Gestalt bakış açısından 6.çakra

2010 senesinden beri öğrencisi olduğum sevgili Gestalt öğretmenim Hanna Nita Scherler‘in eğitimlerinde aldığım notları hem tekrar etmek hem de çakra konuları ile ilgili kişiler için paylaşmak istedim:

Notlarımda yanlış anlamadan kaynaklı yanlış yazılımlar, ifadeler olabilir. Hatalar bana aittir.

KOK-CAKRA

6.ÇAKRA / ALIN ÇAKRASI

elemanı: ışık

gücü: psişik güç

duyu organı: gözler

çalışan organ: zihin

yiyecek: turunç

gezegen: satürn

yaratık: baykuş ve micorn

fiziksel belirtiler: göz sorunları, baş ağrısı, evham

anahtar kelime: algı, 6.duyu, öngörü, önsezi

Zihnimizi, sezgiyi tercüme etmek için kullanıyoruz. Zihninle değil, bedeninle kavrayacaksın. Zihninle kavrayınca hakikatin tercümelerini kavrarsın. Bedeninle kavrayınca bütünü kavrarsın. Değişken tek şey varsa herşeyin değişecek olmasıdır.

Hem süreklilikten hoşlanırız hem de değişmek isteriz. Değişmek istiyoruz der sürekliliğe yapışırız. Değişimle akmak gerekir. İnsanların aynı kalmasına çabalamak olmaz. Yeni bir varoluş alanında cesaretlenerek devam etmeliyiz. Elinden geleni yap- sadece etkileyebilmek amaçlı veya kontrol amaçlı değil. Kendini sakinleştir, evrenle titreşimini eşitle, fabrika ayarlarındaki titreşime gel, o herşeyi etkileyebilecek düzeydedir. Tüm zorlanmalar değişim evrelerinde olur, bizim olgunlaşma zamanımızdır.

Örnek: işten çıkartılmak

işten çıkartılmanın bendeki etkisi nedir? Ne yaşıyorum? Nasıl tepki veriyorum? Bedenimde ne yaşıyorum? Ne hissediyorum?

Çocukken bunu deneyimlediysem, ailede şahit olduysam, yetişkinlikte bunu aynen deneyimleyebilirim. Bu durumda aynı tepkileri de verebilirim. Ama silkinip kendi yolumuzu bulmalıyız. Süreçte kalıp gözlemlersek hayat bize sembolik mesajlar verir. Her deneyimin devamı var. Bütünü göreöeyebiliriz.

Kulağın ve burnun tıkalı olması = dışarısını duyamamak, sus! dışarıya kapan, kendi için dinle! Burun, koklamak, deneyimleri koklamak.

Olaylar ve ilişkiklere odaklanmak yerine ne anlama geldiklerine odaklanmalı. Hiçbir şey sana karşı değil, çünkü ben diye birşey yok, kişisel zihinden ayrışmalıyız. Herşeyi kişisel algılıyorsam alınmam, kişisel saldırıya uğradığımı düşünmem sonucu depresyon yaşarım, sağlığım bağışıklık sistemim zayıflar. Ciddi hastalıklarda insanlar kendilerine dönerler. Kişisel zihinden ayrışmış bir zihine travmatik bir olayla başlamayalım.

Sezgisel rehberimiz her şartta mükemmel çalışır. Sezgiye sırt çevire çevire onu duymaz oluruz. İlk görüşte birşey hissederiz ya, ona kulak vermeliyiz. Sezgilerimizi duymadığımızın en önemli belirtisi “korku ve kaygı” duygularıdır. Düşünülen ve hissedilen arasındaki mesafe fark edilmelidir. Sezgi, esastır.

Şifalanmak, zihnin ve kalbin birlikteliğini getirir. Kaygı, hiçbir zaman kalp sinyali olamaz. Her zaman zihin ürünüdür.

Ölüm kaçınılmaz bir olgu, doğal bir sonuçtur. Tamamlanmak ve şifalanmak, hastalığa nasıl yaklaşacağımızı belirler. Ancak hastalıksız veya ölümsüz olamayız.

Neden bana oldu, neyin cezasını çekiyorum…hayatımızdaki değişimleri korkuya kapılmadan algılamak, yönetmek lazım. Madden olanları değil, manada olanı kavrayabilmeliyiz, bunlar bizi şifalandırır. Fiziksel dünya ve fiziksel beden manayı kavrayabilmem için araçlardır. Sen kendini gerçekleştirme yolundaysan hangi üniversitede okuduğunun önemi olmaz. Bir hastane, okul için para vermek, somut bir sonuçtur. Ama hakikat yolculuğu ile ilgisi yoktur.

Bekle ve al, bniyet et ve orada kal, ama çabayı hiçbir zaman esirgeme. Bekleme süresi önemli. Kendini tekrar organize ediyorsun.

Hergün yaptığın bir pratiğin olsun. Her zaman açık zihin barındır, olgulara birden fazla anlam yükle! Tek anlama ne zaman yapışıyorsun farkına var! Tüm bunları anlamasan da  sembolik anlamları ile tart. Rüyalarından rehberlik al. Kendine acımayı, kızmayı, diğer insanları sorumlu tutmaktan vazgeç. Uzak dur, tarafsız ol. Yargılama. Başarı bazı şeylere ulaşmak anlamına gelmez, karşılaştığın olguları yönetebilmek, kullanabilmek olarak öğrendiklerindir. Dikkatini an’da tut. Göremediklerine, dokunamadıklarına, duyamadıklarına daha çok güven. Kişisel zihninle anlamlandıramadıkların olacağı için sezgilerine güven.

Karar vermemek, bilmiyorum demek, beni o zorladı demek birer seçimdir. Yaptığımız ve yapmadıklarımız birer seçimdir.

Dışarıdaki arayışını kendi içinde arayışla geçirirsen daha çok yol alırsın. İnsan evrenin bu bedendeki temsilidir. Bedenin ahalisi doğada barındırdıkları düzen düzen ve ahengi devam ettirdiği sürece ait olduğu evrenin titreşimini sürdürüyor, güç bedenden akıyor.

ÖLÜM: Bu güç, bu bedeni desteklemek istemiyor. Bedendeki ahali artık dünyanın titreşimi ile titreşemiyor. Okuyarak veya tartışarak bilinçlenme fantazileri kurulabilir. Kendini değiştirmeden kitaplarla gelişeceğini sananlar var. Seminer ve kişisel gelişim grupları bağımlılığı da bunun sonucu. Kişisel yolculuğumuz başkaları ile paylaşırken, karşımızdaki o yolculukta-seviyede değilse bu onlara tuhaf gelecektir. Kadim bilgiler, uluorta paylaşılmaz.

Bilinçlenmek= puzzle parçalarının dağılması sonra farklı bir şekilde bir araya gelmesi. Alıştığım şey artık olmuyor. Bu sürekli devam eder, 1 kez olmaz.

Çabaya, oyun olarak bakmalı. Hayatın getirdiği yaşam tarzı olarak bakmalı “ayyy bu çok zor, yine mi” dememeli. Kendi hayat kalitemin tek sorumlusu benim. Neye inanıyorsam davranışlarımı o yapılandırır. Bilinçlenme sürecinde yalnızlaşma olur. O yalnızlaşma içinde yeterince kalınca hayatınıza yeni titreşimler, yeni dostlar, yeni insanlar girer. Yapışmamak lazım.

Evrenin işleyişinin idrakine vardıkça daha saygılı oluruz. Daha önceden fark etmediğimiz şeylerin idrakine varır, algılarız. Ruhsal gücümüz artar. Kimsenin çabasını yargılamamak, kötülememek lazım.  Niyet sadece zihinde kalmamalı, hayata aktarılmalı, niyetle titreşmeli, o zaman etkili olur.

6.çakra-alnın ortası- durugörü ile ilişkili

rubin-figuru

Rubin figürü: birbirine bakan 2 yüzü ve ortadaki vazoyu beraber görebilmek. Anlamak yeterli değil, anlayışı hakikatle döllemek lazım. Ne yaptığımızın bilincinde olmalıyız.

6. Çakra açık ve işlevsel ise kişi herhangi bir gerçekte rahattır. Çakra kapalı ise ilham yaşayamaz, önceden ayrıntıları, mesajları fark edemez.  Işık ve renkleri nasıl kullanacağını bilmez. Bütünün yararına olan zihinsel mesajlar iletemeyiz. Göz-kulak-burun ile sorunlar yaşanır. Gerçek ve gerçek gibi görüneni ayırt edemez. Taktığı şeylerin arkasındak manayı görmez, görmek istemez.

6.çakranın kapalı olduğuna dair belirtiler:

Planlarımı hayata geçirmekte zorlanıyor muyum?

Başkalarının inançları ile alay ediyor muyum?

Öngörmekle ilgili sorunlarım var mı?

Tutamadığım sözlerden başkaları rahatsız olur mu?

Migren sorunum var mı?

Herşeyi ben kontrol ederimci misin?

6.çakrayı açmak için:

21-26 yaş arası hayatımızda neler oldu?

51-56 yaş arası hayatımızda neler oldu?

O olayları yaşatan insanlara teşekkür edin. O insanlar bizim o dönemlerdeki öğretmenlerimizdi, o insanlara ışık ve sevgi gönder.

Aldatmak: Benim kendimi aldatmamın maddedeki tezahürü.

 

 

Bu yazı Eğitim-Education içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s