Boş Sandalye Tekniği

Gestalt terapisini 1940’lı yıllarda dünyaya kazandıran Fritz ve Laura Perls’in Gestalt duasını paylaşmak isterim:

“Ben kendi işime bakarım sen de kendi işine bakarsın.

Ben bu dünyaya senin beklentilerini yerine getirmek için gelmedim.

Sen de benim beklentilerimi yerine getirmek için gelmedin.

Sen sensin ve ben benim.

Eğer tesadüf eseri olarak birbirimizi bulursak bu çok güzel olur.

Ama bulamazsak yapacak hiçbir şey yok.”

empty-chair

Gestalt terapisinin tedavi yöntemlerinden bir tanesi “boş sandalye tekniği” dir.

*Duygularını ifade etme güçlüğü olan veya hiç ifade edemeyen,

*Duyguları ile bağlantıya geçmekte zorluk çeken,

*Çözümlenmemiş  (kapanmamış konular, yüzleşilmemiş kişiler, bastırılmış duygular, saklanan sırlar, gerçeklememiş vedalar (ani ölüm gibi), vefaat etmiş sevdiklerimizle koparılamamış bağlar, hastalık gibi) meseleleri olan kişilerde çok etkin sonuçlar vermektedir.

Bu tekniği kullanmak için çok derin acılar veya travmalar geçirmiş olmaya gerek yoktur. Canınızı sıkan, daha başa çıkılabilir,yüzeysel, ama sizi rahatsız eden konular ve duygular için de son derece etkili bir çalışmadır.

Teknik son derece basittir, ancak bazen “nasıl yani boş sandalyeye mi konuşacağım” diye tepkiler verilmektedir. Bu tepkiyi atlattıktan ve çalışmaya hazır olduktan sonra hayatımıza katmamızı tavsiye edeceğim bu çalışmanın detaylarına geçelim:

Bilinçaltı veya hücrelerimiz bizim neye konuştuğumuzla ilgilenmez, isterseniz kendi kendinize konuşun, isterseniz denize, duvara, başka bir arkadaşınıza, doktorunuza, evdeki petinize veya her neyse…Yeter ki konuşmaya istekli olun.

Sizin isminiz Ayşe olsun, karşınızdaki de Ahmet olsun. Ahmet ayrılmış olduğunuz, sizi çok üzmüş ve bu sebeple de olumsuz duygular hissetmeye devam ettiğiniz eski sevgiliniz olsun.

2 sandalye karşılıklı konumlandırılıyor. 1 tanesine Ayşe/siz oturuyorsunuz, karşınızdaki boş sandalyede ise aranızda sorun olan kişiyi Ahmet’i hayal ediyorsunuz. Çalışmaya başlamadan önce derin 3-5 nefes alın, içinde bulunduğunuz an’a odaklanın ve karşınızdaki kişi sanki oradaymışçasına duyguya girin. Boşluğa konuşmak önce kendi başınıza bile olsanız saçma gelebilir, of ya ne gerek var şimdi diyebilirsiniz, ancak bir kez başladınız mı ortaya çıkabilecek şeyler sizi şaşırtacaktır. Vazgeçmeyin 🙂

Boş sandalyeye konuşmaya başladınız, Ahmet’e içinizden her ne geçiyorsa, ne düşünüyor, ne hissediyorsanız sınırsızca ifade edin. Aklınıza gelen her şeyi ifade etmeniz çok önemli…Taramalı tüfek gibi konuşun, çok açık ve sınırsız olabileceğiniz bir nokta nitekim kişinin kendisi karşınızda değil, eleştirilme, geri laf işitme, yargılanma, şiddet görme, terslenme, ilişkinizin zedelenmesi gibi sizi yaralayabilecek, sinirlendirebilecek, üzebilecek hiçbir şey yaşamayacaksınız. Dolayısı ile özgürsünüz. İstediğiniz kadar konuşun, içinizde hiçbir şey kalmasın, her şeyi kelimelere dökmeye gayret edin.

İçinizi döktünüz, söyleyecek başka bir şey olmadığını hissediyorsunuz, peki, daha bitmedi, şimdi sıra geldi rolleri değişmeye! İşte en etkin anlardan birisi de bu…Benim anlatılmaz yaşanır, mucizevi bir şey olarak nitelendirdiğim bir an’dır.

