
24 July 2019- 5 January 2020
Guggenheim New York


Robert Mapplethorpe, Lisa Lyon 1980
Robert Mapplethorpe, Patti Smith, 1976
Robert Mapplethorpe, self portrait, 1980





Fani Kayode


24 July 2019- 5 January 2020
Guggenheim New York


Robert Mapplethorpe, Lisa Lyon 1980
Robert Mapplethorpe, Patti Smith, 1976
Robert Mapplethorpe, self portrait, 1980





Fani Kayode


Basquiat / Defacement : The untold story
Guggenheim New York
21 June- 6 November 2019

Michael Stewart (1958-1983)


Jean-Michel Basquiat, Irony of a negro policeman, 1981
Keith Haring, 1990

David Wojnarowicz, 1992 

Keith Harings Journal, 1987
Jean-Michel Basquiat, untitled, 1987
Andy Warhol, 1987, Daily News
Lyle Ashton Harris, 1965
Eric Drooker, 1958 , the cover up continues


Jean-Michel Basquiat, back of the neck, 1983
Jean-Michel Basquiat, untitled (sheriff), 1981


Dijital sanatlarda ismini duyuran değerli sanatçı Refik Anadol, dijital sanatları destekleyen New York Artechouse‘un ilk sergisindeki isim oldu.
“Machine Hallucination” isimli dijital çalışma 30 dakikalık bir görsel şölen olarak özetlenebilir. Harika!
Teşekkürler Refik Anadol.


























Rüyada mıyım diye kendinizi cimcikleyebileceğiniz güzellikte doğal güzellikler…Peribacalarının kendisi, çevresi ve doğa muhteşem. Başka bir boyut.


























Zühtü bey konağı restore edilerek 3 yıl önce turizme açıldı.
Alt giriş alanı cafe olarak kullanılırken üst alan 1 TL karşılığı Türk evi meraklılarına gezdiriliyor.
Akgün mah. Ahmet Atay sok. no 13
45170 Kula, Manisa
0507 943 22 50


İç sofalı, dış sofalı, orta sofalı ve sofasız Türk evleri kategorilerinden “Orta sofalı ev” kategorisine giriyor.

Tipik bir odada, yüklük (yatakların konduğu yer), banyo (dolap içinde), şömine ve çiçeklik-aynalık bulunuyor.

Dolap görünümlü alan aslında duş yeri.


Pencerelerin üzerinde ışık alacak daha küçük pencereler de bulunuyor.

Yüksek hayat: yemek alanı

Kapılar ve tavanlar ne kadar işli ise aile o kadar varlıklı olurmuş.

Yerlerde görülen bu demir, el yapımı çivilere MIH deniyor.

Kapı dekorları erkek ve kadın odası olduğunu belli edecek şekilde süslemeler ile ayrışıyor.
Evin oğlanları babalarına bağlı çalıştıkları için evlendikleri zaman gelin oğlan evine yerleşirmiş. Ev kalabalık ise ve fazla oda yoksa en büyük gelin eşi ile evden ayrılır odasını yeni geline verirmiş.

Çatılar evden yaklaşık 120-150 cm arası mesafede

Çinko kaplı ufak teras alanında meyve-sebze kurutulurmuş.
Bahçe avlusuna açılan kapı kanadı içeri doğru açılıyor. Ahır, mutfak, kiler, WC bahçede olurmuş. Kapılarda 2 tip tokmak olurmuş, kalın ses çıkarak tokmak erkekler için ince ses çıkarak tokmak kadınlar için olurmuş, ona uygun olarak ta kapılar açılırmış.

Kapıların açıldığı ortak alana HAYAT deniyor.

Zemin tüm evlerde görülen kayrak taşı ile kaplı.


2016 senesinde Manisa Belediyesi tarafından restore edilmiş harika Türk evi. Yetkilisi Fatih bey ile yaptığımız turda mimarisi ve yaşam biçimi ile ilgili güzel bilgiler edindik.
Beyler evi, Kula’nın ilk kiremit çatılı evlerindenmiş.
Her avluda bolluk ve bereketi simgeleyen olmazsa olmaz nar ağacı bulunurmuş.
Ahşap tavan süslemelerinde ve merdiven başlarında nar figürüne bolca rastlanmakta.
Herkesin atlı arabaları bulunduğundan bahçe kapısı çift kanatlı olup atlı arabaların içeri girebilmesi için içeri avluya açılırmış.
Evin ihtiyacı olan su, en yakın çeşmelerden çekilerek getirilirmiş.
Beyler evi
Zaferiye, 150. Sk., 45170 Kula/Manisa
Çalışma saatleri: 10:00-18:00











Kadınlar için oturma alanı, gelinin oturduğu yer alt basamakta, kaynana ise üst basamakta. Evde hiyerarşi hakim.


Kapılar ne kadar süslü olursa ve evde ne kadar işleme varsa ve gelir seviyesi o kadar yüksek olurmuş. Odalar pencereler ile avluya bakıyor, eğer alt pencereler kapalı ise üst pencerelerden odaya ışık girebiliyor.



Kök boya ile yapılmış nar motifli tavan süslemesi



2 oda arasında yer alan yıkanma alanı. Dolap kapağı ile kapanıyor. Oturduğunuz zaman o alanın bir duş olduğunu algılamıyorsunuz. Su, çevre çeşmelerden taşınıyor, evde ısıtılarak maşrapalar ile kullanılıyor.




Baş odaya girince bir yükseklik mevcut. Hizmetkarlar bu yükseliğe kadar gelip servis ederler, bir üst basamağa geçemezlermiş.


Odaların üst kısmında görülen bu kapağın arkasında evi çevreleyen ve 50 kişiyi alabilen bir kaçış alanı bulunuyor. Düşman baskınlarında ev halkı buralara çıkar ve çatı arasında saklanırmış.
Çatıların birbirine yakın yapılmasının arkasında saklı bir diğer detay ise, düşman baskınlarında kaçışlar çatılardan olurmuş, çatılar arası koşabilmek adına çatılar birbirine yakın yapılırmış.



Gelin sandıkları süslü olmaları ile bilinirmiş.











Kadın oturma alanından erkek oturma alanına bakış














Eski Kula evleri arasında konumlanmış, restore edilmiş Türk konağı konumundaki şimdilik kalınabilecek tek otel. Oda fiyatları son derece makul. Rezervasyonsuz gitmemek en doğrusu.
Otelin genel dekorunda orijinale sadık kalındıysa da banyoları özensiz yapılmış. Daha güzel ve özel detaylar yapılabilirdi.
Kula Anemon otel
Akgün, Zafer Sk. No:7, 45170 Kula/Manisa
(0236) 816 25 55













Manisa’nın Kula ilçesinin eski evleri harika! Çoğu, sahiplerinin bütçe yetersizliğinden dolayı yıkılmaya yüz tutmuş, çivi bile çakılmasına izin verilmeyen bu evlerden geriye kaç tanesi kalacak, kaçı yıkılacak, kaçı yenilenecek, belediyenin tarihi dokuyu korumak üzerine çalışması var mı meçhul…Evler yıkılmadan görmek adına bir an önce ziyaret etmekte fayda var.
Kula’nın tümünün eski evlerden oluştuğunu sanmayın, hatta ilk anda doğru yere mi geldim diyerek apartmanlardan oluşmuş ilçeye giriş yapıyorsunuz. Eski Kula evlerinin konumlandığı bir bölge var, sizin dolaşacağınız alan işte o bölge.
Kula sokaklarında gezerken elektrikli motorlara dikkat! Sessiz sessiz yaşı tutmayan çocukların altında olan bu motorlarla her an yüzyüze gelebilirsiniz.
Kula Beyler evi restore edildi, bir sonraki yazımızda detaylı değineceğiz.
Dr.Aristi evi restorasyonu tamamlandı, ancak henüz açılmadı.
Rahmi Erdil evi ve Ali Kutlu evi restore edilmekte, yakında açılacaklar.
Kenan Evren evi, politik kimliği dolayısı ile isim değiştirerek Hanımeli pazarı olarak el değiştirdi.

























































































































































İzmir’in yükselen yıldızı Urla’da her ay birbirinden güzel yerler açılıyor, Urla artık turistik bir belde haline geldi. Doğası ayrı güzel, gezilecek yerleri ayrı güzel.
Öncelikli görülmesi gereken yerleri derledik, olmazsa olmaz listemiz.



Yengeç Restorant
Urlalıların tercih ettiği, misafirlerini ağırladığı balıkçısı.
http://yengec-restaurant.com/en
*****************************************************************************
Seyhan Et
Urla’nın meşhur et restorantı. Hakikaten nefis. Et severler mutlaka uğramalı.
Yelaltı, Nur Dikmen Cd. No:20, 35430 Urla/İzmir
(0232) 754 71 91
****************************************************************************
OD-Urla
İzmir’in yeni şef restorantı, zeytin ağaçları arasındaki masalar ortama kararkterini veren ana unsur. Gün batımından önce giderseniz ortamın farklı saatlerdeki görüntüsünü deneyimleyebilirsiniz.
İzmir’in şirin köylerinden birisi de Nazarköy. Geleneksel nazar boncuğu üretim tekniği dünyada sadece Nazarköy’de yapılıyor.
Nazar boncuğu üret,imi köye 1942’de Mısır’dan göç eden 3 kardeş tarafından getiriliyor. Köyde 5 atölye 15 usta mevcut. Atölyeler AnelSander (Anadolu el sanatları derneği)’e üye olup Türkiye’den tüm el sanatları ustalarının birleştiği dernek. Dernek çatısı altında toplanmış üyeler Türkiye çapında festivallere katılıyorlar. Ustalar kendi aralarında paslaşıyor, birbirlerine destek oluyor, başkalarına ürün vermiyorlar.
Ham madde çam odunu, dağlarda bol olunca, köy üretim yeri olarak seçiliyor. Şu anda 4.nesil işbaşında. Aile mesleği. Üretim sadece şiş ile yapılıyor, usta boncuğa kendi şekil veriyor.
Sabah 05:00’te ateş yakılıyor. 08:00’de macun hazır oluyor, ustabaşı ustaları çağırıyor ve iş başlıyor. Siparişlere göre yazın saat 15:00’te, kışın 18:00’de iş bırakılıyor.
Köyde fırın ağzının büyüklüğüne göre nazar boncuğu üretimi yapılıyor. Yani max. 12 cm. Boncuklar fırınlandıkları için kolay kırılmazlar.
Paşabahçe’nin atık camları, opaklı cam ve işlem görmemiş camlarını topluyor ve üretimde kullanıyorlar.
Üreticilerin ihtiyaçları:
2. Devletten aracı olmadan direkt alım yapabilmek istiyorlar.
3. Hurda camcılar aradan çıkarılmalı! Sadece atık belgesi olan hurdacılara camlar veriliyormuş.
4. Kendi çabaları ile ayakta duruyorlar. Tanıtım desteği lazım.
Boncuk çeşitleri: Danagöz, Dilgöz, minik çiftle, kırmızı boncuklar, pıtırcık, dolgun papatya, minik yonca, saraç, şekerlik, baba çiftli
Yukarıdaki tüm bilgiler için “Uğurlu Boncuk”a teşekkür ederim.
UYARI: Köyde ATM bulunmuyor, her yerde de post makinesi bulunmuyor, dolayısı ile nakit para ile gidiniz.






Şişlerin ismi : Merdan
Camların soğutulduğu oyuk (resimde sağdaki yuvarlar boşluk) : Kavara

Boncukların kontrolü yapılıyor, defolu çıkanlar geri dönüşüme katılarak tekrar kullanılıyor. 

Fırın başı cehennem gibi sıcak, bu üretim şekline tam bir çılgınlık denebilir…


Uğurlu Boncuk, Yemenici Hayri Ustanın ürünlerini satan tek yer. Tabanı manda derisi, içi koyun derisi ve dışı dana derisi olup ayağınız terlemiyor, mantar oluşmuyor, koku yapmıyor, ayrıca da görünüşünün aksine pek rahat!

resim 01
resim 02
Orijinal bir nazar boncuğunda şiş izi olması gerekir (resim 01) ve göz boncuğunda şiş izi olmalıdır. (resim 02)




Küçük ev kafeterya-kahvaltı salonu:






UYARI: Donan bal gerçektir, donmayan balda sorun vardır 🙂
Yiğit bal: 530-6636918







Kıvırcık Boncuk üretim atölyesi 



Putty doğal, el yapımı ahşap oyuncaklar










Nazarköy’e giriş meydanı
Ege bölgesinin en şirin köylerinden birisi demek yanlış olmaz. Doğası ile bütünleşmiş karakteristik mimarisi ile görsel bir şölen…Sessizliği harika…Dinlenmek, meditasyon yapmak, köy hayatını deneyimlemek için ideal bir seçim. Sanırım cennet denebilir…
Bol bol yürüyerek köyün her bir noktasından farklı manzaraları deneyimleyebilir, her dakika şükredebilirsiniz 🙂 Ara sokaklarda oturan köylü hanımlara rastlayacaksınız, biraz oturun sohbet edin, köylünün kendisinden bilgi edinmek çok keyifli.
Birgi evlerinin birçoğu bakımsızlıktan dolayı çökmüş veya çökmek üzere…Resimlerden de anlaşılan bu durum aslında çok üzücü…Mimari anlamda o kadar güzel yapılar ki…Bunlarının hepsinin korunması, restore edilerek tekrar kullanıma açılması gerekirken bakımsızlığa terk edilmesi acı verici…


Görülmesi gereken yerlerin başında Papaz deresi restorant geliyor. Birgi turuna başlamadan önce burada güzel bir köy kahvaltısı ile enerji depolayarak topuğa kuvvet yola koyulmanızı tavsiye ederim. Manzarası muhteşem, dekorasyonu çok hoş, kahvaltı çok lezzetli. Herkese tavsiye ederim.
Dervişağa medresesi kitabesi restore edildi, görülecek yerlerden birisi. İncir odasında verilen bilgiler çok ilginç.
İncir adı nerden gelmekte?

Kutsal meyve incir!

Tarihte İncir

İncir Üretimi

Besin deposu incir

İncir Takvimi

İncirli Tatlılar

Birgi Ahşap evinden hediyelik almadan Birgi’den ayrılmayınız.
instagram: birgiahsapevi


Birgi’nin meşhur “kar helvası“nı yemeden olmaz!


Birgi’nin meşhur Çakırağa Konağı mutlaka ziyaret edilmeli, ancak maalesef 3 senedir (!) restorasyondaymış, hala açılmadığı için bahçe duvarından en azından dışını inceleyebilirsiniz.


Çakırağa konağının yanında yer alan Nar Danesi cafe şirin mi şirin! Akşamüstü kahvenizi veya yemeğinizi burada yiyebilirsiniz.
İmam-ı Birgivi Kabristanlığına çıkıp bir dua etmeden dönmek hiç olmaz. Kabristan önünde bir pazar alanı da mevcut olup havlu, örtü, hediyelik, reçel, yiyecekler bulabilirsiniz.
ve tabii topuklara kuvvet tüm köyü yürüyerek deneyimleyiniz. Ara sokaklar, mimari güzellikler, doğa, kuş sesleri, köylüler…
Birgi ile ilgili belgeseller:
Birgi Çakırağa Konağı-Semra İğtaç-Tutsaklığa Tutkun adlı belgeseli

Türkiye’nin İzmir’den çıkan ilkleri: