Aile Dizimi-Sevgi Düzenleri ve Bert Hellinger

Günümüz hayatının getirdiği yüksek tempo, stresli iş hayatı, sürekli bir yerlere yetişme, bir görevi-projeyi yetiştirme sıkıntısı, aile hayatımızdaki bir takım dengelerin zamanla bozulması veya her zaman bozuk olmuş olması, insanoğlunda bir takım sıkıntılara ve bu sıkıntılar sonucu da bir takım davranış bozukluklarına, hastalıklara, depresyon, korku, üzüntü, erken ölüm,iş hayatında daimi başarısızlıklar veya sebebini bazen kendimizin bile çözemediği duygulara sebep olabilmektedir.
Her birey de kendine göre bir takım arayışlara girmektedir. Kimimiz psikologlara gitmekte, kimimiz Reiki, Yoga, Meditasyon, NLP gibi kişisel gelişim araçlarında çözüm aramakta, kimimiz ise kendi dünyasına kapanmakta ve çözüm üretememekte, “sorunla aynen yaşamayı öğrenip” devam etmektedir.
İnsan hayatındaki en büyük sıkıntıların sebebi genelde aile bağlarındaki bir takım mutsuzluklar, bireyler arasında tıkanmış ilişkiler, hatta jenerasyonlar boyu süregelen ama bizlerin farkında olmadığı çözümlenmemiş problemlerden kaynaklanmaktadır.
Bugun tüm dünyada önemi kavranmış ve hızla dünyaya yayılan “Aile Dizimi-Sevgi Düzenleri” çalışması sayesinde yüzbinlerce insan hastalıklarına ve sorunlarına çare bulabilmiş ve çözümler üreterek mutlu olmaya doğru adımlar atmışlardır.
Aile Dizimi çalışması, 1925 doğumlu şu anda Almanya-Bayern şehrinde yaşayan sayın Bert Hellinger tarafından bugünkü haline getirilmiştir. Kendisi Filozofi,pedagoji ve Teoloji eğitimi görmüş ve psikoanalitikçi olmuştur.
 
Aile dizimi nedir? Nasıl bir çalışmadır? Bunu en iyi anlama şekli her türlü araştırmadan ziyade önce bir dizilim çalışmasına katılmaktır.
Kendim de ilk olarak 2006 senesinde bir arkadaşımın ısrarlı tavsiyesi ve yaşadıklarını aktarması üzerine bir dizime katılmış, inanılmaz derecede etkilenmiş, dizim ertesi mümkün olan her türlü bilgiyi öğrenebilmek için çeşitli kaynaklardan faydalanmıştım. Çalışmalara 2 sene ara verdikten sonra tekrar başladım ve yine çok etkilenerek bu konunun daha fazla tanınması, insanların faydalanması ve sorunlarına farklı açılardan yaklaşıp çözebilmeleri için yayılması gerektiğine inandığım için şimdilik önce kendi bloğumdan belki sonra çok farklı şekillerde bunu yaymak istemekteyim.
Kısa bir örnek ile konuyu aktarmaya çalışacağım:
Sayıları 10 ile 100 arası değişebilecek bir insan grubu “dizimi yönetecek” bu konuda eğitim almış kişi önderliğinde belirlenen bir mekanda toplanır.
Mekanın yeri, durumu,konumu,büyüklüğü hiçbir rol oynamaz. Kişi sayısına göre alan belirlenmesi yeterlidir.
Katılımcılardan beklenen tek şey rahat olmaları ve dizime konsantre olmalarıdır. Dizim sırasında yaşanacak şeylerde zaten aslına bakılırsa konsantre olunmaması mümkün değildir.
Eğitmen/yönetici katılımcılardan sorunu olup bu konuda açılmak isteyen bir kişiyi seçer. Kişiye sorununu sorar ve ona göre dizilim başlar.
Sorunlardan birine bir örnek vererek devam etmek daha açıklayıcı olacaktır. Şiddetli bağağrısı yani migren sorunundan dolayı 25 senedir rahatsızlığı olan bir bayan kendini açtı. Ağrılarından dolayı bazen 10 gün hiçbir şey yapamadığını, evden çıkamadığını, hiçbir şekilde canının böyle zamanlarda birşey yapmak istemediğini bu sebeple çok sıkıntı çektiğini, hayatını yaşayamadığını aktardı. Migren gibi sorunlar genelde aile içi yaşanan ebeveynler arası veya ebeveyn çocuk arası iletişim bozukluklarından kaynaklanmaktadır. Ama tabii çok farklı bir sonuç çıkma ihtimali de bulunmaktadır. Önce açılan kişiden anne ve babasını seçmesi istenmiştir. Anne ve baba rolünü oynayacak kişiler diğer katılımcılar arasından seçilir ve annenin bayan, babanın erkek olması daha doğrudur. Sadece bayan veya sadece erkek katılımcı bir ortamda aksi de mümkündür. Açılan kişi, anne ve babasını omuzlarından tutup kapalı gözler ile içinden geldiği şekilde ama fazla düşünmeden yerleştirmek zorundadır. Yani anne ve baba birbirine dönük olabilir,yanyana olabilir, odanın farklı noktalarında durabilir veya farklı her şekilde konumlanabilir. Bu konumlama ertesi açılan kişi oturur ve anne ve baba rolündeki kişilerin role adapte olmaları için biraz bekleme süresi verilir. Esas enteresan olaylar bu noktada başlamaktadır. Hiçbir hipnoz yapılmamış veya bilinci etkileyecek sözler edilmemiş bu kişiler kısa süre içersinde açılan kişinin anne ve babasının hislerine bürünerek hareket etmeye ve hissetmeye başlarlar…Dizilimi yöneten kişi oyuncuların vucüt dillerinden yorum yapmaya başlayarak ve oyunculara içinde bulundukları ruh hallerini sorarak sorunun merkezine doğru hareket etmeye başlar. Gerekli hallerde ailenin varsa diğer fertleri (kardeş,anneanne,dede,amca gibi) katılımcılar arasından seçilerek eklenir.
Sorununu açan kişi isterse kendisi olarak bu kişiler ile iletişime geçer ve duygularını aktarır, isterse de kendisini katılımcıların arasından seçerek temsil ettirir.
Burada çözemediğim, son derece enteresan bulduğum ama gerçekliği her dizimde katılımcılar tarafından ıspatlanan, benim de bizzat oynayarak yaşadığım ve çok etkilendiğim konu bir insanın nasıl başkasının ruh haline büründüğüdür…Kitapta okuyarak veya başkasından duyularak inanması güç gelen bu konu zaten dizimin anahtarıdır ve en büyük gerçeğidir.
Dizim sonunda açılan kişinin burada aktardığım taktirde çok uzun olacak annesinin özel bir derdini aynen üstüne alarak yaşadığı, annesi gibi hiçbir şey yapmamayı seçerek yaşamasını sağlayacak migreni kendisinde oluşturduğu tespit edilmiştir. Kişiye olumlama yapılmıştır. Gelecek düzende migreninin geçip geçmediği değerlendirilecektir. Genelde hastalık belirtileri kök sorun bulununca ve kişi bastırdığı sorunu ile yüzleştirilince zaman içersinde kaybolmaktadır.
Dizime katılan herkes bir sorununu anlatmak zorunda değildir, hatta istenmezse oyuncu olma zorunluluğu da yoktur. Fakat dizimi anlamanın en güzel yolu önce oyuncu olmak ve yaşanan değişimleri anlamak, sonra da istenirse açılmaktır…
Aile dizimi ile aslında gerçekten sorunu olan herkesin tanışması gerektiğini düşünmekteyim. Prozac,Cipram gibi antidepresanlar, hastalıklar için alınan her türlü ilaç aslında son derece gereksizdir. Kanser gibi ağır hastalıkların bile aile dizimi ile tedavi edildiği bilinmekte ve Bert Hellinger’in web sitesinde bu konuda bilgiler içermektedir.
Çok enteresan bir şekilde genelde birçok dizimde insanlar-katılımcılar kendilerinden birşey bulmakta ve daha açılmadan seyirci olarak kendine çözüm yolları üretebilmektedir. Bu sebeple son derece faydalı, son derece zevkli bir çalışmadır. Çalışma sırasında çok güzel bir enerji olusmakta, tüm insanlar arasında sessiz bir güven ortamı ve enerji alışverişi doğmaktadır.
Konu ile ilgili geniş kapsamlı bilgiler:
www.hellinger.com (Almanca-İngilizce-İtalyanca ve Portekizce olarak yayınlanmıştır)
Kitaplar: (İnternetten veya kitapçılardan bulabilirsiniz)
kabul-etmeni-ozgurlugu sevgi-duzenleri sevginin-sakli-simetrisi yardım-etmenin-duzenlerisevginin-kokleri
Bu yazı Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Aile Dizimi-Sevgi Düzenleri ve Bert Hellinger

  1. Geri bildirim: Katılımcı gözü ile Aile dizimi ve Bert Hellinger - 5 GEN AKADEMİ

  2. Geri bildirim: Aile dizimi-sevgi düzenleri - Bekir Meleklioğlu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s