Ben Ayşe, Ahmet’in yüksek benliğine beni dinlediği için teşekkür ediyorum ve çalışmamı burada bitiriyorum diyerek rolünüzü kapatınız. Sonra karşınızda konuştuğunuz boş sandalyeye Ahmet’in yerine geçiniz, derin nefes alın, karşınızda boş sandalyeye: ben artık Ahmet’im, sen de Ayşesin, sana Ahmet olarak konuşuyorum diyebilirsiniz. Tekrar derin nefeslerinizi alın ve “ben şimdi Ahmet olarak nasıl konuşacağım ki düşüncesine kapılmadan-ilk denemenizde kesin bu düşünce geçecektir, Ayşe’ye konuşmaya başlayın. Burada hiç düşünmeden, Ahmet bunu dermiydi ki veya Ahmet tam da bunu derdi, Ayşe bunu duymak isterdi gibi beyin oyunlarına gelmeden, konuşmanız çok önemli. Düşünmeden kendinize konuştuğunuzda dilinizden kendinizin bile şaşıracağı, hiç aklınıza gelmemiş şeyler dökülebilir. Konuşun, içinizde hiçbir şey kalmadığını hissedinceye kadar konuşun. Nereden çıktı yahu bu kadar duygu diyebilirsiniz. Bu esnada bedeninizde nerelerde ne gibi hareketler olduğuna da dikkat etmeye çalışın, mesela bu çalışmaları yapınca benim kalp ve boğaz alanımda müthiş bir enerji hareketi başlar…Söyleyecekleriniz sona erince bu sefer Ayşe beni dinlediğin için teşekkür ederim, şimdi rolümden çıkıyorum diyerek çalışmanızı kapatın ve kendiniz olun.

Eğer Ayşe hala konuşmak istiyorsa bu sandalye rol değişimini devam ettirebilirsiniz. İçinizde 1 tanecik kelime kalmayıncaya kadar içinizi dökmeniz çok etkindir.

Bu çalışmayı istediğiniz kadar tekrarlayabilirsiniz. İstediğiniz herkesle yapabilirsiniz.

Çalışma sona erdikten sonra hayatınızda neler değişebilir: 

Kafanızı karıştıran, sizi rahatsız eden duygular hakkında çok daha net bir fikriniz oluşabilir. Bambaşka bir perspektif yakalayabilirsiniz.

O kişi ile aranızdaki olumsuz bağın artık eski kuvvetinde olmadığını hatta duygularınızın tamamen değiştiğini deneyimleyebilirsiniz.

O kişiden beklenmedik bir haber, iletişim istemi gelebilir. Yüzleşebilir ve söylemek istediklerinizi kendisine aktarabilirsiniz.

Kendiniz çok daha huzurlu ve dengede hisseder, ifade etmemiş olduğunuz tüm duyguların sizin ilerlemenizi etkilediğini fark edersiniz.

Kişi ile ilişkiniz değişir, siz değiştiğiniz için enerjiler de değiştiğinden ilişki başka bir ivme kazanır. Çok ilginçtir…

empty-chair (2)

Boş sandalye çalışması sadece insanlar ile insanlar arasında yapılmaz, ayrıca insanlar ile hastalıklar ve duygular arasında da uygulanır ve son derece etkin sonuçlar alınır.

HASTALIK ÖRNEĞİ:

Mesela kansersiniz. Kanser hastalığınızla konuşabilirsiniz. Şöyle:

2 sandalye karşılıklı konumlandırılıyor. 1 tanesine Ayşe/siz oturuyorsunuz, karşınızdaki boş sandalyede ise kanser hastalığınızı hayal ediyorsunuz. Çalışmaya başlamadan önce derin 3-5 nefes alın, içinde bulunduğunuz an’a odaklanın ve hastalık sanki oradaymışçasına duyguya girin.

Hastalıklarla konuşunca çok ilginç itiraflar da ortaya çıkabiliyor, “örnek bir senaryo” yazacağım: Ben senden korkuyorum, ölmekten korkuyorum, içimde yayılmandan ve acı çekmekten korkuyorum. Ama öte yandan seninle birlikte ailemin bana daha çok ilgi göstermesinden dolayı çok mutluyum, daha önce annem benimle hiç bu kadar ilgilenmemişti, kendimi daha mutlu hissediyorum, hem senden korkuyorum hem de varlığından dolayı mutluyum (oldukça extrem ama çokça da karşılaşılan bir senaryo yazdım)

Sonra Ayşe olarak hastalığınızla konuşmanız sona erince ona teşekkür ediyor ve siz Ayşe rolünüzden çıkıp kanser rolünüze giriyorsunuz. Kanser olarak Ayşe’ye konuşmaya başlıyorsunuz. Burada ortaya çıkacak kelimeler çok önemli…

Ayşe, uzun süredir sıgara içiyorsun, ona içmek değil adeta yemek denir, o sıgaranın arkasına saklanıp durdun yıllarca, rahatlatıyor dedin, gerginliğimi alıyor dedin, ben de içinde oluşmaya başladım. Ben aslında senin ifade etmekten korktuğun, dumanına hapsedip içine derin derin çektiğin cümlelerin vücudunda hayat bulmuş şekliyim. Görünür bir hale büründüm, her bir hücrene işledim, yayılıyorum, sen kendini ifade etmediğin sürece güçlenerek yayılacağım. Ne demişler? Bastırdığın şey büyüyerek güçlenir en sonunda patlar. Aynı düdüklü tencere gibi. Oluşan basınçla nasıl da ses çıkarıyor değil mi? Ben de senin sesini dünyaya böyle duyuruyorum.

Bu çalışmalar yapılırken profesyonel bir destekle yapılması yani psikolog eşliğinde çok daha faydalı olacaktır. Çünkü kelimelerin seçilmesi, onların anlamları ve yorumlanması psikolojik destek ile daha da derinlik kazanacaktır.

empty-chair (3)

DUYGU ÖRNEĞİ:

İçinizde sürekli bir öfke taşıyorsunuz.

2 sandalye karşılıklı konumlandırılıyor. 1 tanesine Ayşe/siz oturuyorsunuz, karşınızdaki boş sandalyede ise “öfke duygunuzu” hayal ediyorsunuz. Çalışmaya başlamadan önce derin 3-5 nefes alın, içinde bulunduğunuz an’a odaklanın ve duygu sanki oradaymışçasına duyguya girin.

Örnek bir dialog kurgulayayım:

Ayşe öfkeye: Sürekli seni içimde güçlü bir enerji olarak hissetmekten yoruldum, her an patlayacak gibisin. Hayatımı zorlaştırıyorsun, insanlar beni hep öfkeli tanımlar oldular, ilişkilerimi olumsuz etkiliyorsun, nereden bu kadar güçlendiğini anlamıyorum, beni rahatsız ediyorsun. Öfke hissettiğim zaman göğüs bölgemde güçlü bir enerji oluşuyor, kalbim çarpıyor, ağlama hissi geliyor, çevremde ne var ne yok sağa sola fıratmak istiyorum vs vs (detaylı tarif yapınız, ne oluyor içinizde?)

“Düşünmeden konuşmak ve samimi olmak”  buradaki altın anahtar. Bir de suçlama yapmak yerine durumun sizde yarattığı duyguları ifade etmek derinde kalmış gizli saklı gerçekleri su yüzüne çıkarmaktadır. İçinizdeki herşeyi söylediğinize karar verdiğinizde rolleri değişin, yani karşı sandalyeye geçin, öfkenin kendisi olun ve Ayşe’ye konuşmaya başlayın.

Öfkeden Ayşe’ye: Ayşe sen insanlarla iletişiminde sesini çıkaramıyorsun, ilişkim bozulur diye hemfikir olmadığın şeyleri bile kabul ediyorsun, hep ezildiğini hissediyorsun, bu durumda ben içinde büyüyüp güçleniyorum, patlayacak kıvama geliyorum, sen ne zaman konuşup kendi fikrini söylemeyi planlıyorsun acaba??? Senin kendine ait duygun, düşüncen yok mu? Sen başkası için mi yaşamaya geldin? İlişkin fikrini söylediğinde bozulacaksa bozulsun. Senin varlığın nerede? Sen yoksun ki zaten, bozulsa ne gezer. Şimdi de güçlenirim, şimdi de patlarım, sen sustukça ben büyürüm. Daha da güçleneceğim taa ki patlayıncaya kadar…vs vs

İçimizde sürekli taşıdığımız duygulara dikkat etmek ve onları anlamak bizim için çok değerli bir rehberdir.

“When cutting grass, the roots are not pulled out, when spring arrives, the grass grows back.”

Chinese idiom

Çimler budanırken kökler sökülmez, bahar gelince çimler tekrar uzar. 

Çin deyimi

Ne gibi durumlarda boş sandalye tekniğini kullanabilirsiniz:

1. “bitmemiş mesele”nizin olduğu kişiler ile (aile bireyleri, arkadaşlar, iş yaptığınız kişiler, hayat arkadaşınız vb)

2.Depresyon, öfke, üzüntü, yas gibi varsa sürekli taşıdığınız/tekrarlanan duygular ile

3.Bazı özellikleriniz ile (mükemmeliyetçilik, titizlik, sürekli geç kalan gibi)

4.Yeni bir işe başlarken (işverenden korkmak, mülakata hazırlanmak gibi)

5.Hastalığınız ile

6.sizi rahatsız eden her türlü konu için

Gestalt hakkında daha fazla bilgi için:

Gestalt nedir?

Corona ile temas

Gestalt bakış açısından corona virüsü

EMPTY CHAIR TECHNIQUE

I would like to share the “Gestalt prayer” of Fritz and Laura Perls, who introduced Gestalt therapy to the world in the 1940s:

I do my thing and you do your thing.
I am not in this world to live up to your expectations,
And you are not in this world to live up to mine.
You are you, and I am I, and if by chance we find each other, it’s beautiful.
If not, it can’t be helped.

(Fritz Perls, 1969)

One of the treatment methods of Gestalt therapy is the “empty chair technique“.

* Those who have difficulty expressing  feelings or not being able to express them at all,

*Those who have  difficulty connecting with emotions,

* It gives very effective results in people with unresolved issues (unclosed issues, unconfronted people, suppressed emotions, secrets kept, unrealized goodbyes (such as sudden death), unbreakable ties with deceased loved ones, illness, etc.).

It is not necessary to have experienced deep pain or trauma to use this technique. It is a very effective work for issues and feelings that bother you, also the more manageable and superficial ones.

The technique is quite simple, but sometimes there are reactions such as “How am I going to talk to an empty chair?” After we get over this reaction and are ready to work, let’s move on to the details of this work that I would recommend adding to our lives:

Our subconscious or our cells are not interested in what we are talking to, whether we talk to ourself, to the sea, to the wall, to another friend, to our doctor, to our pet at home or whatever… As long as you are willing to talk.

Let your name be Ayşe, and the opposite persones name be Ahmet. Let Ahmet be your ex, whom you broke up with, who made you very sad and therefore you continue to feel negative emotions.

2 chairs are positioned opposite each other. Ayşe/you are sitting on one of them, and you are imagining Ahmet, the person with whom you have a problem, on the empty chair opposite you. Before you start working, take 3-5 deep breaths, focus on the present moment, and feel as if the other person is there. Talking into the void may seem silly at first, even if you’re on your own, you might say “oh, what’s the point now”, but once you start, the things that will come out will surprise you. Don’t give up 🙂

You started to talk to the empty chair, express to Ahmet unlimitedly whatever you feel, what you think. It is very important that you express everything that comes to your mind. Speak like a shotgun, there is a point where you can be very open and limitless, as the person is not in front of you. You will not experience anything that may upset you. Therefore, you are free. Speak as much as you want, make sure nothing is left inside you, try to put everything into words.
You pour your heart out, you feel like you have nothing more to say, well, it’s not over yet, now it’s time to switch roles! This is one of the most effective moments.
I’m Ayşe, I thank Ahmet’s higher self for listening to me and close your role by saying I’m finishing my work here.

Then take Ahmet’s place on the empty chair you are talking to, take a deep breath, and say to the empty chair in front of you: I am Ahmet now, you are Ayşe, I am speaking to you as Ahmet. Take a deep breath again and don’t think, “Now, how am I going to talk as Ahmet – this thought will definitely pass in your first try, start talking to Ayşe. Here, without thinking, Ahmet wouldn’t have said this or Ahmet would have said just that, brain as if Ayşe would want to hear it. It is very important that you talk before you come to their game. When you talk to yourself without thinking, things may come out of your tongue that you have never thought of. Speak, until you feel that there is nothing left inside you. Where did it come from? Work, for example, when you do these exercises, a great energy movement begins in my heart and throat area… When you’re finished with what you’re going to say, this time Ayşe, thank you for listening to me, I’m getting out of my role now, and close your work and be yourself.

If Ayşe still wants to talk, you can continue this chair role reversal. It is very effective to pour out your heart until there is not a single word left in you.
You can repeat this exercise as many times as you want. You can do it with anyone you want.
What can change in your life after the study ends:
You may have a much clearer idea of ​​the emotions that are confusing and bothering you. You can capture a completely different perspective.
You may experience that the negative bond between you and that person is no longer in its former strength, and even that your feelings have completely changed.
An unexpected news, communication request may come from that person. You can face it and convey what you want to say to him.
You will feel much more peaceful and balanced, and you will realize that all the emotions you have not expressed affect your progress.
Your relationship with the person changes, and because you change, the relationship gains another momentum as the energies also change. It is very interesting…

Empty chair work is not only done between people and people, but also between people and diseases and emotions, and extremely effective results are obtained.

