açılmasına izin veriyorum.

Bedenimde, zihnimde ve ruhumda enerjinin akmasına izin veriyorum.

 

 

ve derin bir nefes alın 🙂

 

 

 

 

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Sosyal işletme kurmak

muhammad_yunusSosyal işletme deyince akla gelen ilk isimlerden birisi Muhammed Yunus. Youtube’da dinlediğim videosunun çevirisi aşağıda görülmektedir:

Geleneksel olarak filantropi iyi bir hedef uğruna başka insanlara vermek, paylaşmak anlamına gelmektedir.

Eğer para kazanıyorsam kazancımın bir kısmını komşuma, çevreme, içinde yaşadığım topluma,ülkeme  veririm. Bu filantropidir.

İş ise benim para kazanmak istediğim sistemdir. Filantropi, vermektir. İş, almaktır.Yani ikisi ayrı şeylerdir.

İş dünyası önemli bir bakışını kaçırmaktadır. Çünkü işinizi teorik olarak tarif ettiğinizde para kazanmak için yapılan faaliyet olarak tanımlarsınız. İşin misyonu kar’ı maksimize etmektir. Teoride ve pratikte tüm işler böyledir.

Ancak insanlar makine değildir. Biz para üretim makineleri değiliz. Biz insanız. Hayatımız boyunca sadece para kazanmaya çalışan tek yönlü yaratıklar değiliz. İnsanlar çok yönlü varlıklardır.

2 yönümüzü tarif edecek olursak; bir tanesi bencil yönümüzdür, herşeyi kendimize ister. Diğeri ise bencil olmayan yönümüzdür. Halbuki iş dünyası teorik olarak sizi ancak bencil bireyler olarak istihdam eder. Kar’ımızı arttırmak adına kimi bertaraf ettiğimizi, kimi yok ettiğimizi unuturuz. Burada teori hataya düşer.

Eğer insanları iş dünyasına çekeceksek en azından 2 iş türü olmalıdır.

Birincisi, kendimizi tatmin etmek üzere para kazanmak, diğeri bencil olmayan yönümüzü ifade edeceğimiz benim “sosyal iş” olarak tanımladığım türdür.

İkinci iş dünyada etki ,başkalarının hayatında fark yaratan modeldir. Kayıp yoktur. Kişisel kazanç yoktur. Aynı anda hem kar sağlayan hem de sosyal fayda sağlayan iş yaratıbilir. Böylece her yönde her boyutta kendimi ifade edebilirim.

Bugünlerdeki eksiğimiz budur. Genelde paramızı veririz. Paramızı verince para yerine gider, hedefine ulaşır ancak hiçbir dönüşü olmaz.  Filantropik paranın tek bir hayatı vardır. Yani sadece tek sefer kullanılabilir. Tekrar kullanacak şansınız yoktur.

Ancak bu parayı, aynı hedefe ulaşmak üzere sosyal işletme olarak kullandığım taktirde bu para kendini sürekli yeniler, geri dönüşür., çünkü bir işletim sistemidir, yok olmaz.  Yani sosyal işletme kurmanın çok daha fazla bir etkisi vardır.

tumblr_mdr4xxMXB31qlo9hgo1_500

Kar ettiren iş beni zengin eder ancak sosyal işletme sistemi dünyamda fark yaratır. Hangisine ne kadar zaman ve emek harcayacağıma ben karar vermeliyim.

Kat ettiren işlerde elde ettiğim kar’ı sosyal işler geliştirmeye yatırırsam karın bir başlangıcı ve bir sonu bulunur.  Sürekli para kazanmakla neyi elde edeceğiz? Bu dünyada sadece kısa süreliğine var isek ve hayatım boyunca sadece para kazanaya odaklandıysam dünyadan ayrıldığım zaman kimse beni hatırlamayacaktır. Nitekim kimse için birşey yapmazsam neden beni hatırlasınlar ki? Bu dünyada olduğuma, yaşadığıma dair bir imza bırakmak istiyorsam başkaları için birşey yapmalıyım. İşte burada sosyal işletmeler devreye girer.

1541436833_1fa6b6f095_b

Örneğin Danone markasının CEO’su ile bir araya geldim, sosyal işletmeyi kendisine anlattım. Danone yoğurtlarını Bangladesh’teki fakir çocuklara satma projesini “danone communities“i yarattık. Buradaki çocuklar besin yetersizliğinden dolayı sıkça hastalanmakta ve hasta bireyler olarak yetişmektedir.

Yoğurdun içersine eksik besinleri ilave ettik ve en fakir çocuğun bile satın alabileceği bir rakama satmaya başladık. Bilim adamları bize eğer bir çocuk 9-10 ay boyunca haftada 2 kap yoğurt yerse sağlığını geri kazanabileceğini belirtmiştir. Bu sosyal bir iştir. Danone’un buradan para kazanma amacı yoktur. Zaman içersinde yatırımımızı geri de alabilmekteyiz.

Dış kaynaklar bize “Danone sizi kullandı ve büyük reklam yapıyorlar” demiştir. Biz ise “ama biz de Danone’yi sosyal projeler yaratmanın reklamını yapmak üzere kullandığımızı düşünüyoruz” şeklinde cevap verdik.

Bu projeler gençlere de örnek olmakta, ileride iş hayatlarında bu projelerden esinlenmelerine hatta bu tip projelerin başında olmak istemelerine sebep olmaktadır.

Danone projesinden sonra başka bir firma Bangladesh’e temiz içme suyu getirmek üzere sosyal proje yapmak istediğini belirtmiştir. 50.000 köye besleyen bir su arıtma tesisi kurduk. 10 litre temiz su için 1 penny istedik. Yani herkesin ulaşabileceği bir rakam bu. Kendimize kar sağlamayı hedeflemediğimiz için bu bir sosyal projedir.

Muhammed Yunus’un Türkçe’ye çevrilmiş kitapları:

muhammed-yunus-kitap

Maalesef sadece sahaflarda bulabileceğiniz bu 2 kitabın yeni baskısı şimdilik herhangi bir kitapçıda karşımıza çıkmamıştır (2016).

muhammed-yunus.

İstanbul Okan üniversitesi uluslarası mikrofinans ve sosyal girişimcilik merkezi  Yunus Center ile ortaklaşa düzenledikleri program 2011 senesinden beri yürürlükte olup gençleri sosyal işletmecilik konusunda bilinçlendirmekte ve yetiştirmektedir.

 

ekonomi, iş dünyası / economy &business içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Müşteri mıknatısı olmak

Yaz ayından beri yeni merak alanım EFT oldu. Bu konuda kitap okumaktan ziyade bol bol video izleyerek konuyu anlamak ve uygulamak çok daha zevkli geldi. İlk başlarda uygulama yaparken ne komik hareketler, insanlar aynı konuyu sürekli farklı uygulama şekilleri ve farklı isimler vererek pazarlar oldular diye düşünmedim değil. Ancak burada beklenen uygulamada süreklilik, aslında beynimizi olumlu yönde programlamamıza sebep olduğu için kaybedecek hiçbir şey yok, tersine hergün güzel birşeyleri tekrarlamak illa ki de güzel şeylerin gelişmesine yol açacaktır diyerek bu konudaki araştırmalarıma göre en sakin, en keyifli, en çok farklı konuyu işleyen, en güzel mesajları veren kişi olarak kendime Brad Yates’i belirledim ve ilgi duyan herkesle paylaşmak isterim.

Brad-Yates

Brad Yates’in “müşteri mıknatısı olmak” video günümüzde herkesin işine yarayacak güzel mesajlarla dolu. Her sabah işe giderken 1 kez tekrarlamakta fayda görebilirsiniz 🙂

Müşteri mıknatısı olmayı seçiyorum.

Ve kendimi sevip  kabul etmeyi seçiyorum

Müşteri mıknatısı olmayı seçiyorum.

Ve kendimi sevip taktir etmeyi seçiyorum.

Müşteri mıknatısı olmayı seçiyorum.

Çevremde vereceğim hizmetlerden faydalanacak müşteriler mevcut.

Bu müşterilerin parası var

Bu müşterileri  bulmak için kendime izin veriyorum.

Onların da beni bulmalarına izin veriyorum.

Müşteri mıknatısı olmayı seçiyorum.

Kendimi tamamen sevmeyi, taktir etmeyi ve kabul etmeyi seçiyorum.

Her zaman potansiyel müşteriler mevcuttur.

Müşteri mıknatısı olmayı seçiyorum

Müşteri mıknatısı olmayı seçiyorum

Dünyada milyarlarca insan var

Ve birçoğu benim vereceğim hizmetlerden faydalanabilirler.

Müşterilerin beni bulmaları için engel olan herşeyi temizliyorum.

Çevrem doğru müşteriler ile çevrili

En iyi hizmet verebileceğim müşteriler

Verdiğim hizmeti taktir eden müşteriler

Vereceğim hizmetlere ödeme yapmaktan mutlu olan müşteriler

Ve onların hayatımda belirmelerine izin veriyorum

Enerjime  “iş imkanları için açıktır” mesajı asıyorum.

Ve müşterilerin bu mesajı bulmaları için izin veriyorum.

Bu müşterileri kendime çekiyorum.

Belki bu benim her zamanki deneyimim olmadı

Belki onları engelledim

Eğer paylaşacak yeteneklerim varsa ki onlara sahibim

O zaman onlar için bir müşteri kitlem vardır

Belki geçmişte onlara izin vermedim

Ve insanlar beni seçip vereceğim hizmetlere çekildiklerinde

Enerjimle geri ittim

Enerjim “kapalıyız” dedi

Ve bunu yaratan her ne ise onu temizliyorum

Hücresel seviyede temizliyorum

Ve tüm geçmişimde siliyorum

Müşterileri engelleyecek her türlü korkudan temizleniyorum

Hizmetlerimi sunmak üzere kendime heyecan duymaya izin veriyorum

Güçlü bir müşteri mıknatısı olmaya kendime izin veriyorum

Bedenimde, aklımda ve ruhumda.

 

 

Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Dans eden adam ve liderlik kavramı

tumblr_myfu1rKljS1schztbo1_500

Youtube’da uzunca bir süredir paylaşılan seyretmesi çok eğlenceli bir videoyu Leadership from a dancing guy  paylaşmak ve liderlik anlayışına dair açıklamaları çevirmek isterim:

Bir lider yalnız durma ve gülünç durumda görünmekten çekinmeyecek kadar cesur olmalıdır. Ancak yaptığı o kadar basittir ki bir nebze anahtar yönlendirmedir ve takip etmesi kolaydır.

Birazdan 2 takipçi gelecektir, herkese nasıl takip edileceğini gösterecektir. Lider, takipçisini kabul etmekte ve kucak açmaktadır. Şimdi konu artık lider değildir. Konu “onlar”dır.

Ilk takipçi arkadaşlarını aralarına katılmaları için çağırmaktadır. İlk takipçi olmak çok cesaret ister, kendini ön plana çıkarırsın, gülünç duruma düşebilirsin.

İlk takipçi olmak yeterince taktir edilmeyen bir liderlik formudur. İlk takipçi bilinmeyen kişiyi lider haline çevirir.  Lider çakmaktaşı ise takipçisi ateşi yakan kıvılcımdır. Şimdi ikinci takipçi geliyor, bu ilk takipçinin doğru olda olduğunu gösterir. Şimdi tek lider yok, artık 3 kişi var ve topluluk oluşur. Topluluk haber demektir! Bir hareket halka açık olmalıdır . Herkes şimdi takipçileri görmektedir. Takipçiler yeni takipçiler yaratır. Şimdi gittikçe sayı artmaktadır. Momentum yaratılmıştır.

