Ayşe Türemiş

Ayşe Türemiş / Suya Dökülen renkler

25.09-16.10 2021

Şule Gazioğlu Art & Design

seçki…

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ben,sen,onlar

Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı

Meşher,İstanbul

09.10.2021- 27.03.2022

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Christian Tagliavini

Christian Tagliavini / Circesque

Yeldeğirmeni Sanat,İstanbul

1-11.10 2021

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Levon Biss

Levon Biss / Microsculpture

Karaköy Zülfikar – Istanbul

1-11.10 2021

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hagia Sophia

, ile etiketlendi | Yorum bırakın

Baran Wu Çelik

Baran Çelik, Masketeknik

Schneidertempel Art Center,İstanbul

12.10-07.11 2021

seçki.

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Serhat Akavcı

Serhat Akavcı / Ecdysis

Labirent Sanat ,İstanbul

14.0-13.11 2021

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Selçuk Demirel

Selçuk Demirel‘ “Bir Ağacın Altında”

Galeri Nev İstanbul,

24 Eylül – 30 Ekim 2021

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Balat sokakları

İstanbul’un gezilmesi en zevkli yerlerinden birisi, metruk ama renkli yaşam dolu yapıları, birbirinden şeker cafeleri, tatlıcıları,eskicileri, yerli yabancı turisti, binalararası asılı çamaşırları, koşuşturan çocukları, pozitif enerjisi ile Balat…

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Neden aramadın

Geçenlerde yaşadığım deneyimime istinaden bendeki yansımasını analiz ettiğim, kişiye göre yüzlerce anlamı olan, beklenti deryası anlamsız soru. Muhtemelen herkesin karşılaştığı ve farklı tepkiler verdiği soru tipi.

Soruyu “arkadaşlar arası” olarak ele alacağım, nitekim aile, sevgili, iş dünyası gibi bir çok kolu olduğunu ve kendi içinde ele alınması gerektiğini düşünüyorum.

Samimi ve içten arkadaşlıklarda, aramanın veya aramamanın bir kriter olmadığını deneyimleyenlerdenim. Düzenli aramak bir samimiyet belirtisi olmadığı gibi aralıklarla aramanın da samimiyetsiz olmadığını görebiliriz.

Derin dostluklarda araya yıllar bile girse kalınan noktadan hiç birşey olmamış gibi devam edilir. Sıkça yaşadım. Geçen hafta 4 senedir görmediğim ve bir sürü gerekçeyle konuşamadığımız bir arkadaşımla bu kadar zaman geçmemiş gibi buluşup keyifli bir akşam yemeği yiyip senelerin özlemini giderdik. Kimse kimseye neden aramadın diye sormadı, gerek yok. Anı yaşadık. Birikmiş hayat deneyimlerimizi anlatmak ayrıca bir zevkliydi.

Arkadaş arası 3-4 haftalık bir sessizlik süreci yaşanınca ki hayatın nasıl hızlı aktığı,koşturmalar,sıkıntılar,iş-güç vs vs belli, daha yasaklar kalkar kalkmaz buluşalım diye ilk aradığım arkadaşımdan “niye aramadın” sorusunun gelmesi ve küsmek nasıl bir mantıktır anlamam mümkün değil. Ancak yaşanan her şeyin bir sebebi var ve çeşitli dersler içermekte.

Gestalt bakış açısından bendeki yansımasına baktım; önce şaşkınlık, sonra şaka zannetme, sonra ciddi olunduğunu anlama, sonra “bu soruyu bana sormak için bu kadar süre kendisini doldurmasına,beklemesine ve kendisinin aramamasına” duyduğum şaşkınlık ertesi sinirlenme, ” peki sen neden aramadın,bizim aramızda böyle şeyler var mıydı?” soruma cevap gelmemesi ve hala neden aramadın sorusunun ısrarla sorulması üzerine karşımdaki arkadaşımın arkadaş rolünden ebeveyn / sevgili rolüne geçmesini deneyimleyerek inanılmaz bir rahatsızlık, sıkıntı duygusu basması. Geriye bakınca en belirgin duygum hiç beklemediğim bu sorguya duyduğum şaşkınlık ve ardından gelen hayal kırıklığı dalgası oldu. Birilerine “hesap verme” duygusu hiç hoşuma gitmedi. Eski yaralarım deşildi.

