Soru Sormayı Bilmek

Her gün kendimize düzenli olarak sorabileceğimiz ve bizleri bir adım ileriye götürecek 2 soru:

1. Şimdi ve burada ne hissediyorum? Bu soruyu günün herhangi bir anında durup kendinize sorduğunuz zaman önce kısa bir şaşkınlık yaşayabilirsiniz. Günün koşuşturması, sizi bekleyen görevler, yapmanız gerekenler, toplantılar, düşünceleriniz arasında kendi varlığınızı unutur gidersiniz. Bu soruyu aklınıza geldiği an sorduğunuz zaman bir sürü cevap üretebilirsiniz: çok stresliyim, çok işim var, zamanım yok, mutluyum, heyecanlıyım, mutsuzum gibi gibi. Evet ama “şimdi ne hissediyorum?” sorusunu düşünceleri,başınıza gelenleri, yaşadıklarınızı bir kenara bırakıp sorun bakalım nasıl bir cevap gelecek? Şimdi ve şu anda hissettiğiniz şey yaşadıklarınız ve bir önceki gun, saat veya dakika öncesi olan olayların yansımasıdır ama şu anda sadece kendinizi hissedersiniz. Sık sık tekrarladığınız zaman inanılmaz bir rahatlama ve kendinizi dengeye alma aracıdır. Varlığınızı size hatırlatır. Dışa bakan gözlerinizi kendi içinize çevirir.

2. Bu olay bende ne gibi bir duygu uyandırdı? Bu soruyu özellikle başımıza canımızı sıkan, bizi strese sokan, mutsuz eden, içimizde her türlü duyguyu yaratan anlarda sormak çok yardımcı olabilir. Hergün hepimiz birçok şeyler yaşarız, başkalarını bolca eleştirir, bol keseden öneri veririz. Örnek olarak; bir arkadaşımız başına gelen bir olayı anlatıyor, dinlerken olaya sinirlendiğimizi fark ediyor tepkiler vermeye başlıyoruz. Kendisine akıl veriyor veya eleştiriyoruz. Bunu yaparken otomatik olarak tepkilerimizi veriyoruz aslında. Geriye çekilip şunu sormalıyız: bu olay bende ne gibi hisler uyandırdı? ne düşündürdü, ne yapmalıyım-yapmalı değil. Sadece hislerinizi dinleyin ve sonra neden bu hisler bende uyandı diye ikinci sorunuzu sorun. Soruların cevaplarının hep kendinizle ilgili olduğunu göreceksiniz. Herkes birbirinin aynasıdır. İnsanları yargılayıp eleştirirken veya taktir ederken onlarda mutlaka kendinizin sevdiği veya sevmediği yönlerinizin olduğunu göreceksiniz.

bir başka örnek: bir toplantıdasınız ve üstünüz herkesin önünde sizi eleştirdi. Genelde kimse eleştirilmekten hoşlanmaz kaldı ki topluluklar önünde. Burada yine kendinize soracağınız soru: bu olay bende ne gibi bir duygu uyandırdı? birçok cevap çıkacaktır. örnek: utandım. neden utandım? çünkü  insanlar benim başarısız birisi olduğumu düşünecekler. peki başarısız olduğunu düşünmeleri senin başarısız olduğun anlamına gelir mi? bu sorunun cevabını siz bilirsiniz. Başarısız birisi iseniz zaten ne fark eder? Siz başarılı olmak için gayret gösterdiğiniz zaman bu açık kapanacaktır. Peki başarılı bir kariyeriniz varsa insanların ne düşündüğünün ne önemi var? Başarınız başkalarının düşünce ve hareketlerine göre mi şekilleniyor yoksa siz kendinizi biliyor ve bunun için zaten gerekeni yapıyor musunuz? Öyleyse neden utanıyorsunuz?

Burada verilebilecek farklı tepkiler olacaktır. Karakter özelliğinize göre geri çekilebilir, durumu kendi içinizde büyütebilir, dramatik bir hale getirmeyi tercih edebilirsiniz. Odayı terk etmek isteyebilirsiniz. Agresif tepkiler verebilir, belki geri cevap verebilirsiniz. Hiçbirisini yapmayıp istifa edebilirsiniz. Bir süre iş veriminiz düşebilir. Veya yapıcı ve dürüst olmayı tercih edersiniz duygularınızı masaya açıkça yatırabilirsiniz: Eleştiriniz için teşekkür ederim ben de durumu düzeltmek için elimden geleni yapacağım ama ekip arkadaşlarım önünde bu durumu yaşadığım için  utanç duydum da diyebilirsiniz. Bu durumda çevrenizde yaratacağınız etkiyi görebilirsiniz. İnsanlar sizin yapıcı ve dürüst yaklaşımızdan etkilecektir. Başkalarına da ayna tutmuş olacak, kendinizi o yükü taşımaktan ve kuruntular yapıp üzülmekten korumuş olursunuz.

Düşündüğümüz herşey bir duygu yaratır. Daha pozitif duygular hissetmek istiyorsak daha olumlu düşünmeyi kendimize alıştırmalıyız. Olumsuzluğa her türlü meyilimizde de bunu fark etmek önemlidir. Çünkü herşeyi “kendimizi fark ederek” istediğimiz şekilde değiştirebiliriz. Zamanla, sabırla ve istekle.

Bu yazı Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Soru Sormayı Bilmek

  1. ibrahim dedi ki:

    çok özürdilerim teklif konusunda bir sorun olacak bu piyasada iş yapabil mekiçin nasıl bir teklif vermek gerekir ben imalatçı yim piyasadaki fiyatlar nerdeyse maliyetine bizim bu durumda me yapmamız gerekir kendimi bir çıkmazın içinde hissediyorum saygılarımla tesekkürler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s