Gestalt bakış açısından 2.çakra

2010 senesinden beri öğrencisi olduğum sevgili Gestalt öğretmenim Hanna Nita Scherler‘in eğitimlerinde aldığım notları hem tekrar etmek hem de çakra konuları ile ilgili kişiler için paylaşmak istedim:

Notlarımda yanlış anlamadan kaynaklı yanlış yazılımlar, ifadeler olabilir. Hatalar bana aittir.

KOK-CAKRA (Görsel anetteinselberg.org sitesinden alınmıştır)

2.ÇAKRA / Sacral çakra

Fiziksel yeri: Alt karından göbek bölgesine kadar olan kısım

2.çakraya bağlı Duyu : Tad almak

2.çakra rengi: turuncu

1.çakrada emniyet ve güvenlik önemli idi. İlişkiye girmediğimiz zaman bütünün parçasıyız.

2.çakrada yaratıcılık, sezgi, cinsellik ve öz değer önemlidir. Özelleşmeye, ayrışmaya başlayınca bütünün parçasıyım.

Ortaklık ve eşlikle ilgili. Kutupların, hayat gerginliklerinin olduğu çakra

Birbirimizle “parça” olarak ilişkiye giriyoruz. Birbirimizdeki eksik tarafları yansıtıyor, bu eksiklikleri tamamlayınca bitiyor.

İlişkilerin mevsimlik mi hayat boyu mu olacağını belirleyen şey, 2 tarafın birbirinin gelişimine olanak sağlaması. 1 taraf gelişmezse veya engeller/engellenirse frekanslar ayrı titreşir.

1.çakranın birleşik enerjisi 2.çakrada bölünür.

Kutuplar birbirini çeker, farklı tınılar çalan insanlar birbirine ilginç gelir. Kendimize yabancı olan tınılara çekim duyarız.

40 yaşına kadar karşımızdaki ile şeklen ilişkiye gireriz. Şekille uğraşırız. Onunla karşılaşmamız bir olgunlaşma fırsatıdır. İdrak edene kadar aynı şeyi yaşarız, insan ve hikayeler değişiyor ama dipteki tını aynı. Tecrübeyi uzatıp uzatmamak bizim elimizde değil. Mesaj alınınca o insanla işim biter.

margaret-mahler

Margaret Mahler‘e göre, 15-36 ay arası ne oluyorsa oluyor. Kişi, anne ve babası ile ilişkisinde ihtiyaçları tatmin edilince “iyi” ihtiyaçlarını tatmin edilmeyince “kötü” olarak algılıyor. Zaman zaman tatmin olamayacağımızı anlamazsak depresif moda geçeriz.

Kimsede herşeyi bulamayız. Tabiatta dahi ağaç güneşe, suya toprağa ihtiyaç duyar. Dolayısı ile biz de tek kaynaktan beslenemeyiz. Farklı kaynaklara ihtiyacımız var.

erik-erikson

Erik Erikson‘a göre 0-1 yaş arası güven ve güvensizlik duyguları gelişir. Yaşın kaldırabileceği kıvamda güvensizlik vermelisiniz. Aşı yapar gibi. Güvensizlik dosyası açılmalıdır. Çocuk öyle bir tecrübe yaşamazsa karşısına çıktı mı ne yapacağını şaşırır. Utanç ve şüphe dosyalarının da açılması lazım. Her yaşın kaldırabileceği hayal kırıklıkları vardır, yaşatılması elzemdir. Kutupların oluşması seçim yapmayı doğurur.

üretkenlik-durağanlık, çalışkanlık-tembellik, sen görkemsin-ben görkemim

sağlıklı ol, özgüvenli ol, anlamlı hayatın olsun…sosyalizasyon sürecinde bir tarafı seçmek ve orada hayat boyu kamp kurmak zorunda.

Oysaki kutbun 2 tarafında da deneyim kazanılmalı, bu yolculuk hayat boyu devam edecek, seçim yapmak yaratma sürecinin kendisidir. Karşılaştığımız deneyimlere ne anlam atfedeceğimizi biz seçeriz.

Beni çok zorlayan olgu, benim neyimi zorluyor, neremi tetikliyor dersem aydınlanma yolunu seçmiş oluyorum. 2.çakra enerjisi buluşmaya iter, ilk deneyimlerin olduğu yıllarımıza bu gerçekleşmez. Hayatta hiçbir şeyi kontrol edemeyiz, kimseye şekil veremeyiz. İçsel tepkilerimizi yönlendirebiliriz. Hayatımız boyunca en doğru seçimi yapmak için kıvranır dururuz. En doğru okul, en doğru ev, iş, eş…Bu seçim için sarf ettiğimiz çaba, akışında yaptığımız seçimlerden kat be kat fazla olacaktır. Seçimin ne olduğundan çok titreşimimize bakmalıyız. Seçim yapmanın altında yatan öğreti önemli, seçim yaparak yapılacak bir seçim olmadığını idrak etmek zorundayız.

Mobbinge maruz kalan insanda  önce kendisine acıma, sonra o kişiye nasıl zarar veririm tepkisi oluşuyor. Orada durmanın anlamı para olmamalı, orada durmanın anlamı kendini dönüştürmek olsun. Kendini gagalanacak bir tarla gibi açma. 

Tai Chi – gelen güce karşı güç uygulamaz, kaçmaz. O güçle bir süre rezone et, onu hisset, sonra yön ver. Gitmekte olan trene atlarken, önce bir süre yanında koşarız, sonra trene atlarız. Bodozlama trene atlamayız.

Haklı çıkmak mı huzur bulmak mı? Her seçim ya korku, ya inanç enerjisi ile yapılır. Korku, sosyal yazılımdır.

“seçmiyorum, seçtiriliyorum” böyle birşey yok. Ben seçiyorum. Seçiyorsam söylemeliyim. Bizi neyin motive ettiğini anlamak için ilişkilere ihtiyacımız var. Bunun için kişisel gücümüzü kullanırız. 

Ön çakra: kutbumla buluşmayı arzuluyorum

Arka çakra: gücümüzü kullanıyoruz

Bir ilişkide, bu ilişki benden mi güç alıyor, ben mi ondan güç alıyorum? ben ne kadar özerkim? karşımdaki ne kadar özerk?

para için işte kalmak, sosyal güvence için evlilikte kalmak, toplumun desteklediği ama mutsuz ilişki sürdürmek…bunlar sosyal yazılımdan kaynaklanıyorsa bu ilişkinin bana yol, su, elektrik olarak dönüşü olacaktır. Bir ilişkide kazanan ya da kaybeden yoktur, doğru tek değildir, her parçaya göre doğru vardır. Doğru veya haklı yoktur. Herkes kendine göre doğru veya haklıdır.

Peki sonuç? = duyulmaya ihtiyacımız var. Benim ya da senin gücün diye birşey yok aslında.

seçim—hareket—gerilim—seçim

seçerek sonuca varmaya çalışmak hiçbir sonuca ulaşılamayacağının biletidir. Yapabileceğinin en iyisini yaparsın, karşındaki bunu anlamazsa sendeki algısal, fiziksel, bedensel izdüşümünü anlatırsın, hala anlamıyorsa sen yapacağını yaptın zaten.

X nezdinde yadsıdığım taraflarımla yüzleşiyorum.

2.çakra yaratma enerjisi. Cinsellikle çocuk yaratılır, ama soyut anlamı birşey yaratmaktır. Kimse sadece güvenli alanda yaşamamalı, hep bir yenilikler getirmek lazım.

Hep güvenli alanda kalmak: Görmek, daha derin anlamak istemiyorum. Hayatın derin anlamına katılmak istemiyorum.

Diğerinin fikrine saygılı olmak demek, 2.çakramız açık demektir.

Enerji kürtajı = enerji hırsızı

cinsel enerji = ham güç

cinsel enerjinin hür yaşaması, yeni şeyler keşfetmek, enerjimi hür kullanacağımın garantisidir. Cinsellik kendini ifade etmenin yoludur. Karşılıklı birbirinin sunduklarını en iyi şekilde bağdaştırıp okumanın yollarını bulacağız. Kendi bedenimiz ve ihtiyaçlarımız temas ettiklerimizle yarar. Şehvet, şimdi ve burada olmanın yoludur. Dün için veya yarın için şehvetlenemem. Şimdi şehvetlenirim. Utanç olmaksızın ifade oldu mu farklı boyuta geçiyor. İfade bulmamış enerji, menapoz döneminde bol sıcaklık olarak geri döner. Her 2 cinste kaynaktan olan bu cinsel güç erkeklere daha fazla bahşediliyor. Toplumsal etkiden dolayı kadın bastırılıyor. Oysaki reklamlarda, moda sektöründe hep kadın cinselliği teşvik ediliyor.

Tecavüz sadece cinsel olmaz, enerji boyutunda da oluyor. Başkasının fiziksel güçlerini tehtid olarak algılayınca, içimizde kötülük varsa hırslanmışsak kendi enerji alanımız bozulur. Adaletin tecellisine şahit olmamızın hiçbir önemi yoktur. İlgilendiği duygularının boşaltımıdır.

Bazen cinsellik nakit yerine geçer. Bu da bir enerji ihlalidir. Bir şey olsun diye cinsel gücünü kullanıyorsun.

Paranın enerjisi: Para hayat enerjisi ile eşit tutulursa sonuçları olumsuz olur. Değer yargımız param varsa mutluyum yönünde ise para olmaması birçok fiziksel etki yaratır.

Tanrı’nın iyi insanları finansal ödüllerle mükafatlandıracağı

Bağış yapmanın fakir olmaktan koruyacağı inancı

İnanç her zaman paranın önünde olmalı.

2.çakra kişisel etik ve ahlak , diğerine ve kendimize verdiğimiz her sözü ve taahütü kaydeder. Etik, büyük güç barındırır. Aynı etik değerlere sahip insanları ararız. Kişi etik, değerlerden uzaklaşırsa biz de uzaklaşırız. Kendisine saygısı yok deriz.

Kötü şeyler iyi insanların başına nasıl gelir??? İyi-kötü insan yoktur. Tanrısal düzen doğru ve yanlışı kapsar, gerginliği kapsar. Adalet-kanun-düzen ihtiyacımız var. Uzun süre istikrarsızlığa dayanamayız. Bedenimizin bir etik kodu var. Bir yandan istikrarlı olacaksın, bir yandan yenilik arayacaksın. Düzenli hareket-düzenli yemek = istikrarlı olacak.

Diğer insanı kontrol etmek amaçlı kurallar getirmek, enerjiyi bozar. Diğerinin davranışını değiştirerek iyi olunmaz. Kişisel kin tutarak kendi gücümüzden kaybederiz.Güç, hayat enerjisinin göstergesi.

2.çakra düzeyindeki güç: özerklikten alınan güç. Ev, araba,çanta, otorite, kontrol, bağımlılık, şehvet 2.çakradaki güç ile ilişkilendirilir. Alkol, güzel kadın, hoş erkek, yemek, marka giysiler, trendy restorantlar = ben sahibim, benim var.

Nesiz yapamayacağımı onsuz kalınca deneyimlerim.

Gücü çekemediğimizi düşünüyorsak, başkalarının enerjisi ile yaşarız. Amaç fiziksel güç kullanmadan kendi gücünü keşfetmen. Güç, sahip olunacak bir nesne değil, zaten doğuştan sahip olduğumuz kaynağımız.

 

 

 

 

 

Bu yazı Eğitim-Education, Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s