Gestalt bakış açısından 3.çakra

2010 senesinden beri öğrencisi olduğum sevgili Gestalt öğretmenim Hanna Nita Scherler‘in eğitimlerinde aldığım notları hem tekrar etmek hem de çakra konuları ile ilgili kişiler için paylaşmak istedim:

Notlarımda yanlış anlamadan kaynaklı yanlış yazılımlar, ifadeler olabilir. Hatalar bana aittir.

KOK-CAKRA

3.ÇAKRA / SOLAR ÇAKRA 

Fiziksel yeri: Göbek, karın boşluğu

Sezgisel olarak belirleme

Elemanı: ateş ve güneş

Rengi: Sarı

Cümlesi: I can,I do.

Gücü: tutuşma, yanma, yakma, ateşleme

Organı: ayaklar ve bacaklar, soyut anlamda seni götüren-hareket ettiren.

Fiziksel rahatsızlık: Diabet (hayatın tadını almayan insan), hepatit, hazımsızlık, ülser

Duygular: kızgınlık, suçluluk, tutku, güven

Zihinsel konum: özdeğer

anahtar kelime: güç,irade

ilgili bez: Pankreas

Nörolojik bağlantısı: Mide, alt mide, sinir sistemini tamamı

temel korku: eleştirilme korkusu, eleştiriye aşırı duyarlılık, aşağılanma, küçük görülme, reddedilme

3.çakra : Aşk, kaygı, korku merkezi

evrendeki biricik, ama emniyetli ve güvenli yerimin bilincindeyim. Her şey “ben”im.

Bu çakra 8-12, 38-42 ve 68-72 yaşları arasında aktif. Dış dünya ile ilişkideyken ben 3.çakra, kişisel güçten bahseder.

Ben, benim için neyin iyi geldiğini biliyorum. Bunun için çırpınıyorum,ama bunların bir anlamı yoksa çırpınmamın bir anlamı yok. İç sezgimi bilir, dış dünya karşı gelse bile iç sezgime göre gidersem yaparım. Başkalarının ne düşündüğü hayatımızı belirlemez, bizim kendimizin ne düşündüğü belirler.

Kendime saygı duyuyor muyum?

Kendimle ilişkim nasıl? Kendimi dinleme yöntemim nedir? Mesajlarımı kendime nasıl veriyorum? Nasıl alıyorum? Nasıl değerlendiriyorum?

3.çakra: evrendeki eşsiz ve biricik yerimin idrakine varmak. Ben herşeyim ve ben hiçim.

Evrendeki sürecimiz boyunca bir anlık “blink” gibiyiz. Ama o blink sırasında bile birşeyiz. Ben diye birşey olmadığını anlayınca özgürleşiyoruz. Gündüz herşey var, gece birşey yok gibi.

Kendimizi anlamak, kendimizi kabul etmek en ilkel halimle en gelişmiş halimin arasındaki uçurumu kabul edebilmek demek. Kişisel güç: en ilkel halimi barındırabiliyor muyum? onu kapsıyor muyum? kendimi ne derece anlıyorsam, dışarı ve uzağa içime ve derine gittikçe anlarım. Bir karar alacakken enine boyuna tartıp biçmek bir seçenek. Sormaya başladığın andan itibaren ise içimden bilirim. Bazen hiç düşünmeye gerek yoktur, o orada zaten, senin harekete geçmen lazım. Belirle! Belirlediğin çok net olsun. Amacın değil niyetin. Karar vereceğim zaman bir başkasının benim için neyin iyi olduğuna karar vermemesine karşı kendime saygım var. Kendi sezgilerimle hayatıma nasıl anlam katmak isteyeceğimi bilirim.

Doktorum hükümlerini direkt kabul edeceğine, kendi bildiklerini deneyerek daha iyiye gitmek için uğraş verebilirsin.

Kendi gelişimin için fırsatlara açılmaya ve büyümek için gelen fırsatları fark etmeye niyet etmek lazım. 

Fiziksel bedenimin sınırları içersinde yapacağım seçimler bu gücümü gelişmeme mi baltalamama mı yarayacak? Neye nefes verirsek ona hayat kazandırırız. Fiziksel dünyaya ait hiçbir şey insanın tinselliğini kısıtlayamaz. Ruhumun kısıtlı olup olmayacağı kendi seçimlerimle ilgili. Bknz görme engelli ressam Eşref Armağan…

Her şeçim ya maddesel dünyaya ya da manevi dünyamıza yaptığımız yatırımdır. İçsel gücümüze yatırım yapınca bunun her yerde karşılığı var.

Kendini sevmemenin göstergeleri: Rahatsız olmama rağmen katlanmaya çalışmak (bedeninde gerginlik vardır, onu konuştur, tanımla! kendine kulak ver)

Ya grup inancını ya da kişisel inançları duy, gör, gözden geçir, bu onun görüşü, bulgusu, süzgeçten geçir. Gücünü başkasının bakış açısına bırakma. Birşeyin içinde hapis olma. Grup görüşü içinde hapis olmazsan kendini ayrıştırıp gerçekleştirirsen güçlüsün.

Öz saygı ve önsezi içinde bulunduğun andaki enerji verisini kullan. 5 duyun ve ötesi. Onlarla topladığın veri ve ötesi, düşünmek değil. Sezgi ve önsezinin en çok açıldığı yerler zorlandığımız yerlerdir. İçimizden rehberlik alırız, hareket ettirir ama hiçbir zaman güvende olduğumuzu garantilemez. Kendi başarımızı, konforu ve emniyeti ölçerken evren başarımızı ne kadar öğrenebilmiş olduğumuzla ölçer. Kurgularımızla başarımızı maddede ölçüyouz, ama hayat derslerimizi ne ölçüde öğrenebiliyor olduğumuzla ölçüyor. Durumun iyi veya kötü olması doğa ile ilgili değil. Yanardağ, tsunami, deprem…iyi mi kötü mü? Doğanın kendisi iyi veya kötü değil. İnsanın kendi kurgusu bu.

İç sesini yakaladıysan soru sormazsın. Bu benim iç sesim mi değil mi demezsin. İçsel güçlenmek içten ben seçtiğim ve istediğim için.

Kişisel gücün 4 evresi var: 

İsyan evresi- değer yargısının elinizden uçtuğunu görmek. İçsel gücümün ve seçimimin arkasında duruyorum.

Ayrılmak cesaret ister. Gelişim bir süre durur. Dış çevre reddeder, kişi yalnız kalır, yolunu yönünü bilmez. Bu karanlık dönemde kendisine odaklanır. Tanımla! Tanımlamakta kal! Tanımladıkça kendine ilgi göstermiş, karanlığı nefeslendirmiş olursun. Sonra Narsizm dönemi başlıyor. Yapabilirim diyorsun. Kendi rehberliğinden ödün vermeden orada kalabildiysen dönüştün demektir. Samimi ol, kendine samimi ol.

3.çakra sindirimle ilgili.

Var olabilmem için önce bırakmayı öğrenmem lazım. İlişki için üremem lazım. Rehberini tanıyabilmek için sindiriyor olman lazım.

ilahi temas: tahammül etme, tevekkül, bütünlük, bölünmezlik, mukavemet, fazilet, sabır…Bunlar olmadan bir yerden bir yere gidemeyiz. Ben sizin gibi düşünmüyorum, farklı düşünüyorum dedikten sonra yaşanacaklara tahammül etmek, sabretmek.

Obezite ortaya çıkabiliyor. Çareyi yemekten alıyor. Kellik, yaşlanma korkusu, başkaları sırrımı keşfeder korkusu.

Hırs, faaliyet, iş üretme, risk alma, cömertlik, bolluk, ahlak, karakter

Bu çakranın enerjisi aileden ve alt kültürün sosyal kurgusundan ayrılmamızı emreder.

Birinin ve bütünün hayrına işler sürüklenmez. Örnek, alınacak liderlik vasıfları vardır. Pratiktir. Burada “bizim için” ne var der? Kendine yönelik değil, algılayabildiği en geniş çevrenin hayrına hareket eder.

Çalışmak, değişim yaratmak, ne olduğumuzu anlamak üzere gayret sarf etmek. Sorumluluklarımız var, bunları üstlenmek lazım.

Sadhguru, Gestalt ile örtüşüyor. Büyümek ve olgunlaşmak demek, genel çerçeveden çıkmak demek. Çoğu insan kendi sorumluluğunu üstlenmiyor. Allah’a havale ediyor. Rahatken Allah’ın adını unutuyor, sıkışınca ona sığınıyor. Bu şekle getirip kullanıyor.

İnanç sistemimizi oluşturduğumuz çakra. Önce kendi içimde farklılık yaşıyorum, ona tahammül geliştirirsem dışarıdaki değişim beni rahatsız etmiyor. Ergenlikte baskın titreşim haline gelir. Ergen karşı gelir, isyan eder.

bu çakranın açık mı kapalı mı olduğuna dair test soruları:

Hakikati çarpıtıyor muyum? Örneğin bu işten ayırılırsam bir daha iş bulamam, bu adamdan ayrılırsam sürünürüm gibi…

Kendime bakım sunmaktan başka hiç boş anım var mı? Hep dolu mu? sürekli anını dolduruyorsan rehberini bulamazsın.

Sevmediğim ama yalnız kalmaktan korktuğum içim sürdürdüğüm ilişkim oldu mu?

sorumluluk alıyor musun?

hayatının farklı olmasını isteyip, aynı kalıp harekete geçmediğin zaman oluyor mu?

6.çakrada faaliyet gösterebilmek için 3.çakrada rehberle buluşmuş olmak lazım.

Çocuğum duyumsamaları anne baba tarafından dikkate alınmalıdır. Aç değilken yedirmek, uykusuzken yatırmak…Senin duyumsamaların geçerli değil mesajını veriyor.

 

 

 

Bu yazı Eğitim-Education, Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s