Buradan çıkarılabilecek 3 ders:

*Amannnn kimseden beklentiye girme, arkadaşların aramıyorsa ve özlüyorsan kendin ara, aramalarını bekleme.

*Her tür beklenti samimiyeti sarsıyor,boşver. Beklentide olmak gerek kişinin kendisi gerekse karşı taraf için yük, o yükü taşıma-taşıtma, kenara koy.

*Yaşadığın hayal kırıklığı tamamen kendinle ilgili, karşındakine atfettiğin anlamın senin nezdinde doldurulamaması seninle ilgili. Burası senin dünyan, orası onun dünyası.

Bu deneyimimden sonra arayamadığım bir sürü arkadaşımı unutmayayım diye listeleyerek aradım ve programlar yaptım. Bir arkadaşım küsüp yok olmayı tercih ettiyse de diğerleri ile dersime istinaden görüşmek ve güzel anlar paylaşmak iyi geldi.

Hayat yolunda birçok insan görevli, zamanı gelince hayatına giriyorlar, zamanı gelince de bir sürü farklı gerekçe ile çıkıp gidiyorlar. Gelene kucak aç, güzel dersler ile gelmesine niyet et, gideni uğurla verdiği derslere teşekkür et, derslerden faydalanmaya niyet et.

Ekşi sözlükte “neden aramadın” diye nefis bir başlık var,okunmasını tavsiye ederim 🙂

Peki sizin herhangi bir alanda (aile,eş,sevgil,iş) “neden aramadın” deneyiminiz nasıldı? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 1 Yorum

İstanbul’un tarihi apartmanları

Kimi sahipsiz kalmış,kimi maddi imkansızlıktan yıkıma bırakılmış, kimi çok varisli, kimi tadilata izin alamamış,kimi de kendi kendine ayakta durmaya çalışan, içleri tarih ve yaşanmışlık ile dolup taşan,her bir detayı ile mimarinin güzel örneklerinden,işçiliğin güzelliklerini ortaya seren, bugünkü apartmanlar ile hiçbir anlamda mukayese kabul etmeyen güzel yapılar…

Dili olsa da konuşabilseler…Her bir bina içinde ne hayatlar yaşanmakta,iyisi ve kötüsü ile ne hatıralar birikmekte…

Bazı sokaklardan seçkiler.

SERDAR-I EKREM CADDESİNDEN:

KUMBARACI YOKUŞUNDAN…

CAMCI FEVZİ SOKAK’tan

HOCA ALI SOKAK ‘tan

TOMTOM SOKAKTAN:

ÇUKURCUMA SOKAKTAN:

HACI ALİ SOKAKTAN…

No.8

No:12 Dursun Eşref Apartmanı

Tasarım-Dekorasyon-Mimarlık-Design-Decoration-Architecture içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Fahrelnissa Zeid

İstanbul,Şişli, Bozlu art sanat galerisinde yer alan Fahrelnissa Zeid /Fırtınaya Doğru sergisinden seçkilerim:

Salı-Cumartesi:10:00-17:30 arası açık

Sergi-Exhibitions içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Sen, ben, biri

Şu anda Himalaya’larda bir manastırda Tibetli Budist rahipler ızdırabının son bulması ve mutluluğunun artması için sonu gelmeyen mantralar zikrediyor.

Henüz tanımadığın biri şimdiden seni çok sevmenin hayalini kuruyor.

Biri önümüzdeki iki yıl içinde okuyup hayata nasıl baktığını değiştirecek olan kitabı yazıyor.

