Küçük Notlar / Neden ben

Hayatla ilgili bir sınavdan geçtiğinizde ve zorlandığınızda kendinize sormanız gereken doğru soru “neden ben?” yerine “neden ben değil?” olmalıdır.

Gestalt eğitim notlarından

LITTLE NOTES / WHY ME?

The right question to ask yourself when you’re passing a life test and struggling is “why not me?” instead of “Why me?”

*From my Gestalt therapy education notes

Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Direnç

Direnç gösterenlere yargı ile yaklaşmamalı, anlamak lazım

Bizi idrake götüren yolda herkes bir rol oynuyor, fark etmeliyiz.

Direnç gösteren tekrar uyarılacaktır.

  • Gestalt terapi eğitim notlarımdan

LITTLE NOTES / RESISTANCE

Those who show resistance should not be approached with judgment.

Everyone plays a role on the path that leads us to realization, we should realize it.

Those who show resistance will be stimulated again.

Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Aydınlanma Yolculuğu

Bu yıkıcı aydınlanma yolculuğunda hangi taşlarını kaybettin?

Hangileri ile özdeşleştin?

Hangilerine sıkı sıkıya tutunuyorsun?

Hangisinde tehtid algılıyorsun?

Bu tehtide karşı kendini nasıl koruyorsun?

  • Gestalt terapisi eğitim notlarımdan

LITTLE NOTES / JOURNEY OF ENLIGHTENMENT

What stones have you lost in this devastating journey of enlightenment?
Which ones did you identify with?
Which ones are you holding on to?

Which one do you perceive as a threat?
How do you protect yourself against this threat?

  • From my Gestalt therapy education notes
Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Ben

Niye insan sürekli “ben” diye konuşur?

İhtiyacı görülmek. Görülme ihtiyacı giderilmeden başkaları ile bütünleşemez.

  • Gestalt terapi eğitim notlarımdan

LITTLE NOTES / I

Why do people always say "I"?
The Need to be seen. He cannot integrate with others until his need to be seen is met.

* From my Gestalt therapy lecture notes
Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Kabul Görmek

Başkası tarafından kabul görmek veya görmemek eşit derecede önemli.

Benim ihtiyacım her uyaranla bütünleşip her uyaranla ayrışabilmek.

Yaşama sanatı budur.

*Gestalt terapi eğitim notlarımdan

LITTLE NOTES / BEING ACCEPTED

Being accepted or not accepted by someone else is equally important.

What I need is to be able to integrate with every stimulus and differentiate with every stimulus.

This is the art of living.

*From my Gestalt therapy lecture notes
Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük notlar / Olgular

Her olgu karşısında, hem özel hayatımızda hem iş hayatımızda, kendimize sorabileceğimiz sorular:

Ben olguları nasıl algılıyorum?

Ben olguları nasıl anlamlandırıyorum?

Algıladığım olgunun ardındaki anlam nedir?

  • Gestalt terapi eğitim notlarımdan…

LITTLE NOTES / FACTS

The questions we can ask ourselves in the face of every phenomenon, both in our private life and in our business life:

How do I perceive facts?

How do I make sense of the facts?

What is the meaning behind the phenomenon I perceive?
  • From my Gestalt therapy training notes
Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Değer

Hayatta önemli ve değerli olma kriterlerim neler?

LITTLE NOTES / VALUE

What are my criterias for being important and valuable in my life?
Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Hayır

Hayır diyemeyen kendisine de hayır denmesine hazır değildir.

Gestalt terapisi eğitim notlarından

LITTLE NOTES / NO!

Those who cannot say "no", are not ready to be told "no"

From Gestalt therapy training notes 
Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Aynı İnsan

Nasıl aynı bedende acı ve zevki yaşıyorsam,

aynı insanda acı ve zevki yaşamayı öğrenmem lazım.

  • Gestalt terapisi ders notlarımdan

LITTLE NOTES / THE SAME PERSON

Just as I experience pain and pleasure in the same body,

so I must learn to experience pain and pleasure in the same person.

* From my Gestalt therapy lecture notes 
Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Yenilik

Yepyeni bir şey denediğim zaman ne oluyor?

Aynı durumda kalmayı seçtiğim zaman ne oluyor?

LITTLE NOTES / NOVELTY

What happens if you try something new?

What happens if you stay in the same position?

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Müşteriler

İdeal müşterim kimdir?

Müşterin hakkında kendinden daha fazla bilgi sahibi ol

En büyük arzun nedir?

En büyük korkuların nedir?