Daha fazla kişi olaya dahil oldukça riskli olmaktan çıkmıştır. Daha önce çekimser olanların dışarıda kalmaları için bir sebep yoktur. Çıkıntı görünmeyecekler, kendilerini kmik duruma düşürmemiş olacaklar ve acele ettikleri taktirde yeni topluluğa dahil olabileceklerdir. Biraz sonra kalanların da topluluğun bir parçası olmayı seçtiklerini çünkü topluluğa karışmazlarsa komik duruma düşmekten çekindiklerine şahit olacağız.Kısaca gördüklerimizi özetlersek: Eğer bir hareketin lideri olacaksanız sizi takipçilerinizi eşit olarak görmeniz ve hareket hakkında doğru bilgileri paylaşmanız önemlidir. Takip edilmesi kolay kişi olun. Videoda herşey bir gencin dansı ile başladı ve tüm olay onun çevresinde dönse de ilk takipçi tüm olayı tetikledi. Hiçbir hareket ilk takipçi olmadan başlayamaz.Her zaman lider olmamız gerektiği söylenir, ancak bu efektif değildir. Eğer bir hareketi hayata geçirmek isterseniz ilk takip eden ve başkalarına nasıl takip edeceklerini gösteren siz olun.

ekonomi, iş dünyası / economy &business içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Isa Genzken

Isa-Genzken (33)Isa-Genzken (1)Isa-Genzken (2)Isa-Genzken (3)Isa-Genzken (4)Isa-Genzken (5)Isa-Genzken (6)Isa-Genzken (7)Isa-Genzken (8)Isa-Genzken (9)Isa-Genzken (10)Isa-Genzken (11)Isa-Genzken (20)Isa-Genzken (21)Isa-Genzken (22)Isa-Genzken (23)Isa-Genzken (24)Isa-Genzken (25)Isa-Genzken (26)Isa-Genzken (27)Isa-Genzken (28)Isa-Genzken (29)Isa-Genzken (30)Isa-Genzken (32) Isa Genzken: Mach dich hübsch! 

Amsterdam, Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Graffiti-NY meets the Dam

grafitti (1)grafitti (2)grafitti (3)grafitti (4)grafitti (5)grafitti (6)grafitti (7)grafitti (8)grafitti (9)grafitti (10)grafitti (11)grafitti (12)grafitti (13)grafitti (14)grafitti (15)grafitti (16)grafitti (17)grafitti (18)grafitti (19)grafitti (20)grafitti (21)grafitti (22)grafitti (23)grafitti (24)grafitti (25)

Amsterdam, Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

The Frozen Fountain

Amsterdam’ın nefis tasarım mağazası The Frozen Fountain dışarıdan bakınca kendisini pek belli etmeyen ancak içeri ayak bastığınızda binlerce tasarım ürünle dolu ziyaret edilmesi gereken bir alan. İlla ki alacak birşey bulacagınız, eliniz boş çıkmayacağınız görsel şölen. Az ilerisinde Amsterdam’in harika oteli Andaz Otel yürüme mesafesinde!

thefrozenfountain (1)

thefrozenfountain (43)thefrozenfountain (44)thefrozenfountain (2)thefrozenfountain (3)thefrozenfountain (4)thefrozenfountain (6)thefrozenfountain (8)thefrozenfountain (9)thefrozenfountain (10)thefrozenfountain (12)thefrozenfountain (15)thefrozenfountain (17)thefrozenfountain (19)thefrozenfountain (24)thefrozenfountain (26)thefrozenfountain (30)thefrozenfountain (33)thefrozenfountain (34)thefrozenfountain (37)thefrozenfountain (39)

Amsterdam içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Munch / Van Gogh

Amsterdam Van Gogh müzesi‘nin sene ortasında yeni açılan bölümünde aynı dönemin 2 sanatçısı Edvard Munch ile Vincent Van Gogh arasındaki paralelliklerin ve esinlenmelerin sergilendiği Munch/Van Gogh sergisi yer alıyor. 25 Eylül tarihinde başlayan sergi 17 Ocak 2016 tarihine kadar sürecek.

vangogh-munch (1)vangogh-munch (2)vangogh-munch (3)vangogh-munch (7) Edward Munch, 1883, study of an old mans head, oil on canvas vangogh-munch (9)Christian Krogh, 1883, Sleeping mother, oil on canvas vangogh-munch (11) Edvard Munch, 1884, morning, oil on canvas vangogh-munch (13) Edvard Munch, 1898, Metabolism, watercolour and indian ink on paper vangogh-munch (15)vangogh-munch (16)vangogh-munch (17)vangogh-munch (18)vangogh-munch (19)vangogh-munch (20) Edvard Munch, 1896, the sick child, oil on canvasvangogh-munch (22) Müzenin ziyaretçilerini sergiye dahil etmek adına çıkışta düzenlenmiş duvar enstalasyonunda ziyaretçilerden duvarda asılı kartlara 3 sorunun cevaplarını yazmaları istenmekte:

  1. Nelerden korkuyorsun?
  2. 2. En son ne zaman aşık oldun? veya kendini üzgün hissettin?
  3. Neye inanıyorsun?

Sonra da: Bu kartları istediğiniz kata asın. Sonra tüm sergiyi kartınızı yazarken hissettiğiniz duygular ile tekrar gezin…vangogh-munch (23) Müzenin yeni açılan bölümündeki bu fuaye alanında hem müze mağazası, hem DJ etkinliği hem de happy hour için drink alabileceğiniz bir alan bulunuyor. Dolayısı ile sergiyi ziyaret ettikten sonra müzede kalıp takılabiliyorsunuz. vangogh-munch (24)

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Art International İstanbul 2015

carl.randall Carl Randall

enrique.marty enriquemarty Enrique Marty, 2014

grayson.perry Grayson Perry, 2015, tapestry

jorge.mayet

Jorge Mayet, 2015

Li.Tianbing

Li Tianbing, 2013, oil on canvas

marchand.meffre Yves Marchand & Romain Meffre, choromogenic print

mehmet.guleryuz Mehmet Güleryüz

muntadasMuntadas, the pile

nunzio.paci Nunzio Paci, Atropia, 2015

patricia.piccinini (1) patricia.piccinini (2) patricia.piccinini (3)Patricia Piccinini, 2015

singh (2)

singh (1) singh (3) singh (4)

Girjesh Kumar Singh

ART INTERNATIONAL ISTANBUL 2015

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Contemporary İstanbul 2015

bahadir.baruter.fatality (1) bahadir.baruter.fatality (2) bahadir.baruter.fatality (3)

Bahadır Baruter, 2015, Fatality

Roberta.Coni

Roberta Coni,2015, oil and acrylic on canvas

Drew.Tal (1) Drew.Tal (2) drew.Tal.

Drew Tal, Duraflex print on aluminium

Fabrizio.Corneli Fabrizio Corneli

Rauzier

Jean Francois Rauzier, Hyperphoto on diasec

Bombardieri (1) Bombardieri (2) Bombardieri (3)

Bombardieri

peter.demetz (1) peter.demetz (2) Peter Demetz

matteo.pugliese Matteo Pugliese

yasam.sasmazer Yaşam Şaşmazer

juan.genoves Juan Genoves

daron.mauradian Daron Mauradian, 2015, oil on canvas

vahram.davtian Vahram Davtian

ara.alekian Ara Alekian, 2015, metal

mehmet.guleryuz (1) mehmet.guleryuz (2)

Mehmet Güleryüz

serkan.demir Serkan Demir, 2015, Quote, book-metal clamps-paint

Ali.ALİSİR (1) Ali.ALİSİR (2)

Ali Alışır, fineart monoprint

ihsan.oturmak Ihsan Oturmak, 2013, Innovation II

OTTİERİ Ottieri

 

 

 

 

 

 

 

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Nasıl yardım edebilirim?

we-rise-by-lifting-others

Sürekli karşıma gelen soru: Şu konuda yardım etmek istiyorum, internete bakıyorum, doğru adresleri bulamıyorum. Yardım etmek istiyorum ama nasıl?

O zaman konulara göre linkleri paylaşalım…

Tüm Türkiye:

Türkiye’nin her köşesinden ihtiyaç sahipleri ile yardımseverleri buluşturan nefis bir platform!

logo   www.ihtiyacharitasi.org

Suriyeli mültecilere nasıl yardım edebilirim? 

care-packagessuriyelilericinyardimpaketleri.com

engelsiz-corba  engelsizcorba.org

Param yok, yeteneklerim var, nasıl yardım edebilirim? 

zumbara  zumbara.com

Hayvanlara nasıl yardım edebilirim? 

doyuran-kareler doyurankareler.com

Engelli çocuklara nasıl yardım edebilirim? 

benimle-cikarmisin tofd.org.tr

engelsiz-pedal   bisikletliyizbiz.com/engelsiz-pedal

 Sosyal fayda sağlayan hediyeleri nereden bulurum? 

d8993d73925a6acb93391592932f93db   gulumsetenhediyeler.org

GÜLÜMSETEN HEDİYELER; doğum günü, anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, öğretmenler günü, yılbaşı hediyeleri ile nikah davetiyesi, nikah şekeri gibi ‘özel gün hediye’ alımlarında sosyal

fayda yaratan ürünlerin tercih edilmesi için alternatif ürünleri bir araya getirip, ihtiyaca göre kolaylıkla erişimini sağlayarak toplumsal gelişime katkıda bulunmayı amaçlar.

Kitap bağışlamak istiyorum!

kitapagaci   kitapagaci.org

Okullara yardım etmek istiyorum! 

306233_334012296647047_1200225337_n   birsilgibirkalem.org

 

kardesokullar-520x245  kardesokullar.com

Kullanmadığım eşyalarımı vermek istiyorum!

14581355_1768909423381688_4085359873994561783_n Evsizler için kıyafet mağazası: Mağaza adresi: Şehit Muhtar Mahallesi, Süslü Saksı Sokak No:20, Beyoğlu.
Kıyafet bağışlamak için kargo adresi: Firuzağa mahallesi Borazan sokak No:3 Tophane, Beyoğlu. Alıcı: İsmail Eniş.

logo6   aslinindolabi.com

site-logo    verrr.com

Nahil  nahil.com.tr/ikinciel.aspx

logo_losev   losev.org.tr/v2/tr/content.asp?ctID=828

İnternette arama yaparken destek olmak istiyorum:

Yardımsever arama motoru: yardimicinara.org ile yaptığınız her aramada Tohum Otizm vakfına destek oluyorsunuz.

logo

Dahası da gelecek…

 

 

STK - NGO içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hayvan Barınanaklarına destek sağlamak

sokak-hayvanlari (1)
Hayvan barınakları ile ilgili gerek sosyal medyada gerekse basında sıkça olumsuz, üzücü haberler okuyoruz.
Olumsuz haber paylaşımlarının altındaki yorumlara bakarsak genelde sadece uzaktan acıyan, küfür eden, bela okuyan, üzüldüğünü belli eden ancak belki 100 yayından sadece birinde aktif çözüm önerileri getirip harekete geçen insanlarla karşılaşıyoruz.
Hayvan barınakları bu olumsuz haberler sebebi ile insanların başını çevirip hakkında fazla şey duymak istemediği, fazla da ilgilenmek istemediği, zaten çözüm getiremedikleri bir konu halini aldı.
Bazı belediyelerin sadece yapmış olmak için yaptıkları düzenlemeler ve bakımsız bırakılan hayvanlar, hayvansever kesimi isyana sürüklemekte ancak herşeye rağmen hayvanlar için proje üretimleri yetersiz kalmaktadır.
Halbuki yapılabilecek, yurtiçinde ve yurtdışında uygulanmış birçok örnek bulunmaktadır.
İlk önce güven sağlamak adına  profesyonel bir oluşuma gidilmelidir.
Belediyelerin lokal gönüllüler ve lokal veterinerlerle işbirliğine gitmesi çok önemlidir.
Neler yapılabilir ?
1. Hayvan barınağı resmi web sitesi açılmalıdır.
2. Barınakta çalışan görevli kadro belirtilmelidir: yetkili veteriner, yetkili çalışanlar, yetkili gönüllüler ve kısa özgeçmişleri
3. Barınak tarihçesi hakkında bilgi verilebilir.
4. İhtiyaçlar sayfası: Barınağın tüm ihtiyaçları aciliyet sırasına göre sıralanmalıdır.
5. Barınağın iletişim bilgileri, adres ve telefon yer almalıdır.
6. Faaliyetler bölümü olmalıdır. Burada barınak için yapılanlar, düzenlenen etkinlikler yer almalıdır.
Çevre okullar ile işbirliğine gidilmeli, öğrenciler hayvan sevgisi ve hayvan hakları konusunda bilinçlendirilmelidir.
Okulara yapılan ziyaretler, okullardan gelen gençler, verilen eğitimler vs yer almalıdır.
7. Sponsorlar sayfası
Bu sayfa kurumsal sponsorlar ve bireysel sponsorlar olarak ayrılmalıdır.
*Kurumsal sponsorlar:
*Bireysel sponsorlar: Mama,ilaç, malzeme bağışı yapan kişilerin (onayları alındıktan sonra) isimleri burada yazılmalıdır.
Bu sayfa altında hepsine genel bir teşekkür cümlesi yer almalıdır.
Kişileri ve kurumları motive etmediğiniz sürece destekte süreklilik sağlayamazsınız.
8. Sahiplendirme sayfası:
pendik-belediyesi
* Sahiplendirme yapmak üzere sahiplendirmeye uygun hayvanların fotoğrafı, yaşı, barınağa geliş hikayesi yazılarak yayınlanmalıdır.
Bu konuda Fatih Belediyesi Yedikule hayvan barınağı güzel çalışmalar yapmaktadır.
* Bakıcı aile seçeneği
Fotoğrafı görülen 1 hayvanın aylık bakım masrafı yazılarak, barınakta kalması ama bakıcı aile olarak destek alınması da alternatif olarak sunulmalıdır.
Bu konuda güzel bir kampanya WWF Türkiye tarafından gerçekleştirilmektedir.
Linke bakarak örnek alabilir,bu doğrultuda hareket edebilirsiniz:
*Sahiplenen hayvanların hikayelerinin yer alacağı bir bölüm olmalıdır. İnsanların güzel haberleri ve başarıları görmeye ihtiyaçları var. 
 Bu konuda Fatih Belediyesi Yedikule hayvan barınağı güzel çalışmalar yapmaktadır.
9. Nasıl bağış yapabilirsiniz sayfası: 
* Resmi banka hesap bilgileri yer almalıdır.
* Vodafone, Turkcell ile anlaşıp bir numara alıp ücretsiz mesaj atılarak mesaj başına 5 TL veya 10 TL bağış alınması üzere anlaşma yapılabilir. Ancak bu noktaya gelmeden önce resmi her türlü oluşumunuzun tamamlanmış olması gereklidir. Aksi halde bu seçenek gerçekleştirilemez.
vodafone-bagis
* Düğün, nişan, sünnet, yaşgünü gibi sosyal etkinliklerde insanların hediye yerine barınak bağışı yapmasına yönelik sertifika hazırlayın. Aşağıda örnekler görülebilir.
Bu sertifika online olabilir.
Bağışını yapan kişi veya kuruma bu sertifikayı mail ile gönderin.
bagis-sertifikalari (1) bagis-sertifikalari (1) bagis-sertifikalari (2) bagis-sertifikalari (3)
10. Facebook sayfası açılması şart! Burada olumlu haberleri ve barınak ihtiyaçlarını takipçilerinizle paylaşın.
fblogo
11. PROJELER SAYFASI:
*Barınağın bulunduğu ilçede hayvanlar konusunda  duyarlı olan mağazalar ve şirketler ile görüşün.
Belli bir dönem bazı ürünlerin gelirinin bir bölümünü barınağa bağışlamaları için çalışma yapın. Böylece ihtiyaçlarınızı karşılayın.
tekno
Örnek:
* Marketlerde artan ürünlerin barınağınıza gönderilmesi
dostluk-mamasi-migros
Migros ve Haytap bu konuda çok güzel bir işbirliğine imza atmıştır.
Siz de ilçenizdeki marketler ile görüşebilirsiniz.
* İlçenizde bulunan alışveriş merkezlerindeki food-courtlarda  artan yemeklerin barınağınıza gönderilmesi
demirpark
*Avrasya maratonu ve Adım Adım oluşumu ile işbirliği
adimadim
Adım Adım Oluşumu sayesinde STK’ların bağış desteği alması çok daha kolay ve hızlı hale gelmiştir.
Avrasya maratonunda barınak adına yürüyecek veya koşacak kişiler organize edebilirseniz kendileri adına çevreleri bağış yapmaktadır.  İstanbul’daki en popüler ve güvenilir bağış aracıdır.
* Belediye ve barınağın ortak gerçekleştirebileceği “En güzel kedi-köpek yarışması” düzenlenmesi:
hayvan-guzellik-yarismasi
kedi ve köpek sahiplerine yönelik  belediyesinin ev sahipliğinde  düzenlenecek bir yarışma olabilir. 
Jüriye ünlü birkaç isim, sanatçı davet edilebilir.
Yarışmaya katılmak isteyen kişilerin katılım koşulu 1 paket 35 kg’luk mama bağışı yapmaları olabilir. 
Yarışma sponsoru ünlü mama markalarından birisi olabilir.
Sponsor marka ödül kazanan hayvanlara mama verir, kendileri de ürünlerini sergiledikleri stand açma hakkına sahip olurlar. 
Karşılığında belediye yarışma ile ilgili posterlerin her yere asılmasını sağlar, medya iletişimini ayarlar. 
 
* Sokak hayvanları fotoğraf yarışması
2015_fotograf_afisi_600 (1)
Haytap her sene düzenlemektedir. Bunun benzerini yapabilirsiniz.
 
* Barınak yararına satılabilecek ürünler geliştirilmesi
bardak, bez çanta, takvim, havlu, kalem vb.
bunların tasarımı için tasarımcılar ile iletişime geçin
sokakhayvanlari-e1421092387113
* Barınak yararına konser düzenlenmesi
Oldukça yorucu ve detaylı bir iş olmakla birlikte yine belediye ile birlikte düzenlenebilir.
buyukcekmece-belediyesi-logo
Nisan ayında Büyükçekmece belediyesinin düzenlemiş oldugu etkinlik örneği:
 
*Ünlü bir isim ile imza günü düzenlenmesi
Bu güne katılmak için mama bağışı yapılmasını şart koşulabilir.
Karşılığında kişi ile 1 fotograf çektirilir.
Fotograf profesyonel birisi tarafından çekilir ve kişinin mail adresine gönderilir.
kadikoy(1)
Kadıköy belediyesinin gerçekleştirmiş olduğu bir etkinlik örneği:
İŞBİRLİĞİ PROJELERİ:
*İlçenizdeki okullar ile işbirliğine gidin!
bir-kap-mutluluk-afis
Okullarda hayvan sevgisi üzerine sunum gerçekleştirin.
Okullara hayvan götürün.
Okulların barınağı ziyaret etmesi üzere okul müdürleri ile görüşün.
Okulların barınak yararına kermes düzenlemesi üzere çalışmalar yapın.
Öğrencilere barınağınızla ilgili poster tasarımları yaptırın, bunları sosyal medyada kullanın.

* Doyuran Kareler ile işbirliğine gidin!

doyuran-kareler
*Getir.com ile işbirliğine gidin!
getir.com
 * İlçenizdeki veterinerler ile işbirliğine gidin. 
Barınağınızda veteriner yoksa veya belediyenin atadığı veteriner yeterli gelemiyorsa çevre veterinerler ile görüşüp hizmet anlamında destek olmalarını isteyin.
Belediyenin bu veterinerlere kendi web sitelerinde yer vermelerini isteyin.
Hayvanlar- Animals içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın