Sürekli Yakınmak

Yeni dönem ruhani öğretmen ve yazarlardan Eckhart Tolle ile “yakınmak” üzerine kısa bir söyleşi:

tumblr_nenrndoPJK1sg85qqo1_1280

Dinleyici sorusu: Sürekli bana yalan söylenen bir ilişki içersindeydim. Bu insan artık hayatımda yok ancak yalan söylenmesi neden bu kadar acı veriyor? Hala toparlanma sürecindeyim.

Eckhart Tolle: Acı veriyor çünkü bunu kendi üzerine alındın ve şu anda acı veren şey senin egon. Egon sana: “Bana yalan söyledi” diyor. Egon karşındakinin farkındalık seviyesine göre davrandığını anlamıyor ve bu kişi şu anda da muhtemelen bir başkasına yalan söylüyor. Yani sen o kişi tarafından “bu kıza yalan söyleyeceğim” şeklinde belirlenmiş değilsin. Ancak tabii egonun tercümesi: bana yalan söyledi, bana! Şeklinde olacaktır. Senin kendini konu dışına çekmen lazım. 4 anlaşmadan 1 tanesi “hiçbir şeyi kendi üzerine alınma” dır ki harika bir öneridir. Yani karşındakinin şu anki bilinç seviyesi yalan söyletmektedir, belki bunun farkında bile değildir belki de kendi yalanlarına inanmaktadır.

Durumun ağırlığı her bireyin kendi bilinç seviyesine göre davrandığını ve sizinle bir ilgisi olmadığını düşündüğünüz zaman değişir. Bazen insanlar herşeyi üstlerine alınır, hatta yoğun bir trafikte bile. Birisi yolunuzu keser ve siz üzerinize alınırsınız. Arabada sizin olduğunuzun farkında bile değildir, ancak egonuz “adam bana yaptı” şeklinde yorumlanır.

Ego böyle şeyleri çok sever, çünkü o zaman başkalarının “bana ne yaptığı” hakkında şikayet edebilir ve ne kadar çok başkalarının kendinize birşey yaptığından şikayetçi olursanız o kadar “ben” güçlenir. Bu bilinçsizce yapılır, başkalarının hatası “benimle olan ilişkilerinde” başarısızlık yaratmıştır ve bundan yakınmak egomuz için son derece tatmin edici bir durumdur. Ne kadar çok yakınırsam o kadar haklı hissederim ve dünya hakkında yakınabileceğiniz birçok insanla doludur.

Hayat bunları canınızı sıkmak için değil farkında olmanız için karşınıza çıkarır. Bu insanlar ya tam olmaları gerektiği gibi olmak için oradalardır ya da bir yaratık hayatınızı berbat etmek üzere onları karşınıza çıkarır. Eski hristiyan inanışlarında dünyanın bir şeytan tarafından yaratıldığı ve bizim de görevimizin bundan kaçmak olduğu yönünde idi. Neden bunu düşündüklerini görebiliyorum: Evet, sizin aklınıza göre dünya yapmaları gereken şeyi yapmayan birçok insanla doludur. Başkaları hakkında yakınırken kendinizi yakalamanız gerekir, o yakınma halinden çıkarsanız egonuzu aç bırakmış olursunuz ki gerçek te hakikaten budur, egonuz küçülmeye başlar, yok oluyor hissine kapılırsınız, kim oluyor onlar dersiniz…

Ne zaman yakınmak isterseniz kendinizi bir dinleyin, önce hayatınızda birşey eksikmiş gibi gelir, sonra bir sükunet yükselir. Şimdi birileri paspas mı olayım, insanlar bana istediklerini yapsın mı onu mu demek istiyorsunuz diye düşünebilirler…Hayır, ancak başkasına aktarmanız gereken bilgiyi yakınmadan verirsiniz, yakınmadan da harekete geçebilirsiniz. Mesela evinize gelecek olan bir tamirci birkaç aramanıza rağmen hala gelmiyorsa ve sürekli sizi oyalıyorsa o zaman başkasını ararsınız.

Şikayet ettiğiniz zaman bu kişiler hakkında ayrıca kafanızda yeni kimlikler oluşturursunuz, çünkü yakındığınız şey aklınızda o kişi haline gelir. Yani o kişinin esas kimliği tamamen yok olur ve böylece o kişi ile bağlantınızı tamamen kaybedersiniz, o kişi tamamen başka bir kişi haline bürünür ve ortak birşey paylaştığınızı unutursunuz. Bu içsel alanınızı kaybetmeye başlamanın farklı bir şeklidir.

İstek ve beklentilerinizi karşılamayan bu insanlara aslında müteşekkir olun çünkü onlar sizi daha çok farkındalığa ve bilince getirir. Bu kişisel sınırlamalardan biri olacaktır. Mesela Sufi üstatlara ve sufi eğitimine bakın…”Bu adam beni kim olduğuma bakmadan eğitime aldı, berbat koşullar altında eğitim görüyorum” gibi birçok şikayette bulunabilir ve bu şikayetler yıllar sürebilir, sonunda da daha da büyük bir ego ile başbaşa kalırız.

Spiritüel gelişiminiz için şikayet etmeyi kesin derim, belki zihninizde buna devam edersiniz, o zaman zihninize girin ve şikayet ederken bir amacınızın olup olmadığına bakın. Düşünceye baktığınız zaman görürsünüz ki bu düşünce hayatınızı daha mutlu ve neşeli hale getirmemektedir, bu düşünce olmadan da yaşayabilirsiniz ve bu düşünce yokken hayatınız çok daha güzel, hafif, nettir…

Bu yazı Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Sürekli Yakınmak

  1. didihalleri dedi ki:

    Reblogged this on didihalleri and commented:
    Harika bir zamanlama oldu bu yaziyla karsilasmam… Cok Tesekkurler Kika’s World!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s