Karşı konulmaz olarak görülebilecek hizmet anlayışın nedir?

Müşterine daha fazla ne sunabilirsin?

LITTLE NOTES /CLIENTS

Who is my ideal customer?

Know more about your customer

What is your biggest desire?

What are your biggest fears?

What is your understanding of service that can be seen as irresistible?

What more can you offer your customer?
Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Küçük Notlar / Uyarana maruz kalınca

Uyarana maruz kaldığımda varoluşumun 4 boyutunda ne oluyor?

  1. Bedende ne oluyor?
  2. Duyguda ne oluyor?
  3. Ne düşünüyorum?
  4. Tinsel boyutta ne oluyor?

Gestalt terapi eğitim notlarımdan….

LITTLE NOTES / EXPOSED TO THE STIMULUS

What happens in the 4 dimensions of my existence when I am exposed to the stimulus?
1. What happens in the body?
2. What happens in the emotion?
3. What do I think?
4. What happens in the spiritual dimension?
From my Gestalt therapy lecture notes....
Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Doğançay Müzesi

ADİL DOĞANÇAY -OTOPORTRE

BURHAN DOĞANÇAY

Doğançay Museum

Address: Hüseyinağa, Balo Sk. No:42, 34435 Beyoğlu/İstanbul

Phone: (0212) 244 77 70

Kültür- Sanat / Culture-Art içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Haluk Akakçe

Haluk Akakçe / Made in love

3-22 March 2022

Sıraevler No:37-39 Akaretler-Beşiktaş-İstanbul

in collaboration with Sevil Dolmacı Art Gallery

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Müşterileri memnun etmek

Byron Katie, bir çok spiritüel lider gibi “düşünceleri” sorgular. Yaşadığı derin depresyon sonucunda kendi vardığı farkındalığı ile herkes tarafından kabul gören ve hayat değiştiren The Work / Çalışma sistemini yaratır. Yaşadığı süreç ile ilgili detaylı bilgileri web sitesinden okuyabilirsiniz.

Bugün neredeyse her ülkede çalışmayı yapabileceğiniz ekipler bulunmaktadır. Çalışmayı “Olanı Sevmek” kitabında birçok detaylı örnek ile anlayıp kendi hayatınıza uygulamanız mümkündür. Bir başucu kitabı olan “olanı sevmek” her takıldığınızda başvurabileceğiniz değerli bir kaynaktır. Çekilen tüm acıların nasıl da düşünce şeklimiz, kişi ve olaylara yüklediğimiz anlamlar, geçmiş ve gelecekte yaşamayı tercih etmemiz ile bağlantılı olduğu bu çalışmada net bir şekilde görülebilir. İnsan, kitabı okuduktan sonra “bunu kendime neden yapıyorum? Deli miyim?” diye sorar.

Byron Katie’nin çalışmalarından haberdar olmak için web sitesinde e-bültene üye olabilirsiniz.Haftada 4 gün saat 19:00’da birer saatlik online çalışma yapmaktadır.

Byron Katie, “müşterilerimi memnun etmek zorundayım” üzerine bir çalışma gerçekleştirdi:

Danışan D

Byron Katie BK

D: Neredeyse her gün işimde yetersizlik hissediyor ve bazı şeyleri yapamıyormuşum gibi  geliyor. Son dönemde ise şimdi bir projenin içindeyim ve henüz istediğim sonuçları elde edemedim, ya ben beğenmiyorum ya da müşterim beğenmiyor, bana yapıcı ve pozitif geribildirim vermelerine rağmen gerçekten moralim bozuluyor ve kendimi kötü hissediyorum.

Sizin “çalışma”nızı yaptım,  müşterilerim ….yapmalı , Müşterilerim….yapmamalı şeklinde.

Bu sabah “çalışmak bile istemiyorum,çünkü yine doğru yapacağımı sanmıyorum” şeklinde düşüncelerle uyandım.

Çalışmanızda “komşunu eleştir” bölümünde kendi işimle ilgili çalışma yapmak daha doğru olacak gibime geldi.

Çalışma konum şu: İşimden memnun değilim çünkü yeterince iyi olduğunu düşünmüyorum.

BK: demek yeterinde iyi değil, peki aklında tam olarak ne var? Bunu düşündüğün ve buna inandığın bir zaman dilimi olmalı.

D: Bu sabah uyanmış, günümü organize ederken, oturup bir tasarım yapmak ve müşterim için bir teklif hazırlamak zorunda olduğumu düşünüm. Bunu öğlene kadar bitirmeliydim. Aklım geçen haftaya gitti, geçen hafta müşterim bir önceki tasarımı beğenmediğini ifade etmişti.

BK: Herkesi kanepede oturmuş seni izlemeye davet ediyorum. İşin yeterince iyi değil,bu doğru mu?

Gelecekteki projene ve geçmişteki projene bakınca, işin yeterince iyi değil,bu doğru mu?

D: Doğru değil. Çünkü bu sabah bile düşündüğümde daha fazla çalışabilirim, biraz daha efor sarf edebilirim ve iyileştirebilirim. Buradan doğru olmadığı sonucuna varıyorum.

BK: Peki ben cevabımı aldım. Şahitlik yapalım, gözlerimizi kapayıp “işim yeterince iyi değil” düşüncesi gelince ne yaşıyoruz?

D: İşimi yapmak ve güzel bir iş günü yaşamak istiyorum düşüncesi ile işimi yapmamı engelleyen ve negatif olmama yol açan bir güç arasında kalıyorum.

BK: En büyük mutsuzluklarımızın kaynağı düşüncelerimizdir. “işim yeterince iyi değil” düşüncesinde ortaya çıkan güce odaklan.  Geçmiş ve gelecek arasındaki illüzyona odaklan,onunla bağ kur. Bu düşünceye inandığın zaman ne oluyor? Nasıl bir tepki doğuruyorsun?

D: Göğsümde,boğazımda ,omzunda bir sıkıntı hissediyorum.Kim olduğunu sanıyorsun,hiçbir zaman yeterli olamadın! diyorum, önceki bazı işlerim aklıma geliyor.

Egon sana başarıları ve red edişleri, hayal kırıklarını yansıtacak. Egon önce geçmişi gösterecek. Şimdi ise geleceğe ilerlemek zorunda, oturduğun yerden geleceğinde ne görüyorsun peki?

D: Kendimi projemi bitirirken görüyorum, projenin kalan 1 ayında hala sıkıntıda görüyorum, grafik design çalışmamı bırakıyorum.

BK: Rüyanda kaybolmuşsun, bu sen değilsin, geçmişteki sen değilsin,hayal ürünü,gelecekteki sen değilsin, hayal ürünü. Hangisi sensin? Bu illüzyonlar olmadan, bu hikayeler olmadan peki sen kim olurdun? Bu hikayede sen bile yoksun. Bu film, bu düşünceler, bu illüzyonlar olmadan sen kim olurdun? Gözlerini aç ve etrafına bak. Burada bir tehlike var mı? Senitaşıyan kanepe,çevrendeki duvarlar, şimdiki an…İllüzyonlarından çok farklı. Realitende şimdi iyi misin?

D: İyiyim.

BK: İşim yeterince iyi  değil cümlesinin zıttını bul

D: İşim yeterince iyi.

BK. Peki şimdi bana bir örnek ver, belki başkaları yeterince iyi olmadığını düşündüler ama senin için yeterince iyi idi.

D: İşim yeterince iyi çünkü müşterilerim var, aktif çalışıyorum,müşterilerimi anlıyorum,yaratıcıyım,hayal ettiklerimi tasarlıyorum

BK: İşim yeterince iyi değil, biraz daha düşününce “işim hakkındaki düşüncelerim yeterince iyi değil” cümlesi geliyor aklıma…

D: Evet,negatif düşünceler

D: İşimin daha unik ve ilerlemiş olmasını istiyorum

BK: Neden? Bu gerekçeler işte doğan egolar…daha fazla para,daha fazla iş,daha fazla taktir. Peki sonra ne elde edeceksin? İşimin daha eşsiz ve ilerlemiş olmasını istiyorum, bu doğru mu?

D: Hala evet diyorum. İşimin daha eşsiz ve ilerlemiş olmasını istiyorum.

BK: Egonu izle. Gözlerini kapat, “İşimin daha unik ve ilerlemiş olmasını istiyorum” düşüncesine nasıl tepki verdiğinigözlemle.

D: Online gördüğüm birçok tasarımcıya götürüyor beni,müşterim tarafından reddedilmeye götürüyor.

BK: Düşük bir kendine güveni deneyimliyorsun.

D: Çok geç artık,buna vaktin yok,gelecekte ise vazgeçeceksin düşünceleri geliyor.

BK: İşimin daha unik ve ilerlemiş olmasını istiyorum  düşüncesi olmasa nasıl biri olurdun?