DISEASE EXAMPLE:

For example, you have cancer. You can talk to your cancer. Like this:

2 chairs are positioned opposite each other. Ayşe/you are sitting on one of them, and you are imagining your cancer in the empty chair opposite you. Before you start working, take 3-5 deep breaths, focus on the present moment and enter the feeling as if the disease is there.

Very interesting confessions can come up when we talk to diseases. I will write an “example scenario”:

I am afraid of you, I am afraid of dying, I am afraid of you spreading inside me and suffering. But on the other hand, I am very happy that because of you, my family pays more attention to me, my mother has never taken care of me this much before, I feel happier, I am both afraid of you and happy that you exist (I wrote a very extreme but very common scenario)
Then, as Ayşe, you thank your illness when you are finished talking and you step out of your role as Ayşe and enter your cancer role. You start talking to Ayşe as cancer. The words that will appear here are very important…

Ayşe, you have been smoking for a long time. I am actually the form in your body of the sentences that you are afraid to express, that you have trapped in your smoke and inhaled deeply. I have become visible, permeated into your every cell, I am spreading, unless you express yourself, I will spread by getting stronger. What did they say? What you suppress grows stronger and eventually explodes. Just like a pressure cooker. How does it make a sound with the pressure created, right? This is how I announce your voice to the world.
While these studies are being carried out, it will be much more beneficial if they are carried out with professional support. Because the selection of words, their meanings and interpretation will gain more depth with psychological support.

EMOTION EXAMPLE:
You carry a constant anger inside you.
2 chairs are positioned opposite each other. Ayşe/you is sitting on one of them, and you imagine your “feeling of anger” in the empty chair opposite you. Before you start working, take 3-5 deep breaths, focus on the present moment and enter the emotion as if the emotion was there.
Let me set up an example dialog:
Ayşe to anger: I’m tired of constantly feeling you as a strong energy inside me, you seem to explode at any moment. You make my life difficult, people have always defined me angry, you negatively affect my relationships, I don’t understand where you got so strong, you bother me. When I feel anger, there is a strong energy in my chest area, my heart is pounding, I feel like crying, I want to throw everything what is around me to the left and right, etc.

(describe in detail, what is happening inside you?)

Speaking without thinking and being sincere” is the golden key here. Also, expressing the feelings that the situation has created in you instead of making accusations brings the hidden truths to the surface. When you have decided that you have said everything inside you, switch roles, that is, take the opposite chair, be the anger itself and start talking to Ayşe.

Out of anger to Ayşe: Ayşe, you can’t speak up in your communication with people, you even accept the things you don’t agree with because yr relationship will deteriorate, you always feel crushed, in this case, I am growing and getting stronger inside, I am about to explode, when are you planning to talk and express your opinions??? Don’t you have your own feelings, thoughts? Did you come here to live for someone else? If your relationship will break when you say your opinion, let it be. Where is your presence? You are missing anyway, what would it be if it broke down? Now I get stronger, now I explode, as you keep quiet, I grow. I’ll get stronger until I explode…etc vs.

It is a valuable guide for us to pay attention to and understand the emotions that we constantly carry within us.

“When cutting grass, the roots are not pulled out, when spring arrives, the grass grows back.”

Chinese idiom

In what situations can you use the empty chair technique:
1. With people with whom you have an “unfinished business” (family members, friends, people with whom you do business, your partner, etc.)
2. With the emotions you carry/repeat, if any, such as depression, anger, sadness, mourning
3. With some of your characteristics (such as perfectionism, meticulousness, being constantly late)
4. When starting a new job (fear of the employer, preparing for the interview, etc.)
5. With your illness
6. for any issue that bothers you

Bu yazı Psikoloji / Psychology içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Boş Sandalye Tekniği

  1. Karşımda ki hep acımasız, ben daha ılımlıyím ona karşı, duyguları nasıl kestireceğimi bilemiyorum. Diyaloglar sanki güç çıkacak ağzımdan denemeye nasıl başlamalı?

    Beğen

    • kristinas75 dedi ki:

      Önce siz tek taraflı olarak boş sandalyeye konuşun, yani karşınızdakinin cevabını almadan. İlk aşamada o da çok etkilidir. İçinizi dökmenize, rahatlamanıza vesile olur. Sonraki günlerde kendinizi hazır hissederseniz yazımda bahsettiğim gibi karşınızdakinin rolüne de geçerek sohbet eder gibi çalışabilirsiniz.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.