Alp’lerde rahibeler gece ibadetlerinde durmaksızın Tanrı’nın tüm çocuklarının kalbini
aydınlatması için Kutsal Ruh’a dua ediyorlar.

Bir çiftçi organik tahıllarına bakıp “onları besle” diye fısıldıyor.
Biri seni öpmek, sana sarılmak, sana çay hazırlamak istiyor.
Biri sana para verebilmek, en sevdiğin yemeği öğrenmek ve seni sinemaya götürmek istiyor.

Senin çevrendeki birinin sana verecek çok kıymetli bir şeyi var- karşılıksız.
Bu yıl senin jenerasyonunun nasıl yaşadığını, iletişim kurduğunu, iyileştiğini ve bunu nasıl devrettiğini değiştirecek olan bir şey icat ediliyor. Sıradaki müthiş beste prova ediliyor.
Yoga sınıflarında binlerce kişi bilinçli bir şekilde kalp çakralarından ışık göndererek yerküre’yi sarmalıyor.

Milyonlarca çocuk her şeyin muhteşem olduğunu ve hep öyle kalacağını varsayıyor.
Biri çok acı çekmekte, ve birkaç ay sonra, daha önce hiç olmadığı kadar çok büyüyüp gelişmiş olacak. Sadece şu anda olduğu yerden, bunu göremiyor.

Birileri şu sıralarda kabuklarını kırarak neşe dolu, hakiki doğa’larına ulaştı, çünkü psişe’lerinde yıllardır süre gelen baskıyı taşımanın zorlu çalışmasını yaptılar. Bu ışıltılı sihir eter’de yüzmekte ve kapıları da sizlere açık.
Biri tam şu saniyede dünya barışını diledi, samimiyetle.
Birileri senin sivil özgürlüklerini korumak ve temiz içme suyuna kavuşman için zamanını adıyor.
Biri ruh sağlığına tekrar kavuşuyor.
Biri ölümden geri dönüyor.
Birileri görünürde affedilmez olanı samimiyetle affediyor.
Biri şifalanamaz olanı şifalandırıyor.
Sen. Ben. Biri. Bir. Şimdi.

“Right now there are Tibetan Buddhist monks in a temple in the Himalayas endlessly reciting mantras for the cessation of your suffering and for the flourishing of your happiness.

Someone you haven’t met yet is already dreaming of adoring you.

Someone is writing a book that you will read in the next two years that will change how you look at life.

Nuns in the Alps are in endless vigil, praying for the Holy Spirit to alight the hearts of all of God’s children.

A farmer is looking at his organic crops and whispering, “nourish them.”

Someone wants to kiss you, to hold you, to make tea for you.

Someone is willing to lend you money, wants to know what your favorite food is, and treat you to a movie.
Someone in your orbit has something immensely valuable to give you — for free.

Something is being invented this year that will change how your generation lives, communicates, heals and passes on.

The next great song is being rehearsed.

Thousands of people are in yoga classes right now intentionally sending light out from their heart chakras and wrapping it around the earth.

Millions of children are assuming that everything is amazing and will always be that way.

Someone is in profound pain, and a few months from now, they’ll be thriving like never before. From where they are, they just can’t see it .

Someone who is craving to be partnered, to be acknowledged, to arrive, will get precisely what they want — and even more. And because that gift will be so fantastical in it’s reach and sweetness, it will quite magically alter their memory of angsty longing and render it all “So worth the wait.”

Someone has recently cracked open their joyous, genuine nature because they did the hard work of hauling years of oppression off of their psyche — this luminous juju is floating in the ether, and is accessible to you.

Someone just this second wished for world peace, in earnest.

Some civil servant is making sure that you get your mail, and your garbage is picked up, that the trains are running on time, and that you are generally safe.

Someone is dedicating their days to protecting your civil liberties and clean drinking water.

Someone is regaining their sanity.
Someone is coming back from the dead.
Someone is genuinely forgiving the seemingly unforgivable.
Someone is curing the incurable.

You. Me. Some. One. Now.”

–Danielle LaPorte

Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Covid oldum, ne yapmalıyım?

Bir gün herkes 5 dakikalığına meşhur olacak demiş Andy Warhol, ben de bir gün herkes covid olacak diyorum.

Covid olursam bu süreci blogumda paylaşacağım ki dileyen faydalansın diye düşünmüştüm, düşündüğüne dikkat et demişler, düşünce gücü hafife alınmaz. Vakit geldi.

Şahsi iddiam, maske dışında bizi bu virüsten koruyabilecek birşey yok. Maske benim son 1 sene içinde merdiven çıkarken nefessiz kalmama ve yeterli oksijen almamı engellemesine ve bunu günlük hayatımda çok net hissettirmesine rağmen şimdilik başka bir alternatifi olmadığı için sürekli kullanılması gereken bir sağlık aksesuarı.

Araba hızlı bulaşmanın ana yerlerinden birisi, yanyanasınız, mesafeniz yok, eş-dost-akraba diyerek maske takmadan seyahat ederseniz, birisinde var ise garantili geçer. Aracınıza birlikte yaşadığınız aileniz dışında birisi binerse maskesiz seyahat etmeyiniz. Araba derken tabii minibüs,otobüs, tramvay gibi tüm toplu ulaşım vasıtaları bu kategoriye girmektedir.

Covid testini hastalıkla temas ettiğinizi bildiğiniz tarihten “minimum” 5-7 gün sonra olmalısınız. Ben temas bilgisi geldikten sonra 5 gün bekledim, test oldum, negatif çıktı. Ya temas tarihini yanlış hesaplamıştım ya da daha sonra bulaşmıştı. İlk belirtiler temasın üzerinden 7 gün içinde çıktı, birden beden ağrıları başladı, dizler, bacak eklemleri,kaslar,omuzlarda ağırlık kaldırmış gibi kas ağrısı…ağrının bedende dolaştığını gözlemliyorsunuz. Sonra üşüme ve hafif ateş. Direkt hastane aciline 2.testi olmaya gittim. Ertesi öğlen telefon geldi, pozitifsiniz,çıkmayın,ilaçları getiriyoruz diye. 1,5 saat sonra ilaçlar eve geldi.

“Favicovir” ilaç yanında kullanma talimatı ile geliyor. 5 günlük bir kür. ilk 2 gün 12 saatte 1 kez 8 adet yutuyorsunuz, sonraki 3 gün 12 saatte bir 3 adet.

Bunun yanında başka bir ilaç vermiyorlar. Sonrası top sizde.

Doktorunuzla iletişimde olun,covid geçirenlerle konuşun. Özellikle covid geçirenlerin tavsiyeleri bence öncelikle dinlenmeli.

COVID olmadan önce ne gibi hazırlıklar yapmalısınız? Evde bulunması gereken ilaçlar:

  1. Coaspirin, (kan incelmesi için kullanılıyor)
  2. Vitamin C,
  3. vitamin D,
  4. parol (ateş düşürücü)

En önemli tavsiyem: Covid bulaşmadan önce elinizin altında danışabileceğiniz ve süreci yönetebileceğiniz doktorunuz olsun. Neden mi? Çünkü covide yakalanınca ani korku panikleriniz olacak ve bu arada her şeyi göze alarak sağı solu arayacak, saçma sapan kazıklara maruz kalabileceksiniz. Dersinizi önden çalışın. Pişman olmayın.

Acil durumlar için size yemek ve ilaç getirebilecek komşu ve arkadaşlarınızı bilin. Yalnız yaşıyorsanız ve çevrenizde böyle kişiler yoksa yaşadığınız alandaki marketlerden yardım isteyebilirsiniz.

Sağlık sigortanız olsun, hangi hastanelere acil bir durum olursa ulaşabileceğinizin bilgileri olsun.

Özel sağlık sigortanız yoksa ve özel hastanelerde tedavi olma düşünceniz varsa vay halinize…Prof. doktora muayene olmanın kapısı 910 TL’den açılıyor (online veya yüzyüze fark etmiyor bu arada) akciğer tomografisi 300 TL ile 1.200 TL arası değişiyor…Hele bir de yatarsanız hayat birikimlerinizi bırakıp çıkarsınız muhtemelen…

Covid özel bir virüs, henüz ne olduğu, yan etkileri, vücut hasarları tam olarak belirlenebilmiş değil, dünya genelinde veriler bolca toplanıyor. Bu sebeple hafif bir gripmiş gibi rahat davranırsanız ayvayı yersiniz. Hafif filan değil, gayet ciddi bir hastalık. Çevrenizde konuyu hafife alan birçok gerzocan ile karşılaşacaksınız, usulca uzaklaşın. Anca başınıza gelince konunu vehametini anlayacaksınız.

Covid iken dikkat etmeniz gerekenler:

  1. Bol bol su içilecek

2. Ilaçlar asla aksatmadan alınacak

3. 10 günlük karantina süreniz sona erdi diye kendinizi sokaklara atmayın, tekrar bir covid testi olun, çünkü benimki gibi yine pozitif çıkabilirsiniz. Bu da çevrenize ve ailenize yaymaya devam ediyorsunuz anlamına gelecektir. Amannnn dikkat!

10 günlük covid süreci, her kişiye göre değişken bir süreç olup ortak yönler taşıyabilir, tamamen farklı bir seyir de gösterebilir, doktorla yürütün.

1.gün

hafif ateş, titreme, eklem hissi, omuz ağrısı, bedensel ağrılar, yorgunluk hissi

sabah ve akşam 8 adet favicovir

2.gün

hafif yorgunluk, akşama doğru artan yorgunluk, erken yatma ihtiyacı

sabah ve akşam 3 adet favicovir

3.gün

hafif yorgunluk, akşama doğru artan yorgunluk, erken yatma ihtiyacı

sabah ve akşam 3 adet favicovir

4.gün

hafif yorgunluk, akşama doğru artan yorgunluk, hafif üşüme

tüm gün 3 paket sıgara içmiş gibi ciğerlerimi hissettim

akşam ateşi 37,5 , gece terlemesi

sabah ve akşam 3 adet favicovir

5.gün

hafif yorgunluk, akşama doğru artan yorgunluk, erken yatma ihtiyacı

sabah ve akşam 3 adet favicovir

ilaçlar bitti.

6.gün

Normal enerjide bir gün. 1 saat yemek yaptım, aniden çok yoruldum. Akşam saat 20:00 gibi başlayan 37,8 ateş. Gece terlemesi.

7.gün

Normal enerjide bir gün. Akşam saat 20:30 gibi başlayan 37,7 ateş.

8.gün

Feciii yorgun uyanış. Ama nasıl bir yorgunluk…sanki bir önceki gece 10 saat ben uyumadım gibi. Hiç böyle bir halsizlik hatırlamıyorum. Sonra kesik kesik başlayan bir öksürük, nefes alınca gıcık yapıyor, öksürme hissi geliyor. Boğazın orada sanki ufacık hava kabarcıkları dans ediyor, öksürüp çıkarasın geliyor.

akşam yine 20:30 cıvarı çıkan 37,5 ateş.

9.gün

Orta halli bir enerji ile güne başlayış.

8.gün boyu aralıklı süren kesik ve gıcık etkisi veren öksürük çok rahatsız ettiği ve korkuttuğu için doktor araştırıp buldum, dokotorum da ağır bir covid geçirmiş ve içinden bizzat yürümüş birisi idi. Dolayısı ile uzaktan bilgi verecek değil kendi de bilerek konuşacak birisi olması bana daha güven verdi. (çok geç oldu bu hareketim, o yüzden ana önerim doktoru baştan bulup tüm süreci geçirmeden görüşmek olmalı) Online mülakat yaptık, akciğer tomografisi ve kan testleri istedi. Bu durumda belirtiler devam ediyor, dinlenme sürecini mutlaka uzat dedi.

akşam ateş çıkmadı.

10.gün

covid testi yaptırdım, yine pozitif çıktı. Bu sefer bakanlıktan cep telefonuma covidsiniz, evde kalın, ilaç getiriyoruz mesajı gelmedi. HES kodum “risksizsiniz” olarak kaldı. Konuyu doktorumla görüştüm, 14 günü tamamlayınca testler pozitif çıksa bile bulaştırıcılık yok kabul ediliyor dedi. İçim rahatladı.

akciğer tomografisi çekildi, hafif tutulma gözlemlendi

kan testi yapıldı, hafif enfeksiyon devamı gözlemlendi

doktorumla görüştüm, 3 farklı ilaç verdi, kan inceltici, kortizon ihtiva eden bir ilaç ve belirtileri hafifletecek bir ilaç daha. 5 gün daha dinlenilecek kızım dedi.

akşam ateş çıkmadı

11.gün

ilaçların etkisi görüldü, daha normal hissettim.

12.gün

hafif yorgunluk, normal gün.

13.gün

hafif yorgunluk, normal gün.

14.gün

tüm belirtiler geçmiş gibi, ilaçlara devam, yarın 5 günlük kür bitiyor.

Sağlık-Health içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Mavi Balina Kalbi

Sosyal medyanın en güzel tarafı takip ettiğim muhteşem sitelerden öğrendiğim bilgiler…Her gün dünya hakkında ne kadar az şey bildiğimi görmek moralimi bozar, öte yandan ise tüm bu yenilikleri özellikle doğa ve hayvanlar hakkında yeni şeyler öğrenmek bana çok iyi gelir. Balina, yunus, köpek balıkları ve örümcekler özel ilgi alanıma girer, dolayısı ile yakından takip ederim. Ayrıca da balinaların sesine hayranım, inanılmaz duygulanırım. Çok özel canlılar olduklarına inanırım. Zaten hangisi değil ki…

Hap bilgi:

Bugünkü sosyal medya turunda önüme dünyanın en büyük canlısı olan “mavi balinanın kalbi” çıktı. Mavi balina yaklaşık 220 ton ağırlık ile 32 metre uzunluğa ulaşan bir deniz memelisi. 10 katlı apartman dersek ölçüsünü hayal edebilirsiniz belki…Boyuna bakmayın son derece zararsız bir memelidir, planktonlar ile beslenirler.

8 km/saat hız ile yüzerler. Heyecanlanırlarsa 32 km/saat hızda yüzebilirler.

80-90 yıl yaşarlar

1600 km mesafeye kadar birbirlerini duyabilirler. Hilti veya jet sesini bastırabilirler.

Nefes alıp vermek için deniz yüzeyine çıktıklarında verdikleri nefes/su basıncı 9 metre yüksekliğe ulaşır

National Geographic kanalındaki nefis videolar ile deha geniş bilgi alınabilir.

Mavi balinanın kalbi yaklaşık 180 kg ağırlığında, 1,2 metre genişliğinde ve 1,5 metre yüksekliğindedir. Aort damarı 23 cm genişliğinde olup kalp çarpıntısı 3,2 km öteden duyulabilmektedir. 5.300 litre kan pompalamaktalar.

Amerika’da yer alan “new bedford balina müzesi” sahip olduğu bilgi ve koleksiyon açısından dünyanın en büyük balina müzesi.

Müzenin youtube sayfasında balinalar ile ilgili online sempozyumlar izlenebilir.

Balina mokap kalbini üreten Human Dynamo Workshop ekibinin resminden ölçek algılanabilir…

Hayvanlar- Animals içinde yayınlandı | Yorum bırakın