D: Daha hafiflerdim, iyi gidiyorsun derdim

BK: Orada kal ve ilham gelmesini bekle.Ego buna müsade etmez. Yeterinde iyi değilim enerjini gözlemle,filme şahit ol ,depresyonun enerjisi vardır, yeterinde iyi olmama düşüncesinin enerjisi vardır.Şu anda bunlarla o kanepede oturmaktasın.

İşimin daha eşsiz ve ilerlemiş olmasını istiyorum düşüncesi olmasa kim olurdun?

D: Nerede olduğuma dair kabulde olurdum, gelişmemi kabul ederdim,planlarımla ilerlerdim, yapmam gerekeni yapar,çalışır ve günümü güzel geçirirdim.

BK: O rüyada oturmanın hissindesin,o olmadan ilham almak için yer açarsın. Hediye ellerin vasıtasıyla sana gelirdi. İşimin daha eşsiz ve ilerlemiş olmasını istiyorum, çevirelim:

D: İşimin daha eşsiz ve gelişmiş olmasını istemiyorum. İşimin sadece işim olmasını istiyorum.

BK: İşte bu! İnsanların farklı zevkleri var ve bunun seninle ilgisi yok.

D: Ben sadece kendi işimi yapıyorum ve bence gayet iyi bir iş. Çok heyecan hissetmiyorum.İyi birşey yapmak için çok çalışmam gerektiğini düşünüyorum.İyi değil kötü değil sadece yapıyorum.

BK: 3.maddeye bakalım. Bir yeteneğim varsa bunu beyan edemem, bu kibirli olur, bunu kendime ben vermedim. Yaptığını sevmek,sen kendi müşterinsin.

D:  İşim müşterilerimi memnun etmeli

BK: İşin müşterilerini memnun etmeli,bu doğru mu?

D: Hayır

BK: İşim,o müşteriyi memnun etmeli, bu doğru mu?

D: Hayır

BK: İşim dünyadaki herhangi bir müşteriyi memnun etmeli,bu doğru mu?

D: Hayır,

BK: Tepkine bak

D: Kendimi müşterim yerine koyuyorum, işimi öyle yapmaya çalışıyorum ama olmuyor.

Ben ben olarak işimi yapmalıyım,İşimi yapıyorum ve onlarla diyaloğa girerek paylaşıyorum ama sonra  değişim istediklerinde buraya gelip yarım ben yarım onlar olarak işimi yapamıyorum.

BK: Kanepede oturmuş işim müşterilerimi memnun etmeli düşüncesi olmasa sen kim olurdun?

D. açık olurdum, ne yapmalıyım diye düşünürdüm

BK: Müşterin olarak deniz, günbatımı,renkler ve kum istiyorum dedim. Sen bunların hepsini yaparsın, beğenip beğenmemek bana kalmış, ama senin gördüğün şekil eşsiz hali.

D:İşim müşterimi memnun etmeli

BK: çevir:işim beni memnun etmeli. Başka bir çeviri yap:

D: işim müşterimi memnun etmemeli

BK: Beğenirler veya beğenmezler. Seninle anlaşmışlar, yaptığımız kendi görüş şeklimiz.

işim müşterimi memnun etmeli, tekrar çevir:

D: İşim başkalarını memnun etmeli,işim kolaylıkla akmalı, işim beni strese sokmamalı.

BK: Kanepede otururken işinin kolaylıkla akmasına ihtiyacın olduğunu söylüyorsun, peki bu düşünceye kapıldığında ne hissediyorsun?

D: strese giriyorum,geriliyorum ve işimin zor, yorucu ve yetersiz olduğunu düşünüyorum,müşterim beğenmeyecek,tekrar tekrar yapacağım

BK: Kanepede oturmak çok yorucu hale geliyor,  bu imajları gördüğünde duygular doğuyor, bu düşünceler içinde kendini kaptırmışken dengeli bir kendine güveni nasıl bulabilirsin? Kim bulabilir? Bu düşüncelerle kendine güvenin azalır. Başkalarını memnun etmen lazım, bu doğru mu?

D: Hayır.

BK: Sanatçı olarak müşterini memnun etmeye ihtiyacın var ve diyelim ki yaptığını çok seviyorsun, bunu kendine göre dürüstlükle yapıyorsun, mutlu olmak için başkalarını memnun etmen lazım,müşterini , bu doğru mu?

D: Hayır

BK: Onlar kendilerine göre bakacaklar. Mutlu olmak için başkalarını memnun etmem lazım,cümleyi çevirelim: Mutlu olmak için kendimi memnun etmeye ihtiyacım var.

D: Mutlu olmak için kendimi memnun etmeye ihtiyacım var.

BK: Mutlu olmak için kendimi memnun etmeye ihtiyacım var. Müşterim memnun olabilir veya olmayabilir. Şimdi daha gerçekçi oluyoruz. Saygın bir yaklaşım.

İşim beni strese sokuyor,çevirelim:

D: Ben kendimi strese sokuyorum.

BK. Gerçek olan ve olmayan imajlar,geçmişteki ve gelecekti imajlarımız, bunlar yanlış.

Bu hikayen olmasa sen kim olurdun?

D: Stressiz,sakin olurdum.

BK: Egomuz her zaman iş başındadır. Ego hiçbirşey değildir. Çıkarıp atamayız. Bu hikayeler  olmadan an’da olurdun,burada olurdun ve egonla savaşmazdın.

D: yapmam ve olmam  gerekenlerle çok vakit harcıyorum…

BK: İstiyorum,ihtiyacım var,olmalıyım…Ego hep işbaşında, hatalı gerçekler içinde kaybolmak ciddi bir durumdur.

D: İşim yeterinde iyi değil, işim zayıf ve işim değersiz.

BK: 4.maddeye geri dönelim, işimin kolaylıkla akmasına ihtiyacım var, başkalarını memnun etmeliyim, işimin beni strese sokmamasına ihtiyacım var,çevirelim: Düşünce şeklimin…?

D: Düşüncelerimin kolaylıkla akmasına ihtiyacım var

BK. Seçim yapman gerekse hangisini seçerdin?

D: Düşüncelerimin kolaylıkla akmasına ihtiyacım var,düşüncelerimin beni strese sokmamasına ihtiyacım var, düşüncelerimin beni memnun etmesine ihtiyacım var.

BK: Rüyadan uyandığımızda bunlar gerçekleşecektir, çünkü kimliğimiz yok olmakta, bu düşüncelere inanmaktan vazgeçmekteyiz. Bunlar hayal. Bunlar tabii “aha anladım şimdi” deyince hemen değişmiyor, ego hatalı bir rüyada yaşıyor,bu günlük bir çalışma, uyanmak,egonu değerlendirmek, her sabah mesela 20 dakika oturup hayatın güzelliğini görmek, adım adım.

“İşim yeterinde iyi değil, işim zayıf ve işim değersiz” bu gerçek mi? Burada egonu fark et lütfen. Görüntüler geliyor,bunlara inanmaya başlıyorsun, egonun kullandığı reçete bu işte, kelimesiz imajların etkisi yok ama kafandaki imajların rüyanın gücü büyük.

“İşim yeterinde iyi değil, işim zayıf ve işim değersiz” bu gerçek mi? Sen bir sanatçısın,senin değerlerin var. Kendi düşüncelerine inanarak değerlerini kenara atmaktasın. Düzenli olarak akıp gelen “yeterince iyi değilim” düşüncelerine inanmaktasın,egonun görevi bu işte.

D: Düşüncelerim yeterinde iyi değil,düşüncelerim zayıf ve düşüncelerim yetersiz.

BK: düşüncelerim değersiz değil düşüncelerim inanılmaya değmez.

Peki neden düşüncelerim inanılmaya değmez? Çünkü onlar ben değilim! Kafamdaki bu düşünceleri çıkaramıyorum, onlar havabile değiller, bizde stres yaratan hiçbir şey inanmaya değmez. Ancak bunu kağıda döker ve ego denilen içimdeki korku dolu çocuğa ihtiyacı olan ilgiyi gösterip alan yaratabilirim. Nefret işlemez,sevgi güçtür. Herkesin biraz sevgiye ihtiyacı var. 6.maddeye bakalım:

D: İşimin kötü sonuçlanmasını istemiyorum.

BK: Çevirelim:

D: İşimin kötü sonuçlanmasını istiyorum.

BK: Peki senin dünyada kötü sonuç ne demek?  İşinin beğenilmemesi senin için kötü sonuç demek. İşini beğenmek sadece 1 kişinin görevi,o da senin görevin. Dürüst olmak gerekirse bunun çok güzel bir yanı var. Başkaları beğenmeme hakkına sahipler.

D: İşimin kötü sonuçlanmasına can atıyorum.

BK: Zihnin nereye gidiyorşimdi?

D: Gelecekte yaşayabileceğim kötü sonuçlara götürüyor beni.

BK. Evet bu bir çalışma, kötü sonuçlar sana bağlı,müşterine değil.

Teşekkürler.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın