Uzaydan Dünyaya Bakmak: Büyük Resmi Yeniden Hatırlamak

Dünyaya uzaydan bakıldığında bazı gerçekler tartışmasız biçimde açığa çıkıyor. Günlük hayatın içinde fark etmediğimiz, hatta çoğu zaman göz ardı ettiğimiz şeyler, bu mesafeden bakıldığında son derece berrak hale geliyor.

Bugün küresel ısınma, ormansızlaşma, biyolojik çeşitliliğin azalması gibi konuları tek tek ele alıyoruz. Her biri için ayrı çözümler üretmeye çalışıyoruz. Oysa Ron Garan’ın uzaydan gördüğü şey çok daha bütüncül bir gerçekliğe işaret ediyor:
Bu sorunların hiçbiri tek başına var olmuyor. Hepsi, daha derinde yatan ortak bir problemin belirtileri.

Asıl sorun, kendimizi gezegenin bir parçası olarak değil, onun üzerinde yaşayan ayrı varlıklar olarak algılamamız.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun penceresinden bakarken Garan, şimşeklerin kameraların flaşları gibi patladığını, auroraların neredeyse dokunulacak kadar yakın göründüğünü anlatıyor. Ama onu en çok etkileyen şey, Dünya’yı saran atmosferin neredeyse kâğıt inceliğinde oluşu oluyor.
İşte o an, bu ince tabakanın gezegendeki tüm yaşamı mümkün kıldığını fark ediyor.

Uzaydan bakıldığında ekonomi görünmüyor.
Sınırlar görünmüyor.
Ayrı ayrı ülkeler ya da “biz ve onlar” da görünmüyor.

Sadece yaşamla dolu, hassas ve mucizevi bir bütün görünüyor.

Ancak insan eliyle kurduğumuz sistemler, gezegenin yaşam destek mekanizmalarını bile ekonominin bir alt başlığı gibi ele alıyor. Garan’a göre bu, içinde yaşadığımız büyük yanılgının ta kendisi.
Bu yüzden düşünme sıramızı tersine çevirmemiz gerekiyor:
Önce gezegen, sonra toplum, en son ekonomi.

Astronotların yaşadığı ve “overview effect” olarak adlandırılan deneyim tam da bu noktada devreye giriyor. Uzaydan bakıldığında, her şeyin birbiriyle ne kadar bağlantılı olduğu apaçık hale geliyor. İnsan, yalnızca kendi hayatını değil, tüm gezegeni kapsayan bir farkındalık yaşıyor.

1968’de çekilen ünlü Earthrise fotoğrafı da insanlık için böyle bir an yaratmıştı. Dünya’nın uzayın karanlığında tek ve bütün bir varlık olarak görünmesi, “onlar” diye bir şey olmadığını, sadece “biz” olduğumuzu sessizce ama güçlü biçimde hatırlatmıştı.

Garan’ın vurguladığı bir diğer önemli nokta şu:
Biz Dünya’dan gelmedik; Dünya’danız.
Hatta bir adım daha ileri giderek şunu söylüyor: Evrenin içinde değiliz, evrenin kendisiyiz. Biz, evrenin kendi varlığının farkına varan bir ifadesiyiz.

Bu farkındalık için uzaya gitmek şart değil. Garan, bunu günlük hayata taşıyabilmek için “dolly zoom” adlı sinematografik bir metafor kullanıyor. En geniş perspektiften bakarken, yerdeki detayları kaybetmemek…
Yani hem büyük resmi görmek hem de insanı insan olarak, canlıyı canlı olarak görmeye devam etmek.

Uzun vadeyi düşünürken bugünü ihmal etmemek.
Gezegen ölçeğinde bakarken bireyi sayılara indirgememek.

Ona göre gerçek ve kalıcı çözümler ancak bu çok katmanlı bakış açısıyla mümkün.

Ve tüm bu karanlık zamanlara rağmen Garan iyimser. Çünkü dünyada giderek yayılan bir farkındalık görüyor: karşılıklı bağımlılık bilinci. Bu bilincin bir gün kritik bir eşiğe ulaşacağına ve o zaman gerçek dönüşümün mümkün olacağına inanıyor.


