Ispendek Balık Lokantası

Bir arkadaşımın ısrarlı tavsiyesi üzerine Rumelihisarüstü’nde Nisan ayında açılmış olan “İspendek” balık lokantasını rezervasyon yapmadan önden ziyaret etmek ve hikayelerini dinlemek üzere gittim.

Habersiz ve çatkapı gitmeme rağmen lokantanın sahipleri Nazife-Zeynel Sezgün çifti ile spontane ve keyifli bir sohbet yaptık.

İspendek, levreğin 1 kiloya kadar olanına verilen isimmiş.

11 senedir bu yerde dalış merkezi  işletmekte olan Zeynel bey bu süreçte içine kafe koymuş, hafif bir kulüp havasına dönüşen ortam, dışarıdan gelenlere kapalı kendi içinde özel bir ortam olarak algılanmış. Sonrasında da burasını bir balık lokantasına çevirmeye karar vermişler.

Zeynel bey ile Nazife hanım nam-ı diğer Naz, dostluklarını bir adım öteye taşıyarak 1 sene önce evlenme kararı almışlar. Dekorasyonu da 15 senedir bu sektörün içersinde olan Naz hanım yapmış. Müşterilerinin ailece gelip kendilerini evlerinde ve rahat hissetmelerini istemişler. Kalorifer döşetmeyip odun sobası koymuşlar ki zaten önceki öğrencileri de bu konuda ısrarcı olmuşlar.

Sevgi ile hazırladıkları “Gönül ateşinde pişmiş balıklarımız var” diyorlar…

Zeynel Sezgün, serbest ve zıpkınla dalış konusunda milli sporcu. Dolayısıyla balık konusuna %100 hakim. Haftada 3-4 gün Karadeniz ve Marmara’da dalarak balıkları çıkarıyor, stoklu çalışmayıp daha ziyade taze balık ikram etmeye özen gösteriyorlar. Naz hanım ise mutfaktan sorumlu, balıklar ve mezeler kendi ellerinden çıkıyor. Müşterilerinin gelmeden 1 gün önce rezervasyon yapmalarını istiyorlar ki taze balıkları hazırlayabilsinler. Öğle yemeğine gelmek isteyen müşterilerinin ise sabahtan aramalarını tercih ediyorlar.  Mezeler için de aynı şey geçerli, siparişe göre günlük hazırlanıyorlar. Butik bir tarzda çalışıyorlar ve müşterinin kendi menüsünü hazırlayabilmesine önayak oluyorlar. Meze ile doyurmak yerine balığı her zaman ön planda tutuyorlar.  Öğle ve akşam yemeği haricinde sabah kahvaltısına da gelebiliyorsunuz.

Lokanta içerde 20 kişilik dışarıda ise 10-12 kişilik. Bahara doğru terası da yenileyip hizmete açmayı planlıyorlar. Leb-i derya köprü ve deniz manzarasını görmek mümkün. Park sorunu yok, her yer müsait denebilir.

Hamsi çöpşiş spesyaliteleri, orta kılçığı alınmış, özel baharatlarla hazırlanmış bir çöpşiş. Ayrıca müşterilerinin salatalarını ayrı beğendiklerini de ifade ediyorlar. Salataları limonu, yağı ve özel baharatları ile hazır sunuyorlar.

Bunun yanında balık dürümlerini de tavsiye ediyorlar. Üniversiteye yakın bir konumda olmalarından dolayı öğrencilere yönelik fish & chips menüsünü hazırlamışlar.

Evde kokusu yüzünden balık pişirmek istemeyen bayanlara yönelik ise çok güzel bir sistem sunuyorlar: Balığınızı oraya götürüp pişirtebiliyor ve güzel salataları eşliğinde yiyebiliyorsunuz.

Tatları, lezzetleri aynı kalitede tutmak için özen gösteriyorlar, limon suyu yerine doğal limon kullanıyorlar. Kuru domatesi soslandırarak sunuyorlar.

Balık çorbasını ise tek bir balıktan değil 3-4 çeşit balığı birarada kullanarak hazırlıyorlar.

Balık sevmeyen müşterileri için ise et ve tavuk alternatifleri de mevcut tabii.

Lezzet yolculuğunun sonu iseeee “dondurmalı irmik tatlısı” müşterilerinin hiç üşenmeden 20 dakika tatlının hazırlanmasını beklediklerini de ifade ediyorlar.

Gelgelelim mekanın şirin dekorasyonuna…Zemin Aliağa gemi satım tesislerinden gelmiş, gemi güvertesinden çıkarılmış yaklaşık 40 senelik tik ve çam ağacı. Masaların çoğu İzmir’li bir marangoza yaptırmış oldukları masif, el yapımı ağaç. Duvarda görülen dev yengeç (king crab), denizyıldızı ve renkli istiridye tabii ki denizden çıkarılmış. Dev yengeç yurtdışında çok sevilen bir deniz mahsulü olmakla birlikte ağırlıklı olarak bacaklarının yendiğini ve gövdesinin çokta tercih edilmediğini öğreniyorum.

Zeynel bey aynı zamanda resim de yapıyor ve görülen balık resimleri kendisine ait. Bir de görülen zıpkınları satın alabiliyorsunuz.

Sobanın sağ yanında asılı olan Troka’yı kendileri yapmışlar, zamanla bunu gelen müşterilerinin resimleri ile doldurmayı amaçlıyorlar.

Zıpkınla balık avı konusunda burada zaman zaman söyleşiler de gerçekleşiyor. Misyonları insanlara denizi sevdirmek ve bilinçli avcılık yapılmasına destek olmak. Öğrencileri arasında soyu tükenmekte olan veya av yasağı olan balık avlayanlar olursa uyarıyor ve bir süre konuşmadığını ifade ediyor. Bu işin çevreye de saygı göstererek yapılmasını destekliyor.

 Söyleşiler sırasında yemeğe gelen müşterileri de kabul ediyorlar. Böylece hem yemeğinizi yiyebiliyor hem de dilerseniz balık avı konusunda bilgi sahibi oluyor, bu konuda meraklı kişiler ile de tanışma fırsatı yakalıyorsunuz. Böyle bir ortamı hiçbir balıkçıda bulamıyorsunuz.

TV’de ise müşterinin isteğine göre zıpkınla dalış seyredilebiliyor. Zeynel Sezgün bu konuda DVD’si çıkmış ilk Türk.

Fiyatlar son derece makul, güzel bir yemeği son derece iyi fiyatlara yiyebiliyorsunuz. Evlere servis de yakın zamanda başlamış, artık ev ve işyerlerine istetebiliyorsunuz.

İsterseniz web sitelerinden balık yemeği tariflerine ulaşabiliyorsunuz…

İspendek

Nisbetiye caddesi, No:151

Rumelihisarüstü-Etiler

T:        212 287 2310

GSM: 532 276 3119

www.siluethunting.com

Bu yazı Kuruluşlar - Foundations içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s