Elini taşın altına koymak

Bugün artık sadece kendin için yaşamak yerine dünya gerçeklerine de kulak vermek ve her türlü biçimde katkıda bulunmak oldukça önem kazandı. Aslında "önem kazandı" demek oldukça komik çünkü her zaman olması gereken doğal birşey son derece önemli ve farklı birşeymiş gibi ifade buldu. Farkında olmadan doğal yiyeceklerden uzaklaşılması ve birden organik tarımın önem kazanması gibi birşey. İnsanlık, yüzyıllar içinde kendi kendini fiziken ve ruhen zehirledi, dolayısı ile tüm çevresini de etkiledi, yine de son birkaç onyıldır gittikçe uyanışa yönelinmesi herşeye rağmen güzel bir gelişme. Hayatımızdaki tüm dünyasal ve politik gelişmelerle sanki değişimler başka yönlerde olacak gibi görülürken çoğu kişinin hiç görmediği ve farkında olmadığı bir gerçek çok büyük bir değişimin oluştuğu ve olgunlaşma devresine girdiği yavaş yavaş ta günyüzüne çıktığıdır. Bunu da sadece "farkında olanlar ve görenler" bileceklerdir.

Bugün günlük yaşamımız içersinde çevremiz için, başkaları için ve evrenimiz için yapabileceğimiz çok fazla katkı bulunmaktadır. Bazen kendi arkadaşlarımdan bile çok abuk tepkiler alıyorum, "acıklı mailler yollayıp duruyorsun, sen de olmasan ne yapacağız, kızım bu konulardan gönderme" gibi…Oldukça şaşırdığını ifade etmem gerekiyor çünkü bu insanın en yakın çevresinin dahi ne kadar "gözleri kapalı" kalmak istediğinin en büyük ifadesi. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mentalitesinin çekirdek çevreden başlayan öyküsü…Öte yandan elbette kimse kimseye birşey göstermek ve öğretmek görevinde değil, bunu da biliyorum. Yine de sanki insanlık görevimiz gibi günlük hayata kolay uyarlanabilecek ve taş attın elin mi yoruldu sözünü teyit edecek faaliyetleri neden paylaşmayalım diye de sormadan duramıyorum…

Günlük hayatta çevre için yapılabilecek kolay uygulamalar:

  • Plastik-metal-cam ve kağıt atıkları çöpe atmamak, ayrı bir çöp torbasında toplayıp bunları uygun çöplere atmak. Belediyelere ayrım çöplerini daha yaygın hale getirmeleri için baskı yapmak,
  • Tasarruflu ampuller kullanmak,
  • Ambalajları fazla olmayan ürünler kullanmak,
  • Market alışverişlerinde çok fazla torba kullanmamak, hatta kendi kumaş torbanızı edinmeniz,
  • Evde olunmayan dönemlerde termosifonları kapatmak, TVlerinizi standby konumunda değil tamamen kapatmak, boşa elektrik tüketmemek,
  • Bulaşık yıkarken, yıkanırken veya diş fırçalarken boşa su akıtmamak,
  • Evdeki su tesisatlarında kaçak olmamasına dikkat etmek varsa da mutlaka tamiratını yaptırmak, özellikle akan WCler örnek gösterilebilir….

Bunlara daha belki onlarca madde eklenebilir ama belli başlılar arasında bunları sayılabiliriz.

Çevre konusu haricinde bizlerin durumunda konumunda olmayan yüzmilyonlarca insan ve hayvanımız da bulunuyor. Onları görmezden gelemeyiz…Herkesin ekonomik durumuna göre yapabileceği irili ufaklı birçok şey bulunur veya mesleğinize göre hizmet bazında verebileceğiniz destekler bulunur. Artık büyük firmalar yavaş yavaş daha duyarlı hale gelmeye başladılar ve büyük kampanyalara imza atmaktalar. Ben şahsen sosyal sorumluluk projelerine imza atan firmaların her türlü hizmetinden yararlanmayı diğer firmalara göre daha uygun bulmaktayım. En azından ödediğim bedellerin bir kısmının başkalarının veya çevrenini hayrına da kullanıldığını bilmek çok daha keyif verici bir etken. Çoğu kişi bu mentalitede hareket etmeye başlarsa uyanış hızlanır ve firmalar "hep bana,sadece bana" mantığından uzaklaşmaya başlayıp ister istemez daha duyarlı bir hale gelirler. Düşünceleri, eleştirileri ve taktirleri (taktir etmeyi nedense hep ihmal ederiz ki en motive edici noktadır) firmalar ile açıkça paylaşmak ta onların gelişimi için önemli etkenler olup biz müşterilerin çok önemli belirleyiciler olduğunu unutmamamız gerekiyor.

Projeleri sadece firmalardan beklemek çok yanlış ama firmaların önderliğindeki projelere bireyler olarak ekonomik veya hizmet bazında katkıda bulunmamız şart diyebilirim. Birey olarak ne yapabiliriz:  Ilgimizi çeken mutlaka bazı konular vardır, örneğin eğitim, zihinsel ve bedensel engelliler, çocuklar, yaşlılar, lösemi, kimsesizler, sokak hayvanları, çevre, ağaçlar,  deprem, acil yardım ekipleri gibi gibi….Tüm bu konularla ilgili birçok Sivil Toplum Kuruluşlarımız mevcuttur ve en ufak bir maddi/manevi destek bile çok çok değerlidir.

 "Benim vereceğim X lira mı onları kurtaracak yani? Bunların paramı doğru kullandığını nereden bileceğim, güvenim kalmadı skandallardan sonra…Vaktim yok ilgilenecek ama nereye bağış yapacağımı da bilmiyorum" gibi mazeretleri herrrgün birçok kişiden duymaktayım. Bunların ardında yatan şey aslında "elimi taşın altına koyup herhangi bir sorumluluk almak istemiyorum" mesajıdır. Senin bugün aldığın en ufak bir sorumluluk yarın yine sana ve çocuklarına hizmet olarak geri dönecektir zaten sen merak etme…Unutma ki senin de başkalarına muhtaç olduğun dönemler gelecektir.

Bazı Sivil Toplum Kuruluşları ve amaçları aşağıdaki gibidir, bilgiler kendi web sitelerinden alınmıştır:

LÖSEV www.losev.org.tr

LÖSEV’ i kurmaktaki amacımız; lösemili ve kan hastası çocukların, sağlık ve eğitim başta olmak üzere her türlü ihtiyaçlarının sağlanmasına yardımcı olmak, bunun yanısıra, kalıtsal ve edinsel kan hastalıkları konusunda ulusal düzeyde tedavi, eğitim ve araştırma kurumları kurmak ve işletmektir. Türkiye’de her yıl 1000-1200 yeni lösemili çocuk vakası ortaya çıkıyor. Bu durum bazen dar bütçeli ailelerde ebeveyni lösemili çocuk ile diğer çocukları arasında seçim yapmaya kadar zorluyor. Bu sebeple vakfımız gerçekleştirdiği tüm faaliyetlerde, gelir elde etmenin yanısıra, lösemi hastalığını tanıtmayı, lösemili çocukların ve ailelerinin sıkıntılarını topluma aktarmayı ve bu vesileyle toplumu bilinçlendirmeyi amaçlamaktadır.

AKUT www.akut.org.tr

AKUT, dağ ve diğer doğa kazalarında, doğal afetlerde, yetkili ve imkanı dahilinde tüm koşullarda, zor durumda kalmış, yardıma ihtiyacı olan, yardım talep eden herkesin yardımına koşan, bunu yaparken eğitimli, disiplinli, standartları yüksek ekip ve ekipmanlar kullanan, toplumu bilgilendiren, eğiten, siyaset ile uğraşmayan, tamamen gönüllülük esasına dayalı bir sivil toplum kuruluşudur.

TEMA www.tema.org.tr

  • Ülkemizde doğal varlıkların ve çevre sağlığın korunması, erozyonla mücadele, toprak örtüsü ve toprağın korunması ve ağaçlandırmanın önemi hakkında kamuoyunu eğitmek ve bilinçlendirmek
  • Erozyon felaketinin doğuracağı sonuçlar, alınacak önlemler konusunda halkımızı bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve böylece oluşturulacak bilinçli ve etkin kamuoyu desteği ile hükümetleri erozyonla mücadelede, gerçekçi ve uygulanabilir politikalar üretme ve uygulamaya teşvik etmek
  • Biyoçeşitlilik, toprak, su ve doğal çevrenin korunmasına ilişkin milli politikaların oluşturulmasına yardımcı olmak ve bu esaslardan ödün verilmemesi için mücadele etmek
  • Ağaç ve orman sevgisini topluma mal etmek
  • Hayvancılığın temeli olan çayır ve meraları koruyup, geliştirmek
  • Doğal zenginliklerimizin bilinçsizce kullanılıp, geri dönüşümsüz bir şekilde yok olmasına izin vermeyerek, korumak, geliştirmek ve Türkiye’nin geleceğini güvenceye almak
  • Çölleşmeyle mücadelede dünyaya örnek bir hareketi Türkiye’den başlatmak
  • Doğal varlıkların, insan sağlığının, yeşil alanların, toprak ve bitki örtüsünün, ormanların, meraların korunması, geliştirilmesi ve yenilerinin teşkil edilmesini sağlamak için faaliyette bulunmak
  • Bu amaçları gerçekleştirmek için gerekli teşkilatın oluşturulmasını, yasaların çıkmasını sağlamak ve gönüllü kuruluşların öncülüğünde toplumun bütün kesimlerinin desteği ile erozyonla mücadelenin ikinci bir İstiklal Savaşı kabul edilerek erozyon tehlikesi ile mücadele edilmesi

İZEV (İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı)  www.izev.org.tr

Zihinsel Engelli Bireylerin; eğitimlerinin, rehabilitasyon ve bakım hizmetlerinin,sosyal hayata uyumlarının,yasal haklarının korunmasının ve ekonomik geleceklerinin korunmasının sağlanması.

– İstanbul ili hudutları içinde zihin engelli erişkinlere bağımsız yaşam becerilerini sürüdürebilecekleri ve bir arada yaşayacakları yaşam evleri ve korumalı iş yerleri oluşturmak.

– Yaşam evi konseptinin bir ilerki adımı olarak yaşam köyü projesinin hayata geçirilmesini sağlamak.

WWF (Türkiye Doğal hayatı koruma vakfı)  www.wwf.org.tr

Yaşam biçimlerimizin ve tüketim alışkanlıklarımızın sonucu olan küresel iklim değişikliğini ve biyolojik çeşitliliğin kaybını durdurmak; yaşama yeniden saygı duymamızla mümkün. WWF-Türkiye olarak, ortak kararlılıkla, elimizdeki  teknik potansiyeli kullanarak, gezegenimizdeki bu yıkımın önlenebileceğinin önemini vurguluyor ve bunun için çalışmalar yapıyoruz. Çalışmalarımızda hükümet, iş dünyası ve vatandaşlarla ortak akıl üretmeyi, farkındalık yaratmayı ve karar süreçlerinde etkili olmayı esas alıyoruz.  Ülkemizin doğasının korunmasının yanı sıra, iklim değişikliği ile mücadele ve yaşam tarzımızın değişmesini hedefleyen projeler yürütüyoruz.

TGEV (Türkiye eğitim gönüllüleri vakfı) www.tegv.org.tr

Eğitim Gönüllüleri, 7-16 yaş arası çocuklarımızın Cumhuriyetimizin temel ilke ve değerlerine bağlı, akılcı, sağduyulu, özgüven sahibi, düşünen, sorgulayan, kendi iç yaratıcılığını harekete geçirebilen, barışçı, farklı düşünce ve inançlara saygılı, insan ilişkilerinde cinsiyet, ırk, din, dil farkı gözetmeyen bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunacak eğitim programları ile etkinlikler oluşturmakta ve uygulamaktadır.

Eğitim Gönüllüleri, oluşturduğu özgün eğitim programlarını ülke sathında kurduğu Eğitim Parkları, Öğrenim Birimleri ve Ateşböceği Gezici Öğrenim Birimlerinde, eğitici eğitimi verdiği gönüllüleri aracılığı ile hayata geçirir.

IKSV (Istanbul Kültür sanat vakfı) www.iksv.org

Vakfın birincil hedefi kültür ve sanat çalışmalarının en seçkin örneklerini sunmak ve aynı zamanda sanat yoluyla uluslararası bir platform oluşturarak Türkiye’nin ulusal, kültürel ve sanatsal değerlerini tanıtmaktı. İzleyicilerin giderek artan ilgisi sonucu farklı sanat disiplinlerine ait etkinlikler, zaman içinde gelişerek ayrı festivaller olarak yapılandılar. Vakıf, 2004 yılında etkinliklerinin menzilini artırarak, Doğu ile Batı arasındaki anlayış, diyalog ve etkileşim platformunun güçlenmesi adına yurtdışı projelerine başladı.İKSV’nin yeni binasıyla gerçekleştirdiği bir düş de binanın giriş ve birinci katında yer alan Salon ile çeşitli sanatsal ve kültürel etkinliklere artık ev sahipliği de yapabiliyor olması.
BEDD (Bedensel Engellilerle dayanışma derneği) www.bedd.org.tr
Derneğimiz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan tüm ortopedik engellilerin eğitim, sağlık ihtiyaçlarına katkıda bulunarak sosyal dayanışmalarını sağlamak amacıyla kurulmuştur. Bünyesinde toplanan engelli vatandaşlar için din, dil, ırk, bölge ve cinsiyet ayırımı yapmaksızın gerekli tüm çalışmaları yapar.
Sonuç itibarı ile birçok dernek mevcuttur ve bunlara her türlü katkıda bulunabiliriz. En basiti ile evimizde kullanmak istemediğimiz eşyalarımız olsun, kıyafetlerimiz olsun bunları çöpe atmadan önce ihtiyacı olan dernekler veya kişiler var mı diye kısaca bir araştırma yapıp bunları bağışlayabiliriz. O kadar çok derneğin çok basit ihtiyaçları var ki çoğunlukla aklımıza bile gelmiyor. Eşyalarımızı eskicilere vereceğimize bunlara vermek çok daha mantıklı. Derneklere güvenemiyorsanız çevrenizde ihtiyacı olanları bulabilirsiniz, okulda bir çocuğun eğitimini üstlenebilirsiniz.
 
Güzel Kampanyalara örnekler:
BBOG (Baba beni okula gönder kampanyası) www.bbog.org

Bu kampanyanın amacı Türkiye’de ekonomik yetersizlik ve aile baskısı gibi nedenlerle okulla bağlantısını koparmak zorunda kalmış kızlarımızın yeniden okula kazandırılmasıdır.  Bu kızlarımızın önemli bir bölümü de aileleri okula göndermek istediği halde köylerinde okul bulunmadığı, okul bulunan en yakın yerleşkede ise yurt olmadığı için okula devam edememektedir. Kampanya, okula devam edecek kızlarımız için kız yurtları yapımını ve burs sağlanmasını amaçlamaktadır. Böylece kızlarımızın okuyan, düşünen, karar veren bireylere dönüşmesi amaçlanmaktadır.  Elbette en önemlisi, kadınlarımızın işgücüne ve karar mekanizmalarına katılımlarının sağlanmasıdır.

(Küçük arkadaşım mektuplu kırtasiye kampanyası ) www.mektuplu-kirtasiye-yardim-kampanyasi.com

2000 yılından beri her öğretim yılı başında düzenlediğimiz  Mektuplu Kırtasiye Yardımı Kampanyası ile, yeni öğretim yılı başlamadan önce maddi zorluklar içinde eğitim gören ve çoğunluğu köylerdeki ilköğretim okullarında okuyan minik öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçlarının karşılamasını amaçladık.
Şirketlerin yürüttükleri kampanyalara güzel örnekler:
  • Temiz tuvalet kampanyası
  • Yeşil yol projesi
  • Örnek köy projesi
  • Tarihe saygı kampanyası

Turkcell www.turkcell.com.tr

Eğitim, spor, kültür-sanat, teknoloji ve istihdam konularında farklı destekler vermektedir. En bilinen kampanyası "Kardelenler" projesidir.

Vakit başımızı kaldırıp çevremize bakma ve az veya çok birşeylere katkıda bulunmak için birşeyler vermek veya yapmak zamanıdır…Sadece bana-bana-bana diye yaşamak nereye kadar???

 

Bu yazı Kişisel Gelişim-Self evolution içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s