Gestalt Bakış Açısıyla Bir Okuma

Bu anlatı, Gestalt yaklaşımıyla şaşırtıcı derecede güçlü bir paralellik taşıyor.

Gestalt’ın temel önermelerinden biri şudur:
Bütün, parçaların toplamından farklıdır.

Ron Garan’ın uzaydan gördüğü Dünya tam olarak budur. Küresel ısınma, ekonomik krizler, sosyal eşitsizlikler… Bunların her biri tek tek ele alındığında anlamını yitirir. Ancak bütünün içinde, ilişkiler ağında görüldüğünde gerçek anlamlarını kazanırlar.

Gestalt bakış açısı da semptomlara değil, ilişkilere odaklanır. Bir bireyi yalnızca davranışlarıyla değil; çevresiyle, bağlamıyla, temas biçimleriyle birlikte ele alır. Garan’ın “sorunlar semptomdur” demesi, Gestalt’ın “figür–zemin” yaklaşımıyla örtüşür:
Sorun figürdür, ama asıl belirleyici olan zemindir.

Benzerliklerin yanında ince bir fark da vardır.
Gestalt yaklaşımı daha çok şimdi ve burada deneyimine odaklanır; farkındalığın bedende, ilişkide ve anda oluşmasını önemser. Garan’ın perspektifi ise mekânsal ve zamansal olarak çok daha geniştir: gezegen ölçeği, kuşaklar arası zaman, evrensel bilinç…

Ancak bu bir çelişki değil, tamamlayıcılıktır.
Gestalt bize bireysel farkındalığın nasıl oluştuğunu gösterirken, Garan bu farkındalığın gezegensel ölçekte nasıl bir dönüşüm yaratabileceğini hatırlatır.

Her ikisi de aynı noktada buluşur:
Ayrı değiliz.
Bağlantısız değiliz.
Ve gerçek değişim, bütünü görmeye başladığımız anda mümkündür.

Belki de hem Gestalt’ın hem de uzaydan gelen bu çağrının söylediği şey aynıdır:
Karanlıktan çıkmak için yeni bir şey öğrenmemiz değil, zaten bildiğimiz ama unuttuğumuz bütünü yeniden hatırlamamız gerekiyor.

RON GARAN KİMDİR?

Ron Garan, dünya çapında etkisi olan, çok yönlü bir isimdir. Üç çocuk babası olan Garan; NASA astronotu, savaş ve test pilotu, insani yardım savunucusu ve sosyal girişimcidir.

Uzaydan Dünya’yı görebilen sayılı insanlardan biri olarak, yaşamı iyileştirmeyi amaçlayan “yörüngesel bakış açısı” yaklaşımını savunur. Ron Garan yalnızca uzaydaki görevleriyle değil, Dünya’daki insani katkılarıyla da tanınır.

Toplam 178 gün uzayda bulunmuş, Dünya etrafında 2.842 tur atarak 71 milyon milden fazla yol kat etmiştir. ABD uzay mekiği ve Rus Soyuz aracıyla uçmuş, dört uzay yürüyüşü gerçekleştirmiştir. Ayrıca dünyanın tek su altı araştırma laboratuvarı olan Aquarius’ta 18 gün süren bir araştırma görevine katılmıştır.

Daha sonra ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nda görev alarak, insani yardım kuruluşlarının birlikte çalışmasını sağlayan açık kaynaklı Unity Node projesine liderlik etmiştir.
2007’de ise karbon piyasasını insani projeler için kullanmayı amaçlayan Manna Energy’yi kurmuştur. Bu girişim, su arıtma alanında Birleşmiş Milletler onaylı ilk karbon kredi programını hayata geçirmiştir.

Bugün hâlâ daha temiz, daha güvenli ve daha barışçıl bir dünya için çalışan Ron Garan, deneyimlerini The Orbital Perspective adlı kitabında paylaşmaktadır.

KAYNAK:


I went to space and discovered an enormous lie | Ron Garan

Bu yazı Bilim-Teknoloji-Yapay Zeka / Science-Technology